Uncategorized

Sina Pırlanta bayilik sistemi ile büyüyor

Sina Pırlanta bayilik sistemi ile büyüyor

Son yıllarda kurumsallaşma atağına giren Sina Pırlanta, franchise sistemi ile büyüyor. Her geçen gün mağaza sayısını artıran Sina Pırlanta’nın gelecek planlarını Sina Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Barış Lek anlattı.
Sina Pırlanta son yıllarda başarılı bir şekilde büyümesini sürdürüyor. Büyüme hedeflerinizden biri de franchise sistemiyle markanızı oldukça geniş kitlelere yaymak. Bayilik çalışmalarınızdaki son durum nedir? Sina Pırlanta, montür üretimi ile başladığı yolculuğunda, perakende ve toptan alanında bugün birçok ülkeye ihracat gerçekleştiren, adını önemli bir noktaya ulaştırmayı başaran bir firma haline geldi. Bünyemizde; pırlanta, altın ve montür ürün grupları oldukça geniş şekilde yer almaktadır. Her geçen gün büyüyen markamız Türkiye’nin birçok bölgesine satış noktalarımız vasıtasıyla ulaşmaya devam ediyor. Son yıllarda markamızın büyüme hedefleri doğrultusunda belirlediği franchise çalışmalarının da büyük önem taşıdığını görmüş olduk. Bu noktada yaptığımız pazar araştırmaları ve gelen talepler doğrultusunda franchise çalışmalarına ağırlık vermeye karar verdik. Firmamız açısından önemli bir girişim olan franchise çalışmalarında emin adımlarla ilerliyoruz. Bu konuda oldukça seçici olduğumuzu söyleyebilirim. Şu an hizmet veren mağazalarımızın yanı sıra açılışını gerçekleştirmek için hazırlandığımız mağazalarımız var. Sina Pırlanta ile iş ortaklığı yapmak isteyenler için bir mesajınız var mı? Uzun yıllardır kuyumculuk sektöründe faaliyet göstermemiz en önemli referansımız. Bu güne kadar iş ortaklarımızla oldukça güçlü bağlar kurduk. Mağazalaşma projesi markamız açısından oldukça önemli. Bu konuda oldukça titiz davranıyor, konunun en ince ayrıntılarına kadar dikkat ediyoruz. Markamızla aynı çatı altında bulunmak, Sina Pırlanta ailesinin bir parçası olmak isteyen iş ortaklarımızla çalışmaktan her zaman mutluluk duyarız. Son yıllarda reklam çalışmalarınızla nihai tüketici bazında bilinirliğiniz oldukça arttı. Bu konuda nasıl geri dönüşler aldınız, reklam çalışmalarınız devam edecek mi? Markalaşma çalışmalarımızın önemli bir parçası da reklam kampanyalarımızdır. Bu noktada Türk televizyonlarının en önemli projelerinde reklamlarımız yıllardır dönüyor. Artık “Aşka Atılan İmza” sloganımız Türk halkı tarafından benimsendi. Marka yüzümüz ünlü model Tülin Şahin ile reklam kampanyamız ekranlarda yer almaya devam ediyor. Radyo, TV, sinema salonlarında ve açık hava alanlarında reklam çalışmalarımız sıkça yer almaktadır. Ürün gamınız her geçen gün genişliyor. Markanız çatısı altında hangi ürün grupları yer alıyor? Pırlanta her zaman olmazsa olmazımızdır. Pırlanta ürünlerimizin yanı sıra, altın ve montür ürün gruplarımız da firmamızda yer almaktadır. Yılın en çok tercih edilen modelleri ne oldu? Bu yıl ağırlıklı olarak baget ürünlere talep olduğunu gözlemledik. Tektaş ve beştaş ürünler de her zamanki gibi en çok tercih edilen ürünler arasında yerini aldı. Klasikleşen ürünlerin yanı sıra geniş ürün yelpazemiz ile Türkiye’nin birçok noktasında yer alan mağazalarımız aracılığıyla nihai tüketiciye ulaşmaya devam ediyoruz. Ayrıca web sitemiz sinapirlanta.com üzerinden geniş ürün yelpazemizi nihai tüketicinin beğenisine sunuyoruz.

Haber, Uncategorized

Metaverse ’de Kuyumcu olmak

Metaverse ’de Kuyumcu olmak

Nasıl yani anlamadım sokak mı satılıyor?! Bazen düşünmeden edemiyorum, seneler evvel sürekli duyduğum paralel evrenler, solucan delikleri, ışık hızında hareket, kara delikler, karşıt madde, tanrı parçacığı… Tabi ki bilimin ışığında bakıldığında kastedilen paralel evrenler, kara delikler bu değil fakat mantık bakımından aynı anda birden fazla yerde bulunmak gibi bir şey. Bu sanal ortamı fiziksel olarak hissedebilmenin yolları aranırken, bir yandan da bu meta evrende mekanlar, resimler, karakterler ve tasarımlar dudak uçuklatan rakamlarla satılmaya başlandı bile. Sektörün en ünlü markalarından BVLGARI yeni bir Application’ı olan BVLGARI Colors Application ile bu ortamda yerini aldı.Oluşturdukları aplikasyonlar ile sanal ortamda ürünleri görüntüleyebilir ve hatta üzerinizde deneyebilirsiniz. Diğer bildiğimiz markalarda bu yönde çalışmalarını hızlandırdılar bile.Bir dakika… Peki biz !.. Tasarımcılar NFT yolu ile ürettiklerini pazarlamaya başladı bile. Perakendeci ve toptancılar da yerini alabilecekler. Nasıl mı? Üretilen ürünleri tasarımları vasıtası ile müşterilerine gitmeden sunum yapabilecekler. Sadece üretici ve toptancının işin içinde olduğu bir ortam değil, müşterilerinde kendi seçimlerini kendi yarattıkları Metaverse’te veya paralel Metaverse’ler de ve aynı anda gerçek ortamda sanal olarak kullanabilecekler. Benimde Ar-ge’sin de yer aldığım Türkiye’de de buna örnek teşkil edecek çalışmalara başlandı bile. Geçtiğimiz yıllarda çalışmalarına başlanan Tıkla Takın isimli Tacettin Demet’in geliştirdiği aplikasyon ile pazarda seçtiğiniz takıyı üzerinizde deneyebiliyorsunuz.Yine bu konuda üzerinde çalıştığım ve halen çalışmaları devam eden, bünyesinde tasarımcı yada sanal gerçeklik konusunda ekip arkadaşı bulunmayan sektör mensupları için de, yaptıkları ürünleri sanal gerçekliğe çevirebilecek datalar oluştururken ürünlerine Render görselleri ulaşabilecekleri Render ofisi isimli platformu oluşturduk.Ben bu işten bir şey anlamadım!..Öyle sanal dünyamı olurmuş hadi bakiyim!.. Ne saçmalıyorsun çocuğum dersine bak bırak bu safsataları!..Arkadaşlar herkes işinin başına bırakalım şahsi mobil cihazlarımızı!.. Benimle konuşurken yüzüme bak!..Tarihe karışacak bazı serzenişlerden bahsediyorum bunu aşağıdaki QR kodu kameranıza okutarak deneye bilirsiniz.

Uncategorized

Sina Pırlanta markalaşma yolunda başarı grafiğini yükseltiyor

Sina Pırlanta markalaşma yolunda başarı grafiğini yükseltiyor

Yeni marka yüzü ünlü model Tülin Şahin’in yer aldığı reklam filmiyle dikkatleri üzerine çekmeye devam eden Sina Pırlanta, mağazalaşma çalışmalarıyla da adından söz ettiriyor. Son yıllarda markalaşma yolunda yakaladıkları başarının sırrını paylaşan Sina Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Ali Barış Lek anlattı.

Uzun yıllardır kuyumculuk sektöründe başarılı şekilde hizmetlerini sürdüren Sina Pırlanta, son yıllarda markalaşma çalışmalarına yaptığı yatırım ve çalışmalarının geri dönüşlerini fazlasıyla almaya başladı. 

Markalaşma ve bayilik çalışmalarını aynı oranda yürüten ve kısa sürede tüm ulusal yayınlarda, açık hava reklamları, sinema salonları, radyo ve basılı yayınlarda reklam filmleri yayınlanmaya başlayan Sina Pırlanta’nın yeni marka yüzü ünlü model Tülin Şahin oldu. 

Paris Moda Haftası, Londra Moda Haftası, Milano Moda Haftası ve New York Moda Haftası gibi dört büyük moda haftasında görev alan, Ralp Lauren, Silk and Cashmere, Hublot, Victoria Secret, Audi gibi daha birçok dünya markası ile çalışan Tülin Şahin, yeni reklam filminde; güçlü ve mücevherlerin ışıltısıyla kendine güveni artan bir kadını canlandırıyor. 

Bayileşme çalışmalarını ise başarılı şekilde yürüten Sina Pırlanta, kısa sürede 80’i aşkın seçkin kuyumcu iş ortağıyla Türkiye’nin birçok bölgesinde hizmetlerini sürdürmeye devam ediyor.


Son yıllarda yaşanan covid-19 salgını, jeopolitik gelişmeler ve döviz kurlarında yaşanan dalgalı seyre rağmen izlediği başarılı stratejiler sayesinde başarı grafiğini üst seviyelere taşıyan Sina Pırlanta’nın marka yolculuğunu Sina Pırlanta Ali Barış Lek anlattı. “Sina Pırlanta’nın başarılı marka yolculuğu bizim için sürpriz değil, emeklerimizin karşılığıdır” diyen Lek, “Yıllardır kurumsallaşma ve bayileşme çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Reklamlarımız ilk günden itibaren Türkiye’nin en ünlü isimleriyle ekranlarda yayınlandı. Bu yıl da büyük mutluluk ve heyecanla reklam çalışmalarımızı gerçekleştirdik ve tüm yayın kanallarında yerimizi aldık. Türkiye’nin en ünlü modellerinden Tülin Şahin, enerjisi ve tecrübesiyle markamız arasında önemli bir sinerji oluştu. Hayata geçirmeyi planladığımız birçok projemizin ilki olan reklam filmlerimiz ekranlarda dönmeye başladığından beri nihai tüketici tarafından büyük ilgi gördü. Bu da ne kadar önemli bir işbirliği gerçekleştirdiğimizi kanıtladı” dedi.
Sina Pırlanta mağazalaşma atağı devam ediyor

Sina Pırlanta’nın yıllardır alt yapısı en güçlü projelerinden birinin de bayileşme çalışmaları olduğunu dile getiren Lek, “Türkiye’nin her şehrinde Sina Pırlanta ürünlerini mücevherseverlerle buluşturmayı hedefliyoruz. Bu hedefle çalışmalarımız hız kesmeden sürüyor. Türkiye’nin en seçkin kuyumcularından oluşan oldukça geniş bir satış mağazası ağımız var. Sina Pırlanta ailesi olarak bu yılın sonunda satış noktası ağımıza yenilerini ekleyerek gücümüzü daha da sağlamlaştırmayı hedefliyoruz” dedi.

Haber

Ariş Pırlanta Aydın şubesi açıldı…

Ariş Pırlanta Aydın şubesi açıldı…

Ariş Pırlanta’nın uzun yıllardır birlikte çalıştığı iş ortağı Ariş Pırlanta Aydın bayii Mutlu Tığlı, işbirliğinden doğan sinerjiyi, Ariş gibi köklü bir marka çatısı altında olmanın avantajlarını, birlikte kazanma fırsatını nasıl yakaladıklarını anlattı.

Mücevher sektörünün öncü markası Ariş Pırlanta, dünya markası olma hedefine emin adımlarla ilerlerken, bayileriyle, satış noktalarıyla gücüne güç katıyor. 1906’dan bu yanan hizmet veren Ariş Pırlanta, sektörde uzun yıllara dayanan deneyimin verdiği güvenle, yenilikçi yapısıyla, kalite anlayışıyla, ürün çeşitliliğiyle tercih edilen bir marka olarak hedeflerine ilerliyor. 

Ariş Pırlanta ’nın Aydın’da bulunan bayii Nero Kuyumculuk’un sahibi Mutlu Tığlı, Ariş Pırlanta ile nasıl çalışmaya başladığını, Ariş’i tercih etme sebeplerini ve markayla çalışmanın avantajlarını anlattı.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1979 yılında Aydın’da doğdum. Ailemin esnaf olması sebebiyle çalışma hayatına küçük yaşlarda adım atmış oldum. Evli ve iki çocuk babasıyım. İşletmemizde eşim ve yeğenimle birlikte hizmet vermekteyiz.

Sektöre nasıl adım attınız?  Ariş ile yolculuğunuz nasıl başladı anlatır mısınız?

Kuyumculuk sektörüne 2006 yılında Altın Efe Kuyumculuk sahibi rahmetli Mustafa Çevik ve Ahmet Kızılaya’nın yanında başladım. 2013 yılında Aydın Kuşadası’nda Güzelçamlı mahallesinde ilk dükkanımız olan Nero Kuyumculuk’u açtık. 2019 yılından itibaren de Aydın Merkez’de bulunan mağazamızla hizmet vermeye devam ediyoruz. Ariş Pırlanta ile yolculuğumuz ise yaklaşık iki yıl önce başladı. Daha önceden de takip ettiğimiz ve çalışmayı istediğimiz Ariş Pırlanta ile 2020 yılında yollarımız kesişti ve konsept mağazamızı açarak birlikte çalışmaya başladık.

Ariş Pırlanta’yı tercih edilir bir marka yapan farkları sizce neler? Sizin tercihinizde bu farklardan hangileri etkili oldu?

Mücevher sektöründe güvenilirlik ve pırlanta söz konusu olduğunda taş kalitesi ön planda olduğundan, alanında uzman ve sektörün en köklü, en güvenilir markalarından Ariş Pırlanta ile çalışmaya karar verdik. Ariş Pırlanta 1906 yılından bu yana kuyumculuk alanında hizmet veren bir marka. Gerçek kalite doğru fiyat anlayışıyla, yenilikçi ve vizyoner bir yapıya sahip olması, ürün ve hizmette kaliteden ödün vermeden yola devam etmesi bizim için belirleyici oldu.

Tüketicinin mücevher tercihleri konusunda neler söylersiniz?

Evlilik tekliflerinde artık bir klasik haline gelen tektaş modelleri her zaman başı çekiyor. Yıldönümü hediyesi olarak da baget ürünler tercih ediliyor. Günümüz koşullarında daha minimal ürünler ve gün içinde de rahat kullanılabilecek spor modeller son dönemde daha çok ilgi görüyor.

Kuyumculuk sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kuyumculuk mesleği dünyanın en eski mesleklerinden biri ve topraklarımızda binlerce yıllık bir geçmişi bulunuyor. Türk kuyumculuk sektörü üretimiyle, hızıyla, tasarım gücüyle öne çıkan bir sektör. Ülke ekonomisine milyarlarca liralık değer katan bir sektör. Tabii ki zaman zaman dünyada ve ülkemizde yaşanan gelişmelere paralel olarak tüm sektörlerde olduğu gibi sıkıntılar yaşanıyor elbette. Uzun vadede sektörümüzün bulunduğu yerden daha iyi noktalara geleceğine inanıyoruz.

Aydın’da Ariş Pırlanta konsept mağazası ile hizmet veriyorsunuz. Mağazanın hayata geçiş öyküsünden biraz bahseder misiniz, nasıl karar verildi, nasıl hayata geçirildi?
Ariş Pırlanta ile çalışmaya karar verince geçmişle geleceği başarılı bir şekilde harmanlayan yeni konsept mağazayı hayata geçirdik. Son yıllarda genellikle konsept mağazalar alışveriş merkezlerinde açılıp hizmet verirken biz bir çarşı mağazası olarak yeni konseptle hizmet vermeye başladık. Bu konuda da fark yaratmanın gururunu yaşıyoruz.

Haber

Kapalıçarşı’nın Yaşayan İnsan Hazineleri, koruma altına alınıyor

Kapalıçarşı’nın Yaşayan İnsan Hazineleri, koruma altına alınıyor

İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen Kapalıçarşı’nın Yaşayan İnsan Hazineleri (Zanaatkarlar Kapalıçarşı’da) projesi için İSTESOB merkez binasında bilgilendirme toplantısı yapıldı.

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İSTESOB) tarafından geliştirilen ve İstanbul Kuyumcular Odası’nın proje ortağı olduğu Yaşayan İnsan Hazineleri bilgilendirme toplantısına İSTESOB Başkanı Faik Yılmaz, İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, Yönetim Kurulu Üyesi Hraç Arslanyan, İSTESOB Genel Sekreteri Ömer Demir, İKO Genel Sekreteri İsmail Kalafat, İKO Başkan Danışmanı Ali Ramazan Şanto, İSTESOB Eğitim Müdürü Lütfi Demir ve Proje Koordinatörü Semra Yıldız katıldı. 

Projenin amacı, dünyanın en eski çarşısında sanatlarını icra eden kuyumcu ustalarının çalışmalarını, yeni nesil tasarımcılarla bir araya getirilerek yenilik ve yaratıcılık alanında bilgi ve deneyimlerinin paylaşımına katkı sağlamak. Proje kapsamında Kapalıçarşı’da yaşayan insan hazineleri olarak vasıflandırılan 45 ustanın isimleri, çalışma adresleri ve atölyeleri listelenecek. Belirlenen 45 ustanın hayat hikayesi, usta-çırak öğreti anlayışı, eserleri, çalışma alanlarının video, fotoğraf ve yazı olarak kayıt altına alınmasına yönelik çalışmalar yapılacak. 

Ayrıca, proje kapsamında İstanbul ve genelinde lise ve üniversitelerin değerli taş ve maden işlemeciliği bölümünde öğrenim gören 300 öğrencinin atölye ortamında ustalarla bir araya gelerek bilgi birikimi aktarılmış olacak.

Uncategorized

Ariş’in başarısının sırrı; Gerçek kalite, doğru fiyat

Ariş’in başarısının sırrı; Gerçek kalite, doğru fiyat

Gerçek kalite, doğru fiyat mottosuyla hizmet veren Ariş Pırlanta, her geçen gün genişleyen pazar ağı, yenilikçi bakış açısı ve benzersiz tasarımlarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Ariş Pırlanta’nın büyüme stratejilerine Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş anlattı.
Ülkemiz yaklaşık iki yıldır korona virüs etkisi altında. Bu dönemde lüks tüketim sınıfına giren pırlanta alışverişi nasıl etkilendi? Korona virüsün ilk dönemlerinde önemli bir durgunluk yaşandı. Çünkü düğünler ve hediyeler ertelendi… Daha sonra kapanmalarla beraber inişli çıkışlı bir sürece girildi, tüketici de bundan etkilendi. Şu anda 2020’nin öncesine döndük. İnsanlarda yerleşmiş bir kanı var. Düğünlerde illaki duygularını ifade edebilmek ve teklifte bulunabilmek için muhakkak bir pırlantalı yüzük alıyor ve o şekilde teklif ediyorlar. Bugün en değerli, en nadir olan şey pırlantadır.Günümüzde iyi bir pırlanta aldığınızda işçiliği çok olmayacak. Varsayalım, bir karatlık bir tektaş aldığınızda hem uzun yıllar kullanırsınız hem de değiştirmek istediğinizde para kaybetmezsiniz, satmak istediğinizde bile para kazanmış olursunuz. Yani eğer TL’ye vurursanız bir 10 sene sonra bunu sattığınızda TL olarak iki üç misli paraya satarsınız, dolar olarak da çok fazla bir kaybınız olmaz. Dolayısıyla hem toplum için hem de bu işin ticaretini yapanlar için kazanç sağlanmaktadır. Ben bu anlamda iyi ki böyle bir örf ve âdet oluşmuş diyorum ve bu geleneğin devam etmesini tavsiye ediyorum. Bir tektaş pırlanta son haline ulaşana kadar birçok ustanın elinden geçiyor: Montürü, mıhlaması, cilası, rodajı, sadekârı, designerı… Dolayısıyla çok önemli birçok ustanın elinden geçiyor. Bu nedenle düşük karatlı ürün almaktansa yüksek değerli bir karatta tektaş pırlanta yüzük alındığı takdirde aynı zamanda yatırım da yapılmış olunuyor. Bu dönemde satışların artması, alım gücünü arttırmak adına ne tür çalışmalar gerçekleştirdiniz? Firmamız olarak daima her cebe göre, her bütçeye göre pırlanta üretiyoruz. “Ben B plus, A plusa pırlanta üreteyim gerisini boş vereyim” gibi bir düşüncemiz hiç olmadı. Müşterilerimizi kazançlarına göre ya da sınıflara ayırarak hiçbir zaman hizmet vermiyoruz. Her bütçeye uygun üretim yapmaktayız. Firmamızın en önemli yönlerinden biri de, kendimize has ürünlerimizin olması. Mesela günümüzde bagetli ürünler trenddir ve birçok kimse tarafından da talep görüyor. Biz bu ürün grubunu kendimize has, çok farklı şekilde diğer ürün gruplarımızda olduğu gibi üretiyoruz. Bizim bir “motto”muz var: “Gerçek kalite doğru fiyat.” Ariş Pırlanta olarak Öyleyse her bütçeye uygun üretim yapmanız farklı kesimlere ulaşmanızı sağlıyor? Evet, sağlıyor ve de bu noktada çok talep görüyoruz. Kredi kartına taksit sayısının 3’e indirilmesi alışveriş oranlarını nasıl etkiledi? Çok büyük bir oran değil ama belli bir oranda etkiledi. Taksit sayısı arttığında müşteriler bütçelerini ona göre ayarlayabiliyordu. Ancak şu anda yüksek miktardaki ürünleri en fazla 3 taksit imkanıyla alabiliyordu. Ancak Ariş Pırlanta olarak biz müşterilerimize kişisel kredi kullanma yolunu açtık. Eğer kişinin kredisi varsa bir telefonla hemen kredileniyor. 15 dakika içinde cevap geliyor ve hemen istediği ürünü alabiliyor. Özellikle kapanma dönemlerinde mağazaların kapanmasıyla online alışveriş oranlarında da artış yaşandı. Peki, lüks tüketimde de insanlar online alışverişe ilgi gösterdi mi? Tabii ki gösterdi. Tam kapanma olduğu dönemde insanlar bir şekilde temel ihtiyaçlarını online alışverişten karşıladılar. Hatta üretici olduğumuz dönemde var olan izin belgelerimiz sayesinde müşterilerimizin evlerine servis yaptık ve büyük memnuniyet sağladık. O dönemde online’ı tanımayan, alışveriş yapmaya korkan özellikle 40 üstü kişiler online alışverişe alıştı ve online’dan alışveriş yapıyorlar. Pandemi böyle şeylere de vesile oldu.Bir yandan gerçekten yüz yüze alışverişin ötesinde pandemi size online alışveriş hakkında bir şeyler kattı diyebiliriz…Tabii, diyebiliriz… Şunu eklemek istiyorum: bize gelen müşteri çok mutlu ayrılıyor. Çünkü müşterilerimizi kral ve kraliçe olarak addediyoruz. Bu nedenle çoğu zaman müşterilerimiz online’dan ziyade mağazaya gelip ortamı teneffüs etmek istiyor, yeni ürünleri görmek istiyorlar. Tüketici, pırlantalı ürünler konusunda bilinçlendi mi? Bilinçlenmek isteyen çok kolay bilinçlenebiliyor. Eskisi gibi değil. Artık online’da pırlanta nedir, vasıfları nedir, nasıl iyi bir pırlanta alabilirim diye aratıldığında önüne birçok bilgi çıkıyor. Online sitemizde de bu konuda akademi var. İnsanlar bu noktada internet ortamından ne almak istediğini tüm detaylarıyla öğrenebilir, hatta mukayese yapabilir. Oldukça zengin bir ürün ve koleksiyon çeşitliliğine sahipsiniz. Sizi en çok etkileyen koleksiyon ya da ürününüz hangisidir? Ben aşağı yukarı 42 senedir spiritüalizm ile ilgiliyim. Çok uzun zamandır o tür sembolleri, çakraları ve bu tür içerikli ürünleri üretmek istemiştim ama satış ekibim bunu uygun görmemişti. Ama ben 10 sene önce ekibime direttim, bu bilgiyi mücevher haline getirip herkese tanıtmak istediğimi belirttim. En çok sevdiğim ürünlerden birkaç tanesi bu tür sembolizmi anlatan ürünlerdir. Onları çok seviyorum, satıldığı zaman çok mutlu oluyorum. Hele ki kişi onlardan bir feyz alıyorsa, o bilgileri alıyorsa daha çok mutlu oluyorum. Ama diğer yandan da yeni bir ürün yapmayı, Ariş’e has ürünler üretmeyi seviyorum. Kullanmış olduğumuz taşlar da oldukça kaliteli sınıflardan oluşmaktadır. Mağaza açılışlarınız da devam ediyor. Şu anda Ariş Pırlanta hangi bölgelerde yer alıyor? Mağazalaşma stratejiniz nedir? Şu anda markamıza ait 21 tane mağazamız var. Bir tanesi Berlin, Almanya’da. 20 tanesi burada Türkiye’dedir. 6 tanesi İstanbul’da, 2 tane İzmir’de, 2 tane Antalya’da, 2 tane Bursa’da, 1 tane Antep’te, Kayseri ve Mersin’de mağazalarımız var. Biz büyükşehirlerin çoğunda konumlanmayı arzu ediyoruz. Pandemi gelmemiş olsaydı bütün büyükşehirlerimizin birçoğunda mağazamız olmuş olacaktı. Pandemiyle beraber biraz duraklama oldu. Ayrıca 5-6 tane bayiimiz var, 50 taneye yakın da satış noktamız var. Önümüzdeki yıllarda da kendimize ait 10 mağaza daha açmayı hedefliyoruz. AVM mağazacılığı ile cadde mağazacılığı arasında fark var mı? Ağırlıklı olarak hangi mağaza türünü tercih ediyorsunuz? Firmamıza ait her iki mağaza türü de var. Türkiye’de AVM mağazacılığı daha iyi, cadde mağazacılığı biraz zayıf gidiyor. Avrupa’da mesela Almanya’da bunun tam tersi. Biz de daha çok cadde mağazacılığına doğru yöneliyoruz ama dengeyi koruyoruz. Özellikle pırlanta sektöründe geniş bir rekabet ortamı mevcut. Bu rekabet ortamında yapılan indirimler, pırlanta ve ürün kalitesi, benzer ürün çeşitliliği rekabet ortamını nasıl etkiliyor? Bu noktada tüketici karlı çıkıyor. Daha az karla satın alma eğilimi oluyor. Günümüzde %50, %70 indirimler artı. Hediye, çek gibi alternatifler sunuluyor. Bu tür fırsatlar bana çok inandırıcı gelmiyor. Umuyoruz ki hükümetten bu duruma bir tepki, bir yaptırım gelir. Mücevherde bu tür uygulanmaların olmaması lazım, kaldı ki Avrupa’da bir indirim yapacağınız zaman belli yerlerden izin alıyorsun. Bizde böyle bir sistem olmuyor. Ama tüketici buradan olumsuz etkileniyor ve gözü kapalı alıyor. Bize bu konuda çok şikâyet, sitem geliyor. Dolayısıyla hem sektörümüz hem tüketici adına bu konuya bir çare bulunmasını istiyorum.

Uncategorized

Eriş jewellery, iki standıyla CNR İJS fuarına hazır!

Eriş jewellery, iki standıyla CNR İJS fuarına hazır!

Istanbul Jewelry Show’un önemli katılımcılarından Eriş Jewellery, bu yıl da her yıl olduğu gibi fuarda yerini alacak. Yönetim Kurulu Başkanı Levent Eriş, fuar beklentileri ve ihracatın geldiği son nokta ile hedef pazarlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Hem kuyumculuk sektörünün hem de İstanbul Jewelry Show’un önemli markalarından birisiniz. Yaklaşık iki yıldır fuar organizasyonu gerçekleştirilemiyor. Ekim fuarının nasıl bir havada geçeceğini düşünüyorsunuz?
Ekim fuarı için çok heyecanlı değilim açıkçası. Bir önceki fuarlara daha heyecanlı ve önceden hazırlıklı girerdim. Bu fuarla ilgili enerjim zayıf ve çok büyük bir beklentim yok ama 2 standımızla katılım göstereceğiz. Biraz karamsar bir yaklaşım oldu ama fuarın zayıf geçeceğini tahmin ediyorum.

Kuyumculuk sektörünün ihracat ayağı için oldukça önem taşıyan bu fuara yabancı ziyaretçi ve katılımcılar yer alabilecek mi?
Yabancı katılımcının geleceğini düşünmüyorum. Eskiden de çok az gelirdi yabancı alıcı fuarımıza. Yabancı ziyaretçilerde kısıtlamalar olacak. Hindistan’dan özellikle Suudi Arabistan’dan alıcı gelemeyecek çünkü bildiğim kadarıyla hükümetleri izin vermiyor. Bazı ülkelerde sanırım kırmızı listedeyiz. Ayrıca insanlar korona virüs nedeniyle uçuş yapma, uzaklara gitme, otellerde konaklama gibi şeylerden imtina ediyorlar. Ülkemizde de korona virüs vaka sayıları maalesef düşmüyor, yükseliyor.

Firmanız adına yurtdışında katılmayı planladığınız bir fuar var mı?

Tabi ki… Biz zaten Hong Kong, Amerika, Bangkok fuarlarına katılıyoruz. 2 tane de Türkiye fuarı var. Bunun haricinde senede 10-12 lokal fuara katılıyorduk. Bu sene Hong Kong fuarları yapılamadı, kısıtlı imkanlarla katıldık. Amerika Las Vegas ve Bangkok fuarı yapıldı. Oraya katıldık tabi ki… Bundan sonra normal takvim işlemeye başlarsa virüs ve pandemi öncesi gibi fuarlara katılacağız çünkü fuarlar bizim olmazsa olmazımız.

Peki, bu dönemde özellikle hangi ülkelerle ihracat çalışmaları ağırlıklı olarak gerçekleştirilmeli? Yeni pazarlar açıldı mı?
Yeni pazarlar bu pandemi döneminde olamadı çünkü ne gidebildik ne gelebildiler. Eski müşterilerimle devam ettim. Sosyal medya aracılığıyla yeni müşterilerle iletişime geçtik, yaralarımızı sarıp aktif bir şekilde çalıştık. Yeni müşteriler edindik fakat ülkeler henüz yok.

Özellikle çalışmamız gereken ülkeler var mı peki?
Tabi ki var. Orta Asya… Orada aktif değiliz. Ülke olarak değiliz. Orası önemli bir Pazar. Malezya, Endonezya, Filipinler… Bu bölgeler eksik pazarlar. Oralarda daha aktif olmamız lazım ama maalesef bu dönemde oralara gidilemedi. Amerika, Brezilya, Arjantin gibi bölgeler de çalışılması gereken yerler. Fakat oralarda da aktif değiliz. Orta Asya, Güney Amerika sektörümüz için potansiyeli olan ülkeler.

Fuarda ziyaretçilerinize hangi ürünlerinizi sunacaksınız? Bu yıl önceki yıllara oranla tasarımlarınızda bir farklılık görüldü mü?
Hayır. Biz zaten inovatif bir firmayız. Fuar için değil, normal müşterilerimiz için her daim yeni modeller üretiyoruz. Sadece fuara özel üretim yapmıyoruz. 2 standımız var. Pırlanta ve montür olarak. Açıkçası senelerdir katıldığımız bu fuara özel bir ürün hazırlamadık. Elimizdeki ürünlerimizle katılıp onları sunacağız. Konuşmanın da başında belirttiğim gibi bu fuar bana çok heyecan vermiyor. Heyecanı alamayınca insanın bir şey yapası gelmiyor.

Umuyoruz ki her şekilde bu fuar sizin için güzel geçecek…

Çok beklentiye girince o beklentiyle hatalı işler yapıyorsunuz. Olması gerekenden fazla hamle yapıyorsunuz. Dolayısıyla büyük bir beklentiye girmeden elimizden geldiğince hazır bir şekilde katılacağız. Olursa olur, olmazsa olmaz.

Çok teşekkür ederim. Vaktiniz ve cevaplarınız için. Eklemek istediğiniz bir konu var mı?
Şunu belirtmek isterim… Bütün dünya, ülkemiz ve sektörümüz için pandeminin bir an önce bitmesi ve insanların sağlığına kavuşmasını, tekrar normal hayata dönmesini temenni ediyorum. Ülke ve çalışanlar olarak olanlardan çok etkilendik. Bir an önce seyahat etmeyi, fuarlara katılmayı, dostlarımızla, müşterilerimizle, alıcılarımızla, alım yaptığımız firmalarla buluşmayı dört gözle bekliyoruz.

Uncategorized

Gençoğlu Grup, Elmas Kule projesinde beklenen kararlara imzasını attı…

Gençoğlu Grup, Elmas Kule projesinde beklenen kararlara imzasını attı…

Geçtiğimiz aylarda; Kapalıçarşı, Kuyumcukent ve Vizyonpark’ta yer alan firmalarla bire bir şekilde ciddi görüşmeler gerçekleştiren Gençoğlu Grup, bu firmalardan aldığı geri bildirimlere dayanarak çok önemli bir kararın altına imza attı. Bu karar doğrultusunda; minimum 203 metrekareden başlayan atölye alanlarını, 110 metrekare, 136 metrekare ve 149 metrekare net alanların yer aldığı yeni kat planları ile güncelledi ve önceki planlamalarda yer almayan 17 adet yan hizmet mağazasını da bu yeni çalışmalarla birlikte devreye almış oldu.

Toplam bağımsız bölüm sayısını 115 olarak güncelleyen grup, yeni metrekareleri lanse ettikten hemen sonra, sadece iki haftalık bir süreç içerisinde projedeki satış seviyesinin %80’lere geldiğini, hatta bazı planların yok sattığını belirtiyor. Alınan kararın ne kadar doğru olduğunu satış seviyesindeki bu hızlı artışın kendilerine gösterdiğini belirten Naim Gençoğlu, “Görüştüğümüz firmalar ihtiyaç duydukları metrekareleri ve işleyişlerinin aksamaması için yapı içerisinde bulunması gerektiğine inandıkları yan hizmet alanlarını çok açık bir şekilde ifade ettiler. Biz de bu beklentiyi karşılıksız bırakmak istemedik, gerekli alt yapı çalışmasını en hızlı şekilde güncelledik ve bizden beklenileni vermeyi başardık” şeklinde konuştu. İnşaat hızı çok yüksek 29 Haziran 2021 tarihi itibariyle temel atma töreni gerçekleştirilen, sanayi imarına sahip atölye projesi Elmas Kule’de, bu gün itibariyle zemin altı beş katın üretimi neredeyse tamamlanmış ve su basman seviyesine gelinmiş. 30 Aralık 2022 olarak belirlenen teslim tarihine 15 ay süre olmasına karşın inşaatın ilerleme hızı bir hayli yüksek. Her detayın titizlikle planlandığı ve sektörün getirdiği hassasiyetler göz önüne alınarak her konunun şimdiden planlandığı projede, alanlarında üst düzeyde deneyime sahip özel firmalardan danışmanlık hizmetleri alınarak, yüksek prestije sahip bir proje oluşturmak için emin adımlarla ilerleniyor. Proje, Kuyumcukent’in hemen yanı başında yükseliyor. Basın Ekspres üzerindeki konumu sayesinde E5 ve Tem otoyollarına direkt bağlantı avantajı sunan Elmas Kule, Marmaray ve diğer metro hatlarıyla entegre çalışacak olan yeni metro hattına yakınlığı ile ulaşım kolaylığı sağlayacak şekilde konumlandırılmış. Mevcut bağlantıların haricinde, projenin bitimi ile eş zamanlı olarak kullanılmaya başlanacak olan, proje ile Vizyon Park ve Kuyumcukent arasındaki direkt bağlantı yolunun kullanıma açılması için yapılan hazırlıklar da devam ediyor. Her bağımsız bölüm için özel olarak tahsis edilmiş otopark alanları, misafir araçlar için ayrılmış özel alanlar, otopark alanları ile lobi alanları arasındaki geçişler için 3 adet, zemin kat ile üst katlar arasındaki dikey sirkülasyonun sağlanması için yüksek hızda 6 adet asansör ile rahatlık ve konfor en üst seviyeye çıkarılıyor. Gençoğlu Grup merkez binasında yer alan ve görüşmelerin randevulu şekilde yapıldığı satış ofisine ulaşmak ve proje hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki iletişim bilgilerinden faydalanabilirsiniz. Tel: +90 212 652 20 20 E-Mail: iletisim@elmaskule.com Web: elmaskule.com İnstagram: instagram.com/elmaskule Facebook: facebook.com/elmaskule

Uncategorized

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Pırlanta, yeni konseptli 7. mağazasını da uzun yıllardır iş ortaklığı yaptığı Çoklar Kuyumculuk ile Sakarya’da açtı. Yeni mağazası ile Ariş, zengin koleksiyonlarını ve birbirinden şık ürünlerini Sakaryalılarla buluşturuyor. 

Ariş Pırlanta, dünya markası olma hedefine emin adımlarla ilerlerken, bayileriyle, satış noktalarıyla gücüne güç katıyor. 1906’dan bu yanan hizmet veren Ariş Pırlanta, sektörde uzun yıllara dayanan deneyimin verdiği güvenle, yenilikçi yapısıyla, kalite anlayışıyla, ürün çeşitliliğiyle tercih edilen bir marka olarak hedeflerine ilerliyor. Ariş Pırlanta’nın Sakarya’da bulunan bayii Çoklar Kuyumculuk’un sahibi Özkan Çoklar, Ariş Pırlanta ile nasıl çalışmaya başladığını, Ariş’i tercih etme sebeplerini ve markayla çalışmanın avantajlarını anlattı. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? 24 yıl önce Sakarya’da Çoklar Kuyumculuk firmasını kuran üç kardeşten en küçükleriyim. 1997 yılından bu yana Sakarya’da kuyumculuk faaliyetinde bulunan aile şirketimizde çalışıyorum. Çeyrek asır önce üç kişiyle çıktığımız yolda; bugün 3 şubesi olan yaklaşık 20 kişilik kadrosuyla kocaman bir aile olan Çoklar Kuyumculuk’ta yöneticilik serüvenime devam ediyorum. Uzun yıllardır sektörde faaliyet gösterdiğinizi biliyoruz. Başlangıcı nasıl oldu, Ariş ile yolculuğunuz nasıl başladı anlatır mısınız? Ariş ile tanışmamız, aslında Ariş’in gen kodlarıyla da çok alakalı olduğu için, bazen dostlarıma ve müşterilerime de anlattığım bir anekdottur. Şöyle ki; dönem 90’lı yılların sonu 2000’li yılların başı… Bizler genç kuyumcuyuz ama pırlanta henüz Türkiye’de ve Sakarya’da da çok az bilinen bir alan. Hem talebi pek yok hem de sektörde pırlantayı bilen kişi çok az. Pırlanta eğitimi falan daha duyan yok o yıllarda… Durum böyle iken 2002 yılında benim Ankara’da yaşayan modayı, trendleri çok iyi takip eden bir arkadaşım ve aynı zamanda müşterim, nişanlısına aldırmak istediği tektaşını bizden almak ve H color pırlanta istediğini söyledi. İnanın o güne kadar H rengini Adapazarı’nda bırakın görmeyi, duyan bile yoktu. Sonrasında H renkte pırlantayı aramak için İstanbul’da araştırdığımda sadece Ariş’te bulabileceğimi öğrendim. Ariş Pırlanta’yı tercih edilir bir marka yapan farkları sizce neler? Sizin tercihinizde bu farklardan hangileri etkili oldu? Aslında Ariş’i sektörde farklı kılan birçok özellik sayabiliriz. Beni en çok etkileyen özelliklerinden bir kaçını size anlatmam gerekirse;  ilk sırada müşterisini gerçek dost gören iş ortağı anlayışı gelir. Bunu laf olsun diye söylemiyorum; 1999 depreminde iş yerimiz yıkılmıştı ve o yıllarda ismini vermek istemediğim bazı firmalardan hiç beklenmeyen ve unutulmayacak olumsuz davranışlar görmüştük, hatta zarara uğratılmıştık. Bu tecrübelerin ardından, deprem sonrası çalışmaya başladığımız Ariş’ten bugüne kadar sadece destek ve gelişime destek gördüm. Asla bize olumsuz yansıyan bir tavırları olmaması, benim 20 yıl sonra da yanılmadığımı gösteriyor.   Yine çok önemli farklılıklardan biri de inovasyon. Ariş kelimenin tam anlamıyla inovasyon firmasıdır. Ailenin büyüğü, Ariş’in yolculuğunun başlangıç noktası, Abdülkerim dedenin çocuklarına, torunlarına “Kimsenin yapmadığını yapın, eğer başkaları sizi taklit etmeye başlarsa siz başka bir şey yapın” vasiyeti, Ariş’in karakteristik özelliği haline gelmiş. Gerçekten de Ariş hep ilklerin, yeniliklerin markası olarak farklı koleksiyonlara ve tasarımlara imza atıyor. Mesela Ariş Parmak İzi Koleksiyonu benim en çok hayran olduğum koleksiyonların başında gelir. Benzersiz tasarımlardandır. Teknoloji, tasarım ve sanatın buluştuğu inovatif bir eserdir bana göre…  Dişten, saçtan yapılan tasarımların yer aldığı koleksiyonlar, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu gibi benzersiz koleksiyonlar her biri çok anlamlı, farklı koleksiyonları ve daha fazlasını da sayabiliriz. Sizce bir marka ile çalışmak neden önemli? Dünyadaki değişim ve gelişim her alanda olduğu gibi sektörümüzde de markalaşmayı zorunlu kılıyor. Türkiye mücevher sektöründe altınla kuyumun ayrıştığı en önemli fark bence pırlanta deneyiminin çok az olması. Geleneksel kültürde altın takı çok köklü, yerleşmiş ve çok iyi bilinmesine rağmen pırlantada daha çok yeniyiz. İlk pırlanta satmaya başladığımızda birçok alanda çok yetersizdik. Ariş Pırlanta bizi ve personelimizi sürekli eğitimlerle destekledi. Bu eğitimler vitrin dizmekten taş bilgisine, görsel düzenlemeden satış eğitimlerine kadar çok kapsamlı eğitimlerden oluşuyor. Bugün bu seviyelere marka işbirliğiyle geldiğimizi hiç unutmuyoruz. Ayrıca genel kanının aksine, bir marka ile çalışmak daha pahalıya mal olmuyor. Gerçek kıyaslamada fayda açısından markanın üretim ve stok gücü çok büyük avantajlar sağlıyor. Bunun yanında bilinirlik ve güvenilirlik zaten tartışılmaz avantajlar tabii… Ariş Pırlanta koleksiyonlarından en beğendiğiniz ve en çok ilgi gördüğüne inandığınız ürünler hangileri? Geçmişten bugüne aklıma ilk gelen ilk koleksiyon Parmak İzi, Melekler Koleksiyonu, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu,  Miracle ve Baget koleksiyonları diyebilirim. Tüketicinin mücevher tercihleri konusunda neler söylersiniz? Tüketicinin mücevher tercihleri dünya trendlerini takip ediyor.  Son yıllarda baget pırlanta tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok büyük rağbet görüyor. Tektaş yüzük zaten artık tartışmasız, herkesin alıp severek taktığı bir klasik oldu. Tektaş ile birlikte diğer evlilik mücevherleri de her zaman ön planda olan ürünler arasında… Haziran ayı itibariyle Sakarya’da Cadde 54 AVM’de Ariş Çoklar mağazası olarak hizmet vermeye başladınız.  Mağazanın hayata geçiş öyküsünden biraz bahseder misiniz, nasıl karar verildi, nasıl hayata geçirildi? Uzun bir bekleme sürecinden sonra nihayet üçüncü mağazamız olan Cadde 54 AVM mağazamız tüketiciyle buluşuyor. Uzun bekleyişin en önemli sebebi yaşadığımız pandemi süreci oldu. Mağazamızı 2020 Kasım-Aralık aylarında açmaya hazır hale getirdik ancak pandemi koşulları dolayısıyla yaklaşık 7 aydır bu günü bekledik ve mutlu sona ulaştık. Haziran ayındaki normalleşme süreciyle beraber bizde startı vermiş olduk mağazanın oluşumu ve karar sürecinden de biraz bahsetmek isterim. Süreç aslında 2019 yılında Ariş’in yeni konsept mağazaları ortaya çıkmaya başlayınca başladı. Ariş mağazalarını yenilemeye başlayınca bizde de heyecan başladı. Ariş Pırlanta’nın yeni konsept mağazaları gerçekten çok etkileyici ve çarpıcı mağazalar olmuştu.  Sakarya’da da Cadde 54 AVM projesi aynı dönemde ortaya çıkmış ve biz mutlaka bunun içinde olmalıyız kararını vermiştik. Plan ve projeleri alınca hemen büyük üstad sayın Kerim Güzeliş’in yanına koştum. Proje kayıt üstünde bile hepimizi heyecanlandırmıştı. Kerim Güzeliş’in de bizleri motive eden yönlendirmeleriyle hemen harekete geçerek Cadde 54 AVM’nin stratejik bir noktasında mağazamızı kiraladık. Cadde 54 AVM Ariş Pırlanta mağazası pırlantalı ürünlerin ve altın ürünlerin dengeli bir şekilde buluştuğu Çoklar Kuyumculuk ile entegre bir konsept olacak. Ariş Cadde 54 AVM mağazasına gelen bir müşteri hem zengin pırlantalı seçeneklerimiz arasından beğendiğini alabilecek hem de beğendiği altın takısını veya bilekliğini seçebilecek.  Sakaryalı mücevherseverlere en iyi şekilde hizmet vererek, dönem dönem çeşitli sürprizlerle ve fırsatlarla fark yaratmaya devam edeceğiz. 

Uncategorized

Pırlanta Deyince akla ilk gelen firma; Elite Diamond

Pırlanta Deyince akla ilk gelen firma; Elite Diamond

Pırlantanın A’dan Z’ye tüm detaylarını bilen, hem sektörün hem de markalarının gelişimi için oldukça yoğun mesai harcayan Elit Diamond, 20 yıldır yaptığı bu yatırımların geri dönüşünü başarıyla alıyor…

20 yıldır sektörde ara vermeden faaliyet gösteren Elit Diamond, geniş ürün yelpazesi ve başarılı pazarlama ağıyla iş ortaklarına kusursuzca hizmet vermeye devam ediyor. İstikrarlı büyümesini kurulduğu yıldan itibaren sürdüren, yeniliğe açık vizyonuyla sürekli kendini geliştiren Elit Diamond, tüm taleplere yanıt verebilecek ürün gamına sahip. Son yıllarda artan altın fiyatları nedeniyle mücevhere olan ilginin yoğunluğu sonucunda pazarda oluşan taleplere başarıyla yanıt verebilen Elit Diamond, en kaliteli ve her bütçeye uygun ürünleriyle hizmet vermeye devam ediyor. Taş kalitesi yanı sıra hizmet kalitesini de ön planda tutan Elit Diamond, başarı grafiğini her geçen gün üst seviyelere taşıyor.
Elit Diamond, hem markalarının gelişimi hem de ülkemizde pırlanta sektörünün gelişimi için bilinçlendirmeye ve yatırım yapmaya hız kesmeden devam ediyor.

 

Elitediamond