Genç Metal Rafineri ile İslam Memiş’ten önemli güç birliği

Altın ve para piyasaları uzmanı İslam Memiş ile sektörün güçlü markalarından Genç Metal Rafineri önemli çalışmalara imza atacak. Yeni projelerini, gümüşün yatırım geleceğini ve sektörün dikkat etmesi gereken önemli konuları İslam Memiş’ten dinledik.
2020’de Türkiye’de gümüş farkındalığı başlattığımda Kapalıçarşı harici kimse fiziki gümüş bulamıyordu. Özellikle Anadolu’da yatırımcılar “Fiziki gümüş bulamıyoruz, yardımcı olun” çağrıları vardı. Önce katılım bankaları, sonrasında Türkiye’nin bilinen bir rafinesi ile görüşmeler yaptım. Cevapları “Kazançlı değil, maalesef” oldu. O süreçte Voir Magazin İmtiyaz Sahibi Nurseli Hanım beni GENÇ METAL RAFİNERİ ile tanıştırdı. GMR “Biz bu işe talibiz” dedi ve kolları sıvadık… Firma Sahibi Bilal ve Mustafa Beyler, gece gündüz demeden çalışarak üretim, reklam, resmi yazışmalar, atölye, internet sayfası, sanal mağaza, sosyal medya vs tüm alt yapı hazırlıklarını tamamladılar. Ben de kendi sosyal medya hesaplarımdan gümüş yatırımcılarına “Artık Türkiye’nin neresinde olursanız olun, fiziki gümüşlerinizi anında size ulaştıracağız” mesajlarını paylaştım. Çok güzel dönüşler aldık, bir de GMR’nin samimiyeti, müşteri ilişkisi, ilgi ve alakaları birleşince ortaya çok güzel bir tablo çıktı. GMR’nin İzmit ve Sultanbeyli de “FATMA GENÇ MÜCEVHARAT” adında perakende mağazaları mevcuttur. Bu bölgeye yakın olan arkadaşlar da fiziki altın ve gümüş ticaretini buradan yapabilirler. Artık altın ve gümüş yatırımcıları, GMR’nin internet sayfasından altın ve gümüş siparişlerini gönül rahatlığıyla verebilirler. GMR ile gelecek ile alakalı çok farklı projelerim var. Özellikle yatırımcılarımız bugüne kadar çözülemeyen çoğu sorunları çözmeyi hedefliyoruz. Bu süreç ekip işidir, Bilal ve Mustafa beyler uygun gördükleri sürede birçok işe imza atacağız. Ama şunu herkesin bilmesi gerekiyor; “GMR, Türkiye’nin önemli rafineleri arasında yerini beklenenden önce alacak inşallah.” Yılsonuna kadar gram altın hangi seviyeleri görebilir? 2020 Aralık’ta 2021 yılı ile alakalı analiz raporumda “2021 yılında altının gram fiyatının önce 560 Lira, devamında 600 Lira seviyesine kadar yükselebileceğine dair tahminimi kamuoyuna açıkladım. Aynı öngörüm devam ediyor. Nedenini şunlara bağlıyorum • Yurtiçi piyasalarda dolar/TL kurunda yükselişin 9,00-9,25 Lira aralığına kadar yükseleceğini öngörüyorum. İçsel ve dışsal nedenler, bu öngörümü destekliyor. Kovid-19 sürecinde dünya ekonomileri ağır tahribata uğradı, Türkiye’de bu süreçte ciddi anlamda zarar gördü. Turizm gelirlerinin olmaması, rezervlerin azalması, görev değişiklikleri, kısıtlamaların uzun sürmesi gibi nedenler maalesef TL’nin negatif ayrışmasına neden olduğunu gördük. Dünyada doların 2,5 yılın en dip seviyesini test ederken Türkiye’de dolar/TL kuru, en yüksek seviyelerini test ediyordu ve test etmeye de devam ediyor. Diğer yandan dolar varlıklarında yaşanan toparlanma, doların uluslararası piyasalarda doğal yükselişini zaten destekleyeceğini söyleyebilirim. • Basel III süreci de altın fiyatlarını olumlu yönde desteklemeye devam edebilir. G10 ülke bankalarının rezervlerinin yüzde 85’ni altın ve gümüş gibi değerli metaller ile desteleyebilir. Merkez bankları, fiziki altın talebini sürdürmeye devam ediyor. Mesela; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Nisan’da 13.4 ton altın alarak en fazla altın alan 2. Merkez bankası oldu. Çin, Rusya, Tayland gibi ülkeler altın talebini artırmayı sürdürüyor. Fiziki altın talebi, altın fiyatlarını olumlu yönde desteklemeyi sürdürüyor. Ancak Eylül ayı geldiğinde altın fiyatlarını tekrar yorumlamak gerekiyor. Çünkü Amerika Merkez Bankası (FED), faiz artırım söylemlerini artırabilir ve 2022’nin ilk çeyreğinde faiz artırımı yapacağını açıklayabilir. Ondan sebep altının ons fiyatında düşüş trendi görebiliriz. Önce direnç seviyesine odaklandığımdan, yükselişleri gördükten sonra düşüş yönündeki öngörülerimi paylaşacağım. Bugünkü koşullarda altın fiyatlarında yükselişin bittiğini söyleyemem. Gümüş fiyatları ile ilgili öngörünüz nedir? Gümüş, 2020’de olduğu gibi 2021yılında da altından fazla kazandırmaya devam ediyor. Yani gümüş, altını tahtından eden, altından fazla kazandıran değerli bir metal oldu. Geçen yıl gümüşün gram fiyatının 2,50 Lira, gümüşün ons fiyatının 12 dolar olduğunda kamuoyuna “Full gümüş alabilirsiniz, çok ucuz, en az 3 yıl beklemek şartıyla fiziki olarak alın” uyarılarım vardı. 1 yıldır Türkiye’de gümüş farkındalığı için çok uğraş verdiğimi, farkındalık için ciddi bir performans sergilediğimi anımsatmak isterim. Bu çağrıya cevap veren yatırımcılar, bugün iyi bir karar verdiğini görüyor. Özellikle Anadolu’da yatırımcılardan “Fiziki gümüş bulamıyoruz” seslenişi vardı. Ben de onlara “Ben bu işi çözeceğim” sözünü vermiştim. Danışmanlığını yaptığım “GENÇ METAL RAFİNESİ” ile bu işi çözdük. Türkiye’nin her bölgesine fiziki gümüş ulaştırıyoruz. Dileyen internetten sipariş veriyor, dileyen de Kapalıçarşı’ya gidip fiziki olarak alabiliyor. Sonuçta fiziki gümüş talebini karşılama rahatlığını ve huzurunu yaşıyorum. Gümüşün, 2021’de de altından fazla kazandıran bir yatırım aracı olacağını düşünüyorum. Teknik olarak gümüşün ons fiyatında 40 dolar, gümüşün gram fiyatında 10 Lira seviyesini beklemeyi sürdürüyorum. Kısa vadeli geri çekilmeler ara ara olacaktır ancak orta ve uzun vadede yatırımcısının yüzünü güldürmeye devam edecek. Sektöre hangi mesajlarınız var? Kuyumcu arkadaşlara bazı önemli uyarılarım şunlar; • Eski düzeni unutup yeni düzene çabuk alışmalıyız. Ticaret, tasarruf ve alış-veriş alışkanlıkları değişti, nesiller değişti. Artık internetten alış-veriş rekabeti artırdığı gibi kazançları da azaltıyor. Mağaza kirası, personel gideri gibi birçok gideri olmayan kişiler internetten cüzi karlar ile satış yapıyor. Ondan sebep tüketicileri, internetten alış-veriş yaparken ne gibi riskler ile karşılaşacakları konusunda, mağduriyetler konusunda sık sık bilgilendirmeli. “Ucuz ama neden ucuz” konusunu iyice anlatmalı ve bunu anlatırken de yorulmamalı. İnternetten bazı satış yapanlar, sektöre zarar verdiği gibi itibarını da zedeliyor. Ama bu işini dürüst yapanlar için geçerli değil. Dolandırıcıların da yoğun bir olduğu bu mecrada sektörün daha titiz olması, sektörüne sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Meslek Odalarının da bu siteleri tespit etmesi, kamuoyu ile paylaşması, tüketiciyi ve esnaflarını korumalıdır. Diğer yandan “Altın Kaplama Gümüş” modası başladı. Bir şey ya altındır ya da gümüş, ikisinin ortası olmaz. Bu konu da istismara neden olduğundan bununla da mücadele edilmeli. • Tüm esnaflar, birbirinin ticaretini kötüleme alışkanlığını, rekabeti, hasetliği, kindarlığı bir kenara bırakmalı. Zihniyet reformu yapmalılar. Halbuki bir araya gelseler, tanışsalar, sosyal bir organizasyon yapsalar, birlik olsalar birbirlerini daha iyi anlayacak ve dost olacaklar. Ancak para hırsı, nefsi kabarttığı için kimse sektörde birbirini sevmiyor, dost olamıyor, anlaşamıyor, rekabet ediyor, kendi işlerini baltalıyor, güvenlerini sarsıyor, kazanamıyorlar. Kazanan her zaman arada laf taşıyan, rekabeti kızdıran, yalan konuşan, nifak sokanlar oluyor. Tezgahtarlar da bildiğin tezgaha düşüyor, halbuki karşısındakinin anlattıkları yalan. • Açığa al-sat yapan, sermayesini farklı işlere yatıran, sermayesini koruyamayan, günlük TL’sini günlük bağlantı ile altınını yerine koymayan, altın düşecek-yükselecek işlerine takılanlar maalesef zarar edecek veya sermayelerini eritecekler. Bundan kaçış yok. Tüccar ne ile ticaret yapıyorsa o işle meşgul olmalı, tüccarın sermayesi neyse onu artırmalı, tüccar alır ve satar, işi budur. Son yıllarda açığa al-sat yapanların battığını, çevresini dolandırdığını, kayıplara karıştığını, çevresine borç taktığını sık sık görmeye başladık. Birde emanete altın döviz alma modası başladı ve maalesef adına da “Kar Payı” diyorlar. Tefecilik diyemiyorlar ama adı bal gibi tefeciliktir ve suçtur. Kendi malını koruyacağına, kendi malına sahip çıkacağına, kendi sermayesi ile ticaret yaparak kendi sermayesini artıracağına ya kumar oynuyor ya da milletin emanetlerini batırıyor sonra da kaçıyor. Kumar güldürmez, kumar batırır, batıracaktır da. • Atölye sahipleri veya toptancılar önüne gelene emanet konsinye ürün vermemeli. Bu kanayan bir yaradır. Sizin bedava mal verdiğiniz kişiler perakende mağazalara 50-100 gram dağıtıyor. Bedava alan, bedava dağıtıyor. Sonra da ucuz işçilik, sermaye maliyeti olmayan da ucuza satıyor. Al sana rekabet al sana adaletsizlik. O ürün kaç ayar, kim nasıl yaptı bilen yok. “Bedava nasıl olsa sat gitsin” düşüncesi devam ediyor. Yıllarca atölyeleri dolandıran “Çantacı” adında kişi sayısında artış var. Nasıl bir kafa ile çalışıyorlar, nasıl güveniyorlar, nasıl ticaret yapıyorlar? Anlamadım gitti… Böyle bir ticaret, böyle bir mantık bana çok komik geliyor ve olmamalı. Öz sermayesi ile ticaret yapan, kazandığını işine bağlayan, kimseye gram borcu olamayanlar bana göre doğru yolda. 50 yaşındaki birisi 10-20 gram için 20 yaşında birinin kaprisini çekiyorsa söyleyecek bir şey yok. • Mutlaka gümüş satışı yapmalılar. Gümüş de altın gibi değerli bir metal ve alım satım da kazandırıyor. “Benim işim altın, ne işim olur gümüşle” diyen yanılır. Çünkü çok yakın bir zamanda gümüş satmak zorunda kalan, tezgahlarında gümüş bulundurmak zorunda kalan esnaflar olacak. Çünkü talep artışı, fiyatının ucuz olması, altından çok kazandırıyor olması işi buraya götürecek. Ondan sebep kuyumcu esnaf arkadaşlar, bu işin sermaye ve sunum kısmını şimdiden hazırlamaları onların yararına olacaktır. Altın alamayan tüketici, gümüş alacaktır. • Sigortaların yapılması her geçen gün daha çok önemli olacak. Kuyumcu arkadaşların çoğu pahalı olduğu için altın sigortası yaptırmıyor. Bu bana göre yanlış bir düşünce. 25 gramlık bir bilezik düşünün bugünkü şartlarda 1 dal bileziğe en az 2 milyon TL’lik bir sigorta yaptırabiliyorsunuz. Bugünkü şartlarda 4 tane daire demek. Bir gecede her şeyinizi kaybedeceğinize en azından 4 dairelik bir nakitiniz olur ve yeniden bir yerden başlayabilirsiniz. Bu sektörde tırnakçılık, sahte altın alımı vs gibi zararlar olmuyor mu? Oluyor tabii ki işin cilvesi bu… Böyle zararlara eyvallah diyen bir esnafın aynı değerde bir maliyete malını sigorta yaptırmamasına şaşırıyorum. • Meslek odalarının bakış açısının değişmesi gerek. Soru şu: Meslek hayatınız boyunca kayıtlı olduğunuz, sizi temsil eden oda başkanları veya yönetim kurulu üyeleri mağazanıza gelerek derdinizi dinledi mi? Veya sorunlar karşısındaki çözümlerini başarılı buluyor musunuz? Soygun, hırsızlık, dolandırıcılık olayları karşısında esnafların bu işi kader-kısmet diyerek geçiştirmesini istemezdim. İçişleri Bakanlığı, Emniyet müdürlüğü, mahalle temsilcileri ile organize olmak, Adalet Bakanlığı’na yasa değişikliği ile alakalı çalışma grupları kurmak önemli. Mesela; İl genelinde oda önderliğinde bir WhatsApp grubu kurulsa, kalpazan ve dolandırıcıların görüntüleri oda vasıtasıyla tüm üyeler ile paylaşılsa, bu görüntüler yasa değişikliği ile delil sayılsa, dolandırıcılık ve hırsızlık gibi suçlar önlense olmaz mı? Sadece aidat üzerinden temsilcilik hiçbir şey ifade etmez. Bu sorun çözülmeli, diğer odalar örnek alınmalı. • Tüketicilerimiz mutlaka esnafına sahip çıkmalı, esnaflık geleneğini her şeye rağmen sürdürmeli. Bugün esnafınızdan alış-veriş yaptığınızda 100 Lira eksik kalsa işiniz görülür ama bu avantajı bir AVM veya internet sayfasında göremezsiniz. Varlıklarınız üzerinden al-sat yapmayın, kumar alışkanlığı kötüdür, sadece yatırımcı olun, önemli olan miktarı artırmak o da birikim yaparak olur, kumar oynayarak değil, ne kendi birikimlerinizi riske atın nede çocuklarınızın hakkını, yatırım tasarruf ile olur, israftan uzak yaşayan, tasarruflu olan hep kazanmıştır, gerçek para altın ve gümüştür, fiziki birikimi asla bırakmamalı, ihtiyacınız olmadan birikimlerinizi satmayın.