Röportaj

Ariş Pırlanta’dan Büyüleciyici Bir Koleksiyon “Exclusive”
Mücevher sektörüne yön veren Ariş Pırlanta, değerli ve lüks taşlardan tasarladığı koleksiyonunu mücevher tutkunlarının beğenisine sunuyor.
Ariş Pırlanta, 118 yıllık köklü geçmişiyle mücevher sektöründe yeniliklere imza atmaya devam ediyor. Geniş ürün yelpazesi ve kaliteli üretim anlayışıyla tanınan marka, 2024 yılında mücevher tutkunlarına özel kreasyonlarını sergiliyor. Özellikle “Exclusive Koleksiyonu” ve fuarda tanıtacağı yeni modelleriyle dikkat çekiyor. Ariş Pırlanta, 2-5 Ekim tarihlerinde İstanbul Jewellery Show’da, fuar ziyaretçilerine klasik ve zamansız tasarımlarını sunacak. Bu prestijli etkinlikte, baget, elmas, yakut, zümrüt ve tamtur gibi şık ve zarif modeller sergilenecek. Fuara katılmayanlar için ise tüm koleksiyonları Ariş mağazalarında ve online platformlarda erişilebilir olacak. Exclusive Koleksiyonu: Değerli taşlardan tasarlanan “Exclusive” serisi, göz alıcı pırlanta taçlar, küpeler, kolyeler ve bilekliklerle büyüleyici bir etki yaratıyor. İnci, yakut, safir gibi renkli taşlarla bezenmiş bu özel tasarımlar, mücevher tutkunları için unutulmaz seçenekler sunuyor. Ariş Pırlanta, her zaman müşteri memnuniyetini ön planda tutarak, “Gerçek kalite, doğru fiyat” anlayışıyla çalışmalarına devam ediyor. Marka, 118 yıllık deneyimiyle pırlantanın sonsuz ışıltısını modern tasarımlarla birleştiriyor ve bu koleksiyonlarla sektörde fark yaratıyor.

A Mesmerizing Collection from Ariş Pırlanta: “Exclusive”

Ariş Pırlanta, a leader in the jewelry industry, presents its collection designed with precious and luxurious stones to the admiration of jewelry enthusiasts.

With its 118-year rich heritage, Ariş Pırlanta continues to introduce innovations in the jewelry industry. Known for its wide product range and commitment to high-quality craftsmanship, the brand showcases its exclusive creations to jewelry lovers in 2024. The “Exclusive Collection” and new models set to debut at the fair particularly stand out. From October 2-5, Ariş Pırlanta will present its classic and timeless designs to visitors at the Istanbul Jewellery Show. Elegant models, including baguette, diamond, ruby, emerald, and eternity bands, will be on display at this prestigious event. For those unable to attend the fair, the entire collection will be available in Ariş stores and on their online platforms. Exclusive Collection: The “Exclusive” series, designed with precious stones, creates a mesmerizing effect with dazzling diamond tiaras, earrings, necklaces, and bracelets. Adorned with colorful stones like pearls, rubies, and sapphires, these unique designs offer unforgettable options for jewelry enthusiasts. Ariş Pırlanta, always prioritizing customer satisfaction, continues its work with the philosophy of “True quality, right price.” With 118 years of experience, the brand combines the timeless sparkle of diamonds with modern designs, making a significant impact in the industry with this collection.

Röportaj

 MİORO 50 Yıldır eşsiz Mükemmellik

Mioro’nun Yönetim Kurulu Üyesi ve Yönetici Ortağı olan Umur Gençoğlu, aile şirketinin ikinci nesil temsilcisi. Son on yılını babası ve amcasıyla birlikte şirketin başarısının devamına katkı sunmaya adadı. Umur Gençoğlu ile bu röportajda Responsible Jewellery Council üyesi olarak, RJC’ye katılma süreçlerini ve gelecek vizyonlarını konuştuk.Mioro’nun hikayesi, kuyumculuk sektörüne tutkuyla bağlı iki kardeş, İlyas ve Naim Gençoğlu’nun girişimiyle başlıyor. 1974 yılında, sektörde iz bırakmayı amaçlayan bir ticari girişimle, gençlik heyecanıyla yola çıktılar. Sürekli gelişim ve özgün bir zanaat anlayışı sayesinde, Mioro’nun temelini attılar. Bugün, Mioro 12.000 metrekarelik bir alanda 500’den fazla makineyi içeren tam entegre bir üretim tesisi işletiyor. Hem içi boş hem de dolu çeşitler sunarak makine zinciri üretiminde öne çıkıyor. Mioro, sorumlu ve etik altın takı üretimine olan bağlılığını vurgulayarak, dünya çapında tanınan sertifikalara ve uluslararası değerlendirmelere sahip bir şirket olarak sektörde öncü firmalar arasında konumlanıyor.
Sizi Responsible Jewellery Council’ e katılmaya teşvik eden şey ne oldu?
Mioro’da yenilikçiliğe ve sürdürülebilirliğe olan bağlılık uzun süredir misyonumuzun temelinde yer alıyor. Responsible Jewellery Council ile iş birliğimizden önce bile RJC’nin ilke ve değerlerini destekliyorduk. RJC’ye katılma kararımız, tüm sürdürülebilirlik çabalarımızı kapsamlı bir çerçeve içerisinde güçlendirmek ve bunları uzun vadeli stratejimizle uyumlu hale getirmek için ideal bir platform sağlamasından kaynaklandı. Üye olduktan sonra da sektördeki yeniliklerden haberdar olmanın ve sürdürülebilirlik stratejimizi buna göre sürekli olarak geliştirmenin markamıza ve aynı zamanda iş ortaklarımızla yürüttüğümüz ilişkilerimize olan faydalarını keşfettik.
Sektörde izlenebilirlik ve şeffaflığa yönelik talebin arttığını fark ettiniz mi? Siz bu konu hakkında hangi adımları atıyorsunuz?
Son yıllarda tedarik zincirinde izlenebilirlik ve şeffaflık konusunda müşteri farkındalığında ve beklentilerinde gözle görülür bir artış gözlemledik. Bu durumu sektör adına cesaret verici buluyoruz. Müşterilerimizi teknolojik açıdan gelişmiş üretim tesislerimiz ve 500 personelimiz ile bağlı olduğumuz etik çalışma standartları hakkında bilgilendirmekten gurur duyuyoruz. Müşterilerimiz, üretimin %90’ından fazlasını kendi bünyesinde gerçekleştiren tam entegre bir şirket oluşumuzu ve etik standartlara olan bağlılığımızı önemsiyorlar. Ayrıca, üretimimizde kullanılan tüm malzemeleri ve bileşenleri sorumlu tedarikçilerden temin etmeye özen gösteriyoruz.
Sürdürülebilirlik girişimlerinin sektöre olan katkıları ve etkileri hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Kuyumculuk sektöründeki yenilikler ve girişimler beni her zaman etkilemiştir. Bu sektör dünya çapında hem büyük fabrikaların hem de küçük atölyelerin değerli katkılar sağladığı bir endüstri. Toptancılar, perakendeciler ve kurumsal yapılar hep birlikte çalışıyor. En dikkat çekici olanı ise tüm bu paydaşların sürekli gelişen endüstri dinamiklerine uyum sağlama becerisidir. Şu anda sektördeki sürdürülebilirlik girişimleri önde gelen büyük üreticiler ve kurumsal müşteriler tarafından yönlendiriliyor. Ancak, sektör genelinde bütün işletmelerin hızla aynı yolu izlediği ve tam anlamıyla sorumlu üretime odaklanan bir kuyumculuk tedarik zinciri oluşturmada gelişim olduğu belirgin şekilde görülmektedir.
Mioro için sırada neler var?
Mioro’da, sosyal ve çevresel anlamda pozitif etkiler yaratmak her zaman odak noktalarımız arasında yer alıyor. Önde gelen bir altın zincir ve takı üreticisi olarak, kalite ve hizmet önceliğimiz olmaya devam ederken; yalnızca müşterilerimize değil aynı zamanda topluma ve çevreye hizmet etme sorumluluğumuzun da bilincindeyiz. Fabrikamızda sağlık, güvenlik ve çevresel çalışmalar için özel ekipler kurduk; çevresel etkimizi azaltmak için su arıtma, atık yönetimi ve kimyasalların imhası için özel olarak oluşturulmuş altyapılar kullanıyoruz. Çalışmalarımızı sürekli olarak değerlendirmek ve geliştirmek için iç ve dış denetimlerden faydalanıyoruz. Kısa vadede sosyal ve çevresel koşulları ele alacak şekilde şirket içi eğitim programlarımızı genişletmeyi planlıyoruz. Uzun vadede ise bölgesel STK larla aktif çalışarak ve deneyimlerimizi paylaşarak sektördeki etkimizi artırmayı hedefliyoruz. Sektörümüzü geliştirmenin kolektif çaba gerektirdiğini biliyoruz ve olumlu değişimin itici gücü olmaya kararlıyız.

MİORO
50 Years of Unmatched Excellence

Umur Gençoğlu, Board Member and Managing Partner at Mioro, is the second-generation representative of the family business. He has dedicated the last ten years to contributing to the company’s continued success alongside his father and uncle. In this interview, we discussed Mioro’s journey as a member of the Responsible Jewellery Council (RJC) and their future vision.

Mioro’s story begins with the passion of two brothers, İlyas and Naim Gençoğlu, who were deeply dedicated to the jewelry industry. In 1974, they embarked on a business venture fueled by youthful enthusiasm, aiming to leave a lasting mark in the industry. Through continuous development and a unique approach to craftsmanship, they laid the foundation for Mioro. Today, Mioro operates a fully integrated production facility spanning 12,000 square meters, housing over 500 machines. The company stands out in machine chain production, offering both hollow and solid varieties. Mioro has established itself as a leader in the industry, committed to responsible and ethical gold jewelry manufacturing, with globally recognized certifications and international evaluations.
What motivated you to join the Responsible Jewellery Council?
At Mioro, our commitment to innovation and sustainability has long been at the core of our mission. Even before our collaboration with the Responsible Jewellery Council (RJC), we upheld RJC’s principles and values. Our decision to join RJC was driven by the platform it provided, allowing us to strengthen all our sustainability efforts within a comprehensive framework and align them with our long-term strategy. After becoming a member, we discovered the benefits of staying informed about industry innovations and continually refining our sustainability strategy, which has positively impacted both our brand and the relationships we maintain with our business partners.
Have you noticed an increased demand for traceability and transparency in the industry? What steps are you taking to address this?
In recent years, we have observed a noticeable rise in customer awareness and expectations regarding traceability and transparency within the supply chain. We find this development encouraging for the industry. We take pride in informing our customers about our advanced production facilities and the ethical working standards upheld by our 500 employees. Our customers appreciate that we are a fully integrated company that conducts over 90% of our production in-house and adheres to strict ethical standards. Additionally, we make a concerted effort to source all the materials and components we use from responsible suppliers.
What are your views on the impact of sustainability initiatives on the industry?
I have always been impressed by the innovations and initiatives in the jewelry industry. This is a sector that benefits from the valuable contributions of both large factories and small workshops worldwide. Wholesalers, retailers, and corporate structures work together, and the most remarkable aspect is the ability of all these stakeholders to adapt to the constantly evolving industry dynamics. Currently, the leading sustainability initiatives are driven by large manufacturers and corporate clients. However, it is evident that businesses across the sector are rapidly following the same path, working toward a fully responsible jewelry supply chain.
What’s next for Mioro?
At Mioro, creating positive social and environmental impacts has always been one of our primary focuses. As a leading manufacturer of gold chains and jewelry, while maintaining our commitment to quality and service, we are also aware of our responsibility to serve not only our customers but also society and the environment. In our factory, we have established dedicated teams for health, safety, and environmental initiatives. We use specialized infrastructure for water purification, waste management, and the disposal of chemicals to reduce our environmental impact. We rely on internal and external audits to continually assess and improve our operations. In the short term, we plan to expand our in-house training programs to address social and environmental issues. In the long term, we aim to increase our impact on the industry by actively collaborating with regional NGOs and sharing our experiences. We understand that developing our sector requires collective effort, and we are determined to be a driving force for positive change.

Gündem

Inno Gayrimenkul Yatırım’a Sanayi Sitesi Dalında İki Ödül Birden!
INNO Gayrimenkul Yatırım yönetiminde, NET İnşaat’ın ana yüklenicisi olarak hayata geçirilen Model Sanayi Merkezi ve Model Kuyum Merkezi, “Yılın Ticaret ve Sanayi Sitesi Projeleri” seçildi!

Türkiye Marka Zirvesi etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen 8. Türkiye Altın Marka Ödülleri sahiplerini buldu. Kazananların organizasyonun resmi web sitesi üzerinden halk oylamasıyla belirlendiği ödüllerde Model Sanayi Sitesi, bu yıl ikinci kez “Yılın Ticaret ve Sanayi Sitesi” markası olmaya hak kazanırken Model Kuyum Merkezi ilk kez bu büyük ödülün sahibi oldu. Ödülleri, törene katılan INNO Gayrimenkul Genel Koordinatörü Altuğ Teközgen teslim aldı. Organizasyona iş, sanat, cemiyet, ekonomi ve medya dünyasının önde gelen isimleri katıldı.

Çifte Gurur

Tören sonrası duygularını paylaşan Sayın Teközgen; “Yılın En İyi Sanayi Sitesi ve Yılın En İyi Kuyum Merkezi Projesi olmak üzere 2 ödüle layık görülmüş olmak Inno Yatırım olarak bizim için çok büyük bir onur. Bizi bu ödüle layık gören herkese teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Bu ödül, bireysel bir başarı değil, profesyonel bir ekip çalışmasının ürünüdür. Dolayısıyla, projelerin fikir aşamasından, müşterilerimiz ve yatırımcılarımızla buluşturduğumuz tüm süreç boyunca emeği geçen takım arkadaşlarıma, mimarlarımıza, mühendislerimize ve satış ekibimiz başta olmak üzere tüm değerli meslektaşlarıma sizlerin huzurunda bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizlerin katkıları olmadan bu başarıya ulaşmak mümkün olmazdı.” dedi.

Kazandıran Model

İşini büyütmek isteyenlere vazgeçemeyecekleri imkanlar sunan sanayi merkezi, aynı zamanda iş insanlarının sektördeki lider kuruluşlara hızlı ulaşmasına ve ticaretini genişletmesine de imkan sağlıyor. Model Sanayi Merkezi, INNO Gayrimenkul Yatırım A.Ş. yönetiminde, NET İnşaat’ın ana yüklenicisi olarak hayata geçti. 4. etap çalışmalarının hızla devam ettiği proje toplamda 130 bin metrekarelik alanda 14 bloktan oluşuyor. İşletmecilerine 100 metrekareden 11 bin metrekareye kadar büyütülebilir iş modeline uygun modüler sistemle ister imalat ister depolama, isterse de ofis olarak kullanılabilecekleri alanlar sunuyor.Sanayi merkezi ayrıca; 12 metre yüksekliği, 9,5 metre genişliği ile sanayi ve depolamaya ciddi oranda katkı sağlarken; araç girişlerinde ve yük indirmelerinde müşterilerine büyük imkanlar sunuyor.Model Sanayi Merkezi “Kazandıran Model” mottosuyla yola çıkan ve sektörün ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran mimari yapısıile kısa sürede en çok talep gören ticari projelerin başında yer aldı.

Altın Sektöründe Yeni Dönem

İnno Gayrimenkul Yatırım A.Ş, gayrimenkul sektöründeki başarılı geçmişinin ardından kuyumculuk alanında da adından söz ettirecek muhteşem bir projeye imza atıyor. İnno Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Yaman liderliğinde, kuyum sektörünün öncü şirketlerinden Nadir Metal Rafineri iş birliğiyle gerçekleştirilen bu özel proje sektör temsilcileri ve imalatçılarına sunduğu sıra dışı ayrıcalıklarla dikkatleri üzerine çekiyor. Model Kuyum Merkezi, altın sektörünün profesyonellerini tek çatı altında birleştirerek, bölgeye değer katmayı ve sektöre yepyeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. Model Kuyum Merkezi, yüksek tavanları, modern altyapısı ve iş ortaklarına sağladığı ayrıcalıklarla, kuyumculuk sektörüne yön veren bir merkez oluyor. 

Eşsiz Konum

Kuyumcukent ve Kapalıçarşı’ya gün içinde servislerin hizmet vereceği Model Kuyum Merkezi, Kapalıçarşı’ya 15 km, Kuyumcukent’e 10 km, metroya 500 metre, İstoç ve Mall Of İstanbul’a 5 dakika, Kuzey Marmara Bağlantı Yolu’na 3 dakika, Çam ve Sakura Hastanesi’ne 3,50 km, İstanbul Havalimanı’na ise 30 km mesafededir. 

 

SANAYİ SİTELERİNİN YILDIZ MARKALARI 

Bu yıl 8.si düzenlenen Türkiye Altın Marka Ödülleri’nde Model Sanayi Sitesi, üst üste ikinci kez “Yılın Ticaret ve Sanayi Sitesi Projesi” seçilirken Model Kuyum Merkezi ise yılın ilk ödülünü kucakladı.

STARS OF THE INDUSTRIAL SITES

At the 8th annual Turkey Golden Brand Awards this year, Model Industrial Site was chosen as the “Commercial and Industrial Site Project of the Year” for the second consecutive year, while Model Jewelry Center received its first award of the year.

Türkiye Marka Zirvesi etkinlikleri kapsamında bu yıl 8.si gerçekleştirilen Türkiye Altın Marka Ödülleri sahiplerini buldu. Ekonominin en iyilerinin halk oylaması ile belirlendiği ödül töreni 13 Mayıs 2024’te Zorlu Center Raffles Hotel’de gerçekleştirildi.

As part of the Turkish Brand Summit events, the 8th Turkey Golden Brand Awards found their owners this year. The award ceremony, where the best in the economy were determined by public voting, was held on May 13, 2024, at the Zorlu Center Raffles Hotel.

As part of the Turkish Brand Summit events, the 8th Turkey Golden Brand Awards found their owners. The organization, where the public voting determined the winners, was held at the Zorlu Center Raffles Hotel on May 13, 2024. At the event, the Model Industrial Center and Model Jewelry Center, realized by NET Construction under the management of INNO Real Estate Investment, were chosen as the “Commercial and Industrial Site Projects of the Year,” and the centers won a total of two major awards.

Double Pride

The ceremony, which was held with enthusiasm, saw Mr. Tekdoğan sharing his feelings. “Being selected as the Best Industrial Site and Best Jewelry Center Project of the Year with two large-scale projects that we carried out under the management of Inno Construction is a double pride for us. These are two very different yet highly prestigious projects in their own right. Throughout the project development phase, we took great care in considering the interests of our business partners, customers, and investors, and we were delighted to see this recognized once again. We have put great effort into all the stages, from the layout to the architectural structure, and we are very proud to present our valuable achievements to the sector once again.”

A Winning Model

Providing opportunities to grow their business and achieve sustainable success, and simultaneously bringing together the industry’s leading institutions and commercial enterprises, the Model Industrial Center was developed by INNO Real Estate Investment and implemented by NET Construction. It spans a total area of 130 thousand square meters and includes 14 blocks, with each block having an individual size of 100 square meters. The center has been designed to accommodate 11 thousand square meters of green space and parking areas, a 100-room business hotel, social and sports facilities, and has also been designed for dual use as a modern industrial site and a commercial center.

A New Era in the Gold Sector

With these awards, the Model Industrial Center and Model Jewelry Center have once again been recognized as the stars of the sector. These projects set new standards and continue to contribute significantly to the industry’s growth and development.

Unique Location

The Model Jewelry Center, which provides services today and meets the industry’s needs, offers an excellent location. It is a significant investment that includes the Grand Bazaar and the historical jewelry district, spanning 15 thousand square meters with 500 stores. The Model Jewelry Center is located only 10 minutes from Marmara Park, 30 minutes from Sabiha Gökçen Airport, and 5 minutes from Atatürk Airport.

 

 

Gündem

Besay’ın yeni toptan satış mağazası hizmete girdi

Besay’s New Wholesale Store Opens

Ülkemizin önde gelen kuyum üreticilerinden biri olan Besay Kuyumculuk; Çemberlitaş’ta yeni toptan satış mağazasını hizmete soktu. 200 m2’nin üzerindeki genişliğiyle, özenle hazırlanan yeni Besay Toptan Satış Mağazası; yüzlerce ürünü çok geniş ve ferah bir ortamda kuyumculara sunacak. Yeni mağazada kuyumcular keyif dolu alışveriş yapma imkanı bulacaklar.

Yılların deneyimli kuyum markası Besay Kuyumculuk; yaz mevsimine girmek üzere olduğumuz şu günlerde yeni toptan satış mağazasının kapılarını araladı. Çemberlitaş tramvay durağına çok yakın noktada açılan yeni Besay mağazası; tüm detaylar düşünülerek profesyonel iç mimarları tarafından tasarlandı. 

Besay Kuyumculuk firma sahibi Ömer Kaya; özenle hazırlanan toptan satış mağazalarında çok sayıda kuyumcunun aynı anda ürünleri yakından inceleyebileceğini ve ürün satın alabileceklerini söyledi. Yeni mağazalarında ihracata yönelik ayrı bir bölüm ayrıldığını belirten Ömer Kaya; “Yaşanan bu altın fiyat farklılığının ortadan kalkmasıyla birlikte tekrar ihracat alanında kaldığımız yerden uluslararası yolculuğumuza devam etmek istiyoruz. Mağazamızı tasarlarken yabancı konukları da en güzel şekilde ağırlayacak bir dizayn gerçekleştirdik. Yeni mağazamızda tüm sektör mensuplarını ağırlamaktan mutluluk duyacağız” dedi. 

Besay Kuyumculuk; Çemberlitaş’ta iki farklı noktada bulunan toptan satış mağazalarıyla sektör mensuplarına hizmet sunuyor. Yeni mağaza ile birlikte çok sayıda yeni modelde Besay vitrinlerine yerini aldı. 

One of the leading jewelry manufacturers in our country, Besay Jewelry, has opened its new wholesale store in Çemberlitaş. With a spacious area of over 200 m² and specially designed interiors, the new Besay Wholesale Store will offer hundreds of products to jewelers in a very large and airy environment. Jewelers will find the opportunity to shop with pleasure in the new store.

The experienced jewelry brand Besay Jewelry welcomed the summer season by opening its new wholesale store, which we have been working on for a long time. Besay’s store, which has taken its place in one of the most important spots on Çemberlitaş tram street, was designed by professional architects and engineers down to the finest details. Omar Kaya, the owner of Besay Jewelry, said that they have brought a new breath to the jewelry sector with the opening of this new wholesale store, aiming to help jewelers find all the products they are looking for in a much more spacious and bright environment. Omar Kaya stated: “We have had the pleasure of experiencing the excitement of this opening together with our distinguished colleagues and friends from the international jewelry world. We have designed our store with meticulousness and we are proud to present it to our jewelers.” The new store is planned to serve not only in the Çemberlitaş area but also to meet the needs of wholesalers across the country. In addition to the new store, many Besay products will also be available in various jewelry shops.

 

Gündem

ÖZBEKİSTAN’’da BİR MARKA HİKAYESİ YAZILIYOR

A BRAND STORY IS BEING WRITTEN IN UZBEKISTAN

Fonon Mücevher›den Yeni Bir Dönem Özbekistan’ın parlayan mücevher markası Fonon, lüks tasarım dünyasında yeni bir adım atıyor. Global lüks pazarında önemli bir konum elde etmek amacıyla, dünya çapında tanınmış isimlerle iş birliğine gidiyor. Bu kapsamda, Fonon’un uluslararası mücevher sahnesinde kendine önemli bir yer edinmesine yardımcı olmak üzere Ekrem Sağel ve İsviçreli ünlü tasarımcı Christopher Lopes ile güçlerini birleştiriyor. Fonon ve Ekrem Sağel ile Yeni Bir Vizyon Fonon, Özbekistan’da benzersiz el işçiliği ve eşsiz tasarımlarıyla öne çıkan bir mücevher markası olarak hızla gelişme sağlıyor. Fonon, global lüks mücevher pazarına daha etkili bir şekilde entegre olma hedefi doğrultusunda, sektörün önde gelen isimlerinden biri olan lüks danışmanı Ekrem Sağel ile çalışma kararı aldı. Ekrem Sağel, lüks sektördeki derin bilgi birikimi ve stratejik yaklaşımları ile tanınan bir isimdir. Daha önce birçok prestijli marka ile başarılı projelere imza atan Sağel, Fonon Mücevher in markalaşma ve mağazalaşma süreçlerinde önemli bir rol oynuyor. Sağel, lüks marka stratejileri ve lüks mağazacılık konusundaki engin tecrübesiyle, Fonon’un global bir marka haline gelmesi için kapsamlı bir danışmanlık süreci yürütüyor. Bu süreçte Sağel, markanın vizyonunu şekillendiriyor ve mücevherin ötesinde etkileyici lüks bir marka deneyimi sunmayı hedefliyor. Christopher Lopes ile Özel Tasarımlar Fonon, mücevher tasarımında çıtayı yükselterek İsviçre’nin önemli mücevher tasarımcısı Christopher Lopes ile iş birliği yapıyor. Cartier, Piaget ve Tiffany & Co. gibi dünya çapında tanınmış markalara özel tasarımlar hazırlayan Lopes, Ekrem Sağel’in daveti üzerine Fonon için özel koleksiyonlar hazırlayacak. Christopher Lopes, tasarım dünyasında sınırları zorlayan, zarif ve sofistike çizgileriyle tanınan bir isimdir. Vizyoner yaklaşımı, Fonon’un geleneksel Özbek el işçiliği ile modern tasarım estetiğini bir araya getirerek markaya yeni bir soluk getirecek. Lopes’in bu iş birliği ile Fonon için hazırlayacağı koleksiyon, markanın uluslararası pazar hedeflerine ulaşmasında önemli bir adım olacak. Fonon’un Geleceği: Global Bir Marka Olma Yolunda Fonon, Ekrem Sağel, Christopher Lopes gibi lüks endüstrisinin öncü isimleriyle yaptığı iş birliği ile, uluslararası lüks mücevher pazarında kendine sağlam bir yer edinmeyi hedefliyor. Bu stratejik adımlar, Fonon’un sadece Özbekistan’da değil, dünya çapında tanınan ve takdir edilen bir marka olma yolunda ilerlemesini sağlayacak.

The Rise of Uzbekistan’s Shining Jewelry Brand, Fonon

A New Era for Fonon Jewelry

Fonon, Uzbekistan’s shining jewelry brand, is taking a significant step in the world of luxury design. As it prepares to make its mark in the global luxury market, the brand is strengthening its position with a range of innovative products. In this process, Fonon is receiving assistance from Ekrem Sağel, who is known for his extensive experience in luxury retail, and Christopher Lopes, a distinguished designer.

 

A New Vision for Fonon with Ekrem Sağel

Fonon is set to become a global luxury jewelry brand by utilizing Ekrem Sağel’s knowledge and strategic approach. Sağel, who has previously played a key role in the success of many luxury brands, is leading this initiative. He believes in the importance of branding and marketing in the luxury sector. Sağel aims to open the doors for Fonon to become a global brand with his strategic vision. With his guidance, Fonon is expected to offer a unique luxury experience to its customers.

Exclusive Designs with Christopher Lopes

Fonon is collaborating with renowned jewelry designer Christopher Lopes to bring unique and high-quality designs to the forefront. Known for his work with Cartier, Piaget, and Tiffany & Co., Lopes will contribute his extensive experience to Fonon. With Sağel’s strategic guidance and Lopes’s innovative designs, Fonon is poised to expand its presence in the international luxury market.

 

The Future of Fonon: On the Path to Becoming a Global Brand

With the collaboration of Ekrem Sağel and Christopher Lopes, Fonon is taking significant steps towards becoming a prominent name not only in Uzbekistan but also in the international luxury jewelry market.

Gündem

“Elite Diamond” Düğün sezonuna geniş stoklarıyla hazır 
Temmuz ayının ortasında tüm yurt genelinde düğün yoğunluğu en üst seviyeye çıktı. Günümüz düğünlerinde gelinler ama küçük ama büyük bir mücevher ile gelinliğini tamamlamak istiyor. Damatlarda, gelinin en büyük hayalini gerçeğe dönüştürmek için kuyumcuların yollarına düşüyor. Böylelikle özellikle tektaş yüzükler için çıplak taş ofislerinden talepler artıyor. Elite Diamond; bu düğün sezonu için tüm hazırlıklarını tamamladı. Yurtdışından her boyda her sınıfta pırlanta ithal eden Elite; müşterilerinin taleplerine “Evet” demeye hazır…
Yıllardır sektörde ‘güvenli değerli taş ticaretinin’ değişmez adresi olan Elite Diamond; bugünlerde yoğun çalışma temposunda. Yılın ikinci yarısından itibaren özellikle Kurban Bayramı sonrasında düğünlerde artış bekleniyor. Uzun süredir döviz fiyatlarının sabit kalması da mücevher alıcısı için avantaj oluşturuyor. Elit Diamond firma ortağı Can Tosun; döviz fiyatlarının sabit kalmasının alıcıyı sevindirdiğini birçok kalemde TL masrafı olan taş ofislerini ise biraz üzdüğünü söyledi. Türkiye’de tektaş yüzük satışlarının her geçen sene artan bir ivme izlediğini, özellikle günümüzün gelinlerinin duvak gibi mutlaka tektaşlarını da gelinliklerini tamamlayan bir aksesuar olarak gördüklerini kaydeden Can Tosun; “Ülkemizde tek taş yüzükler ağırlıklı olarak 0.30 ve 0.50 kırat aralığında yer alıyor. Tüketicinin uluslararası sertifika eşliğinde tektaşlarını almayı tercih ettiğini görüyoruz. Hem kuyumcunun hem de son tüketicinin güven içinde mücevher satın almasında Elit adres olmaya devam edeceğiz” dedi. “Mücevher ihracatında Türkiye’nin artan çalışmalarını mutlulukla gözlemliyoruz” Can Tosun son yıllarda bitmiş mücevher ürün grubunda Türkiye’nin uluslararası ticaret alanında başarılı çalışmalar yapmaya başladığını gözlemlediklerini belirterek; “Bitmiş mücevher alanında ihracatta artan bir ivmeye sahibiz. Sadece İsrail pazarında bir daralma yaşıyoruz. Mücevher ticaretinde İsrail önemli bir uluslararası bir pazara sahip. İsrail ile olan ticaretin durma noktasına gelmesi kuyumculuk sektörü açısından negatif bir durum oluşturuyor. Daha önce Türkiye’den taşını, mücevherini alan İsrailli işadamları şimdi farklı yerlerden ihtiyacını gideriyor. Bu bağlamda sektörün kaybı oldukça büyük” diye konuştu.

“Elite Diamond” is ready for the wedding season with a wide range of stock

In mid-July, the nationwide wedding frenzy has reached its peak. In today’s weddings, brides want to complete their wedding attire with jewelry, whether small or large.Grooms, aiming to fulfill the biggest dreams of their brides, are flocking to jewelers. As a result, there is an increasing demand for loose stones, especially for solitaire rings. Elite Diamond has completed all preparations for this wedding season. Importing diamonds of all sizes and grades from abroad, Elite is ready to say “Yes” to their customers’ demands.

Years of experience as the go-to address for reliable precious jewelry trade make Elite Diamond a preferred choice today, especially during the lively wedding season right after Eid al-Adha. For years, we have been offering fixed prices and acting as a shield against currency fluctuations. Can Tosun, the CEO of Elite Diamond, emphasized that they are aware of the market demand for maintaining price stability and reducing the impact of currency fluctuations. He noted, “Our domestic sales have slightly decreased. While Turkey’s foreign trade balance is progressively improving every year, we observe significant momentum in the overall export of our domestic jewelry. Our field experience, similar to that of a major export company, allows us to keep up with international trade dynamics. The recent activity in the jewelry industry has resulted in a slight decrease in local demand due to the high jewelry export rate from Turkey. However, we see an increasing number of Turkish jewelry brands establishing themselves internationally, which mitigates the negative impact of this situation. In other words, the Turkish jewelry sector is working hard to maintain its resilience in the face of such changes.” “We happily observe the increasing efforts of Turkey in jewelry exports” Can Tosun, in recent years, has been closely following the progress of Turkey’s jewelry product group in international trade arenas and shared the joy of these developments. “We happily observe the increasing efforts of Turkey in jewelry exports, especially in markets like Israel. Our sector’s hard work to establish a foothold in international markets, despite challenging conditions, is truly commendable,” he said.

Gündem

Yenilikçilik ve Güvenilirligin İzinde 50 Yıl
Gençoglu Grup’un is hayatındaki serüveni, kuyumculuga tutkuyla baglı iki kardes Ilyas ve Naim Gençoglu’nun sektörde iz bırakmayı amaçlayan ticari girisimiyle, 1974 yılında Kapalıçarsı’da açtıkları ilk magaza ile baslıyor. Bugün, Gençoglu Grup yenilikçiligin ve güvenilirligin izinde 50. yılını kutluyor.

1983 yılında altın zincir ve takı üretimine baslayan Gençoglu Grup, 2003 yılından beri yoluna Mioro markası ile devam ediyor. Yenibosna’da konumlanan 12.000 m’lik tam entegre üretim tesisinde 500’den fazla makine kapasitesiyle ve güçlü üretim kadrosuyla Mioro, emin adımlarla büyümesini sürdürüyor. Gençoglu Grup bünyesinde altın halat zincir üretimine odaklanan Mir Kuyumculuk firması ise her zaman bu ürün grubunda lider konumuyla sektörde adından söz ettiriyor. Mioro, ana üretimi olan altın zincir ve zincir ile çesitlendirilmis tasarımların yanında, 10 yılı askın bir süredir sektörde çok az firmanın basarıyla kullanabildigi elektroform teknolojisinden yararlanarak gelistirdigi ürünleri Mioform markası altında müsterilerine sunuyor. Grubun New York’ta bulunan ofisi, uzun yıllardır Amerika’da yerlesik müsterilerin taleplerini karsılarken, Çemberlitas’ta bulunan çok katlı magaza 14K, 18K ve 22K stogu ile yurt içi kuyumcu toptancılarına hizmet veriyor. Bugün Kuyumcukent’te açılısı yapılan ve binanın yapımından beri Gençoglu Grup’a ait olan magaza da Mioro’nun ikinci toptan satıs lokasyonu olarak, 18K ve 21K genis çesit barındıran hazır stogu ile yurt dısı ve yurt içi müsterilerine en iyi hizmeti vermeyi amaçlıyor.

Güçlenerek Yeni Projelerle Yola Devam

Gençoglu Grup gayrimenkul sektöründe de yatırımlarına emin adımlarla devam ediyor. Grubun hem kuyumculuk hem gayrimenkul alanındaki tecrübesini birlestirdigi Elmas Kule, sektöre yeni bir bakıs açısı getirdi. Ilk etabı tamamlanan projenin ikinci ve üçüncü etapları da yakın zamanda tamamlanacak ve sektörün büyümesine katkı saglayacak. Bunun yanında Starcity Outlet alısveris merkezi ve Lokalist Istanbul otel projesi de Gençoglu Grup’un basarılı yatırımları arasında yer alıyor. Gayrimenkul sektöründeki büyümesini devam ettirmeyi hedefleyen grup, uzun vadeli yeni projeler gelistirmeyi sürdürüyor. 50. yılında yeni atılımların esiginde Gençoglu, tecrübesi, güvenilirligi ve marka itibarını ailenin ikinci nesil temsilcilerinin de katkısıyla genç vizyon ve dinamizm ile birlestirerek ileri tasımaya, güçlü üretim ve yönetim kadrosu ile ülkemizin kuyumculuk sektörünü yurt içi ve yurt dısında basarılı bir sekilde temsil etmeye devam ediyor. Yarım asırlık geçmisten alınan mirası, yenilikçi bir yaklasımla gelecege tasımayı misyon edinen Gençoglu Grup, saglam adımlarla büyümeye devam ederken gelismeyi de sürdürüyor.

50 Years in the Pursuit of Innovation and Trustworthiness

Gençoğlu Group’s journey in the business world began in 1974 with the opening of their first store in the Grand Bazaar by two brothers, İlyas and Naim Gençoğlu, who were passionate about jewelry and aimed to make a mark in the sector. Today, Gençoğlu Group celebrates its 50th anniversary in the pursuit of innovation and trustworthiness.

Gençoğlu Group, which started gold chain and jewelry production in 1983, has been continuing its journey with the Mioro brand since 2003. With a capacity of more than 500 machines and a strong production team in its 12,000 m2 fully integrated production facility located in Yenibosna, Mioro continues to grow with confident steps. Mir Kuyumculuk, a gold rope chain production-focused company within Gençoğlu Group, always makes a name for itself in the sector with its leading position in this product group. In addition to its main production of gold chains and designs diversified with chains, Mioro offers products developed using electroform technology, which very few companies in the sector have been able to use successfully for over 10 years, to its customers under the Mioform brand. The group’s office in New York has been meeting the demands of customers based in America for many years, while the multi-story store in Çemberlitaş serves domestic jewelry wholesalers with its 14K, 18K, and 22K stock. The store, which opened today in Kuyumcukent and has been owned by Gençoğlu Group since the construction of the building, aims to provide the best service to its domestic and international customers as Mioro’s second wholesale sales location with its wide variety of 18K and 21K ready stock.

Continuing on the Path with New Projects by Strengthening

Gençoğlu Group continues its investments in the real estate sector with confident steps. Elmas Kule, which combines the group’s experience in both jewelry and real estate, brought a new perspective to the sector. The second and third phases of the project, the first phase of which has been completed, will be completed soon and will contribute to the growth of the sector. In addition, Starcity Outlet shopping mall and Lokalist Istanbul hotel project are among the successful investments of Gençoğlu Group. The group, which aims to continue its growth in the real estate sector, continues to develop new long-term projects.

On the threshold of new breakthroughs in its 50th year, Gençoğlu continues to carry forward its experience, trustworthiness, and brand reputation with the contributions of the second generation representatives of the family, combining them with a young vision and dynamism, and continues to represent our country’s jewelry sector successfully at home and abroad with its strong production and management team.

Gençoğlu Group, whose mission is to carry the legacy inherited from half a century of history into the future with an innovative approach, continues to grow with firm steps while continuing to develop.

 

Röportaj

CAN TOSUN’dan Açıklama:”CVD Pırlantalar Doğal Pırlantanın Yerini Alamaz!”
CAN TOSUN “Ülkemizde başlayan CVD pırlanta satışlarının doğal pırlanta satışlarına olumsuz bir etkisi olacağını düşünmüyorum. 40 yıldan fazla bir süredir pırlanta işindeyim. Yıllar önce zirkon geldi pırlantayı durdurmadı. Sonra Mazonit geldi o da pırlantanın popülerliğini düşürmedi. CVD taşlar da belirli bir müşteri kitlesi edinecek ama doğal pırlantanın her zaman alıcısı olacaktır. Hiçbir taş milyon yılda olan pırlantanın yerini dolduramaz.”

CVD Diamond (Laboratuvar ortamında yetiştirilen pırlanta) bir diğer adıyla sentetik pırlanta son dönemde sektörümüzün gündeminde hızla yer almaya başladı. CVD üzerine ofis açıldı. Çeşitli mağazalar CVD taşlı takılar son tüketiciye sunmaya başladı. ABD’de geçtiğimiz yıl CVD’nin mücevher piyasasından ciddi bir oranda pay aldığını biliyoruz. Bu önemli konuda yaklaşık 40 yıllık tecrübesiyle, sektörümüzün kıymetli değerli taş eksperi, Elit Diamond firma sahibi Can Tosun’un görüşlerini aldık. Tosun; CVD pırlantanın net bir şekilde CVD olarak belirtildikten sonra hatta sertifikalandırıldıktan sonra satılmasında hiçbir sorun olmadığını, bütçesi pırlantaya yetmeyen bir kitlenin CVD Pırlanta alımı yapabileceğini söyledi. Meslek hayatında yıllar içinde zirkon, mazonit gibi taşların ilk piyasaya çıkış anına şahitlik ettiğini, bu taşların ilk çıkarken pırlantanın yerini doldurma iddiasıyla öne sürüldüğünü kaydeden Can Tosun; “Tabi ki pırlanta her zaman kendi konumunu korudu ve kendine has alıcı kitlesinin ilgisini hiç kaybetmedi. Zirkonun da mazonit taşının da alıcısı oldu. Şimdi gündemde CVD var. CVD’de bir Pazar oluşturacak ama ben özellikle ülkemizde doğal pırlanta satışlarına olumsuz bir etkisinin olacağını düşünmüyorum. Doğal olmayan hiçbir şey doğal olan kadar kıymetli ve cazip olamaz” diye konuştu. Ülke insanımızın yapı itibariyle bir şeyin orjinali varken onun sahtesine, doğal olmayanına uzun soluklu ilgi göstermediğini, geçmiş yıllardan çeşitli örneklerle sunan Can Tosun; “Bir tarafta yüzbinlerce yılda yer altında oluşan, hikayesi olan pırlanta var bir tarafta da 8-9 saatte ortaya çıkan sentetik, pırlantaya birebir benzeyen bir taş var. CVD’nin piyasada artmaya başladı. Hem kuyumcu dostlarımızı hem de son tüketiciyi mücevher alırken çok daha bilinçli ve kontrollü bir ticaret yapmaya davet ediyorum. Özellikle sertifikalı ürün alımı konusunda daha fazla ısrarcı olalım” sözleriyle açıklamasını sonlandırdı.

Statement from CAN TOSUN: “CVD Diamonds Cannot Replace Natural Diamonds!”

CAN TOSUN: “I don’t believe that the sales of CVD diamonds, which have started in our country, will have a negative impact on natural diamond sales. I have been in the diamond business for over 40 years. Years ago, zircon came, but it didn’t stop the sale of diamonds. Then came Mazonite, which also did not diminish the popularity of diamonds. CVD stones will also acquire a certain customer base, but there will always be buyers for natural diamonds. No stone can replace the natural diamond, which takes millions of years to form.”

CVD Diamonds (diamonds grown in laboratory settings), also known as synthetic diamonds, have rapidly become a topic of discussion in our industry recently. Offices specializing in CVD have opened, and various stores have started offering jewelry with CVD stones to consumers. We are aware that CVD took a significant share of the jewelry market in the US last year. To gain insights into this important issue, we consulted with Can Tosun, the esteemed gem expert of our industry with nearly 40 years of experience and the owner of Elite Diamond. Tosun stated that there is no issue with selling CVD diamonds as long as they are clearly identified as CVD and even certified. He mentioned that those whose budgets may not afford natural diamonds could opt for CVD diamonds. Tosun recalled witnessing the emergence of stones like zircon and mazonite over the years, noting that they were initially touted as replacements for diamonds but never managed to overshadow the appeal of natural diamonds, which maintained their distinct position and continued to attract their unique audience. He emphasized, “While CVD will create a market of its own, I do not believe it will have a negative impact on the sales of natural diamonds, especially in our country. Nothing artificial can ever be as valuable and attractive as something natural.” Tosun also highlighted the inherent nature of our people, who typically show little long-term interest in imitations or non-natural items when the original is available, citing various examples from past years. He concluded his statement by pointing out the vast difference between a diamond formed underground over millions of years with its own story and a synthetic stone that emerges in 8-9 hours, albeit resembling a diamond. With the increasing presence of CVD in the market, Tosun urged both jewelers and consumers to engage in more informed and controlled trade practices when purchasing jewelry, particularly advocating for the purchase of certified products.

Haber

The Show Must Go On  (Gösteri Devam Etmeli)

Her şeye rağmen Besay yine en yeni tasarımlarını fuar alanına taşıyor. Besay’ın müşterileri yeni sezon öncesi tecrübeli markanın en yeni tasarımlarını fuar alanında görecekler.

İstanbul Jewelry Show’a yıllardır düzenli katılan, fuar için hangi şart, hangi durum söz konusu olursa olsun her zaman özenle hazırlanan Besay; yine tüm yenilikleriyle fuar standında sevenleriyle birlikte olacak. Bu sefer İJS; çok sisli bir havada kapısını aralayacak. Altın fiyat farklılığının biz bu satırları yazarken 5000$’ı geçtiği bu günlerde, yeni tasarımlar yapmak için enerji ve moral bulmak çok kolay değil. Besay Kuyumculuk firma sahibi Ömer Kaya; kuyum ihracatının durma noktasına geldiğini, makas eşliğinde kapısını aralayacak olan İJS’den özellikle ihracat açısından beklentilerin en alt seviyede olduğunu, tüm olumsuzluklara rağmen The Show Must Go On diyerek yine en yeni modelleriyle fuar alanında olacaklarını söyledi. Ömer Kaya; altın fiyat farklılığının ihracat yapan firmalar açısından çok dezavantajlı bir durum ortaya çıkardığını, uluslararası rakiplerle rekabet içinde olmak isteyen Türk kuyumculuğunun eşit şartlarda mücadele ettiği zaman neler yapabileceğini herkesin çok iyi bildiğini, mevcut tablo içinde ise sektörümüzün sadece maddi kayıplar yaşamadığını pazarı da kaybeder bir hale geldiğini ifade etti.

The Show Must Go On

Despite everything, Besay is once again bringing its latest designs to the fairground. Ahead of the new season, Besay’s customers will have the opportunity to see the latest designs from the experienced brand at the fairgrounds

For years, Besay, which has been a regular participant at the Istanbul Jewelry Show, always meticulously prepares for the fair, regardless of the conditions or circumstances. Once again, with all its innovations, Besay will be present at the fair stand with its admirers. This time, the Istanbul Jewelry Show will open its doors on a very foggy day. In these days when the price difference of gold has exceeded $5000 as we write these lines, finding the energy and morale to create new designs is not easy. Ömer Kaya, the owner of Besay Jewelry Company, stated that jewelry exports have come to a standstill, and expectations from IJS, which will open its doors accompanied by scissors, are particularly low in terms of exports. Despite all the challenges, he said they will be present at the fairground with their latest models, reaffirming the motto ‘The Show Must Go On.’ Ömer Kaya emphasized that the price difference of gold has created a very disadvantageous situation for exporting companies, and everyone knows very well what the Turkish jewelry industry can achieve when competing on equal terms with international competitors. However, he pointed out that within the current situation, our industry is not only experiencing financial losses but also losing its market.

Haber

Mercan Diamond’dan Erkekler için Zarif ve Işıltılı Dokunuşlar
Mercan Diamond Erkek Yüzük Koleksiyonu Güç ve Zarafetin Buluşma Noktası
Mercan Diamond, uzun yıllardır kadınların göz kamaştıran mücevherleriyle tanınıyor. Fakat şimdi, erkeklerin de ışıltılı dünyasına adım atıyor. Mercan Diamond erkek yüzük koleksiyonu, zarif ve modern tasarımlarıyla erkeklerin stilini tamamlarken, aynı zamanda güç ve zarafetin de bir sembolü haline geliyor. Koleksiyonda sade ve klasik modellerden gösterişli ve göz alıcı modellere kadar geniş bir yelpaze yer alıyor. Her tarza ve zevke hitap eden bir yüzük bulmak mümkün. Mercan Diamond erkek yüzükleri, en yüksek kalitede materyallerle ve kusursuz işçilikle üretiliyor. Bu nedenle, nesilden nesile taşınabilecek mücevherler olarak da öne çıkıyor. Sevdiklerinize unutulmaz bir hediye vermek istiyorsanız, Mercan Diamond erkek yüzük koleksiyonu mükemmel bir seçim olabilir. Birbirinden güzel tasarımlar arasından seçim yaparak, sevdiklerinizi mutlu edecek bir yüzük bulabilirsiniz.

“Mercan Diamond” offers elegant and sparkling touches for men.

Mercan Diamond Men’s Ring Collection: Where Power and Elegance Meet

“For years, Mercan Diamond has been known for its dazzling jewelry for women. However, now it is stepping into the sparkling world of men as well. The Mercan Diamond men’s ring collection not only complements men’s style with its elegant and modern designs but also becomes a symbol of power and sophistication. The collection offers a wide range of designs, from simple and classic models to extravagant and eye-catching ones. There is a ring to suit every taste and style. Mercan Diamond men’s rings are crafted with the highest quality materials and impeccable craftsmanship, making them standout jewels that can be passed down from generation to generation. If you want to give your loved ones an unforgettable gift, the Mercan Diamond men’s ring collection can be an excellent choice. By selecting from the beautiful designs available, you can find a ring that will delight your loved ones.”