Köşe, Yorum

CHANEL ESCALEÀVENISE by Handan D.

CHANEL ESCALEÀVENISE by Handan D.

CHANEL 70 parçadan oluşan yeni HighJewelry koleksiyonu Escale à Venise’nin koleksiyonunu mücevher severlere sunuyor.

Mücevher tasarım stüdyosunun yöneticisi Patrice Leguéreau, Escale à Venise, Gabrielle Chanel’in en sevdiği şehre bir övgü olan Venedik’teki bu Mola, CHANEL’in simgelerini bugünün Serenissima prizmasından alır.


Olağanüstü taşların taşıdığı heykelsi çizgi, bu sete güçlü olduğu kadar değerli bir estetik kazandırıyor.

CHANEL’in imzasını taşıyan koleksiyon, çok sayıda desen, renk ve ayrıntıyla dolu… Venedik şehrinin eşsiz kültürel mirasından ilham alıyor. CHANEL mücevherde ilk kez bu kadar çeşitli bir renk paleti içinde bu kadar çok sembolü sundu. Her bir mücevher parçası somutlaştırılmış ve CHANEL’in ikonları ile harmanlanmış Venedik tarihinin bir bölümünü anlatıyor. 

Bizans Venedik’iyle bağlantılı bu koleksiyon süslü taşlar, lapis lazuli, carnelian, ateş opal, nefrit yeşim, yakut, safir, zümrüt ve spinel gibi değerli taşlar kullanarak malzeme ve renk çeşitliliğinin ahengi Madagaskar’dan bir yüzüğe monte edilmiş 30’dan fazla karatlık bu etkileyici safir veya turuncu parlaklığı muhteşem olan bu 15 karatlık sarı elmas gibi bazı olağanüstü kalitede taşlar ile bütünleşmiş.

Yorum

Kripto Para Piyasasına Dair…

Kripto Para Piyasasına Dair…

Kripto para, takas işlemlerinde kullanılabilen, tamamen dijital, şifrelenmiş, sanal para birimidir. Kimilerine göreyse en çok kazandıran bir yatırım aracı. Aslen banka kartları ve kredi kartlar ile harcanılan ve aktarılan paralar da sanal paralardır. Çünkü bu işlemler sonucunda sadece sistem verilerinde değişiklik meydana gelir. Yani dünya zaten kripto para kullanıyor. Ancak herhangi bir devlet veya merkez bankasına bağlı olmadığını bilmek çok önemlidir. Para hareketleri, kayıtlı olmadığından devletler bu işlemleri takip edemiyor. Kripto paralar, kimi ülkelere göre yasal, kimi ülkelere göre yasal değil. Bazı ülkeler, kullanımına ve ticaretine açık izin verirken bazı ülkeler de kullanımı yasakladı veya sınır getirdi.Bugün Türkiye’de Bıtcoin ile herhangi bir yasak yok. Dileyen dileği kadar alıp satabiliyor.   Dünya insanları, azalan gelir, daralan ekonomiler ve işsizlikten kaynaklı nedenlerden dolayı çeşitli enstrümanlara yöneldi ve gelir elde etme çabasını sürdürdü. Dünya finans piyasalarında şuan ciddi anlamda al-sat bağımlılığı var. Bunun adına diğer adıyla kumar diyebiliriz. İnsanlar varlıkları üzerinden al-sat yaparak pata kazanıyor ya da kaybediyor. Uzun vadede kazananlar olsa da kısa vadede ciddi zarar edenleri görüyoruz. Dijital çağ, beraberinde para sisteminin de dijitalleşmesine neden oldu. İnsanlar artık karşılıksız sınırsızca basılan nakit paralara güvenmiyor. İnsanlar artık ekonomik özgürlük istiyor, hesap bilgilerini paylaşmak istemiyor. İnsanlar artık kısa sürede çok para kazanmak istiyor. Bunun için de bedel onların umurunda değil. Bugüne kadar ağır bedeller ödenmediğini gördük. Halbuki bir fişi çekmek dünyada milyonlarca insanın iflas etmesi demek. Risk, bu kadar çok yani! İnsanlar karşılıksız basılan trilyon dolarlara güvenmediklerinden, ekonomik sisteme ve onları yönlendirenlere güvenmedikleri için, dijital yenilikler daha mantıklı geldiği için, hem risk az hem de kazanç olduğu için ister istemez kripto para tarafına yöneldiler. Yatırımcısına 6.000 altcoin’leri ihmal etmemelerini tavsiye edebiliriz.   Bitcoin’in arkasına herhangi bir devlet her hangi bir merkez bankası yok. Tamamen bağımsız ve şifreleme yöntemiyle alıp-satılmaktadır. Bu işin arka planında, insanların ekonomik özgürlüklerini eline almak isteyen, tek merkezde toplamak isteyen, algı ile yönetmek isteyen bir sistem var.   Bitcoin yaptığı işlemlerden yüzde 1 komisyon alıyor. İnsanlar ne kadar al-sat yapıyorsa, sistem de bir o kadar kazanıyor. Yatırımcılardan biri kazanırken diğeri kaybediyor. Kazanan da kaybeden de sistemin içindekiler. Sistem de oynayan değil, oynatan kazanıyor. Sınırlı varlık olduğundan talep artışı ve madencilik birbirinin halkası. Bu sitemin içinde herhangi bir kurum ve kuruluş kalkıp kazanan tarafa kasasından para vermiyor. Dönen para, yatırımcıların parası. Bu sorun, en altta kim kalırsa onun sorunu.   Kripto paralar yeni sistemin bir gerçeği. Bundan kaçış yok. Eninde sonunda ülkeler kendi kripto paralarını açıklayacak ve hızlıca uygulayacaklar. Büyük bir ihtimalle değeri altın ve gümüşe bağlanacak. Ondan sebep asıl sır ve marifet fiziki altın ve gümüş de. Bitcoin’in çok aşırı değerlendiğini, en geç Haziran’da sert bir şekilde gerileyebileceğini tahmin ediyorum. Zaman tahminim gerçekleşmese bile mutlaka yarı yarıya bir düzeltme görebiliriz. Alt coinleri önemsiyorum. Alt coinlerin gelecek için daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Christine Lagarte ve Janet Yellen’ın uyarılarını dikkate almak gerek! Bu yükseliş ve talep artışından ciddi rahatsızlıklar duyuyorlar. Ulus devletler, menfaatine ters gelen her şeyi hedefine alır ve savaşta kazanır. Uyarılar yapıldı, sıra icraatda. İcraat kısmı çok can yakabilir! Ondan sebep arkasında devlet olan kripto paralara yönelmek gerek. Kripto paralar, bugünün ve geleceğin gerçeği. Bundan kaçış yok ancak söz konusu kazanç, vergi, güven gibi konular olunca herkesin dikkat etmesi gerekiyor. Öğrenin, ancak dikkatli olun…

Yorum

Futbolun parlayan Yüzü

Geçen yıl yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de futbol ekonomisi 2 milyar TL’yi geçmiş durumda. Bu gelirlerin büyük bir kısmı ise naklen yayınlar, kombine ve bilet satışlarından geliyor. Son yıllarda UEFA’nın özellikle mali disiplin konusunda katı tavrı kulüplerimizi yeni gelir arayışlarına yönlendiriyor. Doğal olarak burada en büyük gelir kapısı taraftarın renklerine olan bağlılık duygusu.

 

Kulüpler artık gelir artışını, eskisi gibi taraftarlarına forma ve atkı satışı ile yapamayacağının farkında. Futbol severler, bardağından yorganına, kravatından takısına kadar hayatının her anında kulüplerinin renklerini ve amblemini yanında görmek istiyor. Avrupa futbol pazarının ne kadar büyük olduğunu, rakamlarla anlatmak istersek; futbolun beşiği olan İngiltere’de maç günü gelirleri 768 milyon avro. İngiltere’yi, 521 milyon ile Bundasliga, 435 milyon avro ile La Liga takip ediyor.

Peki takı ve kuyumculuk sektörü futbol pazarından nasıl pay alabilir? Yukarıda belirttiğimiz gibi kulüpler, forma ve atkı satışıyla bu hedeflere ulaşamıyorsa sektörde kendiğini geliştirip rozet, kravat iğnesi ve yüzükten öteye gitmeli. Avrupa kulüpleri bu pazarı çok iyi değerlendiriyor. Kadınlara ve erkeklere yönelik özel tasarım işlere imza atıyor ve geniş bir yelpazede ürünler sunuyor. Dünyanın önde gelen kulüpleri taraftarları için, kolye, yüzük, küpe ve bileklik gibi pek çok aksesuar tasarlatırken işin ekonomik yelpazisini de es geçmiyorlar. Değerli taşlarla yapılmış çalışmaların yanı sıra ekonomik olarak daha uygun takılar da taraftarların beğenisine sunuyorlar. Sektörün bunu başarabilmesi için sağlam bir alt yapıya sahip
olduğunu biliyoruz. Takı ve kuyumcu firmalarımız yaptığı tasarım takılarla ülkemizi sektöründe zirveye taşımış durumda. Bu yeteneklerini yeşil sahalara da yansıttıklarında futbol ekonomisinden iyi bir pay alacaklarından hiç şüphemiz yok.