Uncategorized

Eriş jewellery, iki standıyla CNR İJS fuarına hazır!

Eriş jewellery, iki standıyla CNR İJS fuarına hazır!

Istanbul Jewelry Show’un önemli katılımcılarından Eriş Jewellery, bu yıl da her yıl olduğu gibi fuarda yerini alacak. Yönetim Kurulu Başkanı Levent Eriş, fuar beklentileri ve ihracatın geldiği son nokta ile hedef pazarlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Hem kuyumculuk sektörünün hem de İstanbul Jewelry Show’un önemli markalarından birisiniz. Yaklaşık iki yıldır fuar organizasyonu gerçekleştirilemiyor. Ekim fuarının nasıl bir havada geçeceğini düşünüyorsunuz?
Ekim fuarı için çok heyecanlı değilim açıkçası. Bir önceki fuarlara daha heyecanlı ve önceden hazırlıklı girerdim. Bu fuarla ilgili enerjim zayıf ve çok büyük bir beklentim yok ama 2 standımızla katılım göstereceğiz. Biraz karamsar bir yaklaşım oldu ama fuarın zayıf geçeceğini tahmin ediyorum.

Kuyumculuk sektörünün ihracat ayağı için oldukça önem taşıyan bu fuara yabancı ziyaretçi ve katılımcılar yer alabilecek mi?
Yabancı katılımcının geleceğini düşünmüyorum. Eskiden de çok az gelirdi yabancı alıcı fuarımıza. Yabancı ziyaretçilerde kısıtlamalar olacak. Hindistan’dan özellikle Suudi Arabistan’dan alıcı gelemeyecek çünkü bildiğim kadarıyla hükümetleri izin vermiyor. Bazı ülkelerde sanırım kırmızı listedeyiz. Ayrıca insanlar korona virüs nedeniyle uçuş yapma, uzaklara gitme, otellerde konaklama gibi şeylerden imtina ediyorlar. Ülkemizde de korona virüs vaka sayıları maalesef düşmüyor, yükseliyor.

Firmanız adına yurtdışında katılmayı planladığınız bir fuar var mı?

Tabi ki… Biz zaten Hong Kong, Amerika, Bangkok fuarlarına katılıyoruz. 2 tane de Türkiye fuarı var. Bunun haricinde senede 10-12 lokal fuara katılıyorduk. Bu sene Hong Kong fuarları yapılamadı, kısıtlı imkanlarla katıldık. Amerika Las Vegas ve Bangkok fuarı yapıldı. Oraya katıldık tabi ki… Bundan sonra normal takvim işlemeye başlarsa virüs ve pandemi öncesi gibi fuarlara katılacağız çünkü fuarlar bizim olmazsa olmazımız.

Peki, bu dönemde özellikle hangi ülkelerle ihracat çalışmaları ağırlıklı olarak gerçekleştirilmeli? Yeni pazarlar açıldı mı?
Yeni pazarlar bu pandemi döneminde olamadı çünkü ne gidebildik ne gelebildiler. Eski müşterilerimle devam ettim. Sosyal medya aracılığıyla yeni müşterilerle iletişime geçtik, yaralarımızı sarıp aktif bir şekilde çalıştık. Yeni müşteriler edindik fakat ülkeler henüz yok.

Özellikle çalışmamız gereken ülkeler var mı peki?
Tabi ki var. Orta Asya… Orada aktif değiliz. Ülke olarak değiliz. Orası önemli bir Pazar. Malezya, Endonezya, Filipinler… Bu bölgeler eksik pazarlar. Oralarda daha aktif olmamız lazım ama maalesef bu dönemde oralara gidilemedi. Amerika, Brezilya, Arjantin gibi bölgeler de çalışılması gereken yerler. Fakat oralarda da aktif değiliz. Orta Asya, Güney Amerika sektörümüz için potansiyeli olan ülkeler.

Fuarda ziyaretçilerinize hangi ürünlerinizi sunacaksınız? Bu yıl önceki yıllara oranla tasarımlarınızda bir farklılık görüldü mü?
Hayır. Biz zaten inovatif bir firmayız. Fuar için değil, normal müşterilerimiz için her daim yeni modeller üretiyoruz. Sadece fuara özel üretim yapmıyoruz. 2 standımız var. Pırlanta ve montür olarak. Açıkçası senelerdir katıldığımız bu fuara özel bir ürün hazırlamadık. Elimizdeki ürünlerimizle katılıp onları sunacağız. Konuşmanın da başında belirttiğim gibi bu fuar bana çok heyecan vermiyor. Heyecanı alamayınca insanın bir şey yapası gelmiyor.

Umuyoruz ki her şekilde bu fuar sizin için güzel geçecek…

Çok beklentiye girince o beklentiyle hatalı işler yapıyorsunuz. Olması gerekenden fazla hamle yapıyorsunuz. Dolayısıyla büyük bir beklentiye girmeden elimizden geldiğince hazır bir şekilde katılacağız. Olursa olur, olmazsa olmaz.

Çok teşekkür ederim. Vaktiniz ve cevaplarınız için. Eklemek istediğiniz bir konu var mı?
Şunu belirtmek isterim… Bütün dünya, ülkemiz ve sektörümüz için pandeminin bir an önce bitmesi ve insanların sağlığına kavuşmasını, tekrar normal hayata dönmesini temenni ediyorum. Ülke ve çalışanlar olarak olanlardan çok etkilendik. Bir an önce seyahat etmeyi, fuarlara katılmayı, dostlarımızla, müşterilerimizle, alıcılarımızla, alım yaptığımız firmalarla buluşmayı dört gözle bekliyoruz.

Uncategorized

Gençoğlu Grup, Elmas Kule projesinde beklenen kararlara imzasını attı…

Gençoğlu Grup, Elmas Kule projesinde beklenen kararlara imzasını attı…

Geçtiğimiz aylarda; Kapalıçarşı, Kuyumcukent ve Vizyonpark’ta yer alan firmalarla bire bir şekilde ciddi görüşmeler gerçekleştiren Gençoğlu Grup, bu firmalardan aldığı geri bildirimlere dayanarak çok önemli bir kararın altına imza attı. Bu karar doğrultusunda; minimum 203 metrekareden başlayan atölye alanlarını, 110 metrekare, 136 metrekare ve 149 metrekare net alanların yer aldığı yeni kat planları ile güncelledi ve önceki planlamalarda yer almayan 17 adet yan hizmet mağazasını da bu yeni çalışmalarla birlikte devreye almış oldu.

Toplam bağımsız bölüm sayısını 115 olarak güncelleyen grup, yeni metrekareleri lanse ettikten hemen sonra, sadece iki haftalık bir süreç içerisinde projedeki satış seviyesinin %80’lere geldiğini, hatta bazı planların yok sattığını belirtiyor. Alınan kararın ne kadar doğru olduğunu satış seviyesindeki bu hızlı artışın kendilerine gösterdiğini belirten Naim Gençoğlu, “Görüştüğümüz firmalar ihtiyaç duydukları metrekareleri ve işleyişlerinin aksamaması için yapı içerisinde bulunması gerektiğine inandıkları yan hizmet alanlarını çok açık bir şekilde ifade ettiler. Biz de bu beklentiyi karşılıksız bırakmak istemedik, gerekli alt yapı çalışmasını en hızlı şekilde güncelledik ve bizden beklenileni vermeyi başardık” şeklinde konuştu. İnşaat hızı çok yüksek 29 Haziran 2021 tarihi itibariyle temel atma töreni gerçekleştirilen, sanayi imarına sahip atölye projesi Elmas Kule’de, bu gün itibariyle zemin altı beş katın üretimi neredeyse tamamlanmış ve su basman seviyesine gelinmiş. 30 Aralık 2022 olarak belirlenen teslim tarihine 15 ay süre olmasına karşın inşaatın ilerleme hızı bir hayli yüksek. Her detayın titizlikle planlandığı ve sektörün getirdiği hassasiyetler göz önüne alınarak her konunun şimdiden planlandığı projede, alanlarında üst düzeyde deneyime sahip özel firmalardan danışmanlık hizmetleri alınarak, yüksek prestije sahip bir proje oluşturmak için emin adımlarla ilerleniyor. Proje, Kuyumcukent’in hemen yanı başında yükseliyor. Basın Ekspres üzerindeki konumu sayesinde E5 ve Tem otoyollarına direkt bağlantı avantajı sunan Elmas Kule, Marmaray ve diğer metro hatlarıyla entegre çalışacak olan yeni metro hattına yakınlığı ile ulaşım kolaylığı sağlayacak şekilde konumlandırılmış. Mevcut bağlantıların haricinde, projenin bitimi ile eş zamanlı olarak kullanılmaya başlanacak olan, proje ile Vizyon Park ve Kuyumcukent arasındaki direkt bağlantı yolunun kullanıma açılması için yapılan hazırlıklar da devam ediyor. Her bağımsız bölüm için özel olarak tahsis edilmiş otopark alanları, misafir araçlar için ayrılmış özel alanlar, otopark alanları ile lobi alanları arasındaki geçişler için 3 adet, zemin kat ile üst katlar arasındaki dikey sirkülasyonun sağlanması için yüksek hızda 6 adet asansör ile rahatlık ve konfor en üst seviyeye çıkarılıyor. Gençoğlu Grup merkez binasında yer alan ve görüşmelerin randevulu şekilde yapıldığı satış ofisine ulaşmak ve proje hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki iletişim bilgilerinden faydalanabilirsiniz. Tel: +90 212 652 20 20 E-Mail: iletisim@elmaskule.com Web: elmaskule.com İnstagram: instagram.com/elmaskule Facebook: facebook.com/elmaskule

Uncategorized

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Pırlanta, yeni konseptli 7. mağazasını da uzun yıllardır iş ortaklığı yaptığı Çoklar Kuyumculuk ile Sakarya’da açtı. Yeni mağazası ile Ariş, zengin koleksiyonlarını ve birbirinden şık ürünlerini Sakaryalılarla buluşturuyor. 

Ariş Pırlanta, dünya markası olma hedefine emin adımlarla ilerlerken, bayileriyle, satış noktalarıyla gücüne güç katıyor. 1906’dan bu yanan hizmet veren Ariş Pırlanta, sektörde uzun yıllara dayanan deneyimin verdiği güvenle, yenilikçi yapısıyla, kalite anlayışıyla, ürün çeşitliliğiyle tercih edilen bir marka olarak hedeflerine ilerliyor. Ariş Pırlanta’nın Sakarya’da bulunan bayii Çoklar Kuyumculuk’un sahibi Özkan Çoklar, Ariş Pırlanta ile nasıl çalışmaya başladığını, Ariş’i tercih etme sebeplerini ve markayla çalışmanın avantajlarını anlattı. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? 24 yıl önce Sakarya’da Çoklar Kuyumculuk firmasını kuran üç kardeşten en küçükleriyim. 1997 yılından bu yana Sakarya’da kuyumculuk faaliyetinde bulunan aile şirketimizde çalışıyorum. Çeyrek asır önce üç kişiyle çıktığımız yolda; bugün 3 şubesi olan yaklaşık 20 kişilik kadrosuyla kocaman bir aile olan Çoklar Kuyumculuk’ta yöneticilik serüvenime devam ediyorum. Uzun yıllardır sektörde faaliyet gösterdiğinizi biliyoruz. Başlangıcı nasıl oldu, Ariş ile yolculuğunuz nasıl başladı anlatır mısınız? Ariş ile tanışmamız, aslında Ariş’in gen kodlarıyla da çok alakalı olduğu için, bazen dostlarıma ve müşterilerime de anlattığım bir anekdottur. Şöyle ki; dönem 90’lı yılların sonu 2000’li yılların başı… Bizler genç kuyumcuyuz ama pırlanta henüz Türkiye’de ve Sakarya’da da çok az bilinen bir alan. Hem talebi pek yok hem de sektörde pırlantayı bilen kişi çok az. Pırlanta eğitimi falan daha duyan yok o yıllarda… Durum böyle iken 2002 yılında benim Ankara’da yaşayan modayı, trendleri çok iyi takip eden bir arkadaşım ve aynı zamanda müşterim, nişanlısına aldırmak istediği tektaşını bizden almak ve H color pırlanta istediğini söyledi. İnanın o güne kadar H rengini Adapazarı’nda bırakın görmeyi, duyan bile yoktu. Sonrasında H renkte pırlantayı aramak için İstanbul’da araştırdığımda sadece Ariş’te bulabileceğimi öğrendim. Ariş Pırlanta’yı tercih edilir bir marka yapan farkları sizce neler? Sizin tercihinizde bu farklardan hangileri etkili oldu? Aslında Ariş’i sektörde farklı kılan birçok özellik sayabiliriz. Beni en çok etkileyen özelliklerinden bir kaçını size anlatmam gerekirse;  ilk sırada müşterisini gerçek dost gören iş ortağı anlayışı gelir. Bunu laf olsun diye söylemiyorum; 1999 depreminde iş yerimiz yıkılmıştı ve o yıllarda ismini vermek istemediğim bazı firmalardan hiç beklenmeyen ve unutulmayacak olumsuz davranışlar görmüştük, hatta zarara uğratılmıştık. Bu tecrübelerin ardından, deprem sonrası çalışmaya başladığımız Ariş’ten bugüne kadar sadece destek ve gelişime destek gördüm. Asla bize olumsuz yansıyan bir tavırları olmaması, benim 20 yıl sonra da yanılmadığımı gösteriyor.   Yine çok önemli farklılıklardan biri de inovasyon. Ariş kelimenin tam anlamıyla inovasyon firmasıdır. Ailenin büyüğü, Ariş’in yolculuğunun başlangıç noktası, Abdülkerim dedenin çocuklarına, torunlarına “Kimsenin yapmadığını yapın, eğer başkaları sizi taklit etmeye başlarsa siz başka bir şey yapın” vasiyeti, Ariş’in karakteristik özelliği haline gelmiş. Gerçekten de Ariş hep ilklerin, yeniliklerin markası olarak farklı koleksiyonlara ve tasarımlara imza atıyor. Mesela Ariş Parmak İzi Koleksiyonu benim en çok hayran olduğum koleksiyonların başında gelir. Benzersiz tasarımlardandır. Teknoloji, tasarım ve sanatın buluştuğu inovatif bir eserdir bana göre…  Dişten, saçtan yapılan tasarımların yer aldığı koleksiyonlar, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu gibi benzersiz koleksiyonlar her biri çok anlamlı, farklı koleksiyonları ve daha fazlasını da sayabiliriz. Sizce bir marka ile çalışmak neden önemli? Dünyadaki değişim ve gelişim her alanda olduğu gibi sektörümüzde de markalaşmayı zorunlu kılıyor. Türkiye mücevher sektöründe altınla kuyumun ayrıştığı en önemli fark bence pırlanta deneyiminin çok az olması. Geleneksel kültürde altın takı çok köklü, yerleşmiş ve çok iyi bilinmesine rağmen pırlantada daha çok yeniyiz. İlk pırlanta satmaya başladığımızda birçok alanda çok yetersizdik. Ariş Pırlanta bizi ve personelimizi sürekli eğitimlerle destekledi. Bu eğitimler vitrin dizmekten taş bilgisine, görsel düzenlemeden satış eğitimlerine kadar çok kapsamlı eğitimlerden oluşuyor. Bugün bu seviyelere marka işbirliğiyle geldiğimizi hiç unutmuyoruz. Ayrıca genel kanının aksine, bir marka ile çalışmak daha pahalıya mal olmuyor. Gerçek kıyaslamada fayda açısından markanın üretim ve stok gücü çok büyük avantajlar sağlıyor. Bunun yanında bilinirlik ve güvenilirlik zaten tartışılmaz avantajlar tabii… Ariş Pırlanta koleksiyonlarından en beğendiğiniz ve en çok ilgi gördüğüne inandığınız ürünler hangileri? Geçmişten bugüne aklıma ilk gelen ilk koleksiyon Parmak İzi, Melekler Koleksiyonu, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu,  Miracle ve Baget koleksiyonları diyebilirim. Tüketicinin mücevher tercihleri konusunda neler söylersiniz? Tüketicinin mücevher tercihleri dünya trendlerini takip ediyor.  Son yıllarda baget pırlanta tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok büyük rağbet görüyor. Tektaş yüzük zaten artık tartışmasız, herkesin alıp severek taktığı bir klasik oldu. Tektaş ile birlikte diğer evlilik mücevherleri de her zaman ön planda olan ürünler arasında… Haziran ayı itibariyle Sakarya’da Cadde 54 AVM’de Ariş Çoklar mağazası olarak hizmet vermeye başladınız.  Mağazanın hayata geçiş öyküsünden biraz bahseder misiniz, nasıl karar verildi, nasıl hayata geçirildi? Uzun bir bekleme sürecinden sonra nihayet üçüncü mağazamız olan Cadde 54 AVM mağazamız tüketiciyle buluşuyor. Uzun bekleyişin en önemli sebebi yaşadığımız pandemi süreci oldu. Mağazamızı 2020 Kasım-Aralık aylarında açmaya hazır hale getirdik ancak pandemi koşulları dolayısıyla yaklaşık 7 aydır bu günü bekledik ve mutlu sona ulaştık. Haziran ayındaki normalleşme süreciyle beraber bizde startı vermiş olduk mağazanın oluşumu ve karar sürecinden de biraz bahsetmek isterim. Süreç aslında 2019 yılında Ariş’in yeni konsept mağazaları ortaya çıkmaya başlayınca başladı. Ariş mağazalarını yenilemeye başlayınca bizde de heyecan başladı. Ariş Pırlanta’nın yeni konsept mağazaları gerçekten çok etkileyici ve çarpıcı mağazalar olmuştu.  Sakarya’da da Cadde 54 AVM projesi aynı dönemde ortaya çıkmış ve biz mutlaka bunun içinde olmalıyız kararını vermiştik. Plan ve projeleri alınca hemen büyük üstad sayın Kerim Güzeliş’in yanına koştum. Proje kayıt üstünde bile hepimizi heyecanlandırmıştı. Kerim Güzeliş’in de bizleri motive eden yönlendirmeleriyle hemen harekete geçerek Cadde 54 AVM’nin stratejik bir noktasında mağazamızı kiraladık. Cadde 54 AVM Ariş Pırlanta mağazası pırlantalı ürünlerin ve altın ürünlerin dengeli bir şekilde buluştuğu Çoklar Kuyumculuk ile entegre bir konsept olacak. Ariş Cadde 54 AVM mağazasına gelen bir müşteri hem zengin pırlantalı seçeneklerimiz arasından beğendiğini alabilecek hem de beğendiği altın takısını veya bilekliğini seçebilecek.  Sakaryalı mücevherseverlere en iyi şekilde hizmet vererek, dönem dönem çeşitli sürprizlerle ve fırsatlarla fark yaratmaya devam edeceğiz. 

Uncategorized

Genç Metal Rafineri ile İslam Memiş’ten önemli güç birliği

Genç Metal Rafineri ile İslam Memiş’ten önemli güç birliği

Altın ve para piyasaları uzmanı İslam Memiş ile sektörün güçlü markalarından Genç Metal Rafineri önemli çalışmalara imza atacak. Yeni projelerini, gümüşün yatırım geleceğini ve sektörün dikkat etmesi gereken önemli konuları İslam Memiş’ten dinledik.
2020’de Türkiye’de gümüş farkındalığı başlattığımda Kapalıçarşı harici kimse fiziki gümüş bulamıyordu. Özellikle Anadolu’da yatırımcılar “Fiziki gümüş bulamıyoruz, yardımcı olun” çağrıları vardı. Önce katılım bankaları, sonrasında Türkiye’nin bilinen bir rafinesi ile görüşmeler yaptım. Cevapları “Kazançlı değil, maalesef” oldu. O süreçte Voir Magazin İmtiyaz Sahibi Nurseli Hanım beni GENÇ METAL RAFİNERİ ile tanıştırdı. GMR “Biz bu işe talibiz” dedi ve kolları sıvadık… Firma Sahibi Bilal ve Mustafa Beyler, gece gündüz demeden çalışarak üretim, reklam, resmi yazışmalar, atölye, internet sayfası, sanal mağaza, sosyal medya vs tüm alt yapı hazırlıklarını tamamladılar. Ben de kendi sosyal medya hesaplarımdan gümüş yatırımcılarına “Artık Türkiye’nin neresinde olursanız olun, fiziki gümüşlerinizi anında size ulaştıracağız” mesajlarını paylaştım. Çok güzel dönüşler aldık, bir de GMR’nin samimiyeti, müşteri ilişkisi, ilgi ve alakaları birleşince ortaya çok güzel bir tablo çıktı. GMR’nin İzmit ve Sultanbeyli de “FATMA GENÇ MÜCEVHARAT” adında perakende mağazaları mevcuttur. Bu bölgeye yakın olan arkadaşlar da fiziki altın ve gümüş ticaretini buradan yapabilirler. Artık altın ve gümüş yatırımcıları, GMR’nin internet sayfasından altın ve gümüş siparişlerini gönül rahatlığıyla verebilirler. GMR ile gelecek ile alakalı çok farklı projelerim var. Özellikle yatırımcılarımız bugüne kadar çözülemeyen çoğu sorunları çözmeyi hedefliyoruz. Bu süreç ekip işidir, Bilal ve Mustafa beyler uygun gördükleri sürede birçok işe imza atacağız. Ama şunu herkesin bilmesi gerekiyor; “GMR, Türkiye’nin önemli rafineleri arasında yerini beklenenden önce alacak inşallah.” Yılsonuna kadar gram altın hangi seviyeleri görebilir? 2020 Aralık’ta 2021 yılı ile alakalı analiz raporumda “2021 yılında altının gram fiyatının önce 560 Lira, devamında 600 Lira seviyesine kadar yükselebileceğine dair tahminimi kamuoyuna açıkladım. Aynı öngörüm devam ediyor. Nedenini şunlara bağlıyorum • Yurtiçi piyasalarda dolar/TL kurunda yükselişin 9,00-9,25 Lira aralığına kadar yükseleceğini öngörüyorum. İçsel ve dışsal nedenler, bu öngörümü destekliyor. Kovid-19 sürecinde dünya ekonomileri ağır tahribata uğradı, Türkiye’de bu süreçte ciddi anlamda zarar gördü. Turizm gelirlerinin olmaması, rezervlerin azalması, görev değişiklikleri, kısıtlamaların uzun sürmesi gibi nedenler maalesef TL’nin negatif ayrışmasına neden olduğunu gördük. Dünyada doların 2,5 yılın en dip seviyesini test ederken Türkiye’de dolar/TL kuru, en yüksek seviyelerini test ediyordu ve test etmeye de devam ediyor. Diğer yandan dolar varlıklarında yaşanan toparlanma, doların uluslararası piyasalarda doğal yükselişini zaten destekleyeceğini söyleyebilirim. • Basel III süreci de altın fiyatlarını olumlu yönde desteklemeye devam edebilir. G10 ülke bankalarının rezervlerinin yüzde 85’ni altın ve gümüş gibi değerli metaller ile desteleyebilir. Merkez bankları, fiziki altın talebini sürdürmeye devam ediyor. Mesela; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Nisan’da 13.4 ton altın alarak en fazla altın alan 2. Merkez bankası oldu. Çin, Rusya, Tayland gibi ülkeler altın talebini artırmayı sürdürüyor. Fiziki altın talebi, altın fiyatlarını olumlu yönde desteklemeyi sürdürüyor. Ancak Eylül ayı geldiğinde altın fiyatlarını tekrar yorumlamak gerekiyor. Çünkü Amerika Merkez Bankası (FED), faiz artırım söylemlerini artırabilir ve 2022’nin ilk çeyreğinde faiz artırımı yapacağını açıklayabilir. Ondan sebep altının ons fiyatında düşüş trendi görebiliriz. Önce direnç seviyesine odaklandığımdan, yükselişleri gördükten sonra düşüş yönündeki öngörülerimi paylaşacağım. Bugünkü koşullarda altın fiyatlarında yükselişin bittiğini söyleyemem. Gümüş fiyatları ile ilgili öngörünüz nedir? Gümüş, 2020’de olduğu gibi 2021yılında da altından fazla kazandırmaya devam ediyor. Yani gümüş, altını tahtından eden, altından fazla kazandıran değerli bir metal oldu. Geçen yıl gümüşün gram fiyatının 2,50 Lira, gümüşün ons fiyatının 12 dolar olduğunda kamuoyuna “Full gümüş alabilirsiniz, çok ucuz, en az 3 yıl beklemek şartıyla fiziki olarak alın” uyarılarım vardı. 1 yıldır Türkiye’de gümüş farkındalığı için çok uğraş verdiğimi, farkındalık için ciddi bir performans sergilediğimi anımsatmak isterim. Bu çağrıya cevap veren yatırımcılar, bugün iyi bir karar verdiğini görüyor. Özellikle Anadolu’da yatırımcılardan “Fiziki gümüş bulamıyoruz” seslenişi vardı. Ben de onlara “Ben bu işi çözeceğim” sözünü vermiştim. Danışmanlığını yaptığım “GENÇ METAL RAFİNESİ” ile bu işi çözdük. Türkiye’nin her bölgesine fiziki gümüş ulaştırıyoruz. Dileyen internetten sipariş veriyor, dileyen de Kapalıçarşı’ya gidip fiziki olarak alabiliyor. Sonuçta fiziki gümüş talebini karşılama rahatlığını ve huzurunu yaşıyorum. Gümüşün, 2021’de de altından fazla kazandıran bir yatırım aracı olacağını düşünüyorum. Teknik olarak gümüşün ons fiyatında 40 dolar, gümüşün gram fiyatında 10 Lira seviyesini beklemeyi sürdürüyorum. Kısa vadeli geri çekilmeler ara ara olacaktır ancak orta ve uzun vadede yatırımcısının yüzünü güldürmeye devam edecek. Sektöre hangi mesajlarınız var? Kuyumcu arkadaşlara bazı önemli uyarılarım şunlar; • Eski düzeni unutup yeni düzene çabuk alışmalıyız. Ticaret, tasarruf ve alış-veriş alışkanlıkları değişti, nesiller değişti. Artık internetten alış-veriş rekabeti artırdığı gibi kazançları da azaltıyor. Mağaza kirası, personel gideri gibi birçok gideri olmayan kişiler internetten cüzi karlar ile satış yapıyor. Ondan sebep tüketicileri, internetten alış-veriş yaparken ne gibi riskler ile karşılaşacakları konusunda, mağduriyetler konusunda sık sık bilgilendirmeli. “Ucuz ama neden ucuz” konusunu iyice anlatmalı ve bunu anlatırken de yorulmamalı. İnternetten bazı satış yapanlar, sektöre zarar verdiği gibi itibarını da zedeliyor. Ama bu işini dürüst yapanlar için geçerli değil. Dolandırıcıların da yoğun bir olduğu bu mecrada sektörün daha titiz olması, sektörüne sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Meslek Odalarının da bu siteleri tespit etmesi, kamuoyu ile paylaşması, tüketiciyi ve esnaflarını korumalıdır. Diğer yandan “Altın Kaplama Gümüş” modası başladı. Bir şey ya altındır ya da gümüş, ikisinin ortası olmaz. Bu konu da istismara neden olduğundan bununla da mücadele edilmeli. • Tüm esnaflar, birbirinin ticaretini kötüleme alışkanlığını, rekabeti, hasetliği, kindarlığı bir kenara bırakmalı. Zihniyet reformu yapmalılar. Halbuki bir araya gelseler, tanışsalar, sosyal bir organizasyon yapsalar, birlik olsalar birbirlerini daha iyi anlayacak ve dost olacaklar. Ancak para hırsı, nefsi kabarttığı için kimse sektörde birbirini sevmiyor, dost olamıyor, anlaşamıyor, rekabet ediyor, kendi işlerini baltalıyor, güvenlerini sarsıyor, kazanamıyorlar. Kazanan her zaman arada laf taşıyan, rekabeti kızdıran, yalan konuşan, nifak sokanlar oluyor. Tezgahtarlar da bildiğin tezgaha düşüyor, halbuki karşısındakinin anlattıkları yalan. • Açığa al-sat yapan, sermayesini farklı işlere yatıran, sermayesini koruyamayan, günlük TL’sini günlük bağlantı ile altınını yerine koymayan, altın düşecek-yükselecek işlerine takılanlar maalesef zarar edecek veya sermayelerini eritecekler. Bundan kaçış yok. Tüccar ne ile ticaret yapıyorsa o işle meşgul olmalı, tüccarın sermayesi neyse onu artırmalı, tüccar alır ve satar, işi budur. Son yıllarda açığa al-sat yapanların battığını, çevresini dolandırdığını, kayıplara karıştığını, çevresine borç taktığını sık sık görmeye başladık. Birde emanete altın döviz alma modası başladı ve maalesef adına da “Kar Payı” diyorlar. Tefecilik diyemiyorlar ama adı bal gibi tefeciliktir ve suçtur. Kendi malını koruyacağına, kendi malına sahip çıkacağına, kendi sermayesi ile ticaret yaparak kendi sermayesini artıracağına ya kumar oynuyor ya da milletin emanetlerini batırıyor sonra da kaçıyor. Kumar güldürmez, kumar batırır, batıracaktır da. • Atölye sahipleri veya toptancılar önüne gelene emanet konsinye ürün vermemeli. Bu kanayan bir yaradır. Sizin bedava mal verdiğiniz kişiler perakende mağazalara 50-100 gram dağıtıyor. Bedava alan, bedava dağıtıyor. Sonra da ucuz işçilik, sermaye maliyeti olmayan da ucuza satıyor. Al sana rekabet al sana adaletsizlik. O ürün kaç ayar, kim nasıl yaptı bilen yok. “Bedava nasıl olsa sat gitsin” düşüncesi devam ediyor. Yıllarca atölyeleri dolandıran “Çantacı” adında kişi sayısında artış var. Nasıl bir kafa ile çalışıyorlar, nasıl güveniyorlar, nasıl ticaret yapıyorlar? Anlamadım gitti… Böyle bir ticaret, böyle bir mantık bana çok komik geliyor ve olmamalı. Öz sermayesi ile ticaret yapan, kazandığını işine bağlayan, kimseye gram borcu olamayanlar bana göre doğru yolda. 50 yaşındaki birisi 10-20 gram için 20 yaşında birinin kaprisini çekiyorsa söyleyecek bir şey yok. • Mutlaka gümüş satışı yapmalılar. Gümüş de altın gibi değerli bir metal ve alım satım da kazandırıyor. “Benim işim altın, ne işim olur gümüşle” diyen yanılır. Çünkü çok yakın bir zamanda gümüş satmak zorunda kalan, tezgahlarında gümüş bulundurmak zorunda kalan esnaflar olacak. Çünkü talep artışı, fiyatının ucuz olması, altından çok kazandırıyor olması işi buraya götürecek. Ondan sebep kuyumcu esnaf arkadaşlar, bu işin sermaye ve sunum kısmını şimdiden hazırlamaları onların yararına olacaktır. Altın alamayan tüketici, gümüş alacaktır. • Sigortaların yapılması her geçen gün daha çok önemli olacak. Kuyumcu arkadaşların çoğu pahalı olduğu için altın sigortası yaptırmıyor. Bu bana göre yanlış bir düşünce. 25 gramlık bir bilezik düşünün bugünkü şartlarda 1 dal bileziğe en az 2 milyon TL’lik bir sigorta yaptırabiliyorsunuz. Bugünkü şartlarda 4 tane daire demek. Bir gecede her şeyinizi kaybedeceğinize en azından 4 dairelik bir nakitiniz olur ve yeniden bir yerden başlayabilirsiniz. Bu sektörde tırnakçılık, sahte altın alımı vs gibi zararlar olmuyor mu? Oluyor tabii ki işin cilvesi bu… Böyle zararlara eyvallah diyen bir esnafın aynı değerde bir maliyete malını sigorta yaptırmamasına şaşırıyorum. • Meslek odalarının bakış açısının değişmesi gerek. Soru şu: Meslek hayatınız boyunca kayıtlı olduğunuz, sizi temsil eden oda başkanları veya yönetim kurulu üyeleri mağazanıza gelerek derdinizi dinledi mi? Veya sorunlar karşısındaki çözümlerini başarılı buluyor musunuz? Soygun, hırsızlık, dolandırıcılık olayları karşısında esnafların bu işi kader-kısmet diyerek geçiştirmesini istemezdim. İçişleri Bakanlığı, Emniyet müdürlüğü, mahalle temsilcileri ile organize olmak, Adalet Bakanlığı’na yasa değişikliği ile alakalı çalışma grupları kurmak önemli. Mesela; İl genelinde oda önderliğinde bir WhatsApp grubu kurulsa, kalpazan ve dolandırıcıların görüntüleri oda vasıtasıyla tüm üyeler ile paylaşılsa, bu görüntüler yasa değişikliği ile delil sayılsa, dolandırıcılık ve hırsızlık gibi suçlar önlense olmaz mı? Sadece aidat üzerinden temsilcilik hiçbir şey ifade etmez. Bu sorun çözülmeli, diğer odalar örnek alınmalı. • Tüketicilerimiz mutlaka esnafına sahip çıkmalı, esnaflık geleneğini her şeye rağmen sürdürmeli. Bugün esnafınızdan alış-veriş yaptığınızda 100 Lira eksik kalsa işiniz görülür ama bu avantajı bir AVM veya internet sayfasında göremezsiniz. Varlıklarınız üzerinden al-sat yapmayın, kumar alışkanlığı kötüdür, sadece yatırımcı olun, önemli olan miktarı artırmak o da birikim yaparak olur, kumar oynayarak değil, ne kendi birikimlerinizi riske atın nede çocuklarınızın hakkını, yatırım tasarruf ile olur, israftan uzak yaşayan, tasarruflu olan hep kazanmıştır, gerçek para altın ve gümüştür, fiziki birikimi asla bırakmamalı, ihtiyacınız olmadan birikimlerinizi satmayın.

Uncategorized

Pırlanta Deyince akla ilk gelen firma; Elite Diamond

Pırlanta Deyince akla ilk gelen firma; Elite Diamond

Pırlantanın A’dan Z’ye tüm detaylarını bilen, hem sektörün hem de markalarının gelişimi için oldukça yoğun mesai harcayan Elit Diamond, 20 yıldır yaptığı bu yatırımların geri dönüşünü başarıyla alıyor…

20 yıldır sektörde ara vermeden faaliyet gösteren Elit Diamond, geniş ürün yelpazesi ve başarılı pazarlama ağıyla iş ortaklarına kusursuzca hizmet vermeye devam ediyor. İstikrarlı büyümesini kurulduğu yıldan itibaren sürdüren, yeniliğe açık vizyonuyla sürekli kendini geliştiren Elit Diamond, tüm taleplere yanıt verebilecek ürün gamına sahip. Son yıllarda artan altın fiyatları nedeniyle mücevhere olan ilginin yoğunluğu sonucunda pazarda oluşan taleplere başarıyla yanıt verebilen Elit Diamond, en kaliteli ve her bütçeye uygun ürünleriyle hizmet vermeye devam ediyor. Taş kalitesi yanı sıra hizmet kalitesini de ön planda tutan Elit Diamond, başarı grafiğini her geçen gün üst seviyelere taşıyor.
Elit Diamond, hem markalarının gelişimi hem de ülkemizde pırlanta sektörünün gelişimi için bilinçlendirmeye ve yatırım yapmaya hız kesmeden devam ediyor.

 

Elitediamond

Analiz

Altın fiyatları Haziran’da yükselişini sürdürebilir!

Altın fiyatları Haziran’da yükselişini sürdürebilir!

Yılın ilk çeyreğinde değer kaybeden altın fiyatlarının, Nisan ayında hızlı yükseldiğini gördük.
451 Lira seviyesinden yıla başlayan altının gram fiyatı, Şubat’ta 397 liraya gerilerken Mart’ta 480 liraya yükseldi.

Altının ons fiyatı ve dolar/TL kurunda yaşanan düşüşler, altının gram fiyatında değer kayıplarına neden oldu.
Aşı iyimserliği, kısıtlamaların azalması, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde yaşanan agresif yükselişler, altının ons fiyatının 1.920 dolar seviyesinden 1.767 dolar seviyesine gerilemesine neden oldu.
Diğer yandan küresel piyasalarda yatırımcı, şirket ve kurumların emtia satarak kripto para piyasalarına geçmeleri, düşüşlerde etkili oldu.
Yılın ilk çeyreğinde 178 tonluk çıkışlar oldu.
85 ton altın ise satılarak kripto paralara kaydı.
Yılın ilk çeyreğinde ülkelerin altın satışları oldukça dikkat çekiciydi.
2021 yılının ilk çeyreğinden en çok altın satan ülke sıralaması şöyle :
1- Türkiye ( – 31.5 Ton )
2- Filipinler ( – 24.9 Ton )
3- BAE ( – 6.7 Ton )
Rakamlardan da görüleceği gibi altın, yılın ilk çeyreğinde talep görmedi.

Ancak aşılamada ivme kaybı, vaka sayılarının artması, ABD 10 yıllık tahvil faizleri ve dolar endeksinin aşağı yönlü normalleşmesi, kripto para piyasasında sert düşüşlerin görülmesi gibi nedenler, altın fiyatlarının tekrar yükselişine neden oldu.
Altının ons fiyatının 1.798 dolar, altının gram fiyatının 480 Lira’ya yükseldiğini gördük.

Altın fiyatları Mayıs ayına değer artışlarıyla başladı…

Mayıs ayının ilk işlem gününde altın fiyatlarının yükselişini sürdürdüğünü gördük.
Altının ons fiyatı 1.766 dolar seviyesinden 1.798 dolar seviyesine, altının gram fiyatı 468 Lira seviyesinden 478 Lira seviyesine yükseldi.
Altının gram fiyatının Mayıs’ta yükselişini sürdüreceğini tahmin ediyorum.
Mayıs’ta altının gram fiyatında 487 Lira seviyesi yukarı yönlü kırılabilir.
Önümüzdeki iki hafta için 470-480 Lira aralığını takip ediyorum.
Düşüş veya yükseliş için bu bant aralıklarının dışına çıkması gerekiyor.
Altının ons fiyatında ise yükselişlerin 1.805-1.815 ve 1.830 dolar seviyesine kadar devam edeceğini tahmin ediyorum.

Haziran’da hem altının ons hem de gram fiyatında yeni zirveler göreceğimizi öngörüyorum.
Altının gram fiyatı, hem altının ons fiyatı hem de dolar/TL kurundan destek görerek yükseleceğini düşünüyorum.
Altının ons fiyatı ise jeopolitik risklerden ve kripto para piyasasından dönen nakitler ile talep görebilir. Mayıs ve Haziran’da hem banka altın mevduatlarında hem de düğün sezonundan dolayı fiziki tarafta fiziki altın taleplerin artacağını öngörüyorum.
Mayıs ayının yarısından sonra altın, gümüş, bakır, platin, paladyum gibi değerli metallerde yükseliş trendinin süreceğini düşünüyorum.

Haber

Gençoğlu Grup’tan sektöre büyük katkı Elmas kule

Gençoğlu Grup’tan sektöre büyük katkı Elmas kule

Kuyumculuk sektörü normalleşme sürecine girilmesiyle hareketli günler yaşamaya başladı. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, son günlerde merak edilen tüm soruları Voir Magazin’e yanıtladı…

Kuyumculuğun dünü ve bugününe baktığımızda, geçmişiyle, konumuyla, kültürü ve tüm alışkanlıklarıyla, kuyumcuların kalbinde farklı bir yere sahip olan, sektörün ana damarı niteliğindeki Kapalıçarşı, hizmet alanını büyütmek, atölyesini geliştirmek, işini geleceğe taşımak isteyen firmalar için bazı noktalarda yetersiz kalmaktaydı. Tam da bu nedenle sektörün büyüme potansiyelini artırmak için Yenibosna’da sektörün temelleri yeniden atıldı ve Kuyumcukent projesi hayata geçirildi.

Yapılan yatırımları en yakın noktadan takip eden Gençoğlu Grup, zamanla bu yeni oluşum içerisindeki eksikleri, hataları, yetersiz kalınan konuları en ince ayrıntısına kadar değerlendirme fırsatı buldu ve doğru atölye alanlarının nasıl olması gerektiğini yeniden tanımlamaya karar verdi. 

Bu doğrultuda, Ocak 2021 itibariyle hazırlıklarını tamamlamış olduğu “Elmas Kule” isimli sanayi imarlı projesinin inşasına başlamış oldu.

Aralık 2022’de sahipleriyle buluşacak

Aralık 2022 itibariyle sahipleriyle buluşması öngörülen proje, Kuyumcukent’e 500 metre, Vizyon Park’a ise sadece 250 metre mesafede yükseliyor. Basın Ekspres üzerindeki konumu sayesinde E5 ve Tem otoyollarına direkt bağlantı avantajı sunan Elmas Kule, Marmaray ve diğer metro hatlarıyla entegre çalışacak olan yeni metro hattına yakınlığı ile ulaşım kolaylığı sağlayacak şekilde konumlandırıldı.

Elmas Kule’de her açıdan maksimum düzeyde gün ışığı alabilen cam cepheleri, açılabilir şekilde tasarlanan pencere sistemleri, 4,15 metre standart kat yükseklikleri ve ferah balkon alanlarıyla daha özgür bir yapı oluşturulurken, makinelerin dış cepheden de alınabilmesi için özel olarak tasarlanmış platform alanları, doğal afet yönetmeliklerine uygun şekilde tasarlanan ileri teknolojili yapılandırma sistemleri, olası bir yangın ihtimaline karşı alev almaz nitelikte dış cephe malzemeleri, erken haber alma, sesli anons, otomatik yağmurlama, duman atma ve yazılımla işleyen mekanik basınçlandırma gibi sistemleriyle de mevcut standartların ötesinde bir koruma sağlanıyor olacak.

Üst seviyede güvenlik önlemleri alınacak

Tüm bina ortak alanlarının, çevresinin ve girişlerinin yüksek çözünürlüklü ve gece görüş özellikli kamera sistemleriyle 7/24 izlenip kayıt altına alınacağı projede, bina girişleri devamlı olarak metal dedektörü ve X-Ray cihazlarıyla kontrol edilecek, otopark girişlerinde özel bariyer sistemleri kullanılarak üst seviyede bir güvenlik sağlanacak.

Gerekli enerjinin yapının her alanına yeterli bir şekilde dağıtılmasını sağlamak amacıyla minimum 4.000 kVA güce sahip trafoların yanı sıra, yapı içerisindeki işleyişin hiçbir koşulda durmamasını sağlamak amacıyla da güç kesintilerinde senkronize olarak devreye girecek ve 24 saat kesintisiz tam besleme yapabilecek kapasiteye sahip jeneratörler tasarlandı.

Doğaya saygılı bir yapı oluşturuluyor

Bina içerisinde yaklaşık 400 m2’lik bir alan, atölyelerde üretim aşamasında oluşacak kimyasal atıkların arıtılarak, şebekeye temiz bir şekilde deşarj edilebilmesi için, konusunda uzman danışmanlar eşliğinde projelendirilmiş bir arıtma tesisi için ayrıldı. Ayrıca, üretim aşamasında ortaya çıkacak atık alçılar için “Atık Alçı Toplama Odaları” konumlandırıldı.

Her bağımsız bölüm için özel olarak tahsis edilmiş, kat başına 16 araçlık otopark alanı sağlanırken, misafir araçlar için ayrılmış özel otopark alanları, otopark alanları ile lobi alanları arasındaki geçiş için 3 adet, zemin kat ile üst katlar arasında dikey sirkülasyonun sağlanması için yüksek hızda 6 adet asansör kullanıma hazır olacak şekilde tasarlanarak, rahatlık ve konfor en üst seviyeye çıkarıldı.

Kusursuz bir yapı için tüm çalışmalar sürüyor

Shell&Core olarak teslim edilecek, 268 ile 3.260 m2 aralığında yapılandırılan ve sadece 60 adet bağımsız bölümün yer alacağı,
56 metre yer üstü yüksekliğine sahip, zemin üzeri 12 kattan ve çatı katından oluşan Elmas Kule’de tanıtımlar hız kesmeden devam ediyor.


Gençoğlu Grup merkez binasında yer alan ve görüşmelerin randevulu şekilde yapıldığı satış ofisine ulaşmak ve proje hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki iletişim bilgilerinden faydalanabilirsiniz.


Tel: +90 212 652 20 20
E-Mail: iletisim@elmaskule.com
Web: www.elmaskule.com
Adres: Yenibosna Merkez Mahallesi, Kavak Sokak, No:20, Bahçelievler/İstanbul

Haber

Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı; Kerim Güzeliş:

Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı; Kerim Güzeliş:

Altında dalgalanmaların süreceğini düşünüyoruz

Türkiye’nin en köklü mücevher markalarından Ariş Pırlanta’nın Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, “Altın fiyatlarında belirleyici olan pandeminin seyri olacaktır. Geçmiş dönemlerde 15 – 20 yılda bir olduğu gibi, zirve görüp dalgalanan ve sonra düşme eğilimi gösteren bir seyir de gerçekleşebilir. Yatırımcı bu anlamda dikkatli olmalı” dedi. Güzeliş, altın fiyatlarına yönelik değerlendirmelerde bulunurken 2021 yılında dalgalanmaların süreceğini düşündüğünü söyledi.

114 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en köklü mücevher markalarından Ariş Pırlanta’nın Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, “altın fiyatlarında belirleyici olan pandeminin seyri olacaktır. Geçmiş dönemlerde, 15-20 yılda bir olduğu gibi zirve görüp dalgalanan ve sonra düşme eğilimi gösteren bir seyir de gerçekleşebilir. Yatırımcı bu anlamda dikkatli olmalı” dedi. Güzeliş, altın fiyatlarına yönelik değerlendirmelerde bulunurken 2021 yılında dalgalanmaların süreceğini düşündüğünü söyledi. Güzeliş, altın fiyatlarındaki dalgalanmalara yönelik şunları aktardı:

2021 yılında ortalama altın fiyatının 2.275 dolar/ons olması bekleniyor

“Geçmişe baktığımızda altın fiyatlarının belirli dönemlerde yükselerek o noktada dalgalanmalar gerçekleştirdiğini görüyoruz. Son 50 yıl içinde de 3 – 4 kez bu yaşandı ve altın en üst seviyeleri görüp zig zag çizerek tekrar düşme eğilimi gösterdi. Kritik eşik altın onsunda 1.900 dolar civarlarındadır. 2.000 dolar psikolojik sınırdır. Pandemi süreci ile birlikte 2020 sonuna kadar altın yüzde 30’luk bir yükseliş gösterdi. Normal şartlarda 2020 sonu için beklenti seviyesinin de üzerine çıktı. 

Neredeyse tarihi rekor seviyeleri gördü. 2021 yılı içinde de dalgalanmaların süreceğini öngörüyoruz. Uzmanlar 2021 yılı için ortalama altın fiyatının 2.275 dolar/ons olacağını tahmin ettiklerini belirtiyorlar. Burada belirleyici olan dünyanın gidişatı olacak. Siyasi, sosyolojik olayların gelişimine bağlı olarak, pandeminin seyri ve Ortadoğu’da barış ortamının oluşmasıyla ilgili gelişmeler belirleyici olacak.”

Likiditenin artması altın fiyatlarını yükseltiyor

Ekonomilerde likiditenin artmasının altın fiyatlarını yükselişe geçiren etkenlerden biri olduğunu söyleyen Güzeliş, pandemi süreci ile birlikte birçok ülkenin salgının ekonomideki etkilerini bertaraf etmek için merkez banklarını harekete geçirdiğini, bir çok merkez bankasının faiz oranını sıfıra çekerken art arda büyük yardım paketleri açıkladığını hatırlatarak şunları söyledi:

”Altının bu seviyelere kadar yükselmesinin bir sebebi de; her durumda güvenli liman olarak görülmesidir. Pandemi süreci ve bu sebeple dünya ekonomilerinin zayıflaması yatırımcıyı altına yönlendiriyor. Belirsizlikler söz konusu olduğunda insanların sığınacağı liman altın oluyor. Kısa ve uzun vadede kazanç elde etmek isteyen yatırımcılar arka arkaya gelen artışlarla birlikte altına yöneldi.”


Röportaj

BMA Rings ile alyansta yeni dönem: 3D Alyans Yapılandırıcı sistemi

BMA Rings ile alyansta yeni dönem: 3D Alyans Yapılandırıcı sistemi

İnovatif bakış açısıyla her zaman alyans sektöründe farklılığını ortaya koyan BMA Rings, 3D Alyans Yapılandırıcı sistemi ile artık dijital ortamda kişilerin kendi alyanslarını tasarlamalarını sağlıyor. Özellikle pandemi döneminde çiftler için büyük kolaylık sağlayan bu sistemi Satış ve Pazarlama Yöneticisi Miray Saraç anlattı.
Mert Alyans’ın 2. Jenerasyon temsilcisi olarak firmada yerinizi aldınız. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Bu mesleği tercih etme nedeniniz neydi?   Seattle Central College’da İşletme bölümünde eğitimimi tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndüm. Çocukluğumda en büyük hayalim tasarımcı olmaktı. Annem Ferah Saraç ve babam Hakan Saraç’ın azmi, başarıları ve idealleri; aile şirketimizi gelişen teknoloji ile birlikte daha üst seviyelere taşıma konusunda beni daima heveslendiriyordu. Yurt dışında aldığım eğitim sonrasında ben de vakit kaybetmeden öğrendiklerimi markamıza en iyi şekilde yansıtmak istiyordum, bu sebeple BMA Rings çatısı altında Satış ve Pazarlama bölümünde görevime başladım. İlk iş tecrübesi olarak aile şirketimizde görev almanın ayrıcalığını, her geçen gün farklı tecrübeler edinerek ve geliştirerek hissediyorum ve son iki senedir görevime her gün bir farklılık yaratmayı amaçlayarak devam ediyorum.   Uzun yıllar kuyumculuk sektörü geleneksel yöntemlerle yönetilme şeklini sürdürdü. Genç jenerasyonla birlikte bu algı şekil değiştirmeye başladı. Kuyumculuk sektörü günümüz gerekliliği olan yeniliklere açık mı?    Hem tüketici davranışlarında, hem de dünyada teknolojik anlamda ortaya çıkan değişiklikler ve yenilikler sürmektedir. Her ne kadar kuyumculuk sektörü büyük olsa da günümüzde daha dinamik olması gerektiğine inanıyorum. Yenilikçi firmalar olarak her zamanki gibi eski geleneksel yöntemleri devam ettiremeyiz ve bu sebeple gelişmeye ayak uydurabilmeliyiz. Ürün geliştirme döngüsü sürelerini ve daha yenilikçi rakipler tarafından geride bırakılma riskini azaltmak için önemli gelişmelere karşı atik ve duyarlı olmamız gerektiğine inanıyorum.   Sizin firmanız ve sektör adına yapmak istediğiniz bir proje var mıdır?   Günümüzde artık her sektörde kişiselleştirme söz konusudur. Yiyecek içecek sektöründen tekstil sektörüne kadar artık firmalar rakiplerinden sıyrılmak ve kendi markalarını ön plana çıkarabilmek için müşterine satın alacakları ürünleri kişiselleştirme fırsatı sunmaktadır. Kişiselleştirme, verimliliği artırmak için şirketlerin planladığı en yeni marka stratejisidir.  Biz de, BMA Rings ailesi olarak, muazzam bir etki yaratmak için kişiselleştirme opsiyonunu sektörümüze uyarlayarak, Türkiye’de ilk defa kullanılmakta olan yeni nesil alyans uygulaması “3D Alyans Yapılandırıcı” sistemini müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz.  3D Alyans Yapılandırıcı sisteminde müşterilerimiz, mağazaları gezmeden evlerinden PC, laptop, tablet veya telefonlarını kullanarak rahatça ulaşabilecekleri ve bir ömür boyu sürecek evliliklerinde taşıyacakları en özel anıyı; alyanslarını, kendi zevklerine veya bütçelerine göre tasarlayabiliyorlar. Profillerden ölçülere, metal seçiminden taş tipleri ve mıhlamalarına, kanal ayrımlarından iç yazılarına kadar hayallerindeki alyansa BMA Rings Yapılandırıcı ile artık çok daha rahat ulaşabiliyorlar.   Düğün sezonu yaklaşıyor. Ancak pandemi nedeniyle 1 yıldır düğünler iptal olurken evlilikler de ertelenmeye başladı. Bu durum alyans sektörünü nasıl etkiledi?   Düğünler, pandemi nedeniyle durdurulan ilk etkinliklerden biri oldu. Düğünlerin yasaklanmasıyla hem firmalar hem de çiftler tarafında bir belirsizlik yaşansa da çiftler, düğünleri iptal etmek yerine ertelemeyi tercih etti.  Hepimizin bildiği gibi bugünün tüketicisi her şeyi evinden ya da ofisinden çıkmadan bütün mobil cihazlarını kullanarak halletmeye devam etmek istiyor. Düğünlerini iptal etmek yerine yeniden daha kısıtlı koşullarda gerçekleştirme planları yapıyorlar.  Pandemi dönemi öncesinde başlayan ve hali hazırda devam eden Alyans Yapılandırıcımız ile aslında biz de ne kadar doğru bir adım atmış olduğumuzu görmüş olduk. Dünya genelinde yaşanılan normalleşme adımlarının atılması ile yeni evlenecek çiftlerimizin, evlerinden çıkmadan online olarak alyans satın alma isteklerinin daha da artacağına inanıyoruz.    Bu yıl alyansta trend nedir? Hangi modeller ön planda olacak?   Günümüzde tüketiciler, özellikle alyans seçimlerinde kendilerini ön planda tutabilecekleri ve özel hissedebilecekleri bir trend arıyorlar. Özellikle “Millenials” adı verilen ve benim de içinde olduğum Z kuşağı, havalı ve gösterişli alyanslar yerine, artık beklenmedik, özel ve benzersiz alyansları tercih ediyor. Bu sebeple sabit bir trend yerine, her tüketici kendi beğenisine göre ömürlerinin sonuna kadar takmak isteyecekleri alyanslara sahip olmak istiyor. Yeni evlenecek her çiftimizi, 3D Alyans Yapılandırıcısında yer alan sınırsız tasarım seçeneklerine göz atmaya davet ediyoruz.

Köşe

“Yeni normal”bizi teknolojiye daha da yakınlaştırdı”

“Yeni normal”bizi teknolojiye daha da yakınlaştırdı”

Korona virüs tüm dünyada gerek ekonomik gerekse bireysel olarak ald›€›m›z kararlar› tekrar gözden geçirmemize neden oldu. Sosyal mesafe ve k›s›tlamalar nedeniyle ticaret de olumsuz etkilendi. Peki, bu durumda firmalar rotalar›n› nas›l belirledi? Rota Gold Yönetim Kurulu Baflkan› Kerim Y›lmaz 2020 y›l›n› de€enlendirdi ve  firmalar›n›n yeni stratejilerini anlatt›.

2020 yılı tarihe global anlamda en olumsuz yıllardan biri olarak geçti. Nasıl bir yılı geride bıraktık, sizden dinleyebilir miyiz? Korona virüs dünya çapında 1 yıldır etkisini sürdürerek devam ediyor. Bu durum global anlamda birçok ülkeyi etkilerken kişilerin mental ve ekonomik açıdan yaşadıkları zorluklar kötü durumu daha da perçinliyor. Sağlık, eğitim, ticaret… Yaşamın en önemli kalemleri bu dönemde oldukça zarar gördü. Ticari açıdan baktığımızda ise her ne kadar zor bir yılı geride bıraksak da Rota Gold olarak temkinli ve doğru stratejilerle faaliyetlerimizi zarar görmeden sürdürdük. Yeni ürünlerimizi piyasaya sunduk ve çalışmalarımızı hız kesmeden devam ettirdik. 2021 yılı için nasıl bir planla faaliyet göstermeyi düşünüyorsunuz? Geçtiğimiz yıl gibi 2021 yılı da belirsizliklerle geçiyor. Artan altın fiyatları, fuarların olmaması, ihracatta yaşanan kısıtlamalar, alım gücünün düşmesi gibi sorunlar bizi yeni çözümler üretmeye itti. Tüm bu konuları göz önünde bulundurarak iş ortaklarımızla en kaliteli, güvenilir ve hızlı şekilde nasıl buluşuruzu düşündük ve bunu dijital ortamda gerçekleştirebileceğimize karar verdik. Çağımızın en önemli gereksinimlerinden olan teknolojiyi işimizle birleştirdik ve iş ortaklarımıza sunmuş olduğumuz aplikasyon ile ticaretimizi gerçekleştirmeye devam ettik. Geniş ürün yelpazemizin yer aldığı uygulamamızda yeni ürünlerimiz de eklenmeye devam ediyor. Rota Gold olarak aldığımız olumlu geri dönüşler sayesinde bu alanda kendimizi daha da geliştirmeye karar verdik. Altın fiyatlarının seyrini nasıl öngörüyorsunuz? Altın hiç kuşkusuz ki en iyi yatırım aracı. Altın fiyatları da korona virüs ve jeopolitik olayların etkisiyle yıl boyunca artışını sürdürmeye devam etti. Önümüzdeki yıl boyunca da geçtiğimiz yıl gibi agresif olmasa da daha yavaş bir şekilde yükselişini sürdüreceğini düşünüyorum. Umuyorum ki en kısa sürede korona virüs tüm dünyada etkisini yitirir ve insanlar artık sosyal ve iş hayatına bir an önce kavuşur. Yaşanan kısıtlamalardan dolayı birçok insan işsiz kalırken birçoğunun da gelir düzeyinde düşüş yaşandı. Bu dönemde bireysel olarak en önemli yapacağımız şey temkinli olmaya devam etmek olmalı.