Haber

Ariş Pırlanta yeni konseptiyle İstanbul Viaport AVM’de…

Ariş Pırlanta yeni konseptiyle İstanbul Viaport AVM’de…

Ariş Pırlanta’nın uzun yıllardır birlikte çalıştığı iş ortağı Ariş Pırlanta Aydın bayii Muhammed Cemiloğlu, işbirliğinden doğan sinerjiyi, Ariş gibi köklü bir marka çatısı altında olmanın avantajlarını, birlikte kazanma fırsatını nasıl yakaladıklarını anlattı.
Mücevher sektörünün öncü markası Ariş Pırlanta, dünya markası olma hedefine emin adımlarla ilerlerken, bayileriyle, satış noktalarıyla gücüne güç katıyor. 1906’dan bu yanan hizmet veren Ariş Pırlanta, sektörde uzun yıllara dayanan deneyimin verdiği güvenle, yenilikçi yapısıyla, kalite anlayışıyla, ürün çeşitliliğiyle tercih edilen bir marka olarak hedeflerine ilerliyor. Ariş Pırlanta ’nın İstanbul Viaport AVM’de bulunan bayii Okyanus Kuyumculuk’un sahibi Muhammed Cemiloğlu,, Ariş Pırlanta ile nasıl çalışmaya başladığını, Ariş’i tercih etme sebeplerini ve markayla çalışmanın avantajlarını anlattı. Sektöre nasıl adım attınız? Ariş ile yolculuğunuz nasıl başladı anlatır mısınız? İş hayatım boyunca inşaat ve tekstil sektörlerinde hizmet verdim. Fakat ekonomik gelişmelerin işlerimize yansıması ve piyasalardaki dalgalanmaların etkisiyle küçük yaşlardan beri ilgimi çeken kuyumculuk sektörüne adım atmaya karar verdim. Bu kararla birlikte kuyumculuğun olmazsa olmazı değerli taşlara yöneldim. Sektörün kalbinin attığı İstanbul gibi bir şehirde yaşamanın avantajıyla pırlanta sektöründe hizmet veren çeşitli markalarla birebir görüşmeler yaptım. Böylece markalar ve çalışma anlayışlarıyla ilgili fikirler edindim. Bu görüşmeler sırasında Ariş Pırlanta ekibiyle tanıştım ve yolculuğumuzun ilk adımı atılmış oldu. Ariş Pırlanta’yı tercih edilir bir marka yapan farkları sizce neler? Sizin tercihinizde bu farklardan hangileri etkili oldu? Ariş Pırlanta’nın çok köklü ve güvenilir bir marka olduğunu daha önce de duymuştum, tanıdıktan sonra iyice emin oldum. Kartal’da bulunan mağazamızda çalışmaya başladık. Ariş Genel Merkezi’nde Ariş Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş ile tanışarak kendisinin fikir ve tavsiyelerinden faydalandık. Ariş’in bir aile şirketi olmasından, samimi ve dürüst yaklaşımlarından, ürün ve hizmet kalitesini önemsiyor olmalarından çok etkilendim. Sizce bir marka ile çalışmak neden önemli? Bir marka ile çalışmanın en önemli avantajlarından biri tüketiciye güvenilir ve kaliteli ürün sunmanın rahatlığını yaşamaktır. Tüketici mücevher alışverişinde bildiği, tanıdığı, güvenebileceği markayı tercih eder. Marka ile çalıştığınızda o markanın bilinirliği, güvenilirliği sayesinde tüketici sizden rahatlıkla alışveriş eder. Ayrıca köklü bir marka ile çalışıyorsanız iş deneyimi, uzmanlığı, ürün çeşitliliği gibi avantajlar da verimli iş yapmanızı sağlayacaktır. Ariş Pırlanta koleksiyonlarından en beğendiğiniz ve en çok ilgi gördüğüne inandığınız ürünler hangileri? Ariş Pırlanta’nın oldukça zengin bir ürün yelpazesi bulunuyor. Yenilikçi ve farklı tasarımları, koleksiyonları var. Tüm ürünlerinin tercih edildiğini söyleyebilirim ancak belirtmek gerekirse; baget pırlantalı ürünler, tektaşlar, evlilik setleri, Habbe Koleksiyonu ve diğer ürünler ilgi görüyor.

Haber

Ariş Pırlanta Aydın şubesi açıldı…

Ariş Pırlanta Aydın şubesi açıldı…

Ariş Pırlanta’nın uzun yıllardır birlikte çalıştığı iş ortağı Ariş Pırlanta Aydın bayii Mutlu Tığlı, işbirliğinden doğan sinerjiyi, Ariş gibi köklü bir marka çatısı altında olmanın avantajlarını, birlikte kazanma fırsatını nasıl yakaladıklarını anlattı.

Mücevher sektörünün öncü markası Ariş Pırlanta, dünya markası olma hedefine emin adımlarla ilerlerken, bayileriyle, satış noktalarıyla gücüne güç katıyor. 1906’dan bu yanan hizmet veren Ariş Pırlanta, sektörde uzun yıllara dayanan deneyimin verdiği güvenle, yenilikçi yapısıyla, kalite anlayışıyla, ürün çeşitliliğiyle tercih edilen bir marka olarak hedeflerine ilerliyor. 

Ariş Pırlanta ’nın Aydın’da bulunan bayii Nero Kuyumculuk’un sahibi Mutlu Tığlı, Ariş Pırlanta ile nasıl çalışmaya başladığını, Ariş’i tercih etme sebeplerini ve markayla çalışmanın avantajlarını anlattı.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1979 yılında Aydın’da doğdum. Ailemin esnaf olması sebebiyle çalışma hayatına küçük yaşlarda adım atmış oldum. Evli ve iki çocuk babasıyım. İşletmemizde eşim ve yeğenimle birlikte hizmet vermekteyiz.

Sektöre nasıl adım attınız?  Ariş ile yolculuğunuz nasıl başladı anlatır mısınız?

Kuyumculuk sektörüne 2006 yılında Altın Efe Kuyumculuk sahibi rahmetli Mustafa Çevik ve Ahmet Kızılaya’nın yanında başladım. 2013 yılında Aydın Kuşadası’nda Güzelçamlı mahallesinde ilk dükkanımız olan Nero Kuyumculuk’u açtık. 2019 yılından itibaren de Aydın Merkez’de bulunan mağazamızla hizmet vermeye devam ediyoruz. Ariş Pırlanta ile yolculuğumuz ise yaklaşık iki yıl önce başladı. Daha önceden de takip ettiğimiz ve çalışmayı istediğimiz Ariş Pırlanta ile 2020 yılında yollarımız kesişti ve konsept mağazamızı açarak birlikte çalışmaya başladık.

Ariş Pırlanta’yı tercih edilir bir marka yapan farkları sizce neler? Sizin tercihinizde bu farklardan hangileri etkili oldu?

Mücevher sektöründe güvenilirlik ve pırlanta söz konusu olduğunda taş kalitesi ön planda olduğundan, alanında uzman ve sektörün en köklü, en güvenilir markalarından Ariş Pırlanta ile çalışmaya karar verdik. Ariş Pırlanta 1906 yılından bu yana kuyumculuk alanında hizmet veren bir marka. Gerçek kalite doğru fiyat anlayışıyla, yenilikçi ve vizyoner bir yapıya sahip olması, ürün ve hizmette kaliteden ödün vermeden yola devam etmesi bizim için belirleyici oldu.

Tüketicinin mücevher tercihleri konusunda neler söylersiniz?

Evlilik tekliflerinde artık bir klasik haline gelen tektaş modelleri her zaman başı çekiyor. Yıldönümü hediyesi olarak da baget ürünler tercih ediliyor. Günümüz koşullarında daha minimal ürünler ve gün içinde de rahat kullanılabilecek spor modeller son dönemde daha çok ilgi görüyor.

Kuyumculuk sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kuyumculuk mesleği dünyanın en eski mesleklerinden biri ve topraklarımızda binlerce yıllık bir geçmişi bulunuyor. Türk kuyumculuk sektörü üretimiyle, hızıyla, tasarım gücüyle öne çıkan bir sektör. Ülke ekonomisine milyarlarca liralık değer katan bir sektör. Tabii ki zaman zaman dünyada ve ülkemizde yaşanan gelişmelere paralel olarak tüm sektörlerde olduğu gibi sıkıntılar yaşanıyor elbette. Uzun vadede sektörümüzün bulunduğu yerden daha iyi noktalara geleceğine inanıyoruz.

Aydın’da Ariş Pırlanta konsept mağazası ile hizmet veriyorsunuz. Mağazanın hayata geçiş öyküsünden biraz bahseder misiniz, nasıl karar verildi, nasıl hayata geçirildi?
Ariş Pırlanta ile çalışmaya karar verince geçmişle geleceği başarılı bir şekilde harmanlayan yeni konsept mağazayı hayata geçirdik. Son yıllarda genellikle konsept mağazalar alışveriş merkezlerinde açılıp hizmet verirken biz bir çarşı mağazası olarak yeni konseptle hizmet vermeye başladık. Bu konuda da fark yaratmanın gururunu yaşıyoruz.

Uncategorized

Burak Yakın’ın ihracat hedefi net!

Burak Yakın’ın ihracat hedefi net!

Mücevher İhracatçıları Birliği başkan adayı Burak Yakın, yılda 100 ton altın, 250 ton gümüşten mamul takı ve 400 milyon Dolar pırlantalı mücevher ihracatı hedeflediklerini açıkladı. Sektörün bir bütün olduğunu ve kimseyi mıhlamacı, takozcu diye ayırt etmediklerini söyleyen Yakın, sektörün bir bütün olarak büyüyüp gelişmesi için seferber olduklarını belirtti ve projelerini anlattı.
Mücevher İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda başkanlığa aday olduğunu açıklayan Burak Yakın, sektörü ayrımsız bir şekilde bir bütün olarak kabul ettiklerini ve ihracata katkısı olan herkesin yeni yönetimde söz sahibi olacağını açıkladı. Engelsiz ihracat sözü veren Yakın, düzenlediği basın toplantısında ons üzerinden değeri artan ihracat verilerinin yanıltıcı olduğunu; aslında ihracatın artmadığını, azaldığını dile getirdi. İhracatın önündeki engelleri kaldıracaklarını söyleyen Yakın, kur ve ons dalgalanmaları arasından azalan ihracatı artmış gibi göstermeyeceklerini ve halen 72 ton değerindeki işlenmiş altın ihracatını 100 tonun üzerine çıkartmayı hedeflediklerini belirtti ve “2014’te 1200’lerde olan altının ons fiyatı bugün 2000 doların üzerinde. Ons artarsa ihracat değeri artar, düşerse düşer, asıl görevimiz miktarı artırmak” dedi. Mevcut yönetimin 2017 yılında 3,28 milyar dolar olarak devir aldığı mücevher ihracatına 2018 yılında külçe altının dahil edildiğini, bugünkü rakamların bu nedenle yüksek göründüğünü, 2021 ihracat rakamlarının 1,95 milyar dolarının külçe altın olduğuna dikkat çeken Yakın şunları söyledi: “Unutmayalım ki ihracatımız kg bazında artarsa, ihracat ve istihdam artacaktır. İhracatçılarımız, has altın değerinden değil, işçilikten para kazanmaktalar. Azalan bir ihracatı, ons’un dolar bazında değer artışını ve külçe altın eklenmiş ihracat rakamlarını kullanarak, artmış gibi göstererek sektörü kandırmayacağımıza söz veriyoruz.” Yakın; “Emeğe saygılıyız, bu nedenle kendimizden önceki yönetim kurullarının yaptıklarını kendimiz yapmış gibi dile getirmeden, tüm eski yönetimlerde görev almış meslektaşlarımızı onore edeceğiz. Onlar olmasaydı, onlar ellerinden gelenin en iyisini yapmasalardı bugün biz size 100 ton altın, 250 ton gümüş ve 400 milyon dolar pırlantalı mücevher ihracatı hedefi koyamazdık” diye konuştu. Sektörün en önemli sorunlarından birinin nitelikli personel istihdamı olduğunu belirten Yakın, sektörün ilerlemesi için ihtiyaç duyulan beyaz yakalı personel yetiştirme sorunu için bir eğitim merkezi kuracaklarını söyledi. Ayrıca, meslek liselerini destekleyeceklerini ve İş-Kur ortaklığında yapılacak bir Avrupa Birliği projesi ile ara eleman sorununu etkili bir şekilde çözeceklerini dile getirdi. Önemli bir sorunun da Dahilde İşleme Rejimi olduğunu anlatan Yakın şöyle konuştu: “Dahilde İşleme Rejimi geçmişte sektörümüz için etkili bir şekilde uygulanıyordu, oysa şimdi firmalarımız yararlanamıyor. Sektörümüz, neredeyse tüm hammaddesini, hatta ocaklardaki gaz ve petrolü bile ithal ediyor. Bu konuyla ilgili gerekli girişimlerde bulunacağız. Bir de Eximbank konusu var. Eximbank’tan kullandığımız kredilerdeki kur farklarından dolayı sektörümüz zarar görüyor. Dünyadaki rakiplerimiz kendi ülke Eximbank’larından altın kredisi kullanırken biz kullanamıyoruz. Buna da bir son vereceğiz ve sektörümüze altın kredisini sağlayacağız.” “Hepimiz Biriz” sloganıyla hareket ediliyor Konuşmasında “HEPİMİZ BİRİZ”, “SEKTÖRÜ SEKTÖR YÖNETECEK” sloganlarının altını çizen Yakın, farklı bir ihracatçılar birliği yönetimi anlayışını yaşama geçirerek örnek olmak istediklerini belirtti. Sektöre emek veren herkesi bir bütünün parçaları olarak kabul ettiklerini belirten Yakın, sözlerine şöyle devam etti: “Bu nedenle HEPİMİZ BİRİZ dedik. Bu nedenle kimseyi küçük görmeden, ayrıştırmadan, atölyesiyle, fabrikasıyla, rafinerisiyle, montürcüsüyle, mıhlamacısıyla, yani sektörün tüm paydaşlarıyla birlikte hareket edeceğiz. Her meslek grubuna ait çalışma komiteleri sorunları tartışacak, çözüm önerisi seçeneklerini değerlendirecek ve yönetim kuruluna iletecek. Bu komitelerde; üyelerimiz, ustalarımız, Mücevher İhracatçıları Birliği çalışanlarımız ve danışmanlarımız görev yapacak. Altı ayda bir kez de, bu komitelerimizle Türkiye Mücevher Meclisi olarak bir araya geleceğiz. 4 yılda bir, seçimden seçime değil, sürekli beraber olacağız.”

Gündem

2022 Ocak-Şubat İhracat rakamları

2022 Ocak-Şubat İhracat rakamları

2022 Şubat ayında mücevher ihracatı, bir önceki yılın eş dönemine göre TİM verileri baz alındığında (FOB) %59 artışla 489 milyon 249 bin dolar, Dâhilde İşlem Rejimiyle (DİR) kapsamında işlenen altın bedeli ile birlikte ise %24 artışla 763 milyon 724 bin dolar olarak gerçekleşmiştir.
Şubat Ayında İhracatın En Fazla Yapıldığı Ülkeler (DİR ile yapılan ihracat dâhil) • 209 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri (%0,2 azalış) • 135 milyon dolar ile Irak (%45 artış) • 77 milyon dolar ile Birleşik Devletler (%37 artış) • 49 milyon dolar ile Hong Kong (%60 artış) • 38 milyon dolar ile Libya (%19 artış) • 30 milyon dolar ile Kırgızistan (%21 artış) • 24 milyon dolar ile İsrail (%62 artış) • 19 milyon dolar ile Mısır (%3 artış) • 13 milyon dolar ile Almanya (%46 artış) • 12 milyon dolar ile Çekya (%384 artış) Şubat Ayında Sektörün 4 Ana Mal Grubunda En Çok İhracat Yapılan Ülkeler Altından mamul mücevherci ve kuyumcu eşyası (631 milyon dolar, %43 artış) • 157 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri (%39 artış) • 131 milyon dolar ile Irak (%45 artış) • 64 milyon dolar ile Birleşik Devletler (%65 artış) • 46 milyon dolar ile Hong Kong (%60 artış) • 34 milyon dolar ile Libya (%8 artış) • 28 milyon dolar ile Kırgızistan (%24 artış) • 21 milyon dolar ile İsrail (%74 artış) • 16 milyon dolar ile Mısır (%7 azalış) • 10,6 milyon dolar ile Çekya (%720 artış) • 10,3 milyon dolar ile Meksika (%198 artış) • İşlenmemiş veya yarı işlenmiş altın (130 milyon dolar,%76 azalış) • 46 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri (%47 azalış) • 9,9 milyon dolar ile Birleşik Devletler (%30 azalış) • 2,9 milyon dolar ile Nepal (%100 artış) • 1,1 milyon dolar ile Fas (%67 azalış) • 1 milyon dolar ile Polonya (%253 artış) • 720 bin dolar ile Malezya (%85 artış) Pırlantalı altından mamul mücevherci eşyası ve aksamı (29 milyon dolar, %126 artış) • 3,4 milyon dolar ile Karadağ (%100 artış) • 3,1 milyon dolar ile Libya (%2.386 artış) • 2,5 milyon dolar ile KKTC (%13.374 artış) • 2,3 milyon dolar ile Hong Kong (%59 artış) • 2 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri (%27 azalış) • 1,8 milyon dolar ile Mısır (%965 artış) Gümüşten mamul mücevherci ve kuyumcu eşyası (13 milyon dolar, %14 artış) • 1,9 milyon dolar ile Birleşik Devletler (%5 azalış) • 1,8 milyon dolar ile İsrail (%30 artış) • 1,3 milyon dolar ile Irak (%80 artış) • 1,1 milyon dolar ile Almanya (%40 artış) • 654 bin dolar ile Libya (%99 artış) • 630 bin dolar ile Almanya (%59 artış) 2022 Ocak – Şubat arasında kümülatifte TİM verilerine göre (FOB) %32 artışla toplam 848 milyon 683 bin dolarlık mücevher ihracatı yapılmış olup Dâhilde İşlem Rejimiyle (DİR) kapsamında işlenen altın bedeli ile birlikte ise %1 azalışla 1 milyar 410 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Ocak-Şubat İhracatın En Fazla Yapıldığı Ülkeler (DİR ile yapılan ihracat dâhil) • 356 milyon dolar ile Birleşik Arap Emirlikleri (%44 azalış) • 271 milyon dolar ile Irak (%71 artış) • 160 milyon dolar ile Birleşik Devletler (%60 artış) • 84 milyon dolar ile Hong Kong (%43 artış) • 66 milyon dolar ile Libya (%23 artış) • 44,4 milyon dolar ile İsrail (%52 artış) • 44,2 milyon dolar ile Kırgızistan (%14 artış) • 38 milyon dolar ile Mısır (%3 artış) • 32 milyon dolar ile Moritanya (%343.487 artış) • 25 milyon dolar ile Almanya (%13 artış)