Uncategorized

Ariş’in başarısının sırrı; Gerçek kalite, doğru fiyat

Ariş’in başarısının sırrı; Gerçek kalite, doğru fiyat

Gerçek kalite, doğru fiyat mottosuyla hizmet veren Ariş Pırlanta, her geçen gün genişleyen pazar ağı, yenilikçi bakış açısı ve benzersiz tasarımlarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Ariş Pırlanta’nın büyüme stratejilerine Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş anlattı.
Ülkemiz yaklaşık iki yıldır korona virüs etkisi altında. Bu dönemde lüks tüketim sınıfına giren pırlanta alışverişi nasıl etkilendi? Korona virüsün ilk dönemlerinde önemli bir durgunluk yaşandı. Çünkü düğünler ve hediyeler ertelendi… Daha sonra kapanmalarla beraber inişli çıkışlı bir sürece girildi, tüketici de bundan etkilendi. Şu anda 2020’nin öncesine döndük. İnsanlarda yerleşmiş bir kanı var. Düğünlerde illaki duygularını ifade edebilmek ve teklifte bulunabilmek için muhakkak bir pırlantalı yüzük alıyor ve o şekilde teklif ediyorlar. Bugün en değerli, en nadir olan şey pırlantadır.Günümüzde iyi bir pırlanta aldığınızda işçiliği çok olmayacak. Varsayalım, bir karatlık bir tektaş aldığınızda hem uzun yıllar kullanırsınız hem de değiştirmek istediğinizde para kaybetmezsiniz, satmak istediğinizde bile para kazanmış olursunuz. Yani eğer TL’ye vurursanız bir 10 sene sonra bunu sattığınızda TL olarak iki üç misli paraya satarsınız, dolar olarak da çok fazla bir kaybınız olmaz. Dolayısıyla hem toplum için hem de bu işin ticaretini yapanlar için kazanç sağlanmaktadır. Ben bu anlamda iyi ki böyle bir örf ve âdet oluşmuş diyorum ve bu geleneğin devam etmesini tavsiye ediyorum. Bir tektaş pırlanta son haline ulaşana kadar birçok ustanın elinden geçiyor: Montürü, mıhlaması, cilası, rodajı, sadekârı, designerı… Dolayısıyla çok önemli birçok ustanın elinden geçiyor. Bu nedenle düşük karatlı ürün almaktansa yüksek değerli bir karatta tektaş pırlanta yüzük alındığı takdirde aynı zamanda yatırım da yapılmış olunuyor. Bu dönemde satışların artması, alım gücünü arttırmak adına ne tür çalışmalar gerçekleştirdiniz? Firmamız olarak daima her cebe göre, her bütçeye göre pırlanta üretiyoruz. “Ben B plus, A plusa pırlanta üreteyim gerisini boş vereyim” gibi bir düşüncemiz hiç olmadı. Müşterilerimizi kazançlarına göre ya da sınıflara ayırarak hiçbir zaman hizmet vermiyoruz. Her bütçeye uygun üretim yapmaktayız. Firmamızın en önemli yönlerinden biri de, kendimize has ürünlerimizin olması. Mesela günümüzde bagetli ürünler trenddir ve birçok kimse tarafından da talep görüyor. Biz bu ürün grubunu kendimize has, çok farklı şekilde diğer ürün gruplarımızda olduğu gibi üretiyoruz. Bizim bir “motto”muz var: “Gerçek kalite doğru fiyat.” Ariş Pırlanta olarak Öyleyse her bütçeye uygun üretim yapmanız farklı kesimlere ulaşmanızı sağlıyor? Evet, sağlıyor ve de bu noktada çok talep görüyoruz. Kredi kartına taksit sayısının 3’e indirilmesi alışveriş oranlarını nasıl etkiledi? Çok büyük bir oran değil ama belli bir oranda etkiledi. Taksit sayısı arttığında müşteriler bütçelerini ona göre ayarlayabiliyordu. Ancak şu anda yüksek miktardaki ürünleri en fazla 3 taksit imkanıyla alabiliyordu. Ancak Ariş Pırlanta olarak biz müşterilerimize kişisel kredi kullanma yolunu açtık. Eğer kişinin kredisi varsa bir telefonla hemen kredileniyor. 15 dakika içinde cevap geliyor ve hemen istediği ürünü alabiliyor. Özellikle kapanma dönemlerinde mağazaların kapanmasıyla online alışveriş oranlarında da artış yaşandı. Peki, lüks tüketimde de insanlar online alışverişe ilgi gösterdi mi? Tabii ki gösterdi. Tam kapanma olduğu dönemde insanlar bir şekilde temel ihtiyaçlarını online alışverişten karşıladılar. Hatta üretici olduğumuz dönemde var olan izin belgelerimiz sayesinde müşterilerimizin evlerine servis yaptık ve büyük memnuniyet sağladık. O dönemde online’ı tanımayan, alışveriş yapmaya korkan özellikle 40 üstü kişiler online alışverişe alıştı ve online’dan alışveriş yapıyorlar. Pandemi böyle şeylere de vesile oldu.Bir yandan gerçekten yüz yüze alışverişin ötesinde pandemi size online alışveriş hakkında bir şeyler kattı diyebiliriz…Tabii, diyebiliriz… Şunu eklemek istiyorum: bize gelen müşteri çok mutlu ayrılıyor. Çünkü müşterilerimizi kral ve kraliçe olarak addediyoruz. Bu nedenle çoğu zaman müşterilerimiz online’dan ziyade mağazaya gelip ortamı teneffüs etmek istiyor, yeni ürünleri görmek istiyorlar. Tüketici, pırlantalı ürünler konusunda bilinçlendi mi? Bilinçlenmek isteyen çok kolay bilinçlenebiliyor. Eskisi gibi değil. Artık online’da pırlanta nedir, vasıfları nedir, nasıl iyi bir pırlanta alabilirim diye aratıldığında önüne birçok bilgi çıkıyor. Online sitemizde de bu konuda akademi var. İnsanlar bu noktada internet ortamından ne almak istediğini tüm detaylarıyla öğrenebilir, hatta mukayese yapabilir. Oldukça zengin bir ürün ve koleksiyon çeşitliliğine sahipsiniz. Sizi en çok etkileyen koleksiyon ya da ürününüz hangisidir? Ben aşağı yukarı 42 senedir spiritüalizm ile ilgiliyim. Çok uzun zamandır o tür sembolleri, çakraları ve bu tür içerikli ürünleri üretmek istemiştim ama satış ekibim bunu uygun görmemişti. Ama ben 10 sene önce ekibime direttim, bu bilgiyi mücevher haline getirip herkese tanıtmak istediğimi belirttim. En çok sevdiğim ürünlerden birkaç tanesi bu tür sembolizmi anlatan ürünlerdir. Onları çok seviyorum, satıldığı zaman çok mutlu oluyorum. Hele ki kişi onlardan bir feyz alıyorsa, o bilgileri alıyorsa daha çok mutlu oluyorum. Ama diğer yandan da yeni bir ürün yapmayı, Ariş’e has ürünler üretmeyi seviyorum. Kullanmış olduğumuz taşlar da oldukça kaliteli sınıflardan oluşmaktadır. Mağaza açılışlarınız da devam ediyor. Şu anda Ariş Pırlanta hangi bölgelerde yer alıyor? Mağazalaşma stratejiniz nedir? Şu anda markamıza ait 21 tane mağazamız var. Bir tanesi Berlin, Almanya’da. 20 tanesi burada Türkiye’dedir. 6 tanesi İstanbul’da, 2 tane İzmir’de, 2 tane Antalya’da, 2 tane Bursa’da, 1 tane Antep’te, Kayseri ve Mersin’de mağazalarımız var. Biz büyükşehirlerin çoğunda konumlanmayı arzu ediyoruz. Pandemi gelmemiş olsaydı bütün büyükşehirlerimizin birçoğunda mağazamız olmuş olacaktı. Pandemiyle beraber biraz duraklama oldu. Ayrıca 5-6 tane bayiimiz var, 50 taneye yakın da satış noktamız var. Önümüzdeki yıllarda da kendimize ait 10 mağaza daha açmayı hedefliyoruz. AVM mağazacılığı ile cadde mağazacılığı arasında fark var mı? Ağırlıklı olarak hangi mağaza türünü tercih ediyorsunuz? Firmamıza ait her iki mağaza türü de var. Türkiye’de AVM mağazacılığı daha iyi, cadde mağazacılığı biraz zayıf gidiyor. Avrupa’da mesela Almanya’da bunun tam tersi. Biz de daha çok cadde mağazacılığına doğru yöneliyoruz ama dengeyi koruyoruz. Özellikle pırlanta sektöründe geniş bir rekabet ortamı mevcut. Bu rekabet ortamında yapılan indirimler, pırlanta ve ürün kalitesi, benzer ürün çeşitliliği rekabet ortamını nasıl etkiliyor? Bu noktada tüketici karlı çıkıyor. Daha az karla satın alma eğilimi oluyor. Günümüzde %50, %70 indirimler artı. Hediye, çek gibi alternatifler sunuluyor. Bu tür fırsatlar bana çok inandırıcı gelmiyor. Umuyoruz ki hükümetten bu duruma bir tepki, bir yaptırım gelir. Mücevherde bu tür uygulanmaların olmaması lazım, kaldı ki Avrupa’da bir indirim yapacağınız zaman belli yerlerden izin alıyorsun. Bizde böyle bir sistem olmuyor. Ama tüketici buradan olumsuz etkileniyor ve gözü kapalı alıyor. Bize bu konuda çok şikâyet, sitem geliyor. Dolayısıyla hem sektörümüz hem tüketici adına bu konuya bir çare bulunmasını istiyorum.

Uncategorized

Eriş jewellery, iki standıyla CNR İJS fuarına hazır!

Eriş jewellery, iki standıyla CNR İJS fuarına hazır!

Istanbul Jewelry Show’un önemli katılımcılarından Eriş Jewellery, bu yıl da her yıl olduğu gibi fuarda yerini alacak. Yönetim Kurulu Başkanı Levent Eriş, fuar beklentileri ve ihracatın geldiği son nokta ile hedef pazarlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Hem kuyumculuk sektörünün hem de İstanbul Jewelry Show’un önemli markalarından birisiniz. Yaklaşık iki yıldır fuar organizasyonu gerçekleştirilemiyor. Ekim fuarının nasıl bir havada geçeceğini düşünüyorsunuz?
Ekim fuarı için çok heyecanlı değilim açıkçası. Bir önceki fuarlara daha heyecanlı ve önceden hazırlıklı girerdim. Bu fuarla ilgili enerjim zayıf ve çok büyük bir beklentim yok ama 2 standımızla katılım göstereceğiz. Biraz karamsar bir yaklaşım oldu ama fuarın zayıf geçeceğini tahmin ediyorum.

Kuyumculuk sektörünün ihracat ayağı için oldukça önem taşıyan bu fuara yabancı ziyaretçi ve katılımcılar yer alabilecek mi?
Yabancı katılımcının geleceğini düşünmüyorum. Eskiden de çok az gelirdi yabancı alıcı fuarımıza. Yabancı ziyaretçilerde kısıtlamalar olacak. Hindistan’dan özellikle Suudi Arabistan’dan alıcı gelemeyecek çünkü bildiğim kadarıyla hükümetleri izin vermiyor. Bazı ülkelerde sanırım kırmızı listedeyiz. Ayrıca insanlar korona virüs nedeniyle uçuş yapma, uzaklara gitme, otellerde konaklama gibi şeylerden imtina ediyorlar. Ülkemizde de korona virüs vaka sayıları maalesef düşmüyor, yükseliyor.

Firmanız adına yurtdışında katılmayı planladığınız bir fuar var mı?

Tabi ki… Biz zaten Hong Kong, Amerika, Bangkok fuarlarına katılıyoruz. 2 tane de Türkiye fuarı var. Bunun haricinde senede 10-12 lokal fuara katılıyorduk. Bu sene Hong Kong fuarları yapılamadı, kısıtlı imkanlarla katıldık. Amerika Las Vegas ve Bangkok fuarı yapıldı. Oraya katıldık tabi ki… Bundan sonra normal takvim işlemeye başlarsa virüs ve pandemi öncesi gibi fuarlara katılacağız çünkü fuarlar bizim olmazsa olmazımız.

Peki, bu dönemde özellikle hangi ülkelerle ihracat çalışmaları ağırlıklı olarak gerçekleştirilmeli? Yeni pazarlar açıldı mı?
Yeni pazarlar bu pandemi döneminde olamadı çünkü ne gidebildik ne gelebildiler. Eski müşterilerimle devam ettim. Sosyal medya aracılığıyla yeni müşterilerle iletişime geçtik, yaralarımızı sarıp aktif bir şekilde çalıştık. Yeni müşteriler edindik fakat ülkeler henüz yok.

Özellikle çalışmamız gereken ülkeler var mı peki?
Tabi ki var. Orta Asya… Orada aktif değiliz. Ülke olarak değiliz. Orası önemli bir Pazar. Malezya, Endonezya, Filipinler… Bu bölgeler eksik pazarlar. Oralarda daha aktif olmamız lazım ama maalesef bu dönemde oralara gidilemedi. Amerika, Brezilya, Arjantin gibi bölgeler de çalışılması gereken yerler. Fakat oralarda da aktif değiliz. Orta Asya, Güney Amerika sektörümüz için potansiyeli olan ülkeler.

Fuarda ziyaretçilerinize hangi ürünlerinizi sunacaksınız? Bu yıl önceki yıllara oranla tasarımlarınızda bir farklılık görüldü mü?
Hayır. Biz zaten inovatif bir firmayız. Fuar için değil, normal müşterilerimiz için her daim yeni modeller üretiyoruz. Sadece fuara özel üretim yapmıyoruz. 2 standımız var. Pırlanta ve montür olarak. Açıkçası senelerdir katıldığımız bu fuara özel bir ürün hazırlamadık. Elimizdeki ürünlerimizle katılıp onları sunacağız. Konuşmanın da başında belirttiğim gibi bu fuar bana çok heyecan vermiyor. Heyecanı alamayınca insanın bir şey yapası gelmiyor.

Umuyoruz ki her şekilde bu fuar sizin için güzel geçecek…

Çok beklentiye girince o beklentiyle hatalı işler yapıyorsunuz. Olması gerekenden fazla hamle yapıyorsunuz. Dolayısıyla büyük bir beklentiye girmeden elimizden geldiğince hazır bir şekilde katılacağız. Olursa olur, olmazsa olmaz.

Çok teşekkür ederim. Vaktiniz ve cevaplarınız için. Eklemek istediğiniz bir konu var mı?
Şunu belirtmek isterim… Bütün dünya, ülkemiz ve sektörümüz için pandeminin bir an önce bitmesi ve insanların sağlığına kavuşmasını, tekrar normal hayata dönmesini temenni ediyorum. Ülke ve çalışanlar olarak olanlardan çok etkilendik. Bir an önce seyahat etmeyi, fuarlara katılmayı, dostlarımızla, müşterilerimizle, alıcılarımızla, alım yaptığımız firmalarla buluşmayı dört gözle bekliyoruz.

Uncategorized

Burak Özgehan Yalçın; “İstanbul dünya kuyumculuğunun model merkezidir”

Burak Özgehan Yalçın; “İstanbul dünya kuyumculuğunun model merkezidir”

Yirmi yıl önce kurduğu mütevazı tasarım firmasını, zamanla küresel ölçekte bilinen bir markaya dönüştürmeyi başaran Burak Özgehan Yalçın’la tasarım ve Noktamodel üzerine keyifli bir sohbet yaptık.

Kuyumcukent’te adım başı bir 3D tasarım firmasına rastlıyoruz artık. Bu durum sizi rahatsız ediyor mu?
Bilgiye ulaşmanın bir parmak hareketi kadar kolaylaştığı bir dünyada rekabetsiz alan aramak en naif tabirle “saflık” olarak nitelendirilebilir. O yüzden de talebin arttığı bir iş modeline olan ilginin de artacağını zaten öngörüyorduk. Nitekim son üç yılda ülkede bir “modelci” patlaması oldu. Bu iş eskiden ortalamanın bir tık üzerinde karlı gibi görünüyordu ama pahalı teknoloji yüzünden yatırım maliyetleri de çok yüksekti. Şimdi fiyatlar düşüyor ama teknolojiye ulaşmak da bir o kadar kolaylaşıyor. Doğal olarak girişler de hızlanıyor. Ben kişisel olarak bunda bir sorun görmüyorum, Noktamodel’in istatistikleri de olumsuz etkilenmediğimizi gösteriyor.

Dünyanın farklı ülkelerinde de bizde olduğu gibi mi gelişiyor her şey?
Türkiye kadar hızlı olmasa da 3D tasarım ve modelleme sunan firmalar dünyanın her yerinde çoğalıyor. Yalnızca kuyumculuk sektöründe değil, hemen her alanda.
Türkiye’de özellikle kuyumculuk sektöründeki bu hızlı değişimin bir nedeni de aslında Noktamodel’in uzun yıllardır yarattığı iş modelinde ısrar etmesi. Dünyanın çok farklı ülkelerinde yıllarca fuarlara katıldık. Biz her gittiğimiz ülkede bu özgün iş modelinin ve Türk tasarımcısının tek temsilcisiydik. Modellerimizle ilk karşılaştıklarında o kadar etkilendiler ki, birçoğu başka “Noktamodel’de vardır kesin” diye düşünüp İstanbul’a geldiler. Oysa yoktu, ama onlar ve daha fazlası model almak için bu İstanbul’a gelmeye devam ettiler. Bu kadar çok model arayan insanın her geçen yıl daha da artarak Kuyumcukent koridorlarında dolaşıyor olması cevval Türk girişimcisinin dikkatinden kaçmadı tabii. Artan “modelci” sayısı Türk modeline olan talepte çarpan etkisi yarattı ve kısa zamanda bu günlere geldik.

“İstanbul artık dünya kuyumculuğunun model merkezidir. Bu kelebek etkisinin ilk kanat çırpışları da NOKTAMODEL’e aittir.

Peki, Noktamodel yakın gelecekte ne yöne kanat çırpacak?
Teknoloji ve hayal gücümüzün bizi götürdüğü yere uçacağız tabi ki. Biz bu zor yolculuğu seviyoruz. Gücümüz yettiği ölçüde yeni şeyler denemeye, bazen yanılmaya ama tekrar tekrar denemeye devam edeceğiz. Çünkü Noktamodel’in varlık nedeni ve aslında doldurduğu boşluk tam da budur. Biz dünyanın öbür ucundaki 3D yazıcılara tükenebilen data göndermeyi önce hayal etmiş ve sonra da gerçekleştirmiş tek firmayız. Dünyada bir ikinci firma daha yok ama gelecekte mutlaka olacak. Bir gün bir bakacaksınız ki binlerce tasarımcı binlerce farklı yazıcıya modellerini korumalı olarak gönderip, yüzlerini bile görmediği müşterilerle uluslararası ölçekte iş yapıyor. 

Muhtemelen o gün kullandıkları altyapının kimler tarafından hayal edildiğini ve hangi aşamalardan geçerek kendilerine ulaştığını bilmeyecek ya da hatırlamayacaklar. Ve yine muhtemelen biz o gün de farklı bir “ilk” için çalışıyor olacağız.

Uncategorized

Gençoğlu Grup, Elmas Kule projesinde beklenen kararlara imzasını attı…

Gençoğlu Grup, Elmas Kule projesinde beklenen kararlara imzasını attı…

Geçtiğimiz aylarda; Kapalıçarşı, Kuyumcukent ve Vizyonpark’ta yer alan firmalarla bire bir şekilde ciddi görüşmeler gerçekleştiren Gençoğlu Grup, bu firmalardan aldığı geri bildirimlere dayanarak çok önemli bir kararın altına imza attı. Bu karar doğrultusunda; minimum 203 metrekareden başlayan atölye alanlarını, 110 metrekare, 136 metrekare ve 149 metrekare net alanların yer aldığı yeni kat planları ile güncelledi ve önceki planlamalarda yer almayan 17 adet yan hizmet mağazasını da bu yeni çalışmalarla birlikte devreye almış oldu.

Toplam bağımsız bölüm sayısını 115 olarak güncelleyen grup, yeni metrekareleri lanse ettikten hemen sonra, sadece iki haftalık bir süreç içerisinde projedeki satış seviyesinin %80’lere geldiğini, hatta bazı planların yok sattığını belirtiyor. Alınan kararın ne kadar doğru olduğunu satış seviyesindeki bu hızlı artışın kendilerine gösterdiğini belirten Naim Gençoğlu, “Görüştüğümüz firmalar ihtiyaç duydukları metrekareleri ve işleyişlerinin aksamaması için yapı içerisinde bulunması gerektiğine inandıkları yan hizmet alanlarını çok açık bir şekilde ifade ettiler. Biz de bu beklentiyi karşılıksız bırakmak istemedik, gerekli alt yapı çalışmasını en hızlı şekilde güncelledik ve bizden beklenileni vermeyi başardık” şeklinde konuştu. İnşaat hızı çok yüksek 29 Haziran 2021 tarihi itibariyle temel atma töreni gerçekleştirilen, sanayi imarına sahip atölye projesi Elmas Kule’de, bu gün itibariyle zemin altı beş katın üretimi neredeyse tamamlanmış ve su basman seviyesine gelinmiş. 30 Aralık 2022 olarak belirlenen teslim tarihine 15 ay süre olmasına karşın inşaatın ilerleme hızı bir hayli yüksek. Her detayın titizlikle planlandığı ve sektörün getirdiği hassasiyetler göz önüne alınarak her konunun şimdiden planlandığı projede, alanlarında üst düzeyde deneyime sahip özel firmalardan danışmanlık hizmetleri alınarak, yüksek prestije sahip bir proje oluşturmak için emin adımlarla ilerleniyor. Proje, Kuyumcukent’in hemen yanı başında yükseliyor. Basın Ekspres üzerindeki konumu sayesinde E5 ve Tem otoyollarına direkt bağlantı avantajı sunan Elmas Kule, Marmaray ve diğer metro hatlarıyla entegre çalışacak olan yeni metro hattına yakınlığı ile ulaşım kolaylığı sağlayacak şekilde konumlandırılmış. Mevcut bağlantıların haricinde, projenin bitimi ile eş zamanlı olarak kullanılmaya başlanacak olan, proje ile Vizyon Park ve Kuyumcukent arasındaki direkt bağlantı yolunun kullanıma açılması için yapılan hazırlıklar da devam ediyor. Her bağımsız bölüm için özel olarak tahsis edilmiş otopark alanları, misafir araçlar için ayrılmış özel alanlar, otopark alanları ile lobi alanları arasındaki geçişler için 3 adet, zemin kat ile üst katlar arasındaki dikey sirkülasyonun sağlanması için yüksek hızda 6 adet asansör ile rahatlık ve konfor en üst seviyeye çıkarılıyor. Gençoğlu Grup merkez binasında yer alan ve görüşmelerin randevulu şekilde yapıldığı satış ofisine ulaşmak ve proje hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki iletişim bilgilerinden faydalanabilirsiniz. Tel: +90 212 652 20 20 E-Mail: iletisim@elmaskule.com Web: elmaskule.com İnstagram: instagram.com/elmaskule Facebook: facebook.com/elmaskule

Uncategorized

Gençoğlu Ailesi, Elmas Kule için gerçekleştirilen temel atma töreninde bir araya geldi

Gençoğlu Ailesi, Elmas Kule için gerçekleştirilen temel atma töreninde bir araya geldi

Aralık 2022 itibariyle sahipleriyle buluşması öngörülen Elmas Kule’nin temel atma töreni gerçekleştirildi. Kaba inşaat aşamasında son teknoloji modüler kalıp sistemlerinin kullanıldığı projenin temel atma töreninde Gençoğlu Ailesi bir araya geldi.

1 Ocak 2021 tarihi itibariyle inşaat çalışmalarına başlanan Elmas Kule’de, temel aşaması için gerekli olan hazırlıkların tamamlanmasının ardından 29 Haziran 2021’de temel
atma töreni gerçekleştirildi. Geçtiğimiz sürede çok ciddi bir yol kat edilerek iki bodrum katın üretimi tamamlanmıştır ve inşaat süreci hız kesmeden devam etmektedir. Kaba inşaat aşamasında son teknoloji modüler kalıp sistemlerinin kullanıldığı bu projede, yüksek kaliteye sahip yapı elemanları tercih edilmektedir. 

Gençoğlu Grup, sektördeki atölye ihtiyacını karşılamak amacıyla çıktığı bu yolda sektörün getirdiği hassasiyetleri göz önünde bulundururken; kendi tecrübelerinin yanı sıra, alanlarında üst düzeyde deneyime sahip özel firmalardan danışmanlık alarak yüksek prestijli bir proje oluşturmak üzere emin adımlarla ilerliyor. Birincil hedef kitlesi büyüme potansiyeli ve metrekare ihtiyacı yüksek olan firmalar olarak belirlenen ve bu hedef kitlesine yönelik şekilde geliştirilen Elmas Kule’de; her açıdan maksimum düzeyde gün ışığı alabilen cam cepheler, açılabilir şekilde tasarlanan pencere sistemleri, 4,15 metre standart kat yükseklikleri ve ferah balkon alanları mevcut. 

Elmas Kule’nin makinelerin dış cepheden de alınabilmesi için özel olarak tasarlanan platform alanları, doğal afet yönetmeliklerine uygun şekilde tasarlanan ileri teknolojili yapılandırma sistemleri, olası yangın ihtimallerine karşı alev almaz nitelikte dış cephe malzemeleri, erken haber alma, sesli anons, otomatik yağmurlama, duman atma ve yazılımla işleyen mekanik basınçlandırma gibi sistemleriyle mevcut standartların ötesinde bir koruma sağlanması hedeflenmektedir.

Sanayi imarlı Elmas Kule’de atölye nitelikli tapular hazır

Kat irtifakı kurulmuş ve tapuları hazır olan Elmas Kule Projesi’nin Aralık 2022 itibariyle Kuyumcukent’in hemen yanında yükselmesi öngörülmektedir. Basın Ekspres üzerindeki konumu sayesinde E5 ve TEM Otoyollarına direkt bağlantısı olan Elmas Kule, Marmaray ve diğer metro hatlarıyla bağlantılı çalışacak yeni metro hattına yakınlığı ile ulaşım kolaylığı sağlayacak şekilde konumlandırılmıştır. 

Mevcut bağlantılara ek olarak, projenin bitimi ile eş zamanlı olarak kullanılmaya başlanacak Vizyon Park ve Kuyumcukent arasındaki direkt bağlantı yolunun kullanıma açılması için yapılan hazırlıklar da devam etmektedir.Binanın ortak alanlarının, çevresinin ve girişlerinin yüksek çözünürlüklü ve gece görüş özellikli kamera sistemleriyle 7/24 izlenip kayıt altına alınacağı bu projede, bina girişleri devamlı olarak metal detektörü ve X-Ray cihazlarıyla kontrol edilecektir. Buna ek olarak güvenliği üst seviyede tutmak amacıyla otopark girişlerinde de özel bariyer sistemleri kullanılacaktır.


Gerekli enerjinin yapının her alanına yeterli bir şekilde dağıtılmasını sağlayacak trafoların yanı sıra, yapı içerisindeki işleyişin hiçbir koşulda durmamasını sağlamak amacıyla güç kesintilerinde senkronize olarak devreye girecek ve 24 saat kesintisiz tam besleme yapabilecek kapasiteye sahip jeneratörler tasarlanmıştır. Bina içerisinde atölyelerde üretim aşamasında oluşacak kimyasal atıkların arıtılarak şebekeye temiz bir şekilde boşaltılabilmesi için, uzmanlar eşliğinde “arıtma tesisi” ve “atık alçı toplama odaları” teşkil edilmiş. Her bağımsız bölüm için kat başına 16 araçlık otopark alanının yanında; misafir araçlar için ayrılmış özel otopark alanları, bu otopark alanları ile lobi alanları arasındaki geçiş için 3 ve zemin katlar arasında dikey sirkülasyonun sağlanması için 6 adet hızlı asansör tasarlanarak
rahatlık en üst seviyeye çıkarılmıştır.

Kuyumcukent’ten gelen talepler artışta

268 ile 3.260 m2 aralığında yapılandırılan Elmas Kule’nin çoğunlukla sekize bölünmüş olan katlarındaki ufak metrekareli atölyelerin geçtiğimiz bir aylık dönemde Kuyumcukent’te yer alan firmalar tarafından alındığını belirten Gençoğlu Grup, satış oranının %60’a dayandığını ve Kuyumcukent’ten gelen talebin hızla arttığını da eklemektedir. Gençoğlu Grup merkez binasında yer alan, görüşmelerin randevulu şekilde yapıldığı satış ofisine ulaşmak ve proje hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki iletişim bilgilerinden faydalanabilirsiniz.

Tel: +90 212 652 20 20
E-Mail: iletisim@elmaskule.com
Web: elmaskule.com
İnstagram: instagram.com/elmaskule
Facebook: facebook.com/elmaskule
Proje Adresi: Yenibosna Merkez Mahallesi, 29 Ekim Caddesi, Ladin Sokak, No:34 Bahçelievler/İstanbul
Satış Ofisi Adresi: Yenibosna Merkez Mahallesi, Kavak Sokak, No:20 Bahçelievler/İstanbul

Uncategorized

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Pırlanta, yeni konseptli 7. mağazasını da uzun yıllardır iş ortaklığı yaptığı Çoklar Kuyumculuk ile Sakarya’da açtı. Yeni mağazası ile Ariş, zengin koleksiyonlarını ve birbirinden şık ürünlerini Sakaryalılarla buluşturuyor. 

Ariş Pırlanta, dünya markası olma hedefine emin adımlarla ilerlerken, bayileriyle, satış noktalarıyla gücüne güç katıyor. 1906’dan bu yanan hizmet veren Ariş Pırlanta, sektörde uzun yıllara dayanan deneyimin verdiği güvenle, yenilikçi yapısıyla, kalite anlayışıyla, ürün çeşitliliğiyle tercih edilen bir marka olarak hedeflerine ilerliyor. Ariş Pırlanta’nın Sakarya’da bulunan bayii Çoklar Kuyumculuk’un sahibi Özkan Çoklar, Ariş Pırlanta ile nasıl çalışmaya başladığını, Ariş’i tercih etme sebeplerini ve markayla çalışmanın avantajlarını anlattı. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? 24 yıl önce Sakarya’da Çoklar Kuyumculuk firmasını kuran üç kardeşten en küçükleriyim. 1997 yılından bu yana Sakarya’da kuyumculuk faaliyetinde bulunan aile şirketimizde çalışıyorum. Çeyrek asır önce üç kişiyle çıktığımız yolda; bugün 3 şubesi olan yaklaşık 20 kişilik kadrosuyla kocaman bir aile olan Çoklar Kuyumculuk’ta yöneticilik serüvenime devam ediyorum. Uzun yıllardır sektörde faaliyet gösterdiğinizi biliyoruz. Başlangıcı nasıl oldu, Ariş ile yolculuğunuz nasıl başladı anlatır mısınız? Ariş ile tanışmamız, aslında Ariş’in gen kodlarıyla da çok alakalı olduğu için, bazen dostlarıma ve müşterilerime de anlattığım bir anekdottur. Şöyle ki; dönem 90’lı yılların sonu 2000’li yılların başı… Bizler genç kuyumcuyuz ama pırlanta henüz Türkiye’de ve Sakarya’da da çok az bilinen bir alan. Hem talebi pek yok hem de sektörde pırlantayı bilen kişi çok az. Pırlanta eğitimi falan daha duyan yok o yıllarda… Durum böyle iken 2002 yılında benim Ankara’da yaşayan modayı, trendleri çok iyi takip eden bir arkadaşım ve aynı zamanda müşterim, nişanlısına aldırmak istediği tektaşını bizden almak ve H color pırlanta istediğini söyledi. İnanın o güne kadar H rengini Adapazarı’nda bırakın görmeyi, duyan bile yoktu. Sonrasında H renkte pırlantayı aramak için İstanbul’da araştırdığımda sadece Ariş’te bulabileceğimi öğrendim. Ariş Pırlanta’yı tercih edilir bir marka yapan farkları sizce neler? Sizin tercihinizde bu farklardan hangileri etkili oldu? Aslında Ariş’i sektörde farklı kılan birçok özellik sayabiliriz. Beni en çok etkileyen özelliklerinden bir kaçını size anlatmam gerekirse;  ilk sırada müşterisini gerçek dost gören iş ortağı anlayışı gelir. Bunu laf olsun diye söylemiyorum; 1999 depreminde iş yerimiz yıkılmıştı ve o yıllarda ismini vermek istemediğim bazı firmalardan hiç beklenmeyen ve unutulmayacak olumsuz davranışlar görmüştük, hatta zarara uğratılmıştık. Bu tecrübelerin ardından, deprem sonrası çalışmaya başladığımız Ariş’ten bugüne kadar sadece destek ve gelişime destek gördüm. Asla bize olumsuz yansıyan bir tavırları olmaması, benim 20 yıl sonra da yanılmadığımı gösteriyor.   Yine çok önemli farklılıklardan biri de inovasyon. Ariş kelimenin tam anlamıyla inovasyon firmasıdır. Ailenin büyüğü, Ariş’in yolculuğunun başlangıç noktası, Abdülkerim dedenin çocuklarına, torunlarına “Kimsenin yapmadığını yapın, eğer başkaları sizi taklit etmeye başlarsa siz başka bir şey yapın” vasiyeti, Ariş’in karakteristik özelliği haline gelmiş. Gerçekten de Ariş hep ilklerin, yeniliklerin markası olarak farklı koleksiyonlara ve tasarımlara imza atıyor. Mesela Ariş Parmak İzi Koleksiyonu benim en çok hayran olduğum koleksiyonların başında gelir. Benzersiz tasarımlardandır. Teknoloji, tasarım ve sanatın buluştuğu inovatif bir eserdir bana göre…  Dişten, saçtan yapılan tasarımların yer aldığı koleksiyonlar, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu gibi benzersiz koleksiyonlar her biri çok anlamlı, farklı koleksiyonları ve daha fazlasını da sayabiliriz. Sizce bir marka ile çalışmak neden önemli? Dünyadaki değişim ve gelişim her alanda olduğu gibi sektörümüzde de markalaşmayı zorunlu kılıyor. Türkiye mücevher sektöründe altınla kuyumun ayrıştığı en önemli fark bence pırlanta deneyiminin çok az olması. Geleneksel kültürde altın takı çok köklü, yerleşmiş ve çok iyi bilinmesine rağmen pırlantada daha çok yeniyiz. İlk pırlanta satmaya başladığımızda birçok alanda çok yetersizdik. Ariş Pırlanta bizi ve personelimizi sürekli eğitimlerle destekledi. Bu eğitimler vitrin dizmekten taş bilgisine, görsel düzenlemeden satış eğitimlerine kadar çok kapsamlı eğitimlerden oluşuyor. Bugün bu seviyelere marka işbirliğiyle geldiğimizi hiç unutmuyoruz. Ayrıca genel kanının aksine, bir marka ile çalışmak daha pahalıya mal olmuyor. Gerçek kıyaslamada fayda açısından markanın üretim ve stok gücü çok büyük avantajlar sağlıyor. Bunun yanında bilinirlik ve güvenilirlik zaten tartışılmaz avantajlar tabii… Ariş Pırlanta koleksiyonlarından en beğendiğiniz ve en çok ilgi gördüğüne inandığınız ürünler hangileri? Geçmişten bugüne aklıma ilk gelen ilk koleksiyon Parmak İzi, Melekler Koleksiyonu, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu,  Miracle ve Baget koleksiyonları diyebilirim. Tüketicinin mücevher tercihleri konusunda neler söylersiniz? Tüketicinin mücevher tercihleri dünya trendlerini takip ediyor.  Son yıllarda baget pırlanta tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok büyük rağbet görüyor. Tektaş yüzük zaten artık tartışmasız, herkesin alıp severek taktığı bir klasik oldu. Tektaş ile birlikte diğer evlilik mücevherleri de her zaman ön planda olan ürünler arasında… Haziran ayı itibariyle Sakarya’da Cadde 54 AVM’de Ariş Çoklar mağazası olarak hizmet vermeye başladınız.  Mağazanın hayata geçiş öyküsünden biraz bahseder misiniz, nasıl karar verildi, nasıl hayata geçirildi? Uzun bir bekleme sürecinden sonra nihayet üçüncü mağazamız olan Cadde 54 AVM mağazamız tüketiciyle buluşuyor. Uzun bekleyişin en önemli sebebi yaşadığımız pandemi süreci oldu. Mağazamızı 2020 Kasım-Aralık aylarında açmaya hazır hale getirdik ancak pandemi koşulları dolayısıyla yaklaşık 7 aydır bu günü bekledik ve mutlu sona ulaştık. Haziran ayındaki normalleşme süreciyle beraber bizde startı vermiş olduk mağazanın oluşumu ve karar sürecinden de biraz bahsetmek isterim. Süreç aslında 2019 yılında Ariş’in yeni konsept mağazaları ortaya çıkmaya başlayınca başladı. Ariş mağazalarını yenilemeye başlayınca bizde de heyecan başladı. Ariş Pırlanta’nın yeni konsept mağazaları gerçekten çok etkileyici ve çarpıcı mağazalar olmuştu.  Sakarya’da da Cadde 54 AVM projesi aynı dönemde ortaya çıkmış ve biz mutlaka bunun içinde olmalıyız kararını vermiştik. Plan ve projeleri alınca hemen büyük üstad sayın Kerim Güzeliş’in yanına koştum. Proje kayıt üstünde bile hepimizi heyecanlandırmıştı. Kerim Güzeliş’in de bizleri motive eden yönlendirmeleriyle hemen harekete geçerek Cadde 54 AVM’nin stratejik bir noktasında mağazamızı kiraladık. Cadde 54 AVM Ariş Pırlanta mağazası pırlantalı ürünlerin ve altın ürünlerin dengeli bir şekilde buluştuğu Çoklar Kuyumculuk ile entegre bir konsept olacak. Ariş Cadde 54 AVM mağazasına gelen bir müşteri hem zengin pırlantalı seçeneklerimiz arasından beğendiğini alabilecek hem de beğendiği altın takısını veya bilekliğini seçebilecek.  Sakaryalı mücevherseverlere en iyi şekilde hizmet vererek, dönem dönem çeşitli sürprizlerle ve fırsatlarla fark yaratmaya devam edeceğiz. 

Haber

“Koleksiyonlarımızı müşteri taleplerine göre hazırlıyoruz”

“Koleksiyonlarımızı müşteri taleplerine göre hazırlıyoruz”

Son yıllarda mağazalarının yanı sıra pazar yerlerinde ve e-ticaret sitesi üzerinden ciddi bir kitleye ulaşan Özşen Kuyumculuk, izlediği stratejiler sayesinde başarılı bir grafik çiziyor. Bu alanda yakaladığı ivmeyi Voir Magazin okuyucularıyla paylaşan

Firma Sahibi Erkan Özşen, önemli açıklamalarda bulundu.

Son yıllarda mağazalarınızın yanı sıra sosyal medya üzerinden de mücevherseverlere ulaşıyorsunuz. Rekabet ortamının güçlü olduğu bu platformda kitlenize ulaşma stratejileriniz nedir? Gelişen ve her geçen gün değişen dünya düzeninde ticari faaliyetlerin de değişeceğini göz önünde bulundurarak 2018 yılından bu yana e-ticaret üzerinde çalışmalarımız mevcut. Bu sebeple vatandaşlarımızın aktif olarak kullanmış olduğu sosyal medya hesaplarına ulaşmak için sosyal medyayı etkili olarak kullanmaya çalışıyoruz. Satış ağımızı bu sosyal medya platformlarında ve e-ticaret sitesi olarak kurduğumuz www.erkanozsengold.com.tr adresimiz üzerinden yürütüyoruz. Daha önceleri bulunduğumuz bölgede perakende fuarlarına katılım göstermiştik. İlerleyen zamanlarda farklı bölgelerde bu tür fuarlara katılıp kitlemizi daha da genişletmek istiyoruz. Bu yoğun rekabet ortamında sizi rakiplerinizden ayıran özellikler nedir? Özşen Kuyumculuk / Erkan Özşen Gold Jewellery olarak müşteri portföyümüzü iyi tanıdığımızı ve kitlemizin ihtiyacına yönelik tasarımlar, ürünler oluşturduğumuzu düşünüyorum. Müşterilerimizin güncel ihtiyaçlarına her zaman için cevap vermeyi amaçlıyoruz ve taleplerini kesinlikle dikkate alıyoruz. Ürettiğimiz ürünleri müşterilerimizin talepleri doğrultusunda revize ediyoruz. Sonuç olarak son kullanıcı nihai tüketici oluyor önemli olan onların istekleri. İşin üretim kısmında da başarılı bir ekip çalışmamız var. Çizimden itibaren kalıp, döküm ve montaj işçiliğine kadar başarılı bir ekiple birlikte çalışıyoruz ve bu sinerji bizi her zaman bir adım öne çıkarıyor. Pazar yerlerinde de ürünlerinizi görüyoruz. İnsanların internet üzerinden alışveriş yapmaları için güven ortamı oluştu mu? İnternet ortamındaki pazaryerleri mutlaka bir güven veriyor. Fakat diğer şekilde bireysel satış yapan sayfalar için aynı şeyi söyleyemiyoruz. İnternet ortamında her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de art niyetli kişiler olabilir. Bu sebeple vatandaşlarımızdan bu yönde satış yapan sayfalar için mutlaka bir oda kaydı veya dernek kaydı istemelerini önemle rica ediyoruz. Art niyetli hiçbir esnaf oda ve dernek bünyesinde tutulmayacaktır. Ağırlıklı olarak hangi ürünler tercih ediliyor? Genel olarak ekonomik ve diğer günlük takılar ile kombin edilen ürünler tercih ediliyor. Biz de ürün çeşidimizi bu yönde hazırlıyoruz. Tabi ki mevsimsel özelliklerin de takı tercihinde etkisi oluyor. Önümüzdeki yaz mevsiminde; zincir, kolye, bileklik ve şahmeran tarzı ürünlerimiz öne çıkacaktır. Özşen Kuyumculuk yıla nasıl bir başlangıç yaptı, yıl nasıl devam ediyor? Özşen Kuyumculuk olarak interaktif mecrada yılbaşından itibaren istediğimiz ve hedeflediğimiz çizgide devam ediyoruz. Mağaza satışları yönünden baktığımızda yaşanan pandemi süreci dolayısıyla inişli çıkışlı bir süreç devam ediyor. Umuyoruz ki Haziran ayından itibaren normalleşme ve düğün sezonun açılmasıyla birlikte sektör olarak her alanda atölyeden perakende mağazaya kadar hızlı bir ivme yakalayacağımızı düşünüyorum.

Haber

Gençoğlu Grup’tan sektöre büyük katkı Elmas kule

Gençoğlu Grup’tan sektöre büyük katkı Elmas kule

Kuyumculuk sektörü normalleşme sürecine girilmesiyle hareketli günler yaşamaya başladı. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, son günlerde merak edilen tüm soruları Voir Magazin’e yanıtladı…

Kuyumculuğun dünü ve bugününe baktığımızda, geçmişiyle, konumuyla, kültürü ve tüm alışkanlıklarıyla, kuyumcuların kalbinde farklı bir yere sahip olan, sektörün ana damarı niteliğindeki Kapalıçarşı, hizmet alanını büyütmek, atölyesini geliştirmek, işini geleceğe taşımak isteyen firmalar için bazı noktalarda yetersiz kalmaktaydı. Tam da bu nedenle sektörün büyüme potansiyelini artırmak için Yenibosna’da sektörün temelleri yeniden atıldı ve Kuyumcukent projesi hayata geçirildi.

Yapılan yatırımları en yakın noktadan takip eden Gençoğlu Grup, zamanla bu yeni oluşum içerisindeki eksikleri, hataları, yetersiz kalınan konuları en ince ayrıntısına kadar değerlendirme fırsatı buldu ve doğru atölye alanlarının nasıl olması gerektiğini yeniden tanımlamaya karar verdi. 

Bu doğrultuda, Ocak 2021 itibariyle hazırlıklarını tamamlamış olduğu “Elmas Kule” isimli sanayi imarlı projesinin inşasına başlamış oldu.

Aralık 2022’de sahipleriyle buluşacak

Aralık 2022 itibariyle sahipleriyle buluşması öngörülen proje, Kuyumcukent’e 500 metre, Vizyon Park’a ise sadece 250 metre mesafede yükseliyor. Basın Ekspres üzerindeki konumu sayesinde E5 ve Tem otoyollarına direkt bağlantı avantajı sunan Elmas Kule, Marmaray ve diğer metro hatlarıyla entegre çalışacak olan yeni metro hattına yakınlığı ile ulaşım kolaylığı sağlayacak şekilde konumlandırıldı.

Elmas Kule’de her açıdan maksimum düzeyde gün ışığı alabilen cam cepheleri, açılabilir şekilde tasarlanan pencere sistemleri, 4,15 metre standart kat yükseklikleri ve ferah balkon alanlarıyla daha özgür bir yapı oluşturulurken, makinelerin dış cepheden de alınabilmesi için özel olarak tasarlanmış platform alanları, doğal afet yönetmeliklerine uygun şekilde tasarlanan ileri teknolojili yapılandırma sistemleri, olası bir yangın ihtimaline karşı alev almaz nitelikte dış cephe malzemeleri, erken haber alma, sesli anons, otomatik yağmurlama, duman atma ve yazılımla işleyen mekanik basınçlandırma gibi sistemleriyle de mevcut standartların ötesinde bir koruma sağlanıyor olacak.

Üst seviyede güvenlik önlemleri alınacak

Tüm bina ortak alanlarının, çevresinin ve girişlerinin yüksek çözünürlüklü ve gece görüş özellikli kamera sistemleriyle 7/24 izlenip kayıt altına alınacağı projede, bina girişleri devamlı olarak metal dedektörü ve X-Ray cihazlarıyla kontrol edilecek, otopark girişlerinde özel bariyer sistemleri kullanılarak üst seviyede bir güvenlik sağlanacak.

Gerekli enerjinin yapının her alanına yeterli bir şekilde dağıtılmasını sağlamak amacıyla minimum 4.000 kVA güce sahip trafoların yanı sıra, yapı içerisindeki işleyişin hiçbir koşulda durmamasını sağlamak amacıyla da güç kesintilerinde senkronize olarak devreye girecek ve 24 saat kesintisiz tam besleme yapabilecek kapasiteye sahip jeneratörler tasarlandı.

Doğaya saygılı bir yapı oluşturuluyor

Bina içerisinde yaklaşık 400 m2’lik bir alan, atölyelerde üretim aşamasında oluşacak kimyasal atıkların arıtılarak, şebekeye temiz bir şekilde deşarj edilebilmesi için, konusunda uzman danışmanlar eşliğinde projelendirilmiş bir arıtma tesisi için ayrıldı. Ayrıca, üretim aşamasında ortaya çıkacak atık alçılar için “Atık Alçı Toplama Odaları” konumlandırıldı.

Her bağımsız bölüm için özel olarak tahsis edilmiş, kat başına 16 araçlık otopark alanı sağlanırken, misafir araçlar için ayrılmış özel otopark alanları, otopark alanları ile lobi alanları arasındaki geçiş için 3 adet, zemin kat ile üst katlar arasında dikey sirkülasyonun sağlanması için yüksek hızda 6 adet asansör kullanıma hazır olacak şekilde tasarlanarak, rahatlık ve konfor en üst seviyeye çıkarıldı.

Kusursuz bir yapı için tüm çalışmalar sürüyor

Shell&Core olarak teslim edilecek, 268 ile 3.260 m2 aralığında yapılandırılan ve sadece 60 adet bağımsız bölümün yer alacağı,
56 metre yer üstü yüksekliğine sahip, zemin üzeri 12 kattan ve çatı katından oluşan Elmas Kule’de tanıtımlar hız kesmeden devam ediyor.


Gençoğlu Grup merkez binasında yer alan ve görüşmelerin randevulu şekilde yapıldığı satış ofisine ulaşmak ve proje hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki iletişim bilgilerinden faydalanabilirsiniz.


Tel: +90 212 652 20 20
E-Mail: iletisim@elmaskule.com
Web: www.elmaskule.com
Adres: Yenibosna Merkez Mahallesi, Kavak Sokak, No:20, Bahçelievler/İstanbul

Haber

Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı; Kerim Güzeliş:

Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı; Kerim Güzeliş:

Altında dalgalanmaların süreceğini düşünüyoruz

Türkiye’nin en köklü mücevher markalarından Ariş Pırlanta’nın Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, “Altın fiyatlarında belirleyici olan pandeminin seyri olacaktır. Geçmiş dönemlerde 15 – 20 yılda bir olduğu gibi, zirve görüp dalgalanan ve sonra düşme eğilimi gösteren bir seyir de gerçekleşebilir. Yatırımcı bu anlamda dikkatli olmalı” dedi. Güzeliş, altın fiyatlarına yönelik değerlendirmelerde bulunurken 2021 yılında dalgalanmaların süreceğini düşündüğünü söyledi.

114 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en köklü mücevher markalarından Ariş Pırlanta’nın Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, “altın fiyatlarında belirleyici olan pandeminin seyri olacaktır. Geçmiş dönemlerde, 15-20 yılda bir olduğu gibi zirve görüp dalgalanan ve sonra düşme eğilimi gösteren bir seyir de gerçekleşebilir. Yatırımcı bu anlamda dikkatli olmalı” dedi. Güzeliş, altın fiyatlarına yönelik değerlendirmelerde bulunurken 2021 yılında dalgalanmaların süreceğini düşündüğünü söyledi. Güzeliş, altın fiyatlarındaki dalgalanmalara yönelik şunları aktardı:

2021 yılında ortalama altın fiyatının 2.275 dolar/ons olması bekleniyor

“Geçmişe baktığımızda altın fiyatlarının belirli dönemlerde yükselerek o noktada dalgalanmalar gerçekleştirdiğini görüyoruz. Son 50 yıl içinde de 3 – 4 kez bu yaşandı ve altın en üst seviyeleri görüp zig zag çizerek tekrar düşme eğilimi gösterdi. Kritik eşik altın onsunda 1.900 dolar civarlarındadır. 2.000 dolar psikolojik sınırdır. Pandemi süreci ile birlikte 2020 sonuna kadar altın yüzde 30’luk bir yükseliş gösterdi. Normal şartlarda 2020 sonu için beklenti seviyesinin de üzerine çıktı. 

Neredeyse tarihi rekor seviyeleri gördü. 2021 yılı içinde de dalgalanmaların süreceğini öngörüyoruz. Uzmanlar 2021 yılı için ortalama altın fiyatının 2.275 dolar/ons olacağını tahmin ettiklerini belirtiyorlar. Burada belirleyici olan dünyanın gidişatı olacak. Siyasi, sosyolojik olayların gelişimine bağlı olarak, pandeminin seyri ve Ortadoğu’da barış ortamının oluşmasıyla ilgili gelişmeler belirleyici olacak.”

Likiditenin artması altın fiyatlarını yükseltiyor

Ekonomilerde likiditenin artmasının altın fiyatlarını yükselişe geçiren etkenlerden biri olduğunu söyleyen Güzeliş, pandemi süreci ile birlikte birçok ülkenin salgının ekonomideki etkilerini bertaraf etmek için merkez banklarını harekete geçirdiğini, bir çok merkez bankasının faiz oranını sıfıra çekerken art arda büyük yardım paketleri açıkladığını hatırlatarak şunları söyledi:

”Altının bu seviyelere kadar yükselmesinin bir sebebi de; her durumda güvenli liman olarak görülmesidir. Pandemi süreci ve bu sebeple dünya ekonomilerinin zayıflaması yatırımcıyı altına yönlendiriyor. Belirsizlikler söz konusu olduğunda insanların sığınacağı liman altın oluyor. Kısa ve uzun vadede kazanç elde etmek isteyen yatırımcılar arka arkaya gelen artışlarla birlikte altına yöneldi.”


Haber

Zen 2021’de de yeniliklerine devam edecek

Zen 2021’de de yeniliklerine devam edecek

Sektörün yenilikçi markalarından Zen Pırlanta, yıl boyunca yaptığı reklam çalışmaları, yeni ürün kategorileri ve açtığı mağazalarla hareketli bir yıl geçirdi. 2021 yılında da önemli projelere imza atacaklarının sinyallerini veren Yönetim Kurulu Başkanı Emil Güzeliş, Zen Pırlanta’yı ve sektörün genel gündemini değerlendirdi.
Altın fiyatları yıl boyunca iniş ve çıkışlarıyla hareketli bir süreç izledi. 2021 yılında altın fiyatlarının nasıl bir seyir izlemesini öngörüyorsunuz? 2020 yılı tüm dünya açısından tarihe geçecek olaylara sahne oldu. En önemli gündemlerden biri de korona virüs oldu. İç savaşlar, jeopolitik gelişmeler, doğal olaylar ve siyasi gerilimler de yıl boyunca dünya çapında yaşandı. Bu durum ister istemez altın fiyatlarına yansıdı ve yükseliş seyrine geçti. 2021 yılında ise altın fiyatlarının 1800 bandında gezeceğini düşünüyorum. Fuarların gerçekleştirilmemesi sektörü nasıl etkiledi? Bu dönemde kuyumculara başarılı bir şekilde faaliyet göstermeleri için nasıl bir strateji izlemelerini tavsiye edersiniz? Fuarların yapılmaması sektörü -%30 seviyesinde etkiledi. Şuanda İhracatçılar Birliğinin Join projesi yani 365 gün açık portal ve yılda 3-4 kez sanal fuar imkanı ile sektörün bu eksiğini kapatıp, büyüyeceğini düşünüyoruz. Join projesinin en önemli ayağı olan J-BOX ile de Türkiye’deki üreticiler yurtdışındaki müşterilerine yeni mücevherlerini çok net olarak gösterip satış yapacak. Bu kaçırılmaz bir fırsat.  2021 yılı için bir yol haritası belirlediniz mi? Hangi konularda girişimlerde bulunacaksınız? Biz 2020 yılında yurtdışında 8 mağaza açtık. Yeni fırsatları değerlendiriyoruz. Türkiye’de hem kendi markamız hem de sektöre katkı sağlamak adına reklam vermeye devam edeceğiz. Büyük markalardan her zaman bir yenilik beklentisi olur. Biz de buna yanıt vermek adına geçtiğimiz günlerde kadın ve erkek için ayrı kokulara sahip olan  bir parfüm hazırladık. “Diamond parfüm” mağazalarımızda satılmaya başladı ve ilk günden bu yana büyük talep gördü.