Haber

Mücevher İhracatçıları Birliği aynı anda iki kıtadaki fuarlara milli katılım gerçekleştiriyor

Mücevher İhracatçıları Birliği aynı anda iki kıtadaki fuarlara milli katılım gerçekleştiriyor

Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) öncülüğünde Türk mücevher firmaları, aynı anda hem Asya hem de ABD pazarlarında ihracat atağı yapmaya hazırlanıyor. Dünyanın en büyük üç mücevher fuarından biri olan JGW Singapore’a 64 firma ile katılan Türkiye, ABD’nin en büyük ikinci fuarı JIS FALL–MIAMI’ye bu yıl ilk kez katılacak.
Mücevher İhracatçıları Birliği aynı anda iki kıtadaki fuarlara milli katılım gerçekleştiriyor. Türk mücevher sektörü, Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) öncülüğünde aynı anda hem Asya hem de ABD’nin en önemli fuarlarına çıkarma yapıyor. 27 – 30 Eylül tarihlerinde gerçekleşen dünyanın üç büyük mücevher fuarından biri olan Jewellery & Gem WORLD Singapore (JGW Singapore) fuarında, 64 firmanın katılımı ile Türk pavilyonu yer alıyor. Türkiye, 30 Eylül – 3 Ekim tarihlerinde düzenlenen ABD’nin en büyük ikinci fuarı Jewelers International Showcase Fall – Miami (JIS FALL – MIAMI) fuarına ilk kez milli katılım gerçekleştirecek. Hedef İtalya ve Hindistan’ın önüne geçmek Dünyanın 30’u aşkın ülkesinden mücevher üreticilerini ve sektör paydaşlarını Uzak Asya’da buluşturan JGW Singapore, pandemi nedeniyle 2019 yılından bu yana ilk kez düzenleniyor. Türkiye, Singapore Expo’da gerçekleşen fuara 606 m2 alana kurulan Türk pavilyonu ile katılıyor. Uzak Asya’nın Türkiye için önemli bir pazar olduğuna dikkat çeken Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Burak Yakın, JGW Singapore’un Türk mücevherinin tanıtımı için önemli bir etkinlik olduğunu belirtti. Yakın, “Başta Hong Kong olmak üzere Asya ülkelerine ihracatta önemli artışlar gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. 2022 yılında Hong Kong, en çok ihracat yaptığımız üçüncü ülke konumunda. Aynı zamanda Asya pazarını domine etmek üzere yarış halinde olduğumuz Hindistan, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Japonya’nın önüne geçmek üzere girişimlerimize hız verdik” dedi. Türk mücevheri Miami’deki fuarda ilk kez sergilenecek Türk mücevher sektörünün 2022 yılında en çok ihracat yaptığı üçüncü ülkenin ABD olduğunu aktaran Yakın, Türkiye’nin ülkedeki en büyük ikinci mücevher fuarı olan JIS FALL – MIAMI’ye ilk kez katılım göstermesinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Sektörümüz, Türkiye’nin ABD’ye ihracatında 3’üncü sırada yer alıyor. Bu da bize önemli bir sorumluluk yüklüyor. Miami, mücevher ticaretinde Güney Amerika ve Karayipler’e açılan kapı konumunda. Dolayısıyla Türk mücevherinin değerini ve kalitesini, Miami’ye gelen 600’den fazla yerli ve uluslararası katılımcının arasında tanıtmak ve alıcılarla buluşturmak bizim için çok önemli. Buradaki pazar payımızı artırmamıza önemli katkıları olacağına inanıyoruz.” İstanbul Jewelry Show için 90 ülkeden alıcılar davet edildi Mücevher İhracatçıları Birliği, 6-9 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek olan İstanbul Jewelry Show için de hazırlıklarını tüm hızıyla sürdürüyor. Dünyanın en büyük beş mücevher fuarı arasında yer alan İstanbul Jewelry Show, İstanbul Fuar Merkezi’nde organize edilecek. Bölgenin en çok tercih edilen uluslararası mücevher fuarı olarak Doğu Avrupa’dan Yakın Doğu’ya, Rusya’dan Kuzey Afrika’ya, Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden Orta Doğu’ya sektörün önemli firma ve markalarını alıcılar ile buluşturan fuar, Türk mücevher sektörünün gelişmesine ve büyümesine katkı sağlayacak. Yönetim Kurulu Başkanı Burak Yakın, fuar için yeni alıcılara ve pazarlara ulaşmak adına çalışmalarını sürdürdüklerini kaydederek, “Fuar kapsamında dünyanın dört bir yanından davet ettiğimiz alıcıların Türk firmalarla ikili görüşmeler gerçekleştirmelerini sağlayacağız. 90 ülkeden alıcıları davet ettik, binin üzerinde alıcının katılmasını öngörüyoruz. Özellikle Suudi Arabistan ile ilişkilerin normalleşme sürecine girmesiyle birlikte ticaretin canlanması için aksiyon alan ilk birliklerden biri olarak, Al Romaizan, L’azurde, Al Haddad, Al Sharaby başta olmak üzere önde gelen mücevher firmalarını davet ettik. Tüm katılımcıları ünlü Türk misafirperverliğiyle en iyi şekilde ağırlayarak, fuarımıza her geçen yıl artan ilginin en üst seviyeye çıkması için elimizden geleni en iyi şekilde yapacağız” diye konuştu.

Jewelery Exporters’ Association participates in fairs on two continents at the same time.

Under the leadership of the Jewelry Exporters’ Association (MIB), Turkish jewelry companies are preparing to make an export attack in both Asian and US markets at the same time. Participating in JGW Singapore, one of the three largest jewelery fairs in the world, with 64 companies, Turkey will attend JIS FALL-MIAMI, the second largest fair of the USA, for the first time this year.
The Jewelery Exporters’ Association participates in the fairs on two continents at the same time. The Turkish jewelery industry, under the leadership of the Jewelery Exporters’ Association (MIB), is exhibiting at the most important fairs in both Asia and the USA at the same time. The Turkish pavilion will take place at the Jewelery & Gem WORLD Singapore (JGW Singapore), one of the world’s three largest jewelery fairs, held between 27 – 30 September, with the participation of 64 companies. For the first time, Turkey will participate in the Jewelers International Showcase Fall – Miami (JIS FALL – MIAMI), the second largest fair of the USA, held on September 30 – October 3. The goal is to get ahead of Italy and India Bringing together jewelery manufacturers and industry stakeholders from more than 30 countries of the world in Far Asia, JGW Singapore is being held for the first time since 2019 due to the pandemic. Turkey is participating in the fair held at Singapore Expo with the Turkish pavilion established on an area of ​​606 m2. Noting that Far Asia is an important market for Turkey, Jewelery Exporters’ Association Chairman Burak Yakin stated that JGW Singapore is an important event for the promotion of Turkish jewellery. “We aim to achieve significant increases in exports to Asian countries, especially Hong Kong. In 2022, Hong Kong is the third country to which we export the most. At the same time, we accelerated our initiatives to get ahead of India, Italy, United Arab Emirates and Japan, which we are competing to dominate the Asian market.” Turkish jewelery will be exhibited for the first time at the fair in Miami Noting that the USA is the third country to which the Turkish jewelery industry exports the most in 2022, Yakin drew attention to the importance of Turkey’s participation in JIS FALL – MIAMI, which is the second largest jewelery fair in the country, and said: It ranks 3rd in exports to Turkey. This puts an important responsibility on us. Miami is the gateway to South America and the Caribbean in the jewelry trade. Therefore, it is very important for us to promote the value and quality of Turkish jewelry among more than 600 local and international exhibitors who come to Miami and bring them together with buyers. We believe that they will contribute significantly to increasing our market share here.” Buyers from 90 countries were invited to Istanbul Jewelry Show Jewelry Exporters’ Association continues its preparations at full speed for the Istanbul Jewelry Show, which will take place on October 6-9. Istanbul Jewelry Show, which is among the five largest jewelry fairs in the world, will be organized at the Istanbul Expo Center. As the most preferred international jewelery fair of the region, the fair, which brings together the important companies and brands of the sector from Eastern Europe to the Near East, from Russia to North Africa, from the Commonwealth of Independent States to the Middle East, helps the development and growth of the Turkish jewelery industry. provide support. Noting that they are continuing their efforts to reach new buyers and markets for the fair, Burak Yakin, Chairman of the Board of Directors, said, “We will ensure that the buyers we invite from all over the world hold bilateral meetings with Turkish companies within the scope of the fair. We invited buyers from 90 countries, we anticipate over a thousand buyers to attend. As one of the first unions to take action for the revival of trade, especially with the normalization of relations with Saudi Arabia, we invited leading jewelry companies, especially Al Romaizan, L’azurde, Al Haddad and Al Sharaby. We will do our best to bring the increasing interest to our fair to the highest level by hosting all the participants in the best way with the famous Turkish hospitality.”

Uncategorized

Nazlı Ant; Fer Hotel ’de müşteri değil Misafirimizsiniz

Nazlı Ant; Fer Hotel ’de müşteri değil Misafirimizsiniz

Tarihi Yarımada’nın en özel konsepte sahip otellerinden, eşsiz rahatlıkta ve kusuarsuz hizmet anlayışına sahip Fer’in bilinmeyenlerini Genel Müdür Nazlı Ant anlattı.
İstanbul’un en çok ziyaret edilen bölgelerinden tarihi yarımadada bulunan hoteliniz ne zaman hizmete başladı, hotelinizin konsepti nedir? FER Hotel, 2016 yılının Mart ayından beri hizmet vermektedir. Üzerine konumlandığı orijinal tarihi yapı toplam 56 oda ve süitten oluşan modern ve zarif bir tesis haline getirilerek, 1800’lerden günümüze zamanı yakalaması sağlanmış ve içeride kullanılan tüm malzemeler en ince ayrıntısına kadar özenle seçilmiştir. Otelimizin temel konsepti ışık, su ve mozaik arasındaki ilişki üzerine kurgulanmıştır ve buna paralel olarak parlaklık, aydınlık anlamına gelen “FER” ismi verilmiştir. İlk adımdan itibaren göze çarpan canlı iç avlusu, tavus kuşunun ışıltılı renklerinin görüntüsü ile gün ışığını, suyu ve ışıltılı mozaikleri bir araya getirir. Tarihi Yarımada’nın ışıltısı olarak FER Hotel’de, antik çağlardan günümüze nüfuz eden kültürel dokunun tam merkezinde yer alan lüks konseptte bir butik otel olarak, eşsiz bir konaklama deneyimi sunmayı hedeflemekteyiz. Gerek dünyaca ünlü hamamlara, müzelere, camilere, köşklere, tarihi alışveriş alanlarına ve sanat eserlerine yürüme mesafesinde bulunması, gerek metro, tramvay ve vapur hatlarına kolay ulaşımı ile hem tatil hem de iş amaçlı seyahat edenler için mükemmel bir seçimdir. Ağırlıklı olarak hangi ülkelerden misafirlerinizi ağırlıyorsunuz? Konsepti ve konaklama hizmeti anlayışı ile her bakımdan farklı olarak otelimizde, dünyanın her yerinden misafirlere rastlamak mümkündür. Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Brezilya, Güney Afrika Cumhuriyeti, İsrail, Meksika ve Rusya Federasyonu en çok misafir aldığımız ülkelerden olup, çeşitli Avrupa ülkelerinden gelen tüm misafirlerimiz ile birlikte, yılın on iki ayı boyunca FER Hotel’de büyük bir memnuniyetle ağırlanmaktadırlar. Bununla birlikte, otelimizde konaklayan misafirlerimizin %30’dan fazla bir kısmının tekrar eden İstanbul ziyaretlerinde konaklamak üzere yeniden FER Hotel’i tercih etmekte olduğunu söyleyebilirim. Dünyanın her yerinden gelen tüm misafirlerimizin memnuniyetleri ve kendilerini evlerinde gibi hissetmeleri önceliğimizdir. Konaklamanın yanı sıra organizasyonlara da ev sahipliği yapıyor musunuz? Otelin en üst katında bulunan ve doğal gün ışığı alan toplantı salonumuz profesyonel organizasyonlar, yaratıcı lezzetler ve kaliteli servisin yanı sıra, sunduğu kişiye özel çözümler ile toplantı veya ziyafetler için hizmet sağlamaktadır. 65 metrekarelik bir alanda yaklaşık olarak 40 kişi kapasiteli etkinliklerde kullanmak mümkündür ve istenilen masa düzenine göre yerleşim planı oluşturulabilmektedir. Özellikle toplantı ve eğitim organizasyonlarına ev sahipliği yaptığımız bu alanda ayarlanabilir ışıklandırma, klima, karartma perdeleri, kablosuz internet, LCD projektör ve perde, yazı tahtası, sahada teknik destek ve vale hizmetine ek olarak, kahve molaları ve kokteyller için açık hava terası bulunmaktadır. RoofFER Restaurant ile aynı katta olması dolayısı ile, toplantı sonrası ya da arasında yemek organizasyonları için de idealdir. Organizasyonun yapısına göre kahve molası için taze atıştırmalık ikramlardan bir seçki hazırlamaktayız, bununla beraber özel menü çalışılabilmekte ya da açık büfe şeklinde yemek hizmeti sağlanabilmekteyiz. Restoranlarınızda ağırlıklı olarak hangi mutfaklar var? FER Hotel’in konukları, güne başlarken RoofFER Restaurant’ta zengin Türk kahvaltı kültürünü yansıtan ve farklı damak zevklerine de hitap edebilen açık büfenin tadını çıkarabilmektedirler. Her gün farklı alternatifler sunan sıcak büfesi, peynir çeşitleri ve salata büfesi, tamamen kendi mutfağımızda üretilen pastane ve tatlı seçkisi ile FER Hotel’de güne leziz bir başlangıç garantidir. Öğlenleri hizmet veren A’la Carte menümüzde ise geleneksel ve dünya mutfaklarından çeşitli yiyecekler yer almaktadır. Dilerseniz yemekten sonra, dilerseniz çay veya kahve yanında, kendi mutfağımızda günlük olarak hazırlanan taze Türk tatlılarımızdan ve spesiyal pastane ürünlerimizden özellikle ekleri denemenizi tavsiye ediyorum. Konaklama açısından oldukça yoğun bir bölgede hizmet veriyorsunuz. Misafirleriniz sizi neden tercih etmeli? Tarihi Yarımada, şehre gelenlerin konaklamak üzere ilk tercih ettikleri, turist potansiyeli en yüksek olan bölge ve rekabet oldukça yüksek. FER Hotel ise, konum olarak her ne kadar Sultanahmet bölgesine ait olsa da Kapalıçarşı, Çemberlitaş, Şerefiye Sarnıcı gibi çekim noktalarına da yakın; daha doğrusu birçok çekim noktasının tam olarak merkezinde, gerçekten Tarihi Yarımada’nın kalbinde. Metro ve tramvay gibi toplu taşıma sistemlerine yürüme mesafesinde olmasına ek olarak, taşıt ile ulaşım kolaylığı var; misafirlerimiz kapıya kadar özel araçları ile gelebiliyor, kapalı otoparkımıza araçlarını güvenle park edebiliyorlar. Bu da bulunduğumuz bölge için oldukça zor bulunan bir nitelik ve ayrıca bir tercih edilme sebebi olarak da sayılabilir. Tüm bunlar bir yana, biz bu bölgede gerek daha ilk adımda fark edilen modern ve çağdaş ambiyansımız, gerek hizmet anlayışımız ile fark yarattığımızı düşünüyor, bizi ziyaret edenlere eşsiz bir konaklama deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Bu deneyimi unutulmaz kılmak adına hizmet ve personel kalitemizi en üst seviyede tutarak, misafirlerimizin memnuniyetine değer vermekte ve beklentilerinin karşılamasını sağlamak için her türlü çabayı göstermekteyiz. Bunun karşılığında birçok misafirden otelimiz hakkında bizleri oldukça motive eden “home away from home” yani, kendilerini evlerinde gibi hissettikleri yer yorumunu alıyoruz ve hepsi ile tekrar görüşmek üzere vedalaşıyoruz.
Fer hotel

You are our guest, not a customer here at Fer Hotel

General Manager Nazlı Ant represented the unknowns of Fer, one of the most special concept hotels of the Historic Peninsula, with its unique comfort and perfect service understanding.
When did your hotel, which is located in the historical peninsula, one of the most visited regions of Istanbul, started to serve? What is the concept of your hotel? FER Hotel has been serving since March 2016. The original historical building on which it is located has been transformed into a modern and elegant facility consisting of a total of 56 rooms and suites, ensuring that it catches up with the time from the 1800s to the present, and all the materials used inside have been carefully selected down to the smallest detail. The fundamental concept of our hotel is based on the relationship between light, water and mosaic, and in parallel with this, the name “FER”, which means brightness, was given. Outstanding from the first step, its vibrant inner courtyard combines the image of the shimmering colors of the peacock with sunlight, water and sparkling mosaics. As the radiance of the Historic Peninsula, FER Hotel aims to offer a unique accommodation experience as a luxury boutique hotel located at the very center of the cultural texture that has permeated from ancient times to the present. It is a remarkable choice for both holiday and business travelers with its walking distance to world-famous baths, museums, mosques, mansions, historical shopping areas and works of art, and easy access to metro, tram and ferry lines. Which countries do you mainly host your guests from? It is possible to come across guests from all over the world in our hotel, which is different in every respect with its concept and understanding of accommodation service. Countries such as the United States, Australia, Brazil, and the Republic of South Africa make up more than 30% of our guests, and our guests choose FER Hotel again to stay in Istanbul on repeat visits. Our priority is the satisfaction of all our guests from all over the world and making them feel at home. Do you host events as well as accommodation? Our meeting room, located on the top floor of the hotel, with natural daylight, provides professional organizations, creative flavors and quality service, as well as personalized solutions for meetings or banquets. It is possible to use it in events with a capacity of approximately 40 people in an area of 65 square meters and a layout plan can be created according to the desired table arrangement. In this area, where we especially host meetings and training organizations, there is an outdoor terrace for coffee breaks and cocktails, in addition to adjustable lighting, air conditioning, blackout curtains, wireless internet, LCD projector and curtain, blackboard, technical support and valet service in the field. Since it is on the same floor as the RoofFER Restaurant, it is also ideal for catering organizations after or between meetings. According to the structure of the organization, we prepare a selection of fresh snacks for the coffee break, however, we can work on a special menu or provide food service in the form of an open buffet. (Sayfa 40) Which cuisines do you mainly have in your restaurants? Guests of FER Hotel can enjoy the open buffet at the beginning of the day at RoofFER Restaurant, which reflects the rich Turkish breakfast culture and appeals to different tastes. A delicious start to the day is guaranteed at FER Hotel with its hot buffet offering different alternatives every day, cheese varieties and salad buffet, patisserie and dessert selection entirely produced in our own kitchen. Our A’la Carte menu, which serves at noon, includes a variety of traditional and world cuisines. If you wish, I recommend you try our fresh Turkish desserts and special patisserie products, especially the eclairs, which are prepared daily in our own kitchen, along with tea or coffee, after your meal. You are serving in a very busy area in terms of accommodation. Why should your guests choose you? The Historical Peninsula is the first choice of the people who come to the city to stay, the region with the highest tourist potential and the competition is quite high. FER Hotel, on the other hand, although it belongs to the Sultanahmet region, is also close to attraction points such as the Grand Bazaar, Çemberlitaş and the Şerefiye Cistern; more precisely, in the very center of many attraction points, really in the heart of the Historic Peninsula. In addition to being within walking distance of public transportation systems such as metro and tram, there is ease of transportation by vehicle; our guests can come to the door with their private vehicles, and they can safely park their vehicles in our closed car park. This is a very difficult quality for the region we are in and can also be considered as a reason for preference. Apart from all these, we think that we make a difference in this region with our modern and contemporary ambiance, which is noticed at the very first step, and our understanding of service, and we aim to offer a unique accommodation experience to our visitors. In order to make this experience unforgettable, we keep our service and personnel quality at the highest level, value the satisfaction of our guests and make every effort to ensure that their expectations are met. In return, we receive comments from many guests about our hotel, “home away from home”, that is, a place where they feel at home, which motivates us very much, and we bid them farewell to meet again.

Güncel

Sina Pırlanta’dan Yazın en renkli koleksiyonu; Varia

Sina Pırlanta’dan Yazın en renkli koleksiyonu; Varia

Marka sadakati ve müşteri sadakati birbiriyle yakından bağlantılı olmasına rağmen aslında çok farklı iki kavramdır. Farklı olmakla birlikte, ikisi de müşteriyi elde tutma ve yeniden satın alma olgularını doğrudan etkiler.

Sina Pırlanta, pırlantanın klasik tasarım anlayışından farklı olarak renkli taşlarla hazırladığı koleksiyonu ile özellikle genç jenerasyonun dikkatini çekmeyi başardı. Her kombine uyum sağlayabilecek, gökkuşağının tüm renklerini ve canlılığını Varia Koleksiyonu’nda birleştiren Sina Pırlanta, zengin ürün çeşidi ve birbirinden özel tasarımlarıyla Türkiye’nin birçok ilindeki mağaza ve seçkin satış noktalarında müşterileriyle buluşuyor.

The most colorful collection of the summer:Varia
Sina Diamond has managed to attract the attention of the younger generation, especially with its collection prepared with colored stones, unlike the classical design approach of diamond. Combining all the colors and vitality of the rainbow in the Varia Collection, which can adapt to any combination, Sina Diamond meets its customers in stores and exclusive sales points in many provinces of Turkey with its rich product range and special designs.
The most colorful collection of the summer: Varia

Haber

Sina Pırlanta mağaza ağı her geçen gün büyüyor

Sina Pırlanta mağaza ağı her geçen gün büyüyor

“Aşka Atılan İmza” sloganıyla yola çıkan ve kısa sürede nihai tüketicinin büyük ilgisini çeken Sina Pırlanta, gelen talepler doğrultusunda mağaza ağını genişletmeye devam ediyor. Türkiye’nin birçok noktasında mağaza ağı bulunan Sina Pırlanta, yakın zamanda İstanbul Akbatı AVM ve Fethiye’de mağaza açılışlarına hazırlanıyor.
sina pırlanta

Pırlanta kategorisinin başarılı markası Sina Pırlanta, mağazalaşma atağına geçtiği 2022 yılında, 2 yeni mağazasını daha açmaya hazırlanıyor. İstanbul Akbatı AVM ve Fethiye’de mağaza açılışına hazırlanan Sina Pırlanta’nın gelecek planlarını ve son dönem çalışmalarını Yönetim Kurulu Başkanı Ali Barış Lek anlattı. 

 

“Son yıllarda nihai tüketici tarafından gelen talepler doğrultusunda Türkiye’nin birçok noktasında Sina Pırlanta mağaza sayısını artırma kararı aldık” diyen Ali Barış Lek, yıl sonuna kadar markalarına ve hedef kitlelerine en uygun noktalarda mağaza açılışlarının devam edeceğini söyledi.
Türkiye’nin en seçkin satış noktalarıyla da çalışmalarının devam ettiğini, her geçen gün zincire yeni satış noktalarının eklendiğini anlatan Lek, “Bu konuda oldukça titiz ve seçici olduğumuzu söyleyebiliriz. Bölgelerin en iyi isimleriyle çalışarak markamızı ve ürünlerimizi daha geniş kitlelere duyurmaya devam ediyoruz. Sina Pırlanta olarak iş ortaklarımızla oldukça başarılı bir sinerji yakaladık” dedi.

İhracat çalışmaları hız kazandı

İhracat çalışmalarına da hız kazandırdıklarını anlatan Ali Barış Lek, Dubai’den Meksika’ya, Güney Afrika’dan Almanya’ya kadar oldukça geniş bir ihracat pazarına sahip olduklarını söyledi. İhracat alanında başarılı işlere imza attıklarını bildiren Lek, yurtdışında gerçekleştirilecek olan fuarlara da katılım göstereceklerini, fuarlar için oldukça iyi hazırlandıklarını ve yeni iş birlikleri için heyecanlı olduklarını sözlerine ekledi.

aşka atılan imza

Uncategorized

Bilezikte trend, Sade ve Şık ;Rota Gold

Bilezikte trend, Sade ve Şık ;Rota Gold

Bilezik kategorisinde trend oluşturmaya devam eden Rota Gold, sade ve şık koleksiyonu Ajda ile kadınların ilk tercihi olmaya devam ediyor. 4 renk alternatifi ile Ajda Koleksiyonu parçaları ister tek, istenirse çoklu olarak kombinleri şıklaştırmaya devam ediyor.
İster tek, ister çoklu… Özel üretim teknolojisi ile üretilen, sade ve şık tasarımıyla dikkatleri üzerine çeken Ajda Koleksiyonu ile Rota Gold, altını tüm zarafetiyle gözler önüne seriyor. 4 renkten oluşan koleksiyon parçaları ister tekli kullanımı ile istenirse çoklu kullanımı ile şıklığı tamamlıyor. Osmanlı, Melez, Modern ve birçok koleksiyonuyla bilezik kategorisine zengin model çeşidi sunan Rota Gold, sade şıklığı sevenlerin ilk tercihi olmaya devam ediyor. Türkiye’nin birçok seçkin satış noktası vitrinlerinde yer alan Rota Gold, zengin ürün çeşidi ve her zevke hitap eden modelleriyle kadınların vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.
rota gold

Uncategorized

Bilgi ve eğitim pırlanta kadar değerli

Bilgi ve eğitim pırlanta kadar değerli

Can Tosun “Ne yazık ki ülkemizde mücevher satışı yapan kuyumcuların en az %50’si temel pırlanta bilgisinden yoksun”
Dünya genelinde mücevhere olan ilgi artarak devam ediyor. Pandemiyle birlikte ekonomik sıkıntıların ortaya çıkması, halkın alım gücünün azalması, pırlanta fiyatlarının uluslararası arenada dolar bazlı artması gibi birçok faktör mücevherin hızlı çıkışını durdursa da artık ülkemizde herkes bir gün mücevherim olacak hayalini kuruyor. Pırlantaya, mücevher taşlarına yıllarını vermiş olan, Elit Diamond firma sahibi Can Tosun; Türkiye’de ortalama üç kuyumcudan birinde mücevher satışı yapıldığını, ortalama iki mücevher satıcısından birinin yeterli temel pırlanta bilgisine sahip olmadan, gelecek hedefleri belirlemeden hasbelkader mücevher satışı yaptığını söyledi. Markası Elit Diamond ile uzun yıllardır sektörümüze yüksek kaliteli ve güvenli değerli taş servis eden Can Tosun; son 10 yılda mücevher talebinde Dünya genelinde %30, ülkemizde ise %60 oranlarında artış olduğunu dile getirdi. Böylesi büyük değişime rağmen, mücevher satışı yapan firma sahiplerinin, sektör çalışanlarının en az %50’sinin temel pırlanta bilgisi olmadan çalışmalarına devam ettiğini kaydeden Can Tosun; “Tektaş ve birkaç popüler modelin dışına çıkmayan, farklı kesim fantezi mücevhere mağazasında yer ayırmayan kuyumcuların mücevher alanında gerçek potansiyellerinin yanında bile geçemediğini görüyoruz. Bir de buna bilgi eksikliği eklenince, pırlantanın tatlı ticaretinden yeterli şekilde faydalanamıyorlar. En acısı da mücevher almaya gelen son tüketicinin bazı meslektaşlarımızdan daha fazla bilgi ile mağazaya giriş yapmaları tam bir trajikomik durum ortaya çıkarıyor” diye konuştu. Temel pırlanta eğitimi ile ilgili sektörümüzün önde gelen kurum, kuruluş ve derneklerinin eğitim seferberliği başlatması gerektiğini kaydeden Can Tosun; “İMMİB önderliğinde ücretsiz temel pırlanta eğitiminin başladığını duyduk. Bu tip organizasyonların artması gerekiyor. Sattığınız ürünle ilgili ne kadar çok bilgiye sahip olursanız, karşı tarafa da dolu dolu cevaplar verir ve çok daha kolay ikna edebilirsiniz” dedi. Mücevher, pırlanta toptan ticaretini yapanlar dernekleşmeye gidiyor.. Elit Diamond firma sahibi Can Tosun; mücevher, pırlanta alanında toptan ticaret yapan kişi ve kuruluşların bir dernek çatısı altında toplanması konusunda girişimlere başladıklarını söyledi. Mücevher ve pırlanta ile ilgili eğitimlerin arttırılması, temel bilgiye sahip sektör mensuplarının çoğalması, pırlanta ticaretinde etik değerlerin korunması, yanlış yapan ve sektöre zarar veren kişilerin deşifre edilmesi, mücevher ile ilgili hükümetlerin alacağı kararlar öncesi danışılacak bir derneğin ortaya çıkması, pırlanta da fiyat istikrarı sağlanması gibi daha birçok konunun oluşturulması planlanan mücevher satıcıları derneğinin faaliyet alanı içerisinde yer almasını arzu ettiklerini vurgulayan Tosun; “Çok yakın zaman içinde bu alanda sektör içinde kuvvetli bir oluşumun, sahaya yansımasını hedefliyoruz” dedi.
gold,altın,diamond,jewellery

Güncel

KUYUMCULUK SEKTÖRÜNDE KAZANILAN YARIM ASIRLIK GÜVEN,GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNE DE YANSIDI…

KUYUMCULUK SEKTÖRÜNDE KAZANILAN YARIM ASIRLIK GÜVEN,GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNE DE YANSIDI…

Naim Gençoğlu, Elmas Kule Etap 2’nin satışında %70’i yakaladı…

 

Naim Gençoğlu, 15 Şubat 2022 tarihinde satışa açtığı yeni projesi Elmas Kule Etap 2’nin inşasına start vermesiyle birlikte %70’lik satış hacmini yakalamış oldu.
Bu hızlı satışın arkasında, kuyumculuk sektöründe kazanılan yarım asırlık güvenin, gayrimenkul sektörüne de yansımış olması yatıyor.

Grup, Elmas Kule ile entegre şekilde faaliyete geçecek olan Etap 2’de birleşebilir nitelikte 50 metrekarelik atölyeler planlayarak, her bir firmanın ihtiyacını bire bir karşılayabilen bağımsız bölümler üretiyor. Haziran 2024 olarak belirlenen teslim tarihini ise olabildiğince geriye çekmek için gerekli çalışmaları sürdürmeye devam ediyor.

Naim Gençoğlu’nun konu ile ilgili açıklamaları şu şekilde oldu,

“Sanayi İmarı” bu işteki olmazsa olmazımız…

Sektörümüzün en önemli yapı taşı olarak gördüğümüz imalatçılarımızı zor duruma sokmak istemediğimizden, sadece sanayi imarı olan kısıtlı bir alanda atölye bloğu üretiyoruz. 

Bunun aksini yapacak bir yaklaşıma sahip değiliz. Karşılıklı güven de işte bu gibi durumlarda; yapılan veya yapılmaması gereken hamleler ile oluşuyor. Doğru olan eğer yapmamaksa, çok net bir şekilde söylemeliyim ki, biz yapmayız!

“İnsan Sağlığı” ve “Güvenlik” konularında çok hassas davranıyoruz…

Her iki projemizi de geliştirirken “insan sağlığını” ve “atölyelerin güvenliğini” üst seviyede tutabilmek için sadece geçmiş deneyimlerimize bağlı kalmıyor, her bir konu hakkında ayrı ayrı üst düzey danışmanlıklar alıyoruz. Her ne kadar öncü bir firma olarak görülsek de, biz de her gün yeni bir şey öğreniyoruz ki bunun sınırı kesinlikle yok. 

Aldığımız her yeni bilgiyi kendimize ve projelerimize artı değer katacak şekilde ilmik ilmik işliyoruz. Zamanın getirdiği yeni teknolojiler, iş yaptığımız tüm dallarda avantaj olarak kullanmaya çalıştığımız yeniliklerdir. Biz grup olarak yeniliklere sürekli yatırım yapıyoruz. Doğru gördüğümüz her bir detayı yol haritamıza koyarak aslında kendimize de yatırım yapmış oluyoruz. Bu yönümüzü iyi tanıyan birçok kişi zaten bizimle birlikte ilerliyor.

Uncategorized

Büyüleyici atmosferiyle aşıklar şehri VENEDİK

Büyüleyici atmosferiyle aşıklar şehri VENEDİK

Günümüzde sosyal medyanın her yanında büyüleyici Venedik’e dair pek çok bilgi, pek çok fotoğraf bulmak mümkün. Bu durum çağlar boyunca aynı şekilde süregelmiş; Venedik çeşitli sanatçılara ilham olmuştur. Bunun nedeni, başka şehirlerin Venedik’in güzelliğiyle aşık atamamasından gelir. Venedik’in güzelliği hem Rönesans hem de Bizans mimarisinin nadide bir harmanı olmasından ileri gelir; kanallarına, dar sokaklarına ve tarihi binalarına bir kere tanık olan bir daha olmak ister. Şehrin merkezi, neredeyse tüm turistlerin Venedik turuna başladığı San Marco Meydanı’dır. Şehrin her sokağında bu meydana işaret eden yön tabelaları bulunduğundan bu meydana kolaylıkla ulaşabilirsiniz. San Marco Bazilikası, Dükler Sarayı ve Çan Kulesi gibi çok bilindik yapılar San Marco Meydanı’nda yer alıyor. 9. yüzyıldan itibaren San Marco’da varlığını sürdüren Bazilika, turistler için çekici bir yer olmasının yanında hem şehirdeki hem dünyadaki Katoliklerin de ortak noktası olma özelliğini taşır. Dükler Sarayı, Venedik’in tarih boyunca özellikle ticaret kaynaklı zenginliğinin en iyi örneğini yansıtıyor denilebilir. Dilerseniz Çan Kulesi’nin tepesine çıkıp Venedik’e yukarıdan bakabilirsiniz. Venedik dendiğinde ilk akla gelen sembollerinden biri olarak kanallarından söz etmemek olmaz. Bunların en bilineni, Büyük Kanal’dır. Şehrin bütün gondolları büyük kanaldan geçer ve sonunda Rialto Köprüsü’ne ulaşır. Burası şehirde en güzel fotoğraf çekilebilecek yerlerden birisidir. Köprünün üzerinde alışveriş yapılabilecek çeşitli dükkanlar bulunur. Venedik Murano camı ile ünlü olduğundan, bu şekilde pek çok ürünle karşılaşmak mümkündür. Venedik hakkında en bilinen bilgilerden biri de şehrin deniz seviyesinin altında olmasıdır. Bu durum, zaman zaman şehir meydanının sular altında kalmasına neden olur, ancak şehrin halkı uzun zamandır süregelen bu duruma alışkın olduğu için önlemini buna göre alır. Ayrıca şehrin martıları çok ünlüdür; eğer elinize bir şey alıp yürürken yemek isterseniz, martıların yemeğinizden bir parça koparmak için birbirleriyle yarıştığını ve hatta üzerinize pike yaptığını görebilirsiniz. Bu tarihi, kendine has ve romantik şehrin en güzel zamanı ise şüphesiz günbatımıdır. Tüm o tarihi yapılar ve kanallar üzerinde güneş batarken çok daha görkemli, çok daha özel görünürler.

Uncategorized

PALAKISS WITH THE SUMMER EVENT REOPENS IN SEPTEMBER IN THE VICENZA
JEWELLERY DISTRICT

PALAKISS WITH THE SUMMER EVENT REOPENS IN SEPTEMBER IN THE VICENZA
JEWELLERY DISTRICT

From 09th to 13th September 2022 Palakiss Summer will kick off 5 days of meetings between the
industry operators in the heart of the jewellery district of Vicenza.
Vicenza, 09th September 2022 – will be the first day of “Summer”, the delivery Jewellery show of Palakiss business center in via dell’Oreficeria 31. The awaited September edition returns to Palakiss which, thanks to the delivery service, completes the rich mosaic of offers in the goldsmith field in conjunction with Vicenzaoro September. For more than 22 years, the event dedicated to jewellery with the cash & carry formula has attracted over 20,000 operators a year, national and international, who are also looking for products, ready to be placed on their respective markets, making business at the show fast and immediate. “At the Summer show about 100 Italian and foreign companies will exhibit their collections for women, men, fashion, not only in silver but also in 18k, 14k or 9k gold, steel, colored stones, pearls and others materials, packaging and small equipment for laboratories ”declares the managing director of Palakiss Andrea Marcon. To facilitate buyers in their purchases, operators will be able to search for products of interest to them by accessing the site www.palakiss.com, so as to be able to better organize the visit to Palakiss. Also in September, visitors attending the Vicenzaoro event will be facilitated in accessing both events thanks to the use of a single entrance badge that will allow them to move around and access the various pavilions without limitations and with considerable time savings.

Köşe

Bahadır BENZER Tasarım ve teknoloji ile ilgili seminer gerçekleştirdi
Bahadır Benzer

Bahadır Benzer

VOIR Magazin Köşe yazarı
Columnist for VOIR Magazine.

Bahadır BENZER Tasarım ve teknoloji ile ilgili seminer gerçekleştirdi

Bahadır BENZER Tasarım ve teknoloji ile ilgili seminer gerçekleştirdi

Marka sadakati ve müşteri sadakati birbiriyle yakından bağlantılı olmasına rağmen aslında çok farklı iki kavramdır. Farklı olmakla birlikte, ikisi de müşteriyi elde tutma ve yeniden satın alma olgularını doğrudan etkiler.

Bahadır BENZER gave a seminar on design and technology.

Brand loyalty and customer loyalty, while closely related, are actually two distinct concepts. Despite their differences, both directly impact customer retention and repeat purchases.
Renowned in the industry for his expertise in design and 3D modeling, Bahadır BENZER recently conducted a seminar at Ankara University’s Jewelry and Jewelry Design department on the impact of technology on design and the emergence of new professions in this field. The seminar attracted significant interest, not only from the school’s students but also from the fashion and footwear design departments, creating a large audience. The main focus of the seminar was on technology. Bahadır Benzer discussed various 3D software and 3D printers used in the industry and also talked about the future innovations that await the sector. The topics covered ranged from render designers to 3D operators, animations, and new product visualizations, as well as the transformation of design. Towards the end of the seminar, Bahadır Benzer invited sales and marketing expert Burcu Öztürk on stage to provide the students with insights on how to sell their products effectively. Additionally, he connected live to the human resources department of a company in Istanbul that creates significant employment opportunities in the sector and holds an essential place in exports. This allowed the students to gain firsthand knowledge of what they can expect after graduation and also provided them with promises of job opportunities. The seminar was highly productive and enjoyable. It is hoped that similar seminars will be organized in other universities, and there are wishes for further efforts to continue in this regard.

Share(Paylaş):

Facebook
Twitter
Pinterest
LinkedIn
On Key

Related Posts

Mücevher Sektörü için 2025’e  Güzel Bir Başlangıç

Mücevher İhracatçıları Birliği tarafından bu sene 5. kez düzenlenen Jewellery Antalya Alım Heyeti başarıyla tamamlandı. Dünyada ilk ve tek Türkiye tarafından düzenlenen etkinliğe katılan 500’ü aşkın uluslararası firmadan 1000’in üzerinde