Uncategorized

“Sanayi imarı olmayan arsada atölye bloğu yapmayız!”

“Sanayi imarı olmayan arsada atölye bloğu yapmayız!”

Gençoğlu Grup, Elmas Kule Etap 2’yi Satışa Çıkardı…

Geçtiğimiz sene satışa çıkardığı Elmas Kule projesini, kendilerinden beklenen değişiklikleri de yaparak çok hızlı şekilde satmayı başaran Gençoğlu Grup, gelen yoğun talep doğrultusunda bitişik arsayı da satın alarak, ilk projeye entegre şekilde dizayn ettiği yeni projesi “Elmas Kule Etap 2” için start verdi. Kendileriyle bu konuda yaptığımız röportajda detayları konuştuk…

2.Etap nasıl gündeme geldi? Bize biraz projeden bahseder misiniz?
İlk projede önceliğimiz sektöre katkı sağlayacak, yeni bir soluk katacak, standart üzeri atölye alanları oluşturmaktı ve bu doğrultuda bizden bekleneni en iyi şekilde verebildiğimizi düşünüyoruz. Yeni projemizi ise tamamen gelen talepler ve birincil ihtiyaçlar doğrultusunda oluşturduk. Özellikle Kapalıçarşı ve Kuyumcukent’te ihtiyaç duyulan ufak metrekare ihtiyacını karşılayacak şekilde, 50’şer metrekarelik birleşebilir nitelikte atölye alanları tasarladık. Bu sayede her firma kendi ihtiyacını karşılayacak metrekareyi satın alma lüksüne sahip oluyor. Yaklaşık 12 metre derinliğe sahip atölyelerin tamamı, minimum 4 metre dış cephe genişliğine sahip. Dış cephesi ve açılır camı olmayan tek bir bağımsız bölümümüz yok. Firmalar, 1’den fazla sayıda bağımsız birim satın alımı yaptığı takdirde, derinlik aynı kalmakla birlikte cephe her ekstra adette 4’er metre büyümüş oluyor. Tavan yüksekliğinin ise net 4 metre olarak tasarlanması, atölyelerdeki çalışma ortamlarının ne denli ferah olacağının bire bir göstergesi.
Teknik olarak ilk proje ile benzer şekilde geliştirdiğimiz sistemlere ek olarak; ısıtma ve soğutma sistemi de burada ekstra hizmet olarak sağlanacak. Bu projemizde de VIP ve personel girişlerini, garaj ve yukarı sirkülasyon asansörlerimizi ayrı ayrı tasarladık ve tüm atölyelere özel otopark alanları tahsis ediyoruz.

Özellikle güvenlik konusunda danışmanlık almışsınız, bunun detayları nedir?
Grubun proje geliştirme aşamasında en çok üzerinde durduğu, üst seviyede önem verdiği ve danışmanlık aldığı konulardan birisi “Güvenlik”. Sektörün getirdiği hassasiyetleri göz önüne alınarak, projenin en dış noktasından güvenlik sağlanmaya başlıyoruz. Birbirine entegre iki bloğun bulunduğu alanın bahçesine dahi girmek için öncelikle 4 ayrı güvenlik noktasından “birincil güvenlik sistemi”nden giriş sağlanması gerekiyor. Blok içi geçişlerde ise “ikincil güvenlik sistemi” devreye giriyor, metal dedektörü ve X-Ray cihazlarıyla kontroller sağlanıyor. Genel olarak ise tüm bina ortak alanları, çevresi ve giriş – çıkışları yüksek çözünürlüklü ve gece görüş özellikli kamera sistemleriyle 7/24 izlenip kayıt altına alınıyor.

Satışta istediğiniz talebe ulaşabildiniz mi?
Birinci projede oluşan satış ivmesini bozmamak için öncelikle ön talep sistemini devreye soktuk. Projemiz hazır olduktan sonra da 20 Şubat itibariyle de aldığımız bu ön talepleri satış aşamasına geçirmeye başladık. 2 haftalık süreç içerisinde projemizin yaklaşık olarak %50’lik kısmını satmayı başardık. Mart fuarında ise bir kampanya düzenleyerek açık satış aşamasına geçmiş olacağız. Fuarın Buyers Lounge sponsoru olarak katıldığımız fuarda, ilgisi ve ihtiyacı olan firmalar, ana fuayede kuracağımız standa satış ekibimize ulaşıp, daha detaylı bilgi alabilirler.

İlk projeniz olan A Blok’ta yerleriniz kaldı mı?
A Blok’ta zemin kat üzerinde yer alan ve sonradan 110, 136, 149 metrekare net alanlar şeklinde bölümlendirdiğimiz tüm bağımsız bölümlerimizi aynı dönem içerisinde yaklaşık 1,5 aylık zaman diliminde satmıştık. Zemin ve alt katlarında yer alan büyük birimleri de sonradan ayrı bağımsız bölümler haline getirdik ve bunlarında yaklaşık olarak yarısını sattık. A Blok yıl sonunda teslim olacağı için kısa süre içinde kullanım ihtiyacı olan firmalar talep gösteriyor. Özetle projenin %5’lik kısmı için satış hala devam ediyor diyebiliriz.

Sizden sonra aynı ada üzerinde atölye üretimi yapmak isteyenler olmaya başladı, bu konudaki düşünceniz nedir?
Biz yaklaşık 45 yılımızı sektöre vermiş bir grubuz, dolayısıyla sektör adına düşünmek ve koşulları buna göre düzenlemek zorundayız. Kuyumcukent, Vizyonpark ve bizim Elmas Kule arsalarımız tamamen “küçük sanayi” imarına sahip. Çevredeki diğer alanlar ise “ticaret” veya “ticaret / hizmet” imarlı ve bu imara sahip alanlar atölye olarak değil, ofis olarak tasarlanır. Atölye olarak kullanılmak istenirse kesinlikle çalışma ruhsatı alamayacaklardır. İsteyen firmalar bunun teyidini Bahçelievler Belediyesi Ruhsat Müdürlüğü’nden alabilirler.
Biz Gençoğlu Grup olarak kesinlikle “sanayi imarlı” olmayan arsalarda atölye bloğu yapıp sektördeki imalatçıyı zor duruma sokmayız.

Tel: +90 212 652 20 20
E-Mail: iletisim@elmaskule.com
Web: elmaskule.com
İnstagram: instagram.com/elmaskule
Facebook: facebook.com/elmaskule

Uncategorized

VOIR Magazin araştırdı Nemrut Dağı’nın sırrı ne?

VOIR Magazin araştırdı Nemrut Dağı’nın sırrı ne?

Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Türkiye’nin her bölgesinde hikayesiyle dikkat çeken bir bölgesi bulunuyor. Bunlardan biri de Nemrut Dağı… İşte Nemrut Dağı’nın etkileyici hikayesi…

Geçmişten günümüze gizemini koruyan Nemrut Dağı, Adıyaman’ın Kahta ilçesinde yer almaktadır. Güneşin doğuşunun ve batışının en iyi izlendiği yer olarak bilinen Nemrut Dağı, dev Nemrut heykelleri ile tüm dünyanın merak ettiği bölgelerimizden biri.
Eski çağlarda “Kommagene” olarak bilinen, bu alanda bulunan arkeolojik kalıntılara ev sahipliği yapan Nemrut Dağı, Antiochos tümülüsü ve buradaki dev heykeller, Eskikale, Yenikale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü millî park içinde kalan kültürel değerlerdir. Doğu ve batı teraslarında Antiochos ile tanrı-tanrıça heykellerinin yanı sıra aslan ve kartal heykelleri bulunmaktadır. Batı terasında eşsiz bir aslanlı horoskop yer almaktadır. Aslanın üzerinde 16 ışından oluşan 3 adet yıldız vardır ve bunlar Mars, Merkür ve Jüpiter gezegenlerini temsil etmektedir.


Batı ve doğu uygarlığının köprüsü olarak bilinen Nemrut Dağı’nın efsanesi ise oldukça dikkat çekmektedir. Kommagene kralı Antiochos Theos, MÖ 62 yılında bu dağın tepesine, pek çok Yunan ve Pers tanrısının heykelinin yanı sıra kendi mezar-tapınağını da yaptırmıştır. Mezarda, bir kartalın başı gibi, tanrıların taş oymaları bulunur. Heykellerin diziliş şekli hiyerotesyon olarak bilinir. Dağın efsaneleri arasında, Hıristiyanlığın burada başladığından İsa’nın doğumuna, bölgede hala keşfedilmemiş tüneller ve mezarlar olduğu da yer almaktadır.. 

Dünya Mirası ilan edildi

Mezarda 1881 yılında Alman mühendis Karl Sester tarafından kazı çalışmaları yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda yapılan kazılarda da Antiochus’un mezarı bulunamamıştır. 1987’de UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilen Nemrut Dağı, 1988 yılında tesis edilen Nemrut Dağı Millî Parkı ile korumaya alınmıştır.Nemrut’u görmüşken…Nemrut Dağı’nın yanı sıra çevre bölgelerde gezilecek yerler arasında Arsemia Antik Kenti, Cendere Köprüsü ve Kahta Kalesi yer alıyor.

Uncategorized

2022’nin İlk Mücevher Alım Heyeti’ne 82 Ülkeden 400 Yabancı Katılacak

2022’nin İlk Mücevher Alım Heyeti’ne 82 Ülkeden 400 Yabancı Katılacak

Mücevher İhracatçıları Birliği, 2022 yılının ilk mücevher alım heyetini 7 – 11 Ocak tarihleri arasında Antalya’daki Rixos Sungate Otel’de gerçekleştiriyor.
Bu yıl ikincisi gerçekleşecek olan Antalya Mücevher Alım Heyeti’nde altın, gümüş, pırlanta, inci vb. alanlarda faaliyet gösteren 60 Türk mücevher firması yer alacak. Sektörün önemli ihracat pazarları arasında yer alan Avrupa ülkeleri, Doğu Avrupa ülkeleri, Asya, Ortadoğu ve Amerika kıtasındaki 82 farklı ülkeden 400 satınalmacı ile bir araya getirecek olan alım heyeti, mücevher üreticilerini, yabancı mücevher toptancılarıyla ve yüksek miktarda alım yapan mağaza zincirleriyle bir araya getirecek. Yabancı firmalar 4 gece boyunca konaklama yaparak 3 gün boyunca ikili iş görüşmeler gerçekleştirecek. Böylelikle 2021 yılını rekor mücevher ihracatıyla kapatan sektör oyuncuları, Antalya Mücevher Alım Heyeti’yle ürünlerini sergileme imkânı bulurken davetliler de Türk mücevherini daha yakından tanıma imkânına sahip olacaklar. Pandemiye karşın ihracat rekoruna imza atan Türk mücevher sektörü, Antalya’da temelini attığı ikili ticari ilişkileri, Mart ayında İstanbul’da hedeflenen fuarda perçinleyecek.

Uncategorized

Mücevher sektörü, Kasım’da rekora imza attı

Mücevher sektörü, Kasım’da rekora imza attı

Mücevher ihracatı, Kasım ayında 1,282 milyar dolara ulaşırken Ocak – Kasım arasında toplam mücevher ihracatı yüzde 68,42 artarak 5,854 milyar dolara ulaştı.
Mücevher İhracatçıları Birliği, Kasım ayına ilişkin mücevher ihracatı rakamlarını açıkladı. Buna göre TİM verileri baz alınarak 2021 yılı Kasım ayında 1 milyar 282 milyon 834 bin 49 dolar ihracat gerçekleştirilerek Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılmış oldu. Böylelikle Ocak ve Kasım ayları arasındaki mücevher ihracatı, 5 milyar 854 milyon 706 bin 863 dolar oldu. 11 ayda En Çok “Altından Mamul Mücevherci ve Kuyumcu Eşyası” İhraç Edildi Ürün gruplarına bakıldığında Ekim ayında en çok “Altından Mamul Mücevherci ve Kuyumcu Eşyası” ihraç edilirken bu ürün grubunu “İşlenmemiş veya Yarı İşlenmiş Altın” grubu takip etti. Ürün grupları şöyle sıralandı: 11 Ayda En Çok İhracat, BAE’ye Ocak – Kasım ayları arasında en çok mücevher ihracatı yapılan ülke Birleşik Arap Emirlikleri olurken bu ülkeyi ABD ve İngiltere takip etti.

Uncategorized

Mücevher İhracatçıları Birliği’nden önemli destek!

Mücevher İhracatçıları Birliği’nden önemli destek!

Türkiye mücevher sektöründe tasarımın gücünü artırabilmek amacıyla taş kesim atölyelerine destek veren Mücevher İhracatçıları Birliği, Tokat Valiliği ile imzaladığı protokolle Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğü Halk Eğitim Merkezi Yarı Değerli Taşlar ve Kuyum Atölyesi’ne destek vermeye başladı.
Tokat Valisi Dr. Ozan Balcı, Tokat İl Milli Eğitim Müdürü Murat Küçükali, Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar ve Yönetim Kurulu Üyesi Bogus Sıradağ ile Kuyumculuk Sektör Danışman Oğuz Demir’in katılımıyla Tokat’ta bir imza töreni gerçekleştirildi. Mustafa Kamar: “Gençlerin ve Kadınların Meslek Sahibi Olmalarını Hedefliyoruz” İş birliğine dair bir değerlendirme yapan Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kamar, şunları dile getirdi: “Birlik olarak İstanbul’da kurulu olan atölyemizdeki eğitimlerin Anadolu’ya yayılması için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Kütahya ve Diyarbakır’ın ardından Tokat’taki atölyeye destek verecek olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Çalışmalarımızın amacı gençler ve kadınların meslek sahibi olmalarını sağlamak. Sektörümüzde büyük bir ihtiyaç olan taş kesi ustalarının sayısı arttırmak istiyoruz. Böylelikle ülkemizde var olan yarı değerli mücevher taşlarının ham taş olarak değil, işlenmiş taş olarak ihraç edilmesini sağlayarak ihracat gelirlerimizi arttıracak, çoğalan taş kesim ustalarının keseceği taşlarla ithalat döviz harcamalarımız da azaltacağız.” Tokat’taki atölye, 2 yıldır faaliyet gösteriyor Tokat’ta kurulu olan Yarı Değerli Taş İşleme ve Kuyum Atölyesi, 10 farklı türdeki yarı değerli taşların işlenmesi, ekonomiye kazandırılması ve kadın istihdamına destek olunması amacıyla Tokat Valiliği ve Tokat Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle iki yıl önce kuruldu. Toplam 22 kişinin görev yaptığı ve 50 kişinin eğitim aldığı atölyede yarı değerli ham taşların kesiminden işlenmesine ve mücevherata dönüştürülmesine kadar tüm işlemler gerçekleştiriliyor. Mesleki eğitime ve istihdama ihtiyacı olan anadolu şehirleri tercih ediliyor Mücevher İhracatçıları Birliği, taş kesim atölyeleri için yatırım ve işletme teşviklerinin yoğun olduğu, mesleki eğitime ve istihdama ihtiyacı olan Anadolu’daki şehirleri tercih ediyor. Atölyelerde en az 2 taş kesim ustası olmak üzere ihtiyaca göre istihdam yapılıyor. Sürekli olarak uygulamalı taş kesim eğitimleri verilen atölyelerde öğrenciler, atölyeye girdikleri andan itibaren önlüğü takıp taş kesmeye başlıyorlar.

Uncategorized

Ariş’in başarısının sırrı; Gerçek kalite, doğru fiyat

Ariş’in başarısının sırrı; Gerçek kalite, doğru fiyat

Gerçek kalite, doğru fiyat mottosuyla hizmet veren Ariş Pırlanta, her geçen gün genişleyen pazar ağı, yenilikçi bakış açısı ve benzersiz tasarımlarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Ariş Pırlanta’nın büyüme stratejilerine Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş anlattı.
Ülkemiz yaklaşık iki yıldır korona virüs etkisi altında. Bu dönemde lüks tüketim sınıfına giren pırlanta alışverişi nasıl etkilendi? Korona virüsün ilk dönemlerinde önemli bir durgunluk yaşandı. Çünkü düğünler ve hediyeler ertelendi… Daha sonra kapanmalarla beraber inişli çıkışlı bir sürece girildi, tüketici de bundan etkilendi. Şu anda 2020’nin öncesine döndük. İnsanlarda yerleşmiş bir kanı var. Düğünlerde illaki duygularını ifade edebilmek ve teklifte bulunabilmek için muhakkak bir pırlantalı yüzük alıyor ve o şekilde teklif ediyorlar. Bugün en değerli, en nadir olan şey pırlantadır.Günümüzde iyi bir pırlanta aldığınızda işçiliği çok olmayacak. Varsayalım, bir karatlık bir tektaş aldığınızda hem uzun yıllar kullanırsınız hem de değiştirmek istediğinizde para kaybetmezsiniz, satmak istediğinizde bile para kazanmış olursunuz. Yani eğer TL’ye vurursanız bir 10 sene sonra bunu sattığınızda TL olarak iki üç misli paraya satarsınız, dolar olarak da çok fazla bir kaybınız olmaz. Dolayısıyla hem toplum için hem de bu işin ticaretini yapanlar için kazanç sağlanmaktadır. Ben bu anlamda iyi ki böyle bir örf ve âdet oluşmuş diyorum ve bu geleneğin devam etmesini tavsiye ediyorum. Bir tektaş pırlanta son haline ulaşana kadar birçok ustanın elinden geçiyor: Montürü, mıhlaması, cilası, rodajı, sadekârı, designerı… Dolayısıyla çok önemli birçok ustanın elinden geçiyor. Bu nedenle düşük karatlı ürün almaktansa yüksek değerli bir karatta tektaş pırlanta yüzük alındığı takdirde aynı zamanda yatırım da yapılmış olunuyor. Bu dönemde satışların artması, alım gücünü arttırmak adına ne tür çalışmalar gerçekleştirdiniz? Firmamız olarak daima her cebe göre, her bütçeye göre pırlanta üretiyoruz. “Ben B plus, A plusa pırlanta üreteyim gerisini boş vereyim” gibi bir düşüncemiz hiç olmadı. Müşterilerimizi kazançlarına göre ya da sınıflara ayırarak hiçbir zaman hizmet vermiyoruz. Her bütçeye uygun üretim yapmaktayız. Firmamızın en önemli yönlerinden biri de, kendimize has ürünlerimizin olması. Mesela günümüzde bagetli ürünler trenddir ve birçok kimse tarafından da talep görüyor. Biz bu ürün grubunu kendimize has, çok farklı şekilde diğer ürün gruplarımızda olduğu gibi üretiyoruz. Bizim bir “motto”muz var: “Gerçek kalite doğru fiyat.” Ariş Pırlanta olarak Öyleyse her bütçeye uygun üretim yapmanız farklı kesimlere ulaşmanızı sağlıyor? Evet, sağlıyor ve de bu noktada çok talep görüyoruz. Kredi kartına taksit sayısının 3’e indirilmesi alışveriş oranlarını nasıl etkiledi? Çok büyük bir oran değil ama belli bir oranda etkiledi. Taksit sayısı arttığında müşteriler bütçelerini ona göre ayarlayabiliyordu. Ancak şu anda yüksek miktardaki ürünleri en fazla 3 taksit imkanıyla alabiliyordu. Ancak Ariş Pırlanta olarak biz müşterilerimize kişisel kredi kullanma yolunu açtık. Eğer kişinin kredisi varsa bir telefonla hemen kredileniyor. 15 dakika içinde cevap geliyor ve hemen istediği ürünü alabiliyor. Özellikle kapanma dönemlerinde mağazaların kapanmasıyla online alışveriş oranlarında da artış yaşandı. Peki, lüks tüketimde de insanlar online alışverişe ilgi gösterdi mi? Tabii ki gösterdi. Tam kapanma olduğu dönemde insanlar bir şekilde temel ihtiyaçlarını online alışverişten karşıladılar. Hatta üretici olduğumuz dönemde var olan izin belgelerimiz sayesinde müşterilerimizin evlerine servis yaptık ve büyük memnuniyet sağladık. O dönemde online’ı tanımayan, alışveriş yapmaya korkan özellikle 40 üstü kişiler online alışverişe alıştı ve online’dan alışveriş yapıyorlar. Pandemi böyle şeylere de vesile oldu.Bir yandan gerçekten yüz yüze alışverişin ötesinde pandemi size online alışveriş hakkında bir şeyler kattı diyebiliriz…Tabii, diyebiliriz… Şunu eklemek istiyorum: bize gelen müşteri çok mutlu ayrılıyor. Çünkü müşterilerimizi kral ve kraliçe olarak addediyoruz. Bu nedenle çoğu zaman müşterilerimiz online’dan ziyade mağazaya gelip ortamı teneffüs etmek istiyor, yeni ürünleri görmek istiyorlar. Tüketici, pırlantalı ürünler konusunda bilinçlendi mi? Bilinçlenmek isteyen çok kolay bilinçlenebiliyor. Eskisi gibi değil. Artık online’da pırlanta nedir, vasıfları nedir, nasıl iyi bir pırlanta alabilirim diye aratıldığında önüne birçok bilgi çıkıyor. Online sitemizde de bu konuda akademi var. İnsanlar bu noktada internet ortamından ne almak istediğini tüm detaylarıyla öğrenebilir, hatta mukayese yapabilir. Oldukça zengin bir ürün ve koleksiyon çeşitliliğine sahipsiniz. Sizi en çok etkileyen koleksiyon ya da ürününüz hangisidir? Ben aşağı yukarı 42 senedir spiritüalizm ile ilgiliyim. Çok uzun zamandır o tür sembolleri, çakraları ve bu tür içerikli ürünleri üretmek istemiştim ama satış ekibim bunu uygun görmemişti. Ama ben 10 sene önce ekibime direttim, bu bilgiyi mücevher haline getirip herkese tanıtmak istediğimi belirttim. En çok sevdiğim ürünlerden birkaç tanesi bu tür sembolizmi anlatan ürünlerdir. Onları çok seviyorum, satıldığı zaman çok mutlu oluyorum. Hele ki kişi onlardan bir feyz alıyorsa, o bilgileri alıyorsa daha çok mutlu oluyorum. Ama diğer yandan da yeni bir ürün yapmayı, Ariş’e has ürünler üretmeyi seviyorum. Kullanmış olduğumuz taşlar da oldukça kaliteli sınıflardan oluşmaktadır. Mağaza açılışlarınız da devam ediyor. Şu anda Ariş Pırlanta hangi bölgelerde yer alıyor? Mağazalaşma stratejiniz nedir? Şu anda markamıza ait 21 tane mağazamız var. Bir tanesi Berlin, Almanya’da. 20 tanesi burada Türkiye’dedir. 6 tanesi İstanbul’da, 2 tane İzmir’de, 2 tane Antalya’da, 2 tane Bursa’da, 1 tane Antep’te, Kayseri ve Mersin’de mağazalarımız var. Biz büyükşehirlerin çoğunda konumlanmayı arzu ediyoruz. Pandemi gelmemiş olsaydı bütün büyükşehirlerimizin birçoğunda mağazamız olmuş olacaktı. Pandemiyle beraber biraz duraklama oldu. Ayrıca 5-6 tane bayiimiz var, 50 taneye yakın da satış noktamız var. Önümüzdeki yıllarda da kendimize ait 10 mağaza daha açmayı hedefliyoruz. AVM mağazacılığı ile cadde mağazacılığı arasında fark var mı? Ağırlıklı olarak hangi mağaza türünü tercih ediyorsunuz? Firmamıza ait her iki mağaza türü de var. Türkiye’de AVM mağazacılığı daha iyi, cadde mağazacılığı biraz zayıf gidiyor. Avrupa’da mesela Almanya’da bunun tam tersi. Biz de daha çok cadde mağazacılığına doğru yöneliyoruz ama dengeyi koruyoruz. Özellikle pırlanta sektöründe geniş bir rekabet ortamı mevcut. Bu rekabet ortamında yapılan indirimler, pırlanta ve ürün kalitesi, benzer ürün çeşitliliği rekabet ortamını nasıl etkiliyor? Bu noktada tüketici karlı çıkıyor. Daha az karla satın alma eğilimi oluyor. Günümüzde %50, %70 indirimler artı. Hediye, çek gibi alternatifler sunuluyor. Bu tür fırsatlar bana çok inandırıcı gelmiyor. Umuyoruz ki hükümetten bu duruma bir tepki, bir yaptırım gelir. Mücevherde bu tür uygulanmaların olmaması lazım, kaldı ki Avrupa’da bir indirim yapacağınız zaman belli yerlerden izin alıyorsun. Bizde böyle bir sistem olmuyor. Ama tüketici buradan olumsuz etkileniyor ve gözü kapalı alıyor. Bize bu konuda çok şikâyet, sitem geliyor. Dolayısıyla hem sektörümüz hem tüketici adına bu konuya bir çare bulunmasını istiyorum.

Uncategorized

Eriş jewellery, iki standıyla CNR İJS fuarına hazır!

Eriş jewellery, iki standıyla CNR İJS fuarına hazır!

Istanbul Jewelry Show’un önemli katılımcılarından Eriş Jewellery, bu yıl da her yıl olduğu gibi fuarda yerini alacak. Yönetim Kurulu Başkanı Levent Eriş, fuar beklentileri ve ihracatın geldiği son nokta ile hedef pazarlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Hem kuyumculuk sektörünün hem de İstanbul Jewelry Show’un önemli markalarından birisiniz. Yaklaşık iki yıldır fuar organizasyonu gerçekleştirilemiyor. Ekim fuarının nasıl bir havada geçeceğini düşünüyorsunuz?
Ekim fuarı için çok heyecanlı değilim açıkçası. Bir önceki fuarlara daha heyecanlı ve önceden hazırlıklı girerdim. Bu fuarla ilgili enerjim zayıf ve çok büyük bir beklentim yok ama 2 standımızla katılım göstereceğiz. Biraz karamsar bir yaklaşım oldu ama fuarın zayıf geçeceğini tahmin ediyorum.

Kuyumculuk sektörünün ihracat ayağı için oldukça önem taşıyan bu fuara yabancı ziyaretçi ve katılımcılar yer alabilecek mi?
Yabancı katılımcının geleceğini düşünmüyorum. Eskiden de çok az gelirdi yabancı alıcı fuarımıza. Yabancı ziyaretçilerde kısıtlamalar olacak. Hindistan’dan özellikle Suudi Arabistan’dan alıcı gelemeyecek çünkü bildiğim kadarıyla hükümetleri izin vermiyor. Bazı ülkelerde sanırım kırmızı listedeyiz. Ayrıca insanlar korona virüs nedeniyle uçuş yapma, uzaklara gitme, otellerde konaklama gibi şeylerden imtina ediyorlar. Ülkemizde de korona virüs vaka sayıları maalesef düşmüyor, yükseliyor.

Firmanız adına yurtdışında katılmayı planladığınız bir fuar var mı?

Tabi ki… Biz zaten Hong Kong, Amerika, Bangkok fuarlarına katılıyoruz. 2 tane de Türkiye fuarı var. Bunun haricinde senede 10-12 lokal fuara katılıyorduk. Bu sene Hong Kong fuarları yapılamadı, kısıtlı imkanlarla katıldık. Amerika Las Vegas ve Bangkok fuarı yapıldı. Oraya katıldık tabi ki… Bundan sonra normal takvim işlemeye başlarsa virüs ve pandemi öncesi gibi fuarlara katılacağız çünkü fuarlar bizim olmazsa olmazımız.

Peki, bu dönemde özellikle hangi ülkelerle ihracat çalışmaları ağırlıklı olarak gerçekleştirilmeli? Yeni pazarlar açıldı mı?
Yeni pazarlar bu pandemi döneminde olamadı çünkü ne gidebildik ne gelebildiler. Eski müşterilerimle devam ettim. Sosyal medya aracılığıyla yeni müşterilerle iletişime geçtik, yaralarımızı sarıp aktif bir şekilde çalıştık. Yeni müşteriler edindik fakat ülkeler henüz yok.

Özellikle çalışmamız gereken ülkeler var mı peki?
Tabi ki var. Orta Asya… Orada aktif değiliz. Ülke olarak değiliz. Orası önemli bir Pazar. Malezya, Endonezya, Filipinler… Bu bölgeler eksik pazarlar. Oralarda daha aktif olmamız lazım ama maalesef bu dönemde oralara gidilemedi. Amerika, Brezilya, Arjantin gibi bölgeler de çalışılması gereken yerler. Fakat oralarda da aktif değiliz. Orta Asya, Güney Amerika sektörümüz için potansiyeli olan ülkeler.

Fuarda ziyaretçilerinize hangi ürünlerinizi sunacaksınız? Bu yıl önceki yıllara oranla tasarımlarınızda bir farklılık görüldü mü?
Hayır. Biz zaten inovatif bir firmayız. Fuar için değil, normal müşterilerimiz için her daim yeni modeller üretiyoruz. Sadece fuara özel üretim yapmıyoruz. 2 standımız var. Pırlanta ve montür olarak. Açıkçası senelerdir katıldığımız bu fuara özel bir ürün hazırlamadık. Elimizdeki ürünlerimizle katılıp onları sunacağız. Konuşmanın da başında belirttiğim gibi bu fuar bana çok heyecan vermiyor. Heyecanı alamayınca insanın bir şey yapası gelmiyor.

Umuyoruz ki her şekilde bu fuar sizin için güzel geçecek…

Çok beklentiye girince o beklentiyle hatalı işler yapıyorsunuz. Olması gerekenden fazla hamle yapıyorsunuz. Dolayısıyla büyük bir beklentiye girmeden elimizden geldiğince hazır bir şekilde katılacağız. Olursa olur, olmazsa olmaz.

Çok teşekkür ederim. Vaktiniz ve cevaplarınız için. Eklemek istediğiniz bir konu var mı?
Şunu belirtmek isterim… Bütün dünya, ülkemiz ve sektörümüz için pandeminin bir an önce bitmesi ve insanların sağlığına kavuşmasını, tekrar normal hayata dönmesini temenni ediyorum. Ülke ve çalışanlar olarak olanlardan çok etkilendik. Bir an önce seyahat etmeyi, fuarlara katılmayı, dostlarımızla, müşterilerimizle, alıcılarımızla, alım yaptığımız firmalarla buluşmayı dört gözle bekliyoruz.

Uncategorized

Burak Özgehan Yalçın; “İstanbul dünya kuyumculuğunun model merkezidir”

Burak Özgehan Yalçın; “İstanbul dünya kuyumculuğunun model merkezidir”

Yirmi yıl önce kurduğu mütevazı tasarım firmasını, zamanla küresel ölçekte bilinen bir markaya dönüştürmeyi başaran Burak Özgehan Yalçın’la tasarım ve Noktamodel üzerine keyifli bir sohbet yaptık.

Kuyumcukent’te adım başı bir 3D tasarım firmasına rastlıyoruz artık. Bu durum sizi rahatsız ediyor mu?
Bilgiye ulaşmanın bir parmak hareketi kadar kolaylaştığı bir dünyada rekabetsiz alan aramak en naif tabirle “saflık” olarak nitelendirilebilir. O yüzden de talebin arttığı bir iş modeline olan ilginin de artacağını zaten öngörüyorduk. Nitekim son üç yılda ülkede bir “modelci” patlaması oldu. Bu iş eskiden ortalamanın bir tık üzerinde karlı gibi görünüyordu ama pahalı teknoloji yüzünden yatırım maliyetleri de çok yüksekti. Şimdi fiyatlar düşüyor ama teknolojiye ulaşmak da bir o kadar kolaylaşıyor. Doğal olarak girişler de hızlanıyor. Ben kişisel olarak bunda bir sorun görmüyorum, Noktamodel’in istatistikleri de olumsuz etkilenmediğimizi gösteriyor.

Dünyanın farklı ülkelerinde de bizde olduğu gibi mi gelişiyor her şey?
Türkiye kadar hızlı olmasa da 3D tasarım ve modelleme sunan firmalar dünyanın her yerinde çoğalıyor. Yalnızca kuyumculuk sektöründe değil, hemen her alanda.
Türkiye’de özellikle kuyumculuk sektöründeki bu hızlı değişimin bir nedeni de aslında Noktamodel’in uzun yıllardır yarattığı iş modelinde ısrar etmesi. Dünyanın çok farklı ülkelerinde yıllarca fuarlara katıldık. Biz her gittiğimiz ülkede bu özgün iş modelinin ve Türk tasarımcısının tek temsilcisiydik. Modellerimizle ilk karşılaştıklarında o kadar etkilendiler ki, birçoğu başka “Noktamodel’de vardır kesin” diye düşünüp İstanbul’a geldiler. Oysa yoktu, ama onlar ve daha fazlası model almak için bu İstanbul’a gelmeye devam ettiler. Bu kadar çok model arayan insanın her geçen yıl daha da artarak Kuyumcukent koridorlarında dolaşıyor olması cevval Türk girişimcisinin dikkatinden kaçmadı tabii. Artan “modelci” sayısı Türk modeline olan talepte çarpan etkisi yarattı ve kısa zamanda bu günlere geldik.

“İstanbul artık dünya kuyumculuğunun model merkezidir. Bu kelebek etkisinin ilk kanat çırpışları da NOKTAMODEL’e aittir.

Peki, Noktamodel yakın gelecekte ne yöne kanat çırpacak?
Teknoloji ve hayal gücümüzün bizi götürdüğü yere uçacağız tabi ki. Biz bu zor yolculuğu seviyoruz. Gücümüz yettiği ölçüde yeni şeyler denemeye, bazen yanılmaya ama tekrar tekrar denemeye devam edeceğiz. Çünkü Noktamodel’in varlık nedeni ve aslında doldurduğu boşluk tam da budur. Biz dünyanın öbür ucundaki 3D yazıcılara tükenebilen data göndermeyi önce hayal etmiş ve sonra da gerçekleştirmiş tek firmayız. Dünyada bir ikinci firma daha yok ama gelecekte mutlaka olacak. Bir gün bir bakacaksınız ki binlerce tasarımcı binlerce farklı yazıcıya modellerini korumalı olarak gönderip, yüzlerini bile görmediği müşterilerle uluslararası ölçekte iş yapıyor. 

Muhtemelen o gün kullandıkları altyapının kimler tarafından hayal edildiğini ve hangi aşamalardan geçerek kendilerine ulaştığını bilmeyecek ya da hatırlamayacaklar. Ve yine muhtemelen biz o gün de farklı bir “ilk” için çalışıyor olacağız.

Uncategorized

Gençoğlu Grup, Elmas Kule projesinde beklenen kararlara imzasını attı…

Gençoğlu Grup, Elmas Kule projesinde beklenen kararlara imzasını attı…

Geçtiğimiz aylarda; Kapalıçarşı, Kuyumcukent ve Vizyonpark’ta yer alan firmalarla bire bir şekilde ciddi görüşmeler gerçekleştiren Gençoğlu Grup, bu firmalardan aldığı geri bildirimlere dayanarak çok önemli bir kararın altına imza attı. Bu karar doğrultusunda; minimum 203 metrekareden başlayan atölye alanlarını, 110 metrekare, 136 metrekare ve 149 metrekare net alanların yer aldığı yeni kat planları ile güncelledi ve önceki planlamalarda yer almayan 17 adet yan hizmet mağazasını da bu yeni çalışmalarla birlikte devreye almış oldu.

Toplam bağımsız bölüm sayısını 115 olarak güncelleyen grup, yeni metrekareleri lanse ettikten hemen sonra, sadece iki haftalık bir süreç içerisinde projedeki satış seviyesinin %80’lere geldiğini, hatta bazı planların yok sattığını belirtiyor. Alınan kararın ne kadar doğru olduğunu satış seviyesindeki bu hızlı artışın kendilerine gösterdiğini belirten Naim Gençoğlu, “Görüştüğümüz firmalar ihtiyaç duydukları metrekareleri ve işleyişlerinin aksamaması için yapı içerisinde bulunması gerektiğine inandıkları yan hizmet alanlarını çok açık bir şekilde ifade ettiler. Biz de bu beklentiyi karşılıksız bırakmak istemedik, gerekli alt yapı çalışmasını en hızlı şekilde güncelledik ve bizden beklenileni vermeyi başardık” şeklinde konuştu. İnşaat hızı çok yüksek 29 Haziran 2021 tarihi itibariyle temel atma töreni gerçekleştirilen, sanayi imarına sahip atölye projesi Elmas Kule’de, bu gün itibariyle zemin altı beş katın üretimi neredeyse tamamlanmış ve su basman seviyesine gelinmiş. 30 Aralık 2022 olarak belirlenen teslim tarihine 15 ay süre olmasına karşın inşaatın ilerleme hızı bir hayli yüksek. Her detayın titizlikle planlandığı ve sektörün getirdiği hassasiyetler göz önüne alınarak her konunun şimdiden planlandığı projede, alanlarında üst düzeyde deneyime sahip özel firmalardan danışmanlık hizmetleri alınarak, yüksek prestije sahip bir proje oluşturmak için emin adımlarla ilerleniyor. Proje, Kuyumcukent’in hemen yanı başında yükseliyor. Basın Ekspres üzerindeki konumu sayesinde E5 ve Tem otoyollarına direkt bağlantı avantajı sunan Elmas Kule, Marmaray ve diğer metro hatlarıyla entegre çalışacak olan yeni metro hattına yakınlığı ile ulaşım kolaylığı sağlayacak şekilde konumlandırılmış. Mevcut bağlantıların haricinde, projenin bitimi ile eş zamanlı olarak kullanılmaya başlanacak olan, proje ile Vizyon Park ve Kuyumcukent arasındaki direkt bağlantı yolunun kullanıma açılması için yapılan hazırlıklar da devam ediyor. Her bağımsız bölüm için özel olarak tahsis edilmiş otopark alanları, misafir araçlar için ayrılmış özel alanlar, otopark alanları ile lobi alanları arasındaki geçişler için 3 adet, zemin kat ile üst katlar arasındaki dikey sirkülasyonun sağlanması için yüksek hızda 6 adet asansör ile rahatlık ve konfor en üst seviyeye çıkarılıyor. Gençoğlu Grup merkez binasında yer alan ve görüşmelerin randevulu şekilde yapıldığı satış ofisine ulaşmak ve proje hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki iletişim bilgilerinden faydalanabilirsiniz. Tel: +90 212 652 20 20 E-Mail: iletisim@elmaskule.com Web: elmaskule.com İnstagram: instagram.com/elmaskule Facebook: facebook.com/elmaskule

Uncategorized

Gençoğlu Ailesi, Elmas Kule için gerçekleştirilen temel atma töreninde bir araya geldi

Gençoğlu Ailesi, Elmas Kule için gerçekleştirilen temel atma töreninde bir araya geldi

Aralık 2022 itibariyle sahipleriyle buluşması öngörülen Elmas Kule’nin temel atma töreni gerçekleştirildi. Kaba inşaat aşamasında son teknoloji modüler kalıp sistemlerinin kullanıldığı projenin temel atma töreninde Gençoğlu Ailesi bir araya geldi.

1 Ocak 2021 tarihi itibariyle inşaat çalışmalarına başlanan Elmas Kule’de, temel aşaması için gerekli olan hazırlıkların tamamlanmasının ardından 29 Haziran 2021’de temel
atma töreni gerçekleştirildi. Geçtiğimiz sürede çok ciddi bir yol kat edilerek iki bodrum katın üretimi tamamlanmıştır ve inşaat süreci hız kesmeden devam etmektedir. Kaba inşaat aşamasında son teknoloji modüler kalıp sistemlerinin kullanıldığı bu projede, yüksek kaliteye sahip yapı elemanları tercih edilmektedir. 

Gençoğlu Grup, sektördeki atölye ihtiyacını karşılamak amacıyla çıktığı bu yolda sektörün getirdiği hassasiyetleri göz önünde bulundururken; kendi tecrübelerinin yanı sıra, alanlarında üst düzeyde deneyime sahip özel firmalardan danışmanlık alarak yüksek prestijli bir proje oluşturmak üzere emin adımlarla ilerliyor. Birincil hedef kitlesi büyüme potansiyeli ve metrekare ihtiyacı yüksek olan firmalar olarak belirlenen ve bu hedef kitlesine yönelik şekilde geliştirilen Elmas Kule’de; her açıdan maksimum düzeyde gün ışığı alabilen cam cepheler, açılabilir şekilde tasarlanan pencere sistemleri, 4,15 metre standart kat yükseklikleri ve ferah balkon alanları mevcut. 

Elmas Kule’nin makinelerin dış cepheden de alınabilmesi için özel olarak tasarlanan platform alanları, doğal afet yönetmeliklerine uygun şekilde tasarlanan ileri teknolojili yapılandırma sistemleri, olası yangın ihtimallerine karşı alev almaz nitelikte dış cephe malzemeleri, erken haber alma, sesli anons, otomatik yağmurlama, duman atma ve yazılımla işleyen mekanik basınçlandırma gibi sistemleriyle mevcut standartların ötesinde bir koruma sağlanması hedeflenmektedir.

Sanayi imarlı Elmas Kule’de atölye nitelikli tapular hazır

Kat irtifakı kurulmuş ve tapuları hazır olan Elmas Kule Projesi’nin Aralık 2022 itibariyle Kuyumcukent’in hemen yanında yükselmesi öngörülmektedir. Basın Ekspres üzerindeki konumu sayesinde E5 ve TEM Otoyollarına direkt bağlantısı olan Elmas Kule, Marmaray ve diğer metro hatlarıyla bağlantılı çalışacak yeni metro hattına yakınlığı ile ulaşım kolaylığı sağlayacak şekilde konumlandırılmıştır. 

Mevcut bağlantılara ek olarak, projenin bitimi ile eş zamanlı olarak kullanılmaya başlanacak Vizyon Park ve Kuyumcukent arasındaki direkt bağlantı yolunun kullanıma açılması için yapılan hazırlıklar da devam etmektedir.Binanın ortak alanlarının, çevresinin ve girişlerinin yüksek çözünürlüklü ve gece görüş özellikli kamera sistemleriyle 7/24 izlenip kayıt altına alınacağı bu projede, bina girişleri devamlı olarak metal detektörü ve X-Ray cihazlarıyla kontrol edilecektir. Buna ek olarak güvenliği üst seviyede tutmak amacıyla otopark girişlerinde de özel bariyer sistemleri kullanılacaktır.


Gerekli enerjinin yapının her alanına yeterli bir şekilde dağıtılmasını sağlayacak trafoların yanı sıra, yapı içerisindeki işleyişin hiçbir koşulda durmamasını sağlamak amacıyla güç kesintilerinde senkronize olarak devreye girecek ve 24 saat kesintisiz tam besleme yapabilecek kapasiteye sahip jeneratörler tasarlanmıştır. Bina içerisinde atölyelerde üretim aşamasında oluşacak kimyasal atıkların arıtılarak şebekeye temiz bir şekilde boşaltılabilmesi için, uzmanlar eşliğinde “arıtma tesisi” ve “atık alçı toplama odaları” teşkil edilmiş. Her bağımsız bölüm için kat başına 16 araçlık otopark alanının yanında; misafir araçlar için ayrılmış özel otopark alanları, bu otopark alanları ile lobi alanları arasındaki geçiş için 3 ve zemin katlar arasında dikey sirkülasyonun sağlanması için 6 adet hızlı asansör tasarlanarak
rahatlık en üst seviyeye çıkarılmıştır.

Kuyumcukent’ten gelen talepler artışta

268 ile 3.260 m2 aralığında yapılandırılan Elmas Kule’nin çoğunlukla sekize bölünmüş olan katlarındaki ufak metrekareli atölyelerin geçtiğimiz bir aylık dönemde Kuyumcukent’te yer alan firmalar tarafından alındığını belirten Gençoğlu Grup, satış oranının %60’a dayandığını ve Kuyumcukent’ten gelen talebin hızla arttığını da eklemektedir. Gençoğlu Grup merkez binasında yer alan, görüşmelerin randevulu şekilde yapıldığı satış ofisine ulaşmak ve proje hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki iletişim bilgilerinden faydalanabilirsiniz.

Tel: +90 212 652 20 20
E-Mail: iletisim@elmaskule.com
Web: elmaskule.com
İnstagram: instagram.com/elmaskule
Facebook: facebook.com/elmaskule
Proje Adresi: Yenibosna Merkez Mahallesi, 29 Ekim Caddesi, Ladin Sokak, No:34 Bahçelievler/İstanbul
Satış Ofisi Adresi: Yenibosna Merkez Mahallesi, Kavak Sokak, No:20 Bahçelievler/İstanbul