Haber

Garanti Altın Rafineri’den Anlamlı Buluşma | Meaningful Gathering from Garanti Gold Refinery
İstanbul’da düzenlenen iftar, şehit ailelerini bir araya getirirken; hatırlamanın, birlikte kalmanın ve sessiz bir dayanışmanın izini sürüyor.
Bazı buluşmalar vardır; nedeni bellidir ama etkisi çok daha derine iner. Bu akşam da bizim için tam olarak böyle bir anlam taşıyor. İstanbul’da şehit ailelerimizle aynı sofrayı paylaşmak, aslında sadece bir iftar programı değil… daha fazlası.Aynı masanın etrafında bulunmak, çoğu zaman kelimelerle anlatılamayacak bir bağı beraberinde getiriyor. Burada bulunan herkesin hikâyesi farklı olabilir ama hissedilen duygu ortak. Bu da insanı durup düşünmeye zorluyor: Aslında bizi bir arada tutan şey tam olarak ne? Biz Garanti Altın Rafinerisi olarak, bu tür buluşmaların sadece bir organizasyon değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Çünkü toplumsal hafıza dediğimiz şey, ancak bu tür anlarda canlı kalabiliyor. Bir araya gelmek, hatırlamak ve birlikte durabilmek… bunlar her geçen gün daha kıymetli hale geliyor.İstanbul gibi sürekli hareket halinde olan bir şehirde, insanlar çoğu zaman birbirine temas etmeden yaşıyor. Ama bu akşam gördüğümüz tablo bunun tam tersi. Aynı sofrada, aynı duyguda buluşmak… bu, belki de en sade ama en güçlü birlik hali.Bizim için bu akşamın en önemli tarafı şu:Burada sadece bir yemek paylaşılmadı. Aynı zamanda bir hafıza, bir duygu ve bir bağlılık da paylaşıldı. Ve belki de en önemlisi… Bazı şeylerin yüksek sesle söylenmesine gerek yok. Çünkü herkes aynı yerden hissediyorsa, zaten anlaşılmıştır.

Meaningful Gathering from Garanti Gold Refinery

The iftar held in Istanbul brings together the families of martyrs, tracing the spirit of remembrance, togetherness, and a quiet sense of solidarity.

There are some gatherings whose purpose is clear, yet their impact runs much deeper. Tonight carries exactly that kind of meaning for us. Sharing the same table with the families of martyrs in Istanbul is not merely an iftar program… it is something more. Being around the same table often creates a bond that words cannot fully express. Everyone here may have a different story, but the feeling is shared. And that inevitably makes one pause and reflect: What is it, truly, that keeps us together? As Garanti Gold Refinery, we believe that such gatherings are not just events, but also a responsibility. Because what we call collective memory can only stay alive through moments like these. Coming together, remembering, and standing side by side… these are becoming more valuable with each passing day. In a city like Istanbul, constantly in motion, people often live without truly connecting with one another. But what we witness tonight is the exact opposite. Meeting at the same table, sharing the same emotions… perhaps this is the simplest, yet the strongest form of unity. For us, the most meaningful part of this evening is this: Not only a meal was shared here, but also a memory, a feeling, and a sense of belonging. And perhaps most importantly… Some things do not need to be said out loud. Because when everyone feels from the same place, it is already understood.

Haber

Mücevher Sektörü için 2025’e  Güzel Bir Başlangıç
Mücevher İhracatçıları Birliği tarafından bu sene 5. kez düzenlenen Jewellery Antalya Alım Heyeti başarıyla tamamlandı. Dünyada ilk ve tek Türkiye tarafından düzenlenen etkinliğe katılan 500’ü aşkın uluslararası firmadan 1000’in üzerinde yabancı alıcı Türk Mücevher firmaları ile bir araya geldi. Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Güner, her biri özenle seçilerek davet edilen yabancı alıcıların ağırlandığı böylesine kapsamlı bir alım heyeti etkinliğinin sadece mücevher sektöründe yapıldığını vurguladı.
Mücevher İhracatçıları Birliği tarafından bu sene 5. kez düzenlenen Jewellery Antalya Alım Heyeti etkinliği Antalya’da Rixos Sungate Otel’de gerçekleştirildi. Dünyada ilk ve tek Türkiye tarafından düzenlenen etkinliğe Güney Amerika, Orta Doğu, Balkanlar, Rusya, Türki Cumhuriyetler ve Avrupa ülkelerinden 512 firmadan 1000’in üzerinde satın almacı katıldı. Alım Heyetinin 1 milyon doların üzerindeki maliyeti etkinliğe katılan firmalar tarafından karşılandı. Etkinliğe katılan satın almacıların her biri özenle seçilip incelenerek davet edildi. Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Güner, dünyada eşi benzeri olmayan böyle bir etkinliğin Türkiye tarafından gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: “Mücevher İhracatçıları Birliği olarak tüm yönetimler dünya çapındaki büyük satın alımcıların fuarlara ve böyle satın alım etkinliklerine katılmaları için gerçekten çok etkili ve yaratıcı çalışmalar yaptılar. Bunların üzerine koyarak devam etmek istiyoruz. Her sene daha iyisini yapmayı hedefliyoruz. Ekonomi yönetiminden beklentimiz de üretici ve ihracatçıların dünya standartlarında ham madde tedarik etmesidir. Türkiye hem büyük bir pazardır, iç pazar talebi yine Türk firmaları tarafından karşılanıyor. Aynı zamanda dünyanın en güçlü mücevher endüstrisi olarak dünyaya da ihracat yapıyoruz.” Son dönemde uygulanan altın kotası nedeniyle Türkiye’deki hammadde fiyatları ile dünya fiyatları arasında ciddi farklar oluştuğuna dikkat çeken Güner, “Rakibimizin 80 bin dolara aldığı bir kilogram altını biz 84-85 bin dolar gibi fiyatlarla alıyoruz” diyerek, bunun üretimi ve ihracatı olumsuz etkilediğini ifade etti. Jewellery Antalya Alım Heyeti etkinliğinin tamamen ihracatçı firmaların olanaklarıyla gerçekleştirildiğini belirten Güner, yılın iyi bir başlangıçla açıldığını belirtti. Altın kotası kaldırıldığında pek çok sözleşmenin ihracata dönüşeceğini ifade etti. Güner, sözlerine şu şekilde devam etti: “Dünyanın en büyük mücevher üretim merkezi olan Kuyumcukent’te atölyelerin yarısı şu anda kapalı… Özellikle başta Dubai olmak üzere ülkemize gelerek yatırım yapan firmalar yeniden Dubai’ye döndüler. Yanı sıra Mısır, Özbekistan gibi ülkelere gidenler var. Oysa Kuyumcukent’in yanı sıra 3 yeni üretim üssünü daha sisteme kazandırarak 100 binin üzerinde yeni istihdam yaratmak isterken şu anda 250 bin istihdamın yarısına yakınını kaybetme noktasına geldik. Bunlar nitelikli ustalar. 2 bin doların üzerinde maaş alan ve mücevher sektörü dışında başka bir sektörde çalışamayacak ustalarımız kaybediyoruz. Kimi de şirketlerle beraber başka ülkelere gidiyor ve onlara iş öğretiyor. Yani kendi rakiplerimizi yaratıyoruz.” İtalya’nın mücevher ihracatının yüzde 70 inin Türkiye’ye yapıldığını belirten Güner, 700 milyon dolar olan bitmiş takı ithalatının bu yıl 5 milyar doları aştığını aktararak, «Ham madde fiyatlarındaki kilogram başına 3-4 bin dolarlık fark nedeniyle, Türkiye’de üretim yapmak, İtalya’da üretilen ürünü almaktan daha pahalı hale geldi.” dedi. MASAK uygulamaları zorluyor… Türkiye’nin gri listeden çıkması noktasında hükümetin verdiği mücadeleye destek verdiklerinin altını çizen Güner, “Hiç bu dönemki kadar zorlandığımı anımsamıyorum. Bir yandan altın kotası bir yandan da MASAK’ın istekleri bizim için iş yapmayı zorlaştırıyor. Müşteriden kimlik istiyoruz, adam şirket mi kuracaksın diyor. Oysa biz resmi ihracat yapıyoruz. Alan belli, Eximbank var. Kaçak bir şey olması olanaksız. AB ülkeleri vize vermek için dünya kadar evrak istiyor. MASAK da bizden ihracat yapacağımız müşterilerden sürüyle evrak istiyor. Biz aylarca uğraşıp müşterileri buluyoruz, bu tarz evrak talepleriyle kaybediyoruz. Yurt dışında belgeleri hazırlayıp konsolosluklardan apostil yapmasını istiyor. Müşteri bunu yapmak istemiyor, Konsolosluklar gelen müşterilere bundan haberimiz yok diyor. Yani her taraftan Türkiye’de mücevher üretmememiz için her şey yapılıyor. Öte yandan biri 742 tane şirket kuruyor. Mali müşaviri, gümrükçüsü, adresi aynı. Her biri üzerinden 20’şer bir dolar ihracat yapılmış göstererek İhracatçılar Birliğine üye yapıyorlar. Bizim zaten aktif üyemiz 700-800… MASAK gidip bunları araştırmıyor“diyerek, hükümetin ve ekonomi yönetiminin kara parayla mücadelede daha etkili yöntemlerle yasal ve kayıtlı çalışan iş insanlarına yardımcı olmasını istedi.

A Promising Start to 2025 for the Jewelry Sector Over 1,000 Foreign Buyers from 512 Companies Participated in the Procurement Delegation Event in Antalya

The 5th edition of the Jewellery Antalya Procurement Delegation, organized by the Jewelry Exporters’ Association, was successfully concluded. Over 1,000 foreign buyers from more than 500 international companies attended the event, which is the first and only of its kind in the world organized by Turkey. Ayhan Güner, Vice Chairman of the Jewelry Exporters’ Association, highlighted that such a comprehensive event, hosting carefully selected foreign buyers, is unique to the jewelry industry.

This year’s Jewellery Antalya Procurement Delegation was held at the Rixos Sungate Hotel in Antalya. The event welcomed more than 1,000 buyers from 512 companies across South America, the Middle East, the Balkans, Russia, Turkic Republics, and European countries. The event, which cost over $1 million, was financed entirely by participating companies. Each attending buyer was carefully selected and reviewed before being invited. Ayhan Güner emphasized the significance of such an unparalleled event being organized by Turkey, stating: “As the Jewelry Exporters’ Association, we have undertaken innovative and effective initiatives to ensure the participation of major global buyers in fairs and procurement events. We aim to build on these efforts every year. Our expectation from the economic administration is to enable producers and exporters to procure raw materials at world standards. Turkey is both a large market, with domestic demand met by Turkish firms, and a strong jewelry industry exporting to the world.” Drawing attention to the significant price disparity between raw material costs in Turkey and global markets due to recent gold quotas, Güner said: “While our competitors purchase one kilogram of gold for $80,000, we pay $84,000–85,000. This negatively affects production and exports.” Güner further noted that the Jewellery Antalya Procurement Delegation event, entirely funded by exporting companies, marked a strong start to the year. He stated that many contracts would translate into exports once the gold quotas are lifted. Güner continued: “Half of the workshops in Kuyumcukent, the world’s largest jewelry production center, are currently closed. Firms that had come to Turkey to invest, especially from Dubai, are now returning to Dubai. Additionally, some have moved to countries like Egypt and Uzbekistan. While we aim to add three new production hubs alongside Kuyumcukent and create over 100,000 new jobs, we are on the verge of losing nearly half of the current 250,000 jobs. These are highly skilled workers who earn over $2,000 and cannot transition to other industries. Some are even relocating with their companies to other countries, teaching our competitors the trade and effectively creating our own rivals.” Güner pointed out that 70% of Italy’s jewelry exports are directed to Turkey. He also stated that the value of finished jewelry imports, which was $700 million, has surpassed $5 billion this year. He explained: “Due to the price difference of $3,000–$4,000 per kilogram in raw material costs, producing in Turkey has become more expensive than buying products manufactured in Italy.” Challenges Posed by MASAK Regulations Güner underscored their support for the government’s efforts to remove Turkey from the gray list and said: “I cannot recall a time when we faced such challenges. On one hand, there’s the gold quota, and on the other, MASAK’s requirements make it difficult for us to conduct business. We ask customers for identification, and they respond by asking if we’re opening a company. Yet, we engage in official exports. Everything is transparent—our buyers are known, and Eximbank is involved. There’s no possibility of illicit activity. EU countries require a plethora of documents for visa issuance, and MASAK demands numerous documents from customers for export. We spend months finding customers, only to lose them due to these document requests. Foreign customers are asked to prepare documents and have them apostilled at consulates. Customers are unwilling to do this. Consulates, on the other hand, deny awareness of these requirements. It seems as though every effort is being made to prevent jewelry production in Turkey. Meanwhile, someone establishes 742 companies, all with the same accountant, customs agent, and address. Each company reports exports of $20 each, thereby becoming members of the Exporters’ Association. We already have only 700–800 active members. MASAK doesn’t investigate these cases,” he said, calling on the government and economic administration to adopt more effective measures to combat money laundering while supporting legal and registered businesses.

Haber

Mücevher sektörünün ilk sürdürülebilirlik raporu açıklandı
Mücevher İhracatçıları Birliği, Responsible Jewellery Council (Sorumlu Mücevher Konseyi) üyesi oldu ve ilk sürdürülebilirlik raporu olan “Mücevher Sektöründe Sürdürülebilirlik Eylem Planı Raporu”nu açıkladı. Hem ülkemizde hem de küresel çapta yaşanan ekonomik zorluklara rağmen mücevher ihracatındaki artışa dikkat çekildi. Ocak ayından bugüne mücevher ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artışla 4 milyar 921 milyona ulaştı. Bu artışın, külçe altın ihracatındaki 300 milyon dolarlık azalmaya rağmen, bitmiş takı ihracatımızdaki artışla sağlandığı vurgulandı. Bitmiş takıdaki ihracatında 3 milyar 780 milyon dolara ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44lük ciddi bir artış gösterildiği belirtildi.
Mücevher İhracatçıları Birliği, RJC (Responsible Jewellery Council) üyesi olarak ilk sürdürülebilirlik raporunu açıkladı. Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Yakın, konuşmasında “Artık dünya genelinde tüketiciler sadece estetik ve kaliteyi değil, bir ürünü satın almadan önce o ürünün çevresel ve sosyal etkilerini de dikkate alıyor. “sözleriyle tüm mücevher firmalarını RJC üyesi olarak küresel sürdürülebilirlik kurallarına uymaya çağırdı. Mücevher İhracatçıları Birliği’nin RJC üyeliği ve sürdürülebilirlik raporunun açıklanması nedeniyle TİM Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonu’nda düzenlenen lansmanda, MİB Başkanı Burak Yakın, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, ORE Hukuk Kurucu Ortakları Av. Aydan ve Aycan Karagöz, RJC Yönetim Kurulu üyesi Satta Matturi, Umur Gençoğlu (Mioro), Göknur Karadağ (Goldenline), Dr. Meri Taksi Deveciyan konuşmalarını gerçekleştirdiler. TİM Başkanı Mustafa Gültepe ihracat yapan tüm firmaların ve sektörlerin Türkiye ekonomisine çok değerli katkıları olduğunu belirterek mücevher sektörünün ihracatının gelişmesini gururla izlediklerini söyledi. Gültepe, dünyayı tüketmeden dünya için üretmenin en büyük mottoları olduğunu belirterek mücevher sektörünün farklı noktalara gelmesi için de sürdürülebilirlik adımının önemli olduğunu ve sektöre yeni ivme kazandıracağını belirtti. Mücevher sektörünün, Türkiye’nin en yüksek katma değerli ihracatına imza attığını belirten MİB Başkanı Burak Yakın, uluslararası ticaretin sekteye uğradığı pandemi sonrası dönemde, Türkiye ekonomisindeki zorluklara ve altın farklarına rağmen sektörün hızla toparlanması için önemli adımlar attıklarını belirterek şunları söyledi: “Bu süreçte birçok sektörün düşüş yaşamasına rağmen, Birliğimizin liderliğinde mücevher ihracatı dikkat çekici bir artış kaydetti. Ocak ayından bugüne mücevher ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 artışla 4 milyar 921 milyona ulaştı. Bu artışı, külçe altın ihracatındaki 300 milyon dolarlık azalmaya rağmen, bitmiş takı ihracatımızdaki güçlü artışla sağladık. Bitmiş takıdaki ihracatımız ise 3 milyar 780 milyon dolara ulaşarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44’lük çarpıcı bir artış gösterdi. Külçe altın ihracatındaki aynı dönemde yüzde 23’lük düşüşe dikkatinizi çekerim. (Bize külçeci deyip altın ticareti için çalıştığımız eleştirisi yapanlara bu rakamlar en iyi cevap rakamlar ortada külçe ihracatı düştü, üretimden ihracat yüzde 50 arttı) Bu rakamlara sınır ticaretimizi ve yolcu beraberi ihracatımızı da katarsak ben inanıyorum ki 10 milyar dolara yakın bir ihracatı yakaladık.” Mücevher sektörünün estetik ve katma değeri yüksek ürünler üretmenin ötesinde, çevresel ve sosyal sorumluluklarına da dikkat çeken Yakın bu nedenle, mücevher sektöründe sürdürülebilir ve sorumlu üretim farkındalığı yaratmayı amaçladıklarını anlattı.Responsible Jewellery Council (Sorumlu Mücevher Konseyi) üyeliğinin bu yönde atılmış önemli bir adım olduğunu vurgulayan Yakın, dünya nüfusundaki artışa bağlı olarak sanayileşmenin de aynı hızla artması, doğal kaynakların çok hızlı ve kontrolsüz bir şekilde kullanılması nedeniyle sürdürülebilirlik kavramının daha da önem kazandığını anlattı. Sürdürülebilir uygulamalarda, klasik büyüme bakış açısı değil, çevresel, ekonomik ve sosyal açılardan dengeli bir büyüme ve gelişmenin hedeflendiğini söyleyen Yakın, sözlerine şöyle devam etti:“Kaynakların verimli kullanılarak gelecek nesillerimize aktarılmasına imkân sağlanması, çevrenin korunması, toplumsal adaletin sağlanması ve böylece ekonomik büyümenin sürdürülebilir ve adil olması prensiplerine dayanır. Bugün Mücevher Sektöründe Sürdürülebilirlik Raporumuzun takdimi ve Sorumlu Mücevher Konseyi üyeliğimiz ile sektörümüzün geleceğini şekillendirecek önemli bir adımı birlikte atıyoruz. Hedefimiz, büyümeye devam ederken, sürdürülebilirlik prensiplerine bağlı ve sorumluluk bilinciyle hareket eden bir sektör yaratmak.Peki mücevher sektöründe sürdürülebilirlik derken neyden bahsediyoruz? •Üretimde kaynakları sorumlu bir şekilde kullanmaktan •Yenilikçi ve çevre dostu, düşük emisyonlu üretim teknolojilerinden •Sektör çalışanlarımızın çalışma koşullarını, haklarını, sosyal güvencelerini her geçen gün iyileştirmekten •Mücevher sektörümüzü 2053 yılından önce karbon nötr olmaya hazırlamaktan bahsediyoruz. Artık dünya genelinde tüketiciler, sadece estetik ve kaliteyi değil, bir ürünü satın almadan önce o ürünün çevresel ve sosyal etkilerini de dikkate alıyor. Bu farkındalık, bizlere daha sorumlu üretim süreçleri, daha şeffaf tedarik zincirleri ve daha adil iş gücü uygulamaları gibi önemli konularda sorumluluk yüklemektedir. “Konuşmaların ardından MİB Başkanı Burak Yakın ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe RJC Yönetim Kurulu üyesi Satta Matturi’ye ve MİB Başkanı Burak Yakın tüm konuşmacılara plaketlerini takdim etti.

The first sustainability report of the jewelry industry has been announced The Jewelry Exporters' Association has become a member of the Responsible Jewellery Council (RJC).

The Jewelry Exporters' Association has become a member of the Responsible Jewellery Council (RJC) and released its first sustainability report titled “Sustainability Action Plan Report in the Jewelry Sector.” Despite economic challenges both domestically and globally, the report highlights a significant increase in jewelry exports. Since January, jewelry exports have risen by 15% compared to the same period last year, reaching $4.921 billion. This growth, achieved despite a $300 million decrease in bullion exports, is attributed to a surge in finished jewelry exports. Notably, finished jewelry exports have reached $3.78 billion, marking an impressive 44% increase compared to the same period last year.

The Jewelry Exporters’ Association has announced its membership in the Responsible Jewellery Council (RJC) along with the release of its first sustainability report. Burak Yakın, the President of the Jewelry Exporters’ Association, emphasized that “Consumers worldwide are now considering not just aesthetics and quality, but also the environmental and social impacts of a product before purchasing it.” He called on all jewelry companies to comply with global sustainability standards as RJC members.During the launch event held at the TİM Şehit Ömer Halisdemir Conference Hall, key figures spoke, including Burak Yakın, TİM President Mustafa Gültepe, founding partners of ORE Law, Aydan and Aycan Karagöz, RJC Board Member Satta Matturi, and others. TİM President Mustafa Gültepe highlighted the valuable contributions of all exporting firms and sectors to the Turkish economy and expressed pride in the growth of jewelry exports. He stated that the motto of producing for the world without consuming it is crucial for the jewelry sector’s advancement, emphasizing that sustainability steps will provide new momentum.Burak Yakın pointed out that the jewelry sector represents the highest value-added exports for Turkey. He noted that despite the economic challenges and fluctuations in gold prices following the pandemic, significant steps have been taken for the sector’s rapid recovery. He remarked, “While many sectors have experienced declines during this process, jewelry exports led by our association have recorded a remarkable increase. Since January, our jewelry exports have reached $4.921 billion, a 15% increase compared to the same period last year. This growth was achieved despite a $300 million decrease in bullion exports, thanks to a strong increase in finished jewelry exports, which reached $3.78 billion, reflecting a striking 44% rise compared to the same period last year.”Yakın also addressed the environmental and social responsibilities of the jewelry sector, stating that they aim to raise awareness of sustainable and responsible production within the industry. He highlighted that the RJC membership represents a significant step in this direction, noting the increasing importance of sustainability due to rapid industrialization and uncontrolled use of natural resources.He further explained that sustainable practices should focus on balanced growth and development from environmental, economic, and social perspectives. He concluded, “Our goal is to create a sector that acts responsibly while continuing to grow. When we talk about sustainability in the jewelry sector, we refer to: – Responsible use of resources in production – Innovative and environmentally friendly, low-emission production technologies – Continuous improvement of working conditions, rights, and social security for our sector employees – Preparing our jewelry sector to become carbon neutral by 2053. Today, consumers consider not only aesthetics and quality but also the environmental and social impacts of the products they buy. This awareness imposes responsibilities on us regarding more responsible production processes, more transparent supply chains, and fair labor practices.”After the speeches, Burak Yakın and Mustafa Gültepe presented plaques to Satta Matturi, RJC Board Member, and all the speakers.

Haber

Yenisi Çok, Bahanesi Yok: Ekol Pırlanta, En Yeni Modelleriyle Fuara Mağazasında Hazırlandı

Taşkın Açılan “Ekol Pırlanta her ay yeni tasarım yapma konusunda hiç cimri davranmıyor. Satışlar ister üst düzeyde olsun isterse durağan olsun her ay mutlaka çok sayıda yeni modelimizi vitrinlerimize taşıyoruz. Tabiri caizse; bizim için ‘ömür biter Ekol Pırlanta’da yeni modeller bitmez’ diyebiliriz.”

Ekol Pırlanta, yenilikçi ve kaliteli mücevher tasarımlarıyla sektördeki öncü konumunu korumaya devam ediyor. Her ay yüzlerce yeni tasarımı vitrinine taşıyan marka, bu yıl fuara katılmıyor ancak en yeni ve özel modellerini kendi mağazasında sergilemek için tüm hazırlıklarını tamamladı.Ekol Pırlanta Toptan Satış Mağaza Müdürü Taşkın Açılan, “Ekol Pırlanta’da yenilik hiç bitmez. İşler durgun dahi olsa her ay vitrinlerimize birçok yeni model ekliyoruz. Ekim fuarına katılmıyoruz ama mağazamızda sergileyeceğimiz en yeni koleksiyonlarımızla müşterilerimizi bekliyoruz” dedi. Açılan, yaz aylarında mücevher satışlarında bir miktar düşüş yaşandığını, ancak buna rağmen altın ve pırlantayı bir araya getiren yeni tasarımlarıyla güçlü bir sezon geçirdiklerini belirtti. Uluslararası rapaport fiyatlarına göre VS pırlanta taşlarında küçük düşüşler olduğunu da ifade eden Açılan, mücevher fiyatlarının enflasyon ve hayat pahalılığına rağmen erişilebilir seviyelerde kaldığını vurguladı. CVD’ye karşın uyarılara devam… Ayrıca, Ekol Pırlanta’nın sadece %100 doğal pırlanta kullandığının altını çizen Açılan, “CVD gibi sentetik taşların kullanımında bir artış var, ancak biz doğal pırlantadan ödün vermiyoruz. Tüketiciler, risk almak yerine kalitesi ve güvenilirliği ile bilinen Ekol Pırlanta’yı tercih etmelidir” şeklinde konuştu.

Plenty of New, No Excuses: Ekol Pırlanta Showcases Its Latest Models in Store, Ready for the Season

Taşkın Açılan: “Ekol Pırlanta is never frugal when it comes to creating new designs. Whether sales are booming or slow, every month we ensure that numerous new models are added to our displays. To put it simply, ‘life may end, but at Ekol Pırlanta, new models never do.

Ekol Pırlanta continues to maintain its leading position in the industry with innovative and high-quality jewelry designs. The brand, which introduces hundreds of new designs to its showcases each month, is not participating in this year’s fair but has completed all preparations to display its latest and most exclusive models in its store. Taşkın Açılan, Ekol Pırlanta’s Wholesale Store Manager, said, “Innovation never ends at Ekol Pırlanta. Even when business is slow, we add many new models to our showcases every month. Although we are not attending the October fair, we look forward to welcoming our customers to view our newest collections in-store.” Açılan noted that jewelry sales saw a slight decline during the summer months, but despite this, they had a strong season thanks to their new designs that combine gold and diamonds. He also mentioned that, according to international Rapaport prices, there has been a small decrease in the prices of VS diamonds. Despite inflation and the high cost of living, jewelry prices have remained accessible, he emphasized. Continuing the CVD Warnings… Açılan also underscored that Ekol Pırlanta uses only 100% natural diamonds, stating, “There has been an increase in the use of synthetic stones like CVD, but we do not compromise on natural diamonds. Consumers should choose trusted brands like Ekol Pırlanta, known for quality and reliability, to avoid unnecessary risk

Röportaj

Endüstride Verimlilik ve Hassasiyet: Coşer Technic’in Yüksek Teknolojili Çözümleri
Mücevher sektörüne yön veren Ariş Pırlanta, değerli ve lüks taşlardan tasarladığı koleksiyonunu mücevher tutkunlarının beğenisine sunuyor.
Ariş Pırlanta, 118 yıllık köklü geçmişiyle mücevher sektöründe yeniliklere imza atmaya devam ediyor. Geniş ürün yelpazesi ve kaliteli üretim anlayışıyla tanınan marka, 2024 yılında mücevher tutkunlarına özel kreasyonlarını sergiliyor. Özellikle “Exclusive Koleksiyonu” ve fuarda tanıtacağı yeni modelleriyle dikkat çekiyor. Ariş Pırlanta, 2-5 Ekim tarihlerinde İstanbul Jewellery Show’da, fuar ziyaretçilerine klasik ve zamansız tasarımlarını sunacak. Bu prestijli etkinlikte, baget, elmas, yakut, zümrüt ve tamtur gibi şık ve zarif modeller sergilenecek. Fuara katılmayanlar için ise tüm koleksiyonları Ariş mağazalarında ve online platformlarda erişilebilir olacak. Exclusive Koleksiyonu: Değerli taşlardan tasarlanan “Exclusive” serisi, göz alıcı pırlanta taçlar, küpeler, kolyeler ve bilekliklerle büyüleyici bir etki yaratıyor. İnci, yakut, safir gibi renkli taşlarla bezenmiş bu özel tasarımlar, mücevher tutkunları için unutulmaz seçenekler sunuyor. Ariş Pırlanta, her zaman müşteri memnuniyetini ön planda tutarak, “Gerçek kalite, doğru fiyat” anlayışıyla çalışmalarına devam ediyor. Marka, 118 yıllık deneyimiyle pırlantanın sonsuz ışıltısını modern tasarımlarla birleştiriyor ve bu koleksiyonlarla sektörde fark yaratıyor.

A Mesmerizing Collection from Ariş Pırlanta: “Exclusive”

Ariş Pırlanta, a leader in the jewelry industry, presents its collection designed with precious and luxurious stones to the admiration of jewelry enthusiasts.

With its 118-year rich heritage, Ariş Pırlanta continues to introduce innovations in the jewelry industry. Known for its wide product range and commitment to high-quality craftsmanship, the brand showcases its exclusive creations to jewelry lovers in 2024. The “Exclusive Collection” and new models set to debut at the fair particularly stand out. From October 2-5, Ariş Pırlanta will present its classic and timeless designs to visitors at the Istanbul Jewellery Show. Elegant models, including baguette, diamond, ruby, emerald, and eternity bands, will be on display at this prestigious event. For those unable to attend the fair, the entire collection will be available in Ariş stores and on their online platforms. Exclusive Collection: The “Exclusive” series, designed with precious stones, creates a mesmerizing effect with dazzling diamond tiaras, earrings, necklaces, and bracelets. Adorned with colorful stones like pearls, rubies, and sapphires, these unique designs offer unforgettable options for jewelry enthusiasts. Ariş Pırlanta, always prioritizing customer satisfaction, continues its work with the philosophy of “True quality, right price.” With 118 years of experience, the brand combines the timeless sparkle of diamonds with modern designs, making a significant impact in the industry with this collection.

Röportaj

Ariş Pırlanta’dan Büyüleciyici Bir Koleksiyon “Exclusive”
Mücevher sektörüne yön veren Ariş Pırlanta, değerli ve lüks taşlardan tasarladığı koleksiyonunu mücevher tutkunlarının beğenisine sunuyor.
Ariş Pırlanta, 118 yıllık köklü geçmişiyle mücevher sektöründe yeniliklere imza atmaya devam ediyor. Geniş ürün yelpazesi ve kaliteli üretim anlayışıyla tanınan marka, 2024 yılında mücevher tutkunlarına özel kreasyonlarını sergiliyor. Özellikle “Exclusive Koleksiyonu” ve fuarda tanıtacağı yeni modelleriyle dikkat çekiyor. Ariş Pırlanta, 2-5 Ekim tarihlerinde İstanbul Jewellery Show’da, fuar ziyaretçilerine klasik ve zamansız tasarımlarını sunacak. Bu prestijli etkinlikte, baget, elmas, yakut, zümrüt ve tamtur gibi şık ve zarif modeller sergilenecek. Fuara katılmayanlar için ise tüm koleksiyonları Ariş mağazalarında ve online platformlarda erişilebilir olacak. Exclusive Koleksiyonu: Değerli taşlardan tasarlanan “Exclusive” serisi, göz alıcı pırlanta taçlar, küpeler, kolyeler ve bilekliklerle büyüleyici bir etki yaratıyor. İnci, yakut, safir gibi renkli taşlarla bezenmiş bu özel tasarımlar, mücevher tutkunları için unutulmaz seçenekler sunuyor. Ariş Pırlanta, her zaman müşteri memnuniyetini ön planda tutarak, “Gerçek kalite, doğru fiyat” anlayışıyla çalışmalarına devam ediyor. Marka, 118 yıllık deneyimiyle pırlantanın sonsuz ışıltısını modern tasarımlarla birleştiriyor ve bu koleksiyonlarla sektörde fark yaratıyor.

A Mesmerizing Collection from Ariş Pırlanta: “Exclusive”

Ariş Pırlanta, a leader in the jewelry industry, presents its collection designed with precious and luxurious stones to the admiration of jewelry enthusiasts.

With its 118-year rich heritage, Ariş Pırlanta continues to introduce innovations in the jewelry industry. Known for its wide product range and commitment to high-quality craftsmanship, the brand showcases its exclusive creations to jewelry lovers in 2024. The “Exclusive Collection” and new models set to debut at the fair particularly stand out. From October 2-5, Ariş Pırlanta will present its classic and timeless designs to visitors at the Istanbul Jewellery Show. Elegant models, including baguette, diamond, ruby, emerald, and eternity bands, will be on display at this prestigious event. For those unable to attend the fair, the entire collection will be available in Ariş stores and on their online platforms. Exclusive Collection: The “Exclusive” series, designed with precious stones, creates a mesmerizing effect with dazzling diamond tiaras, earrings, necklaces, and bracelets. Adorned with colorful stones like pearls, rubies, and sapphires, these unique designs offer unforgettable options for jewelry enthusiasts. Ariş Pırlanta, always prioritizing customer satisfaction, continues its work with the philosophy of “True quality, right price.” With 118 years of experience, the brand combines the timeless sparkle of diamonds with modern designs, making a significant impact in the industry with this collection.

Röportaj

 MİORO 50 Yıldır eşsiz Mükemmellik

Mioro’nun Yönetim Kurulu Üyesi ve Yönetici Ortağı olan Umur Gençoğlu, aile şirketinin ikinci nesil temsilcisi. Son on yılını babası ve amcasıyla birlikte şirketin başarısının devamına katkı sunmaya adadı. Umur Gençoğlu ile bu röportajda Responsible Jewellery Council üyesi olarak, RJC’ye katılma süreçlerini ve gelecek vizyonlarını konuştuk.Mioro’nun hikayesi, kuyumculuk sektörüne tutkuyla bağlı iki kardeş, İlyas ve Naim Gençoğlu’nun girişimiyle başlıyor. 1974 yılında, sektörde iz bırakmayı amaçlayan bir ticari girişimle, gençlik heyecanıyla yola çıktılar. Sürekli gelişim ve özgün bir zanaat anlayışı sayesinde, Mioro’nun temelini attılar. Bugün, Mioro 12.000 metrekarelik bir alanda 500’den fazla makineyi içeren tam entegre bir üretim tesisi işletiyor. Hem içi boş hem de dolu çeşitler sunarak makine zinciri üretiminde öne çıkıyor. Mioro, sorumlu ve etik altın takı üretimine olan bağlılığını vurgulayarak, dünya çapında tanınan sertifikalara ve uluslararası değerlendirmelere sahip bir şirket olarak sektörde öncü firmalar arasında konumlanıyor.
Sizi Responsible Jewellery Council’ e katılmaya teşvik eden şey ne oldu?
Mioro’da yenilikçiliğe ve sürdürülebilirliğe olan bağlılık uzun süredir misyonumuzun temelinde yer alıyor. Responsible Jewellery Council ile iş birliğimizden önce bile RJC’nin ilke ve değerlerini destekliyorduk. RJC’ye katılma kararımız, tüm sürdürülebilirlik çabalarımızı kapsamlı bir çerçeve içerisinde güçlendirmek ve bunları uzun vadeli stratejimizle uyumlu hale getirmek için ideal bir platform sağlamasından kaynaklandı. Üye olduktan sonra da sektördeki yeniliklerden haberdar olmanın ve sürdürülebilirlik stratejimizi buna göre sürekli olarak geliştirmenin markamıza ve aynı zamanda iş ortaklarımızla yürüttüğümüz ilişkilerimize olan faydalarını keşfettik.
Sektörde izlenebilirlik ve şeffaflığa yönelik talebin arttığını fark ettiniz mi? Siz bu konu hakkında hangi adımları atıyorsunuz?
Son yıllarda tedarik zincirinde izlenebilirlik ve şeffaflık konusunda müşteri farkındalığında ve beklentilerinde gözle görülür bir artış gözlemledik. Bu durumu sektör adına cesaret verici buluyoruz. Müşterilerimizi teknolojik açıdan gelişmiş üretim tesislerimiz ve 500 personelimiz ile bağlı olduğumuz etik çalışma standartları hakkında bilgilendirmekten gurur duyuyoruz. Müşterilerimiz, üretimin %90’ından fazlasını kendi bünyesinde gerçekleştiren tam entegre bir şirket oluşumuzu ve etik standartlara olan bağlılığımızı önemsiyorlar. Ayrıca, üretimimizde kullanılan tüm malzemeleri ve bileşenleri sorumlu tedarikçilerden temin etmeye özen gösteriyoruz.
Sürdürülebilirlik girişimlerinin sektöre olan katkıları ve etkileri hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Kuyumculuk sektöründeki yenilikler ve girişimler beni her zaman etkilemiştir. Bu sektör dünya çapında hem büyük fabrikaların hem de küçük atölyelerin değerli katkılar sağladığı bir endüstri. Toptancılar, perakendeciler ve kurumsal yapılar hep birlikte çalışıyor. En dikkat çekici olanı ise tüm bu paydaşların sürekli gelişen endüstri dinamiklerine uyum sağlama becerisidir. Şu anda sektördeki sürdürülebilirlik girişimleri önde gelen büyük üreticiler ve kurumsal müşteriler tarafından yönlendiriliyor. Ancak, sektör genelinde bütün işletmelerin hızla aynı yolu izlediği ve tam anlamıyla sorumlu üretime odaklanan bir kuyumculuk tedarik zinciri oluşturmada gelişim olduğu belirgin şekilde görülmektedir.
Mioro için sırada neler var?
Mioro’da, sosyal ve çevresel anlamda pozitif etkiler yaratmak her zaman odak noktalarımız arasında yer alıyor. Önde gelen bir altın zincir ve takı üreticisi olarak, kalite ve hizmet önceliğimiz olmaya devam ederken; yalnızca müşterilerimize değil aynı zamanda topluma ve çevreye hizmet etme sorumluluğumuzun da bilincindeyiz. Fabrikamızda sağlık, güvenlik ve çevresel çalışmalar için özel ekipler kurduk; çevresel etkimizi azaltmak için su arıtma, atık yönetimi ve kimyasalların imhası için özel olarak oluşturulmuş altyapılar kullanıyoruz. Çalışmalarımızı sürekli olarak değerlendirmek ve geliştirmek için iç ve dış denetimlerden faydalanıyoruz. Kısa vadede sosyal ve çevresel koşulları ele alacak şekilde şirket içi eğitim programlarımızı genişletmeyi planlıyoruz. Uzun vadede ise bölgesel STK larla aktif çalışarak ve deneyimlerimizi paylaşarak sektördeki etkimizi artırmayı hedefliyoruz. Sektörümüzü geliştirmenin kolektif çaba gerektirdiğini biliyoruz ve olumlu değişimin itici gücü olmaya kararlıyız.

MİORO
50 Years of Unmatched Excellence

Umur Gençoğlu, Board Member and Managing Partner at Mioro, is the second-generation representative of the family business. He has dedicated the last ten years to contributing to the company’s continued success alongside his father and uncle. In this interview, we discussed Mioro’s journey as a member of the Responsible Jewellery Council (RJC) and their future vision.

Mioro’s story begins with the passion of two brothers, İlyas and Naim Gençoğlu, who were deeply dedicated to the jewelry industry. In 1974, they embarked on a business venture fueled by youthful enthusiasm, aiming to leave a lasting mark in the industry. Through continuous development and a unique approach to craftsmanship, they laid the foundation for Mioro. Today, Mioro operates a fully integrated production facility spanning 12,000 square meters, housing over 500 machines. The company stands out in machine chain production, offering both hollow and solid varieties. Mioro has established itself as a leader in the industry, committed to responsible and ethical gold jewelry manufacturing, with globally recognized certifications and international evaluations.
What motivated you to join the Responsible Jewellery Council?
At Mioro, our commitment to innovation and sustainability has long been at the core of our mission. Even before our collaboration with the Responsible Jewellery Council (RJC), we upheld RJC’s principles and values. Our decision to join RJC was driven by the platform it provided, allowing us to strengthen all our sustainability efforts within a comprehensive framework and align them with our long-term strategy. After becoming a member, we discovered the benefits of staying informed about industry innovations and continually refining our sustainability strategy, which has positively impacted both our brand and the relationships we maintain with our business partners.
Have you noticed an increased demand for traceability and transparency in the industry? What steps are you taking to address this?
In recent years, we have observed a noticeable rise in customer awareness and expectations regarding traceability and transparency within the supply chain. We find this development encouraging for the industry. We take pride in informing our customers about our advanced production facilities and the ethical working standards upheld by our 500 employees. Our customers appreciate that we are a fully integrated company that conducts over 90% of our production in-house and adheres to strict ethical standards. Additionally, we make a concerted effort to source all the materials and components we use from responsible suppliers.
What are your views on the impact of sustainability initiatives on the industry?
I have always been impressed by the innovations and initiatives in the jewelry industry. This is a sector that benefits from the valuable contributions of both large factories and small workshops worldwide. Wholesalers, retailers, and corporate structures work together, and the most remarkable aspect is the ability of all these stakeholders to adapt to the constantly evolving industry dynamics. Currently, the leading sustainability initiatives are driven by large manufacturers and corporate clients. However, it is evident that businesses across the sector are rapidly following the same path, working toward a fully responsible jewelry supply chain.
What’s next for Mioro?
At Mioro, creating positive social and environmental impacts has always been one of our primary focuses. As a leading manufacturer of gold chains and jewelry, while maintaining our commitment to quality and service, we are also aware of our responsibility to serve not only our customers but also society and the environment. In our factory, we have established dedicated teams for health, safety, and environmental initiatives. We use specialized infrastructure for water purification, waste management, and the disposal of chemicals to reduce our environmental impact. We rely on internal and external audits to continually assess and improve our operations. In the short term, we plan to expand our in-house training programs to address social and environmental issues. In the long term, we aim to increase our impact on the industry by actively collaborating with regional NGOs and sharing our experiences. We understand that developing our sector requires collective effort, and we are determined to be a driving force for positive change.

Gündem

Inno Gayrimenkul Yatırım’a Sanayi Sitesi Dalında İki Ödül Birden!
INNO Gayrimenkul Yatırım yönetiminde, NET İnşaat’ın ana yüklenicisi olarak hayata geçirilen Model Sanayi Merkezi ve Model Kuyum Merkezi, “Yılın Ticaret ve Sanayi Sitesi Projeleri” seçildi!

Türkiye Marka Zirvesi etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen 8. Türkiye Altın Marka Ödülleri sahiplerini buldu. Kazananların organizasyonun resmi web sitesi üzerinden halk oylamasıyla belirlendiği ödüllerde Model Sanayi Sitesi, bu yıl ikinci kez “Yılın Ticaret ve Sanayi Sitesi” markası olmaya hak kazanırken Model Kuyum Merkezi ilk kez bu büyük ödülün sahibi oldu. Ödülleri, törene katılan INNO Gayrimenkul Genel Koordinatörü Altuğ Teközgen teslim aldı. Organizasyona iş, sanat, cemiyet, ekonomi ve medya dünyasının önde gelen isimleri katıldı.

Çifte Gurur

Tören sonrası duygularını paylaşan Sayın Teközgen; “Yılın En İyi Sanayi Sitesi ve Yılın En İyi Kuyum Merkezi Projesi olmak üzere 2 ödüle layık görülmüş olmak Inno Yatırım olarak bizim için çok büyük bir onur. Bizi bu ödüle layık gören herkese teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bu ödül, bireysel bir başarı değil, profesyonel bir ekip çalışmasının ürünüdür. Dolayısıyla, projelerin fikir aşamasından, müşterilerimiz ve yatırımcılarımızla buluşturduğumuz tüm süreç boyunca emeği geçen takım arkadaşlarıma, mimarlarımıza, mühendislerimize ve satış ekibimiz başta olmak üzere tüm değerli meslektaşlarıma sizlerin huzurunda bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizlerin katkıları olmadan bu başarıya ulaşmak mümkün olmazdı.” dedi.

Kazandıran Model

İşini büyütmek isteyenlere vazgeçemeyecekleri imkanlar sunan sanayi merkezi, aynı zamanda iş insanlarının sektördeki lider kuruluşlara hızlı ulaşmasına ve ticaretini genişletmesine de imkan sağlıyor. Model Sanayi Merkezi, INNO Gayrimenkul Yatırım A.Ş. yönetiminde, NET İnşaat’ın ana yüklenicisi olarak hayata geçti. 4. etap çalışmalarının hızla devam ettiği proje toplamda 130 bin metrekarelik alanda 14 bloktan oluşuyor. İşletmecilerine 100 metrekareden 11 bin metrekareye kadar büyütülebilir iş modeline uygun modüler sistemle ister imalat ister depolama, isterse de ofis olarak kullanılabilecekleri alanlar sunuyor.Sanayi merkezi ayrıca; 12 metre yüksekliği, 9,5 metre genişliği ile sanayi ve depolamaya ciddi oranda katkı sağlarken; araç girişlerinde ve yük indirmelerinde müşterilerine büyük imkanlar sunuyor.Model Sanayi Merkezi “Kazandıran Model” mottosuyla yola çıkan ve sektörün ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran mimari yapısıile kısa sürede en çok talep gören ticari projelerin başında yer aldı.

Altın Sektöründe Yeni Dönem

İnno Gayrimenkul Yatırım A.Ş, gayrimenkul sektöründeki başarılı geçmişinin ardından kuyumculuk alanında da adından söz ettirecek muhteşem bir projeye imza atıyor. İnno Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Yaman liderliğinde, kuyum sektörünün öncü şirketlerinden Nadir Metal Rafineri iş birliğiyle gerçekleştirilen bu özel proje sektör temsilcileri ve imalatçılarına sunduğu sıra dışı ayrıcalıklarla dikkatleri üzerine çekiyor. Model Kuyum Merkezi, altın sektörünün profesyonellerini tek çatı altında birleştirerek, bölgeye değer katmayı ve sektöre yepyeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Model Kuyum Merkezi, yüksek tavanları, modern altyapısı ve iş ortaklarına sağladığı ayrıcalıklarla, kuyumculuk sektörüne yön veren bir merkez oluyor. 

Eşsiz Konum

Kuyumcukent ve Kapalıçarşı’ya gün içinde servislerin hizmet vereceği Model Kuyum Merkezi, Kapalıçarşı’ya 15 km, Kuyumcukent’e 10 km, metroya 500 metre, İstoç ve Mall Of İstanbul’a 5 dakika, Kuzey Marmara Bağlantı Yolu’na 3 dakika, Çam ve Sakura Hastanesi’ne 3,50 km, İstanbul Havalimanı’na ise 30 km mesafededir. 

 

SANAYİ SİTELERİNİN YILDIZ MARKALARI 

Bu yıl 8.si düzenlenen Türkiye Altın Marka Ödülleri’nde Model Sanayi Sitesi, üst üste ikinci kez “Yılın Ticaret ve Sanayi Sitesi Projesi” seçilirken Model Kuyum Merkezi ise yılın ilk ödülünü kucakladı.

STARS OF THE INDUSTRIAL SITES

At the 8th annual Turkey Golden Brand Awards this year, Model Industrial Site was chosen as the “Commercial and Industrial Site Project of the Year” for the second consecutive year, while Model Jewelry Center received its first award of the year.

Türkiye Marka Zirvesi etkinlikleri kapsamında bu yıl 8.si gerçekleştirilen Türkiye Altın Marka Ödülleri sahiplerini buldu. Ekonominin en iyilerinin halk oylaması ile belirlendiği ödül töreni 13 Mayıs 2024’te Zorlu Center Raffles Hotel’de gerçekleştirildi.

As part of the Turkish Brand Summit events, the 8th Turkey Golden Brand Awards found their owners this year. The award ceremony, where the best in the economy were determined by public voting, was held on May 13, 2024, at the Zorlu Center Raffles Hotel.

As part of the Turkish Brand Summit events, the 8th Turkey Golden Brand Awards found their owners. The organization, where the public voting determined the winners, was held at the Zorlu Center Raffles Hotel on May 13, 2024. At the event, the Model Industrial Center and Model Jewelry Center, realized by NET Construction under the management of INNO Real Estate Investment, were chosen as the “Commercial and Industrial Site Projects of the Year,” and the centers won a total of two major awards.

Double Pride

The ceremony, which was held with enthusiasm, saw Mr. Tekdoğan sharing his feelings. “Being selected as the Best Industrial Site and Best Jewelry Center Project of the Year with two large-scale projects that we carried out under the management of Inno Construction is a double pride for us. These are two very different yet highly prestigious projects in their own right. Throughout the project development phase, we took great care in considering the interests of our business partners, customers, and investors, and we were delighted to see this recognized once again. We have put great effort into all the stages, from the layout to the architectural structure, and we are very proud to present our valuable achievements to the sector once again.”

A Winning Model

Providing opportunities to grow their business and achieve sustainable success, and simultaneously bringing together the industry’s leading institutions and commercial enterprises, the Model Industrial Center was developed by INNO Real Estate Investment and implemented by NET Construction. It spans a total area of 130 thousand square meters and includes 14 blocks, with each block having an individual size of 100 square meters. The center has been designed to accommodate 11 thousand square meters of green space and parking areas, a 100-room business hotel, social and sports facilities, and has also been designed for dual use as a modern industrial site and a commercial center.

A New Era in the Gold Sector

With these awards, the Model Industrial Center and Model Jewelry Center have once again been recognized as the stars of the sector. These projects set new standards and continue to contribute significantly to the industry’s growth and development.

Unique Location

The Model Jewelry Center, which provides services today and meets the industry’s needs, offers an excellent location. It is a significant investment that includes the Grand Bazaar and the historical jewelry district, spanning 15 thousand square meters with 500 stores. The Model Jewelry Center is located only 10 minutes from Marmara Park, 30 minutes from Sabiha Gökçen Airport, and 5 minutes from Atatürk Airport.

 

 

Gündem

Besay’ın yeni toptan satış mağazası hizmete girdi

Besay’s New Wholesale Store Opens

Ülkemizin önde gelen kuyum üreticilerinden biri olan Besay Kuyumculuk; Çemberlitaş’ta yeni toptan satış mağazasını hizmete soktu. 200 m2’nin üzerindeki genişliğiyle, özenle hazırlanan yeni Besay Toptan Satış Mağazası; yüzlerce ürünü çok geniş ve ferah bir ortamda kuyumculara sunacak. Yeni mağazada kuyumcular keyif dolu alışveriş yapma imkanı bulacaklar.

Yılların deneyimli kuyum markası Besay Kuyumculuk; yaz mevsimine girmek üzere olduğumuz şu günlerde yeni toptan satış mağazasının kapılarını araladı. Çemberlitaş tramvay durağına çok yakın noktada açılan yeni Besay mağazası; tüm detaylar düşünülerek profesyonel iç mimarları tarafından tasarlandı. 

Besay Kuyumculuk firma sahibi Ömer Kaya; özenle hazırlanan toptan satış mağazalarında çok sayıda kuyumcunun aynı anda ürünleri yakından inceleyebileceğini ve ürün satın alabileceklerini söyledi. Yeni mağazalarında ihracata yönelik ayrı bir bölüm ayrıldığını belirten Ömer Kaya; “Yaşanan bu altın fiyat farklılığının ortadan kalkmasıyla birlikte tekrar ihracat alanında kaldığımız yerden uluslararası yolculuğumuza devam etmek istiyoruz. Mağazamızı tasarlarken yabancı konukları da en güzel şekilde ağırlayacak bir dizayn gerçekleştirdik. Yeni mağazamızda tüm sektör mensuplarını ağırlamaktan mutluluk duyacağız” dedi. 

Besay Kuyumculuk; Çemberlitaş’ta iki farklı noktada bulunan toptan satış mağazalarıyla sektör mensuplarına hizmet sunuyor. Yeni mağaza ile birlikte çok sayıda yeni modelde Besay vitrinlerine yerini aldı. 

One of the leading jewelry manufacturers in our country, Besay Jewelry, has opened its new wholesale store in Çemberlitaş. With a spacious area of over 200 m² and specially designed interiors, the new Besay Wholesale Store will offer hundreds of products to jewelers in a very large and airy environment. Jewelers will find the opportunity to shop with pleasure in the new store.

The experienced jewelry brand Besay Jewelry welcomed the summer season by opening its new wholesale store, which we have been working on for a long time. Besay’s store, which has taken its place in one of the most important spots on Çemberlitaş tram street, was designed by professional architects and engineers down to the finest details. Omar Kaya, the owner of Besay Jewelry, said that they have brought a new breath to the jewelry sector with the opening of this new wholesale store, aiming to help jewelers find all the products they are looking for in a much more spacious and bright environment. Omar Kaya stated: “We have had the pleasure of experiencing the excitement of this opening together with our distinguished colleagues and friends from the international jewelry world. We have designed our store with meticulousness and we are proud to present it to our jewelers.” The new store is planned to serve not only in the Çemberlitaş area but also to meet the needs of wholesalers across the country. In addition to the new store, many Besay products will also be available in various jewelry shops.

 

Gündem

ÖZBEKİSTAN’’da BİR MARKA HİKAYESİ YAZILIYOR

A BRAND STORY IS BEING WRITTEN IN UZBEKISTAN

Fonon Mücevher›den Yeni Bir Dönem Özbekistan’ın parlayan mücevher markası Fonon, lüks tasarım dünyasında yeni bir adım atıyor. Global lüks pazarında önemli bir konum elde etmek amacıyla, dünya çapında tanınmış isimlerle iş birliğine gidiyor. Bu kapsamda, Fonon’un uluslararası mücevher sahnesinde kendine önemli bir yer edinmesine yardımcı olmak üzere Ekrem Sağel ve İsviçreli ünlü tasarımcı Christopher Lopes ile güçlerini birleştiriyor. Fonon ve Ekrem Sağel ile Yeni Bir Vizyon Fonon, Özbekistan’da benzersiz el işçiliği ve eşsiz tasarımlarıyla öne çıkan bir mücevher markası olarak hızla gelişme sağlıyor. Fonon, global lüks mücevher pazarına daha etkili bir şekilde entegre olma hedefi doğrultusunda, sektörün önde gelen isimlerinden biri olan lüks danışmanı Ekrem Sağel ile çalışma kararı aldı. Ekrem Sağel, lüks sektördeki derin bilgi birikimi ve stratejik yaklaşımları ile tanınan bir isimdir. Daha önce birçok prestijli marka ile başarılı projelere imza atan Sağel, Fonon Mücevher in markalaşma ve mağazalaşma süreçlerinde önemli bir rol oynuyor. Sağel, lüks marka stratejileri ve lüks mağazacılık konusundaki engin tecrübesiyle, Fonon’un global bir marka haline gelmesi için kapsamlı bir danışmanlık süreci yürütüyor. Bu süreçte Sağel, markanın vizyonunu şekillendiriyor ve mücevherin ötesinde etkileyici lüks bir marka deneyimi sunmayı hedefliyor. Christopher Lopes ile Özel Tasarımlar Fonon, mücevher tasarımında çıtayı yükselterek İsviçre’nin önemli mücevher tasarımcısı Christopher Lopes ile iş birliği yapıyor. Cartier, Piaget ve Tiffany & Co. gibi dünya çapında tanınmış markalara özel tasarımlar hazırlayan Lopes, Ekrem Sağel’in daveti üzerine Fonon için özel koleksiyonlar hazırlayacak. Christopher Lopes, tasarım dünyasında sınırları zorlayan, zarif ve sofistike çizgileriyle tanınan bir isimdir. Vizyoner yaklaşımı, Fonon’un geleneksel Özbek el işçiliği ile modern tasarım estetiğini bir araya getirerek markaya yeni bir soluk getirecek. Lopes’in bu iş birliği ile Fonon için hazırlayacağı koleksiyon, markanın uluslararası pazar hedeflerine ulaşmasında önemli bir adım olacak. Fonon’un Geleceği: Global Bir Marka Olma Yolunda Fonon, Ekrem Sağel, Christopher Lopes gibi lüks endüstrisinin öncü isimleriyle yaptığı iş birliği ile, uluslararası lüks mücevher pazarında kendine sağlam bir yer edinmeyi hedefliyor. Bu stratejik adımlar, Fonon’un sadece Özbekistan’da değil, dünya çapında tanınan ve takdir edilen bir marka olma yolunda ilerlemesini sağlayacak.

The Rise of Uzbekistan’s Shining Jewelry Brand, Fonon

A New Era for Fonon Jewelry

Fonon, Uzbekistan’s shining jewelry brand, is taking a significant step in the world of luxury design. As it prepares to make its mark in the global luxury market, the brand is strengthening its position with a range of innovative products. In this process, Fonon is receiving assistance from Ekrem Sağel, who is known for his extensive experience in luxury retail, and Christopher Lopes, a distinguished designer.

 

A New Vision for Fonon with Ekrem Sağel

Fonon is set to become a global luxury jewelry brand by utilizing Ekrem Sağel’s knowledge and strategic approach. Sağel, who has previously played a key role in the success of many luxury brands, is leading this initiative. He believes in the importance of branding and marketing in the luxury sector. Sağel aims to open the doors for Fonon to become a global brand with his strategic vision. With his guidance, Fonon is expected to offer a unique luxury experience to its customers.

Exclusive Designs with Christopher Lopes

Fonon is collaborating with renowned jewelry designer Christopher Lopes to bring unique and high-quality designs to the forefront. Known for his work with Cartier, Piaget, and Tiffany & Co., Lopes will contribute his extensive experience to Fonon. With Sağel’s strategic guidance and Lopes’s innovative designs, Fonon is poised to expand its presence in the international luxury market.

 

The Future of Fonon: On the Path to Becoming a Global Brand

With the collaboration of Ekrem Sağel and Christopher Lopes, Fonon is taking significant steps towards becoming a prominent name not only in Uzbekistan but also in the international luxury jewelry market.