Uncategorized

Ekol’den düğün sezonuna özel takılar

Ekol’den düğün sezonuna özel takılar

Uzun yıllara dayanan tecrübesiyle ve piyasaya sunmuş olduğu tasarımlarla sektörün ikonik markalarından olan Ekol, düğün sezonunda da en yeni modellerini vitrinlere taşıdı.

Hem pırlantalı hem de 14 ayar ürün grubunda oldukça zengin bir ürün yelpazesine sahip olan Ekol, özellikle altın ürün grubunda düğün sezonuna özel sunmuş olduğu setler ile mücevherseverlerin tercihi olmaya devam ediyor. Yılın trend ürünü baget tasarımlarla bezeli mini set özellikle evlilik hazırlığı yapan çiftler tarafından büyük beğeni topluyor. Küpe, kolye ve bileklikten oluşan set, zarafetiyle ön plana çıkıyor. Her zevke ve bütçeye uygun tasarımlarıyla tercih edilen ilk markalardan olan Ekol, tasarımlarıyla şıklığı, detaylarıyla kaliteyi ve trend çizgileriyle de modernizmi sembolize ediyor.

Uncategorized

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Pırlanta, yeni konseptli 7. mağazasını da uzun yıllardır iş ortaklığı yaptığı Çoklar Kuyumculuk ile Sakarya’da açtı. Yeni mağazası ile Ariş, zengin koleksiyonlarını ve birbirinden şık ürünlerini Sakaryalılarla buluşturuyor. 

Ariş Pırlanta, dünya markası olma hedefine emin adımlarla ilerlerken, bayileriyle, satış noktalarıyla gücüne güç katıyor. 1906’dan bu yanan hizmet veren Ariş Pırlanta, sektörde uzun yıllara dayanan deneyimin verdiği güvenle, yenilikçi yapısıyla, kalite anlayışıyla, ürün çeşitliliğiyle tercih edilen bir marka olarak hedeflerine ilerliyor. Ariş Pırlanta’nın Sakarya’da bulunan bayii Çoklar Kuyumculuk’un sahibi Özkan Çoklar, Ariş Pırlanta ile nasıl çalışmaya başladığını, Ariş’i tercih etme sebeplerini ve markayla çalışmanın avantajlarını anlattı. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? 24 yıl önce Sakarya’da Çoklar Kuyumculuk firmasını kuran üç kardeşten en küçükleriyim. 1997 yılından bu yana Sakarya’da kuyumculuk faaliyetinde bulunan aile şirketimizde çalışıyorum. Çeyrek asır önce üç kişiyle çıktığımız yolda; bugün 3 şubesi olan yaklaşık 20 kişilik kadrosuyla kocaman bir aile olan Çoklar Kuyumculuk’ta yöneticilik serüvenime devam ediyorum. Uzun yıllardır sektörde faaliyet gösterdiğinizi biliyoruz. Başlangıcı nasıl oldu, Ariş ile yolculuğunuz nasıl başladı anlatır mısınız? Ariş ile tanışmamız, aslında Ariş’in gen kodlarıyla da çok alakalı olduğu için, bazen dostlarıma ve müşterilerime de anlattığım bir anekdottur. Şöyle ki; dönem 90’lı yılların sonu 2000’li yılların başı… Bizler genç kuyumcuyuz ama pırlanta henüz Türkiye’de ve Sakarya’da da çok az bilinen bir alan. Hem talebi pek yok hem de sektörde pırlantayı bilen kişi çok az. Pırlanta eğitimi falan daha duyan yok o yıllarda… Durum böyle iken 2002 yılında benim Ankara’da yaşayan modayı, trendleri çok iyi takip eden bir arkadaşım ve aynı zamanda müşterim, nişanlısına aldırmak istediği tektaşını bizden almak ve H color pırlanta istediğini söyledi. İnanın o güne kadar H rengini Adapazarı’nda bırakın görmeyi, duyan bile yoktu. Sonrasında H renkte pırlantayı aramak için İstanbul’da araştırdığımda sadece Ariş’te bulabileceğimi öğrendim. Ariş Pırlanta’yı tercih edilir bir marka yapan farkları sizce neler? Sizin tercihinizde bu farklardan hangileri etkili oldu? Aslında Ariş’i sektörde farklı kılan birçok özellik sayabiliriz. Beni en çok etkileyen özelliklerinden bir kaçını size anlatmam gerekirse;  ilk sırada müşterisini gerçek dost gören iş ortağı anlayışı gelir. Bunu laf olsun diye söylemiyorum; 1999 depreminde iş yerimiz yıkılmıştı ve o yıllarda ismini vermek istemediğim bazı firmalardan hiç beklenmeyen ve unutulmayacak olumsuz davranışlar görmüştük, hatta zarara uğratılmıştık. Bu tecrübelerin ardından, deprem sonrası çalışmaya başladığımız Ariş’ten bugüne kadar sadece destek ve gelişime destek gördüm. Asla bize olumsuz yansıyan bir tavırları olmaması, benim 20 yıl sonra da yanılmadığımı gösteriyor.   Yine çok önemli farklılıklardan biri de inovasyon. Ariş kelimenin tam anlamıyla inovasyon firmasıdır. Ailenin büyüğü, Ariş’in yolculuğunun başlangıç noktası, Abdülkerim dedenin çocuklarına, torunlarına “Kimsenin yapmadığını yapın, eğer başkaları sizi taklit etmeye başlarsa siz başka bir şey yapın” vasiyeti, Ariş’in karakteristik özelliği haline gelmiş. Gerçekten de Ariş hep ilklerin, yeniliklerin markası olarak farklı koleksiyonlara ve tasarımlara imza atıyor. Mesela Ariş Parmak İzi Koleksiyonu benim en çok hayran olduğum koleksiyonların başında gelir. Benzersiz tasarımlardandır. Teknoloji, tasarım ve sanatın buluştuğu inovatif bir eserdir bana göre…  Dişten, saçtan yapılan tasarımların yer aldığı koleksiyonlar, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu gibi benzersiz koleksiyonlar her biri çok anlamlı, farklı koleksiyonları ve daha fazlasını da sayabiliriz. Sizce bir marka ile çalışmak neden önemli? Dünyadaki değişim ve gelişim her alanda olduğu gibi sektörümüzde de markalaşmayı zorunlu kılıyor. Türkiye mücevher sektöründe altınla kuyumun ayrıştığı en önemli fark bence pırlanta deneyiminin çok az olması. Geleneksel kültürde altın takı çok köklü, yerleşmiş ve çok iyi bilinmesine rağmen pırlantada daha çok yeniyiz. İlk pırlanta satmaya başladığımızda birçok alanda çok yetersizdik. Ariş Pırlanta bizi ve personelimizi sürekli eğitimlerle destekledi. Bu eğitimler vitrin dizmekten taş bilgisine, görsel düzenlemeden satış eğitimlerine kadar çok kapsamlı eğitimlerden oluşuyor. Bugün bu seviyelere marka işbirliğiyle geldiğimizi hiç unutmuyoruz. Ayrıca genel kanının aksine, bir marka ile çalışmak daha pahalıya mal olmuyor. Gerçek kıyaslamada fayda açısından markanın üretim ve stok gücü çok büyük avantajlar sağlıyor. Bunun yanında bilinirlik ve güvenilirlik zaten tartışılmaz avantajlar tabii… Ariş Pırlanta koleksiyonlarından en beğendiğiniz ve en çok ilgi gördüğüne inandığınız ürünler hangileri? Geçmişten bugüne aklıma ilk gelen ilk koleksiyon Parmak İzi, Melekler Koleksiyonu, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu,  Miracle ve Baget koleksiyonları diyebilirim. Tüketicinin mücevher tercihleri konusunda neler söylersiniz? Tüketicinin mücevher tercihleri dünya trendlerini takip ediyor.  Son yıllarda baget pırlanta tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok büyük rağbet görüyor. Tektaş yüzük zaten artık tartışmasız, herkesin alıp severek taktığı bir klasik oldu. Tektaş ile birlikte diğer evlilik mücevherleri de her zaman ön planda olan ürünler arasında… Haziran ayı itibariyle Sakarya’da Cadde 54 AVM’de Ariş Çoklar mağazası olarak hizmet vermeye başladınız.  Mağazanın hayata geçiş öyküsünden biraz bahseder misiniz, nasıl karar verildi, nasıl hayata geçirildi? Uzun bir bekleme sürecinden sonra nihayet üçüncü mağazamız olan Cadde 54 AVM mağazamız tüketiciyle buluşuyor. Uzun bekleyişin en önemli sebebi yaşadığımız pandemi süreci oldu. Mağazamızı 2020 Kasım-Aralık aylarında açmaya hazır hale getirdik ancak pandemi koşulları dolayısıyla yaklaşık 7 aydır bu günü bekledik ve mutlu sona ulaştık. Haziran ayındaki normalleşme süreciyle beraber bizde startı vermiş olduk mağazanın oluşumu ve karar sürecinden de biraz bahsetmek isterim. Süreç aslında 2019 yılında Ariş’in yeni konsept mağazaları ortaya çıkmaya başlayınca başladı. Ariş mağazalarını yenilemeye başlayınca bizde de heyecan başladı. Ariş Pırlanta’nın yeni konsept mağazaları gerçekten çok etkileyici ve çarpıcı mağazalar olmuştu.  Sakarya’da da Cadde 54 AVM projesi aynı dönemde ortaya çıkmış ve biz mutlaka bunun içinde olmalıyız kararını vermiştik. Plan ve projeleri alınca hemen büyük üstad sayın Kerim Güzeliş’in yanına koştum. Proje kayıt üstünde bile hepimizi heyecanlandırmıştı. Kerim Güzeliş’in de bizleri motive eden yönlendirmeleriyle hemen harekete geçerek Cadde 54 AVM’nin stratejik bir noktasında mağazamızı kiraladık. Cadde 54 AVM Ariş Pırlanta mağazası pırlantalı ürünlerin ve altın ürünlerin dengeli bir şekilde buluştuğu Çoklar Kuyumculuk ile entegre bir konsept olacak. Ariş Cadde 54 AVM mağazasına gelen bir müşteri hem zengin pırlantalı seçeneklerimiz arasından beğendiğini alabilecek hem de beğendiği altın takısını veya bilekliğini seçebilecek.  Sakaryalı mücevherseverlere en iyi şekilde hizmet vererek, dönem dönem çeşitli sürprizlerle ve fırsatlarla fark yaratmaya devam edeceğiz. 

Uncategorized

Taksit kararı, piyasayı olumsuz etkileyecek

Taksit kararı, piyasayı olumsuz etkileyecek

İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, 1 Ocak 2014’ten beri kuyumculukta taksit sayılarının sürekli indiğini belirterek, kuyumcuların alınan 3 taksit kararından olumsuz etkileneceğin ifade etti. Atayık, “Biz işlerin hızlanması için 6 olan taksit miktarının artırılmasını beklerken bu sınırın 3’e düşürülmesi bizim için gerçekten çok büyük sürpriz oldu.” dedi.
İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, 1 Ocak 2014’ten beri kuyumculukta taksit sayılarının sürekli indiğini belirterek, kuyumcuların bugün alınan 3 taksit kararından olumsuz etkileneceğin ifade etti. Kuyumculukta taksit konusu, yıllardır gündemden hiç düşmüyor. 1 Şubat 2014’te 12 olan taksit, sıfıra indirildi. 22 Ekim 2014 tarihinde 4 taksit geri geldi.  8 Ağustos 2018’de taksit  yeniden sıfıra indirildi. 27 Mart 2019’da 4 taksit yapıldı, 26 Ekim 2019 tarihinde taksit sınırı 8’e çıktı. 18 Aralık 2020’de ise 6’ya düşürüldü. 1 Temmuz 2021’de ise BDDK kararıyla, 3’e düşürüldü. Düğün zamanında indirilmesi motivasyonları bozdu Başkan Mustafa Atayık, kararı BDDK ve Ankara’ya şikayet edeceklerini belirtti ve ekledi “BDDK’nın yeni taksit kararı, kuyumculuk sektöründe deyim yerindeyse tüm moral ve motivasyonu bozdu. Normalleşme sürecinin başladığı ve düğün sezonuna girdiğimiz bugünlerde zaten pandemi nedeniyle zor bir süreç geçiren meslektaşlarımızı bu taksit kararı oldukça olumsuz etkileyecektir.  Düğün sezonu nedeniyle biz işlerin hızlanması için 6 olan taksit miktarının artırılmasını beklerken bu sınırın 3’e düşürülmesi bizim için gerçekten çok büyük sürpriz oldu. Sektör adına BDDK ve Ankara’ya itirazlarımızı hızlı bir şekilde ileteceğiz.” İşçilikli ürünlerde taksit var “Bir de kamuoyunda yanlış bir algı var. Kuyumculukta taksit miktarı, yatırımlık olarak alınan sarrafiye ve gram altınlarda zaten yok. İşçiliği olan altın takı ve mücevherde bu taksit imkanı sunuluyor.” diyen Kuyumcular Odası Başkanı Atayık, bu tür kararlardan Anadolu topraklarında binlerce yıllık kadim bir tarihe sahip olan sektör mensupları ve yeniliklerin öncüleri olan ustaların çok olumsuz etkilendiğini dile getirdi. “Kuyumculuk sektörü, emek yoğun ve ihracatta öncü mesleklerden biri… Sektörümüz, ne yazık ki kamuoyunda yanlış anlaşılıyor. Vitrinde gördüğümüz göz kamaştırıcı mücevherlerin arkasında tek göz atölyelerinde ustalarımızın, kalfa ve çıraklarımızın alınteri var. Kuyumculuk, ihracatta katma değeri en yüksek sektörlerin başında geliyor. Bu tür kararlardan Anadolu topraklarında binlerce yıllık kadim bir tarihe sahip olan sektörümüz ve yeniliklerin öncüleri olan ustalarımız çok olumsuz etkileniyor. Geçtiğimiz yıl, olduğu gibi pandemi kısıtlamaları nedeniyle kuyumcularımız bu yıl ki özel günlerden de istediği ticari hareketliliği yakalayamamıştı. Yılbaşı alışverişi olmadı, Sevgililer Günü sokak kısıtlamalarının olduğu hafta sonuna denk gelmişti. Anneler Günü’nde ne yazık ki ticari anlamda bir hareket olmamıştı. Meslektaşlarımız, tüm umutlarını düğün sezonuna bağlamıştı. Bu taksit kararı, kuyumcuların düğün sezonuna biraz daha buruk girmesine neden olacaktır.” Atayık, geçtiğimiz yıl ve bu yılın ilk 6 ayında özel ve önemli günlerin hep kısıtlama günlerine denk geldiğini ve iş yapamadıklarını ve bu kararın tam da kısıtlamaların kalktığı günün ertesinde geldiğini belirterek BDDK’ya kararından vazgeçme çağrısı yaptı. 

Uncategorized

Genç Metal Rafineri ile İslam Memiş’ten önemli güç birliği

Genç Metal Rafineri ile İslam Memiş’ten önemli güç birliği

Altın ve para piyasaları uzmanı İslam Memiş ile sektörün güçlü markalarından Genç Metal Rafineri önemli çalışmalara imza atacak. Yeni projelerini, gümüşün yatırım geleceğini ve sektörün dikkat etmesi gereken önemli konuları İslam Memiş’ten dinledik.
2020’de Türkiye’de gümüş farkındalığı başlattığımda Kapalıçarşı harici kimse fiziki gümüş bulamıyordu. Özellikle Anadolu’da yatırımcılar “Fiziki gümüş bulamıyoruz, yardımcı olun” çağrıları vardı. Önce katılım bankaları, sonrasında Türkiye’nin bilinen bir rafinesi ile görüşmeler yaptım. Cevapları “Kazançlı değil, maalesef” oldu. O süreçte Voir Magazin İmtiyaz Sahibi Nurseli Hanım beni GENÇ METAL RAFİNERİ ile tanıştırdı. GMR “Biz bu işe talibiz” dedi ve kolları sıvadık… Firma Sahibi Bilal ve Mustafa Beyler, gece gündüz demeden çalışarak üretim, reklam, resmi yazışmalar, atölye, internet sayfası, sanal mağaza, sosyal medya vs tüm alt yapı hazırlıklarını tamamladılar. Ben de kendi sosyal medya hesaplarımdan gümüş yatırımcılarına “Artık Türkiye’nin neresinde olursanız olun, fiziki gümüşlerinizi anında size ulaştıracağız” mesajlarını paylaştım. Çok güzel dönüşler aldık, bir de GMR’nin samimiyeti, müşteri ilişkisi, ilgi ve alakaları birleşince ortaya çok güzel bir tablo çıktı. GMR’nin İzmit ve Sultanbeyli de “FATMA GENÇ MÜCEVHARAT” adında perakende mağazaları mevcuttur. Bu bölgeye yakın olan arkadaşlar da fiziki altın ve gümüş ticaretini buradan yapabilirler. Artık altın ve gümüş yatırımcıları, GMR’nin internet sayfasından altın ve gümüş siparişlerini gönül rahatlığıyla verebilirler. GMR ile gelecek ile alakalı çok farklı projelerim var. Özellikle yatırımcılarımız bugüne kadar çözülemeyen çoğu sorunları çözmeyi hedefliyoruz. Bu süreç ekip işidir, Bilal ve Mustafa beyler uygun gördükleri sürede birçok işe imza atacağız. Ama şunu herkesin bilmesi gerekiyor; “GMR, Türkiye’nin önemli rafineleri arasında yerini beklenenden önce alacak inşallah.” Yılsonuna kadar gram altın hangi seviyeleri görebilir? 2020 Aralık’ta 2021 yılı ile alakalı analiz raporumda “2021 yılında altının gram fiyatının önce 560 Lira, devamında 600 Lira seviyesine kadar yükselebileceğine dair tahminimi kamuoyuna açıkladım. Aynı öngörüm devam ediyor. Nedenini şunlara bağlıyorum • Yurtiçi piyasalarda dolar/TL kurunda yükselişin 9,00-9,25 Lira aralığına kadar yükseleceğini öngörüyorum. İçsel ve dışsal nedenler, bu öngörümü destekliyor. Kovid-19 sürecinde dünya ekonomileri ağır tahribata uğradı, Türkiye’de bu süreçte ciddi anlamda zarar gördü. Turizm gelirlerinin olmaması, rezervlerin azalması, görev değişiklikleri, kısıtlamaların uzun sürmesi gibi nedenler maalesef TL’nin negatif ayrışmasına neden olduğunu gördük. Dünyada doların 2,5 yılın en dip seviyesini test ederken Türkiye’de dolar/TL kuru, en yüksek seviyelerini test ediyordu ve test etmeye de devam ediyor. Diğer yandan dolar varlıklarında yaşanan toparlanma, doların uluslararası piyasalarda doğal yükselişini zaten destekleyeceğini söyleyebilirim. • Basel III süreci de altın fiyatlarını olumlu yönde desteklemeye devam edebilir. G10 ülke bankalarının rezervlerinin yüzde 85’ni altın ve gümüş gibi değerli metaller ile desteleyebilir. Merkez bankları, fiziki altın talebini sürdürmeye devam ediyor. Mesela; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Nisan’da 13.4 ton altın alarak en fazla altın alan 2. Merkez bankası oldu. Çin, Rusya, Tayland gibi ülkeler altın talebini artırmayı sürdürüyor. Fiziki altın talebi, altın fiyatlarını olumlu yönde desteklemeyi sürdürüyor. Ancak Eylül ayı geldiğinde altın fiyatlarını tekrar yorumlamak gerekiyor. Çünkü Amerika Merkez Bankası (FED), faiz artırım söylemlerini artırabilir ve 2022’nin ilk çeyreğinde faiz artırımı yapacağını açıklayabilir. Ondan sebep altının ons fiyatında düşüş trendi görebiliriz. Önce direnç seviyesine odaklandığımdan, yükselişleri gördükten sonra düşüş yönündeki öngörülerimi paylaşacağım. Bugünkü koşullarda altın fiyatlarında yükselişin bittiğini söyleyemem. Gümüş fiyatları ile ilgili öngörünüz nedir? Gümüş, 2020’de olduğu gibi 2021yılında da altından fazla kazandırmaya devam ediyor. Yani gümüş, altını tahtından eden, altından fazla kazandıran değerli bir metal oldu. Geçen yıl gümüşün gram fiyatının 2,50 Lira, gümüşün ons fiyatının 12 dolar olduğunda kamuoyuna “Full gümüş alabilirsiniz, çok ucuz, en az 3 yıl beklemek şartıyla fiziki olarak alın” uyarılarım vardı. 1 yıldır Türkiye’de gümüş farkındalığı için çok uğraş verdiğimi, farkındalık için ciddi bir performans sergilediğimi anımsatmak isterim. Bu çağrıya cevap veren yatırımcılar, bugün iyi bir karar verdiğini görüyor. Özellikle Anadolu’da yatırımcılardan “Fiziki gümüş bulamıyoruz” seslenişi vardı. Ben de onlara “Ben bu işi çözeceğim” sözünü vermiştim. Danışmanlığını yaptığım “GENÇ METAL RAFİNESİ” ile bu işi çözdük. Türkiye’nin her bölgesine fiziki gümüş ulaştırıyoruz. Dileyen internetten sipariş veriyor, dileyen de Kapalıçarşı’ya gidip fiziki olarak alabiliyor. Sonuçta fiziki gümüş talebini karşılama rahatlığını ve huzurunu yaşıyorum. Gümüşün, 2021’de de altından fazla kazandıran bir yatırım aracı olacağını düşünüyorum. Teknik olarak gümüşün ons fiyatında 40 dolar, gümüşün gram fiyatında 10 Lira seviyesini beklemeyi sürdürüyorum. Kısa vadeli geri çekilmeler ara ara olacaktır ancak orta ve uzun vadede yatırımcısının yüzünü güldürmeye devam edecek. Sektöre hangi mesajlarınız var? Kuyumcu arkadaşlara bazı önemli uyarılarım şunlar; • Eski düzeni unutup yeni düzene çabuk alışmalıyız. Ticaret, tasarruf ve alış-veriş alışkanlıkları değişti, nesiller değişti. Artık internetten alış-veriş rekabeti artırdığı gibi kazançları da azaltıyor. Mağaza kirası, personel gideri gibi birçok gideri olmayan kişiler internetten cüzi karlar ile satış yapıyor. Ondan sebep tüketicileri, internetten alış-veriş yaparken ne gibi riskler ile karşılaşacakları konusunda, mağduriyetler konusunda sık sık bilgilendirmeli. “Ucuz ama neden ucuz” konusunu iyice anlatmalı ve bunu anlatırken de yorulmamalı. İnternetten bazı satış yapanlar, sektöre zarar verdiği gibi itibarını da zedeliyor. Ama bu işini dürüst yapanlar için geçerli değil. Dolandırıcıların da yoğun bir olduğu bu mecrada sektörün daha titiz olması, sektörüne sahip çıkması gerektiğini düşünüyorum. Meslek Odalarının da bu siteleri tespit etmesi, kamuoyu ile paylaşması, tüketiciyi ve esnaflarını korumalıdır. Diğer yandan “Altın Kaplama Gümüş” modası başladı. Bir şey ya altındır ya da gümüş, ikisinin ortası olmaz. Bu konu da istismara neden olduğundan bununla da mücadele edilmeli. • Tüm esnaflar, birbirinin ticaretini kötüleme alışkanlığını, rekabeti, hasetliği, kindarlığı bir kenara bırakmalı. Zihniyet reformu yapmalılar. Halbuki bir araya gelseler, tanışsalar, sosyal bir organizasyon yapsalar, birlik olsalar birbirlerini daha iyi anlayacak ve dost olacaklar. Ancak para hırsı, nefsi kabarttığı için kimse sektörde birbirini sevmiyor, dost olamıyor, anlaşamıyor, rekabet ediyor, kendi işlerini baltalıyor, güvenlerini sarsıyor, kazanamıyorlar. Kazanan her zaman arada laf taşıyan, rekabeti kızdıran, yalan konuşan, nifak sokanlar oluyor. Tezgahtarlar da bildiğin tezgaha düşüyor, halbuki karşısındakinin anlattıkları yalan. • Açığa al-sat yapan, sermayesini farklı işlere yatıran, sermayesini koruyamayan, günlük TL’sini günlük bağlantı ile altınını yerine koymayan, altın düşecek-yükselecek işlerine takılanlar maalesef zarar edecek veya sermayelerini eritecekler. Bundan kaçış yok. Tüccar ne ile ticaret yapıyorsa o işle meşgul olmalı, tüccarın sermayesi neyse onu artırmalı, tüccar alır ve satar, işi budur. Son yıllarda açığa al-sat yapanların battığını, çevresini dolandırdığını, kayıplara karıştığını, çevresine borç taktığını sık sık görmeye başladık. Birde emanete altın döviz alma modası başladı ve maalesef adına da “Kar Payı” diyorlar. Tefecilik diyemiyorlar ama adı bal gibi tefeciliktir ve suçtur. Kendi malını koruyacağına, kendi malına sahip çıkacağına, kendi sermayesi ile ticaret yaparak kendi sermayesini artıracağına ya kumar oynuyor ya da milletin emanetlerini batırıyor sonra da kaçıyor. Kumar güldürmez, kumar batırır, batıracaktır da. • Atölye sahipleri veya toptancılar önüne gelene emanet konsinye ürün vermemeli. Bu kanayan bir yaradır. Sizin bedava mal verdiğiniz kişiler perakende mağazalara 50-100 gram dağıtıyor. Bedava alan, bedava dağıtıyor. Sonra da ucuz işçilik, sermaye maliyeti olmayan da ucuza satıyor. Al sana rekabet al sana adaletsizlik. O ürün kaç ayar, kim nasıl yaptı bilen yok. “Bedava nasıl olsa sat gitsin” düşüncesi devam ediyor. Yıllarca atölyeleri dolandıran “Çantacı” adında kişi sayısında artış var. Nasıl bir kafa ile çalışıyorlar, nasıl güveniyorlar, nasıl ticaret yapıyorlar? Anlamadım gitti… Böyle bir ticaret, böyle bir mantık bana çok komik geliyor ve olmamalı. Öz sermayesi ile ticaret yapan, kazandığını işine bağlayan, kimseye gram borcu olamayanlar bana göre doğru yolda. 50 yaşındaki birisi 10-20 gram için 20 yaşında birinin kaprisini çekiyorsa söyleyecek bir şey yok. • Mutlaka gümüş satışı yapmalılar. Gümüş de altın gibi değerli bir metal ve alım satım da kazandırıyor. “Benim işim altın, ne işim olur gümüşle” diyen yanılır. Çünkü çok yakın bir zamanda gümüş satmak zorunda kalan, tezgahlarında gümüş bulundurmak zorunda kalan esnaflar olacak. Çünkü talep artışı, fiyatının ucuz olması, altından çok kazandırıyor olması işi buraya götürecek. Ondan sebep kuyumcu esnaf arkadaşlar, bu işin sermaye ve sunum kısmını şimdiden hazırlamaları onların yararına olacaktır. Altın alamayan tüketici, gümüş alacaktır. • Sigortaların yapılması her geçen gün daha çok önemli olacak. Kuyumcu arkadaşların çoğu pahalı olduğu için altın sigortası yaptırmıyor. Bu bana göre yanlış bir düşünce. 25 gramlık bir bilezik düşünün bugünkü şartlarda 1 dal bileziğe en az 2 milyon TL’lik bir sigorta yaptırabiliyorsunuz. Bugünkü şartlarda 4 tane daire demek. Bir gecede her şeyinizi kaybedeceğinize en azından 4 dairelik bir nakitiniz olur ve yeniden bir yerden başlayabilirsiniz. Bu sektörde tırnakçılık, sahte altın alımı vs gibi zararlar olmuyor mu? Oluyor tabii ki işin cilvesi bu… Böyle zararlara eyvallah diyen bir esnafın aynı değerde bir maliyete malını sigorta yaptırmamasına şaşırıyorum. • Meslek odalarının bakış açısının değişmesi gerek. Soru şu: Meslek hayatınız boyunca kayıtlı olduğunuz, sizi temsil eden oda başkanları veya yönetim kurulu üyeleri mağazanıza gelerek derdinizi dinledi mi? Veya sorunlar karşısındaki çözümlerini başarılı buluyor musunuz? Soygun, hırsızlık, dolandırıcılık olayları karşısında esnafların bu işi kader-kısmet diyerek geçiştirmesini istemezdim. İçişleri Bakanlığı, Emniyet müdürlüğü, mahalle temsilcileri ile organize olmak, Adalet Bakanlığı’na yasa değişikliği ile alakalı çalışma grupları kurmak önemli. Mesela; İl genelinde oda önderliğinde bir WhatsApp grubu kurulsa, kalpazan ve dolandırıcıların görüntüleri oda vasıtasıyla tüm üyeler ile paylaşılsa, bu görüntüler yasa değişikliği ile delil sayılsa, dolandırıcılık ve hırsızlık gibi suçlar önlense olmaz mı? Sadece aidat üzerinden temsilcilik hiçbir şey ifade etmez. Bu sorun çözülmeli, diğer odalar örnek alınmalı. • Tüketicilerimiz mutlaka esnafına sahip çıkmalı, esnaflık geleneğini her şeye rağmen sürdürmeli. Bugün esnafınızdan alış-veriş yaptığınızda 100 Lira eksik kalsa işiniz görülür ama bu avantajı bir AVM veya internet sayfasında göremezsiniz. Varlıklarınız üzerinden al-sat yapmayın, kumar alışkanlığı kötüdür, sadece yatırımcı olun, önemli olan miktarı artırmak o da birikim yaparak olur, kumar oynayarak değil, ne kendi birikimlerinizi riske atın nede çocuklarınızın hakkını, yatırım tasarruf ile olur, israftan uzak yaşayan, tasarruflu olan hep kazanmıştır, gerçek para altın ve gümüştür, fiziki birikimi asla bırakmamalı, ihtiyacınız olmadan birikimlerinizi satmayın.

Uncategorized

Pırlanta Deyince akla ilk gelen firma; Elite Diamond

Pırlanta Deyince akla ilk gelen firma; Elite Diamond

Pırlantanın A’dan Z’ye tüm detaylarını bilen, hem sektörün hem de markalarının gelişimi için oldukça yoğun mesai harcayan Elit Diamond, 20 yıldır yaptığı bu yatırımların geri dönüşünü başarıyla alıyor…

20 yıldır sektörde ara vermeden faaliyet gösteren Elit Diamond, geniş ürün yelpazesi ve başarılı pazarlama ağıyla iş ortaklarına kusursuzca hizmet vermeye devam ediyor. İstikrarlı büyümesini kurulduğu yıldan itibaren sürdüren, yeniliğe açık vizyonuyla sürekli kendini geliştiren Elit Diamond, tüm taleplere yanıt verebilecek ürün gamına sahip. Son yıllarda artan altın fiyatları nedeniyle mücevhere olan ilginin yoğunluğu sonucunda pazarda oluşan taleplere başarıyla yanıt verebilen Elit Diamond, en kaliteli ve her bütçeye uygun ürünleriyle hizmet vermeye devam ediyor. Taş kalitesi yanı sıra hizmet kalitesini de ön planda tutan Elit Diamond, başarı grafiğini her geçen gün üst seviyelere taşıyor.
Elit Diamond, hem markalarının gelişimi hem de ülkemizde pırlanta sektörünün gelişimi için bilinçlendirmeye ve yatırım yapmaya hız kesmeden devam ediyor.

 

Elitediamond

Uncategorized

Elite Diamond 2021’de iddialı

Elite Diamond 2021’de iddialı

Covid 19 nedeniyle tüm dünyayı saran olumsuz gelişmelere rağmen başarılı bir yılı geride bıraktıklarını söyleyen Elit Diamond Firma Sahibi Can Tosun, 2020 yılı değerlendirmelerini ve başarı sırlarını Voir Magazin ile paylaştı.

Hizmet verdikleri kategoride sektörün alanında lider markaları arasında yer alan Elit Diamond, yeni yılda yeni bir vizyonla hizmet vermeye devam edecek. 

Covid 19 nedeniyle ülkemizde ve tüm dünyada yaşanan zorluklara karşı şirketlerin kayıp yaşamadan hizmetlerini sürdürmelerini yaptıkları başarılı stratejiler sayesinde sağladıklarını söyleyen Elit Diamond Firma Sahibi Can Tosun, “Zor bir yılı geride bıraktık.

 Umuyoruz ki bu yıl en kısa sürede bir toparlanma yaşanır ve hem sağlık hem de ekonomik açıdan eski günlerimize döneriz. Tüm olumsuz gelişmelere rağmen iş ortaklarımızla başarılı bir iş ortaklığı sağladık. Geçtiğimiz yıl geniş ürün yelpazemize yenilerini eklerken yeni işbirlikleri içerisinde bulunduk. Yeni projelerimiz bu yıl da devam edecek” dedi.

Başarılarının sırrı doğru strateji

Can Tosun, “Gelişen teknoloji uyumu, yaptığımız pazar analizi, arz-talep dengesi takibi ve inovatif bakış açımızla bu yıl da iş ortaklarımıza hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi.

Can Tosun, “Amacımız en kaliteli ürünleri en uygun fiyatlarla müşterilerimize sunmak. Bu anlamda sektörde ilk sıralarda yer aldığımıza inanıyoruz. Kaliteden ödün vermeden, bu yıl da başarılı bir şekilde faaliyetlerimizi sürdürmek” diye konuştu.

Uncategorized

Alışverişte dijitalleşme yükselişini sürdürecek

Alışverişte dijitalleşme yükselişini sürdürecek

Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş hem sektör hem de Ariş Pırlanta açısından 2020 yılı değerlendirmesi ve 2021 yılı beklentilerini açıkladı. 2021 yılının Türkiye açısından bir geçiş yılı olacağına dikkat çeken Güzeliş, “yeni yılın TL’nin durumu, istihdam kayıpları gibi konularla ilgili toparlanma süreci olarak değerlendirilmesi gereken bir yıl olacağını düşünüyoruz” dedi.
115 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en köklü mücevher markalarından Ariş Pırlanta’nın Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, 2020 yılına ülkemiz ve tüm dünya açısından pandeminin damgasını vurduğunu aktarırken, “pandemi süreci, dijitalleşmeyi hızlandırdı. E-ticarete uzak duran sektörler ve ürün grupları bile online olarak tercih edilmeye başlandı. Sektör açısından baktığımızda Mart ayından itibaren, işlerin az olmasından dolayı birçok işletme, firma yarı veya yüzde 40 kapasite ile çalışmayı tercih etmedi, kapandı. Ayakta kalanlar için bu bir fırsat oldu” dedi. Güzeliş 2020 yılı ile ilgili sözlerini şöyle sürdürdü: “Ariş Pırlanta olarak yeniliklere, üretime ara vermeden devam ettik. Toptan müşterimiz 2-3 ay beklemek istemiyordu. Biz de stoğumuzla, üretimimizle buna cevap verebildik. Ek bir maliyet getirse de müşterilerimize anında ulaştırmayı tercih ettik. Bayilerimize ve satış noktalarımıza teşvik amaçlı değiştirmek istedikleri ürünleri daha güncel ürünlerle değiştirme fırsatı sunduk. Bu da bize böyle bir dönemde sipariş, yeni müşteri ve müşteri adayları olarak geri döndü.” Bu dönemde ürün geliştirmeye ağırlık verdiklerini de söyleyen Güzeliş gösterişli, hafif, görüntüsü zengin, trend olan, trend yaratacak ürünler üzerinde çalıştıklarını bildirerek, “bu ürünlerle satış noktalarımız için özel kampanyalar oluşturuyoruz” dedi. “Aşı ve aşının olumlu sonuçları ile küresel büyüme 2021’de hızlı şekilde toparlanacaktır” Pandemi süreci nedeniyle 2020 yılının başlarında açmayı planladıkları yeni mağazalarını yılın son çeyreğinde hizmete açtıklarını aktaran Kerim Güzeliş Ekim ayında Mersin, Kasım ayında da Kayseri mağazalarını açtıklarını söyledi. Güzeliş, şöyle konuştu: “Özellikle kapanma sürecinde tüketici tarafında iletişimi gerek telefonla gerekse online olarak daima sürdürdük. Bu sayede sektörde öncü olduğumuz online mağazamız ile tüketiciyle buluştuk. Normalleşme süreci ile birlikte satışlarımızın hareketlenmesinde bu iletişimi sürdürmemizin büyük etkisi bulunuyor.” Covid – 19’un Çin’den başlayıp tüm dünyaya yayılması ile birlikte aslında 2020’nin ekonomi anlamında çerçevesinin çizildiğini söyleyen Güzeliş, 2020 yılını pek çok ülkenin daralma ile tamamlayacağını, 2021 yılı için ise biraz daha iyileşmiş şartlar olmakla birlikte çok farklı bir tablo beklemediğini belirtti. 2021 yılına damgasını vuracak olayının aşı ve pandeminin seyri olacağını ifade eden Kerim Güzeliş, aşı ve aşının olumlu sonuçları ile küresel büyümenin 2021’de hızlı şekilde toparlanacağını beklediğini aktardı. 2021 yılının Türkiye açısından bir geçiş yılı olacağına dikkat çeken Güzeliş, “her ne kadar toparlanma emareleri görünse de TL’nin durumu, istihdam kayıpları gibi konularla ilgili toparlanma süreci olarak değerlendirilmesi gereken bir yıl olacağını düşünüyoruz” dedi. Kerim Güzeliş, 2021 yılına yönelik beklentilerini şöyle aktardı: “Pandemi döneminde de yaşadığımız gibi online alışveriş önem kazanacak. Gittikçe hızlanması kaçınılmaz. Covid-19 sürecinin sosyal mesafe, hijyen gibi zorunlulukları nedeniyle online alışverişin yükselişi devam edecek. Buna bağlı olarak da tekstil, aksesuar gibi ürünlerin dijital olarak denenmesine yönelik çalışmalar hızlanacak.” Kısa vadede yatırım altına yönelecek Pandeminin küresel ekonomide yeniden yapılanmaya yol açtığını aktaran Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, bu süreç bittiğinde yeni bir düzenin söz konusu olacağını söyledi. Güzeliş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Pandeminin tüm dünyada yarattığı işsizlik ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi gibi etkileri var. Bu doğrultuda ekonomide, yeniden şekillenmekte olan dünya düzenine göre değişiklikler olacak. Yatırım açısından bakıldığında da halihazırda olduğu gibi kısa vadede yatırım altına yönelecek. Orta vadede yatırımlar altın, dolar, euro üzerinden devam edecek.” “Ariş Pırlanta olarak geçmişimiz 115 yıl öncesine dayanıyor” diyen Güzeliş, o günlerden bu yana çok kriz dönemleri atlatıldığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Ayakta kalmanın sırrı, hazırlıklı, temkinli davranmak. Ancak aynı zamanda fırsatları değerlendirmek için dinamik bir yapıya da sahip olmaktır. Biz bu dönemde gereksiz yatırımdan, harcamalardan kaçınmayı, yeni ürün geliştirmeye yönelmeyi tercih ettik. Habbe Koleksiyonumuz bu dönemin bize kazandırdığı yeni koleksiyonumuz oldu.” Almanya’da bir mağaza ve 10 satış noktaları bulunduğunu söyleyen Güzeliş Kırgızistan, Moğolistan’da Hollanda ve Avusturya’da da satış noktaları ile halen görüşmelerin devam ettiği bayi adaylarının bulunduğunu aktardı. “Bulunduğumuz yerlerde genişlemek, farklı ülkelere açılmak gibi hedeflerimiz var. 2021 ile birlikte hedeflerimize ulaşmak için çalışmalarımızı hız kesmeden sürdüreceğiz. Mağazalaşma çalışmalarımız ile birlikte dijitalleşme yatırımlarımız da devam edecek” dedi.

Uncategorized

2020’de neler yaşandı?

2020’de neler yaşandı?

Tüm sektörlerde olduğu gibi kuyumculuk sektörü de zor bir yılı geride bıraktı. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık 2020 yılında neler yaşandığını, İKO’nun şu anki hizmetlerini Voir Magazin’e anlattı.
2020 yılı dünya çapında olduğu gibi Türkiye’de de zorlu bir yıl oldu. Sektörel bazda bakıldığında ise lüks tüketime giren kuyumculuk sektörü zor bir yılı geride bıraktı. Nasıl bir yıl geçirdik, bir de siz özetleyebilir misiniz? 2020 yılı, Türk kuyumculuk sektörünün belki de kadim tarihinde en çok sıkıntıya düştüğü ve zorlandığı yıl olarak hafızalarda yerini alacak. Geçmiş dönemde birçok krizle mücadele etme becerisi gösteren sektörümüz, tüm insanlığı evine hapseden pandemi salgının negatif yansımalarını fazlasıyla hisseden meslekler arasına girdi. Koronavirüs karantinası ve kısıtlamalar nedeniyle sektörümüz, yüzde 50-60 oranında küçüldü, satışlar oldukça düştü. Normal zamanlarda piyasaların hareketlendiği Sevgililer Günü, Anneler Günü ve yaz düğün sezonu beklentilerin çok altında kaldı. Pandemi nedeniyle gurbetçilerin gelmemesi, düğün ve nikahlardaki kısıtlamalar, 1 Haziran’dan sonra ‘Kayıplarımı bir miktar geri alırım’ beklentisi içerisine giren meslektaşlarımızı memnun etmedi. Pandeminin zorlu koşullarına altındaki rekor fiyat seviyeleri de eklenince altın takı, mücevher, gümüş takı ve gümüş eşyadaki talebi oldukça düşürdü. Ancak, yıl boyu süren fiyatlardaki dalgalı seyir nedeniyle sadece sarrafiye ve yatırımlık altın satan mağazalarda bir hareket görüldü. İç piyasaya paralel, aynı tabloyu ihracatta da gördük. Uçuş yasağı ve kısıtlamalar nedeniyle külçe altın hariç ihracatın diğer kalemlerinde de dikkat çekici düşüşler yaşandı.  Kuyumculuk sektöründe yılın gündem konusu ne oldu? Dünyada bu yılın gündemini belirleyen de değiştiren de pandemi oldu. Sektörümüz firmaları, geçmiş krizlere hiç benzemeyen pandemi salgını ile mücadele etmek ve ayakta durmak için arayışlara girdi. Daha önce E- ticaret, online satış ve sosyal medyaya sıcak bakmayan birçok firmanın bu süreçte bu alanlara yatırım yaptığını görüyoruz. Anadolu’da pandemi korkusuyla gelemeyen esnafa ulaşmak için firmalarımız, pazarlamada B2B sitesini güncelleyip whattsapp ve sosyal medyayı daha aktif kullanmaya başlandı. Yeni arayışlar ve farklı bakış açılarının ve dijital yatırımların daha da hız kazandığını gözlemliyoruz. İKO olarak şu an kuyumculara verdiğiniz hizmetler nelerdir? Meslek odası olarak üstlendiğimiz önemli sorumluluk nedeni ile karantina süreci de dahil faaliyetlerimizi aksatmadan sürdürüyoruz. Çemberlitaş Merkez Binası ve Kuyumcukent Ofisi’nde üye işlemlerinden dış ticaret expertiz raporlarına, ayarevinden bilirkişiliğe, değerleme hizmetinden pırlanta, renkli taşlar ve mücevhere verdiğimiz uluslararası sertifikasyon hizmetimiz devam ediyor. Yoğun eve kapanmaların yaşandığı günlerde bütün dünyadaki en üst düzey kurumların başkanlarıyla sürekli fikir alışverişinde bulunduk, bunları yol göstermesi amacıyla Türkçe altyazılı videolar şeklinde tüm sektörle paylaştık. Salgınla ilgili kurallara harfiyen uyulması amacıyla 1 Haziran 2020 öncesinde Sağlık kurum ve kuruluşlarının desteği ve mesleğimizin inceliklerini göz önüne alarak sektörümüze özel bir Güvenlik ve Hijyen Rehberi hazırladık. Sağlık bakanlığının çalışmalarına bu bilgileri ekleyerek tüm sektörle paylaştık. Pandemi sürecinde uzun süredir hayata geçirmeyi planladığımız eğitim projelerimizi uygulamaya koyduk. İstanbul Ticaret Üniversitesi ile işbirliği yaparak Oda’mızın eğitim katında bilgisayarlı mücevher tasarım eğitimi Matrix Gold/Zbrush sınıfını açtık. Ayrıca, sektörümüzün ara elemanı ihtiyacını karşılamak amacıyla duayen ustalarımızın deneyimlerini paylaştığı sadekarlık, kalemkarlık, mine ve mıhlayıcılık derslerini başlattık. Öte yandan, GLT Akademi bünyesinde pırlanta ve ham elmas uzmanlığı (eksperliği) kurslarının da devam ettiğini belirtmek isteriz. Geçtiğimiz haftalarda Ataköy Hastanesi ile işbirliği yaparak kuyumcularımızın Covid-19 PCR ve antikor testlerini daha uygun fiyatlarla Oda’mıza gelerek yapmalarını sağladık. Kuyumculuk sektöründe taksit sayısı 6’ya düşürüldü. Sık sık taksit sayısında yaşanan bu durum sektörü nasıl etkiliyor? Tekrar bir revize olmasını bekliyor musunuz? BDDK’nın yeni taksit kararı bize özel değil. Bu karar, başka sektörlerde yapılan taksit sayısının düşürülmesiyle birlikte yayınlandı; ancak sektörümüz için sürpriz oldu. Sektörün temsil kurumları olarak bir süredir firmalarımızdaki stokun eritilmesi için 8 olan taksit oranının artırılmasını bekliyorduk. Taksit imkanı, özellikle yüksek fiyatlı kuyumculuk ürünlerinin satın alınmasında çok önemli bir etken. Fiyatlar çok yüksek olduğu için taksitlendirme, tüketicilerin alım gücünü oldukça pozitif etkiliyor ve piyasayı da hareketlendiriyor. Biz, ilgili kurumlara taksit konusunda yapılan bu değişikliğin geçici olması ve yeniden artırılması talebimizi ve çağrımızı yaptık. Burada bir noktanın altını çizmek istiyoruz: Fiyat hareketleri zamanında satışı hızlanan yatırımlık altın ve sarrafiye ürünlerinde taksit yok. 8 taksit olan altın takı ve mücevherde pandemi nedeniyle işler oldukça sıkıntılı. Bunun üstüne 8 olan taksit imkanı 6’ya düşünce sorun daha da büyümüş oluyor. Kuyumculuk sektörünün büyümesindeki en önemli etkenlerden biri de ihracat. İçerisinde bulunduğumuz dönemde ihracat eskisi gibi gerçekleştirilebiliyor mu, önümüzdeki süreçte ihracatın artması ya da azalması öngörülüyor mu? Türkiye, dünyada ihracatta ikinci sırada yer alıyor. Pandemi koşulları ve uçuş yasakları ihracatı oldukça zorluyor. İhracatçı firmalarımız, şartları zorlayarak dış satımları gerçekleştirmeye çalışıyor.  Ocak-Kasım döneminde 3 milyar 459 milyon ihracat yapılmış. Özellikle karantina sürecinde bu ihracatın büyük kısmını külçe altın kategorisinin oluşturduğunu not etmekte yarar var. Öyle görünüyor ki yıllık ihracatı, geçen yılın altında gerçekleştireceğiz. 2021 yılından, hem ihracat, hem de iç piyasa açısından umutlu olduğumu söylemek isterim. Birçok aşı adayı piyasada ve aşılama süreci başladı. Ülkemizde de Ocak ayının ilk haftasından itibaren aşılama süreci başlayacak.  Bu süreçte, bir sorun yaşanmazsa ilkbaharın ardından ticari anlamda güzel günler bizi bekliyor.

Uncategorized

Durin Gold 1 yaşında!

Durin Gold 1 yaşında!

Kısa sürede başarılı bir grafik izleyen, yeni showroomuyla da bunu taçlandıran Durin Gold, her geçen gün ürün yelpazesini de müşteri kitlesini de genişletmeye devam ediyor. 1 yaşını kutlayan Durin Gold’un bu dönemde yakaladığı başarıyı Firma Sahibi Mustafa Kuşkaya anlattı.
Geçtiğimiz yıl birçok sektörde birçok firma kovid 19’un etkisiyle zor günler geçirdi. Bu dönemde henüz kapılarını yeni açmış olan Durin Gold, başarılı pazarlama strateji ve geniş ürün yelpazesi sayesinde yükselen bir grafik elde etti. 1 yılda yeni showroom’unu açma başarısı elde eden firmanın gelecek planlarını ve yıl değerlendirmesi Mustafa Kuşkaya şu şekilde anlattı, “Müşterilerimizden gelen yoğun talebin de etkisiyle showroom açmaya karar kıldık. Vezirhan’ın tarihi yapısı içerisinde yer alan mağazamız hem ürünlerimizin hem de mağazamızın ziyaretçilerimizin beğenisini kazanacağına inanıyoruz” dedi. “Yeni yıla güzel bir başlangıç yaptık” Tüm olumsuz piyasa koşullarına rağmen, sektörde edindiği tecrübe ve iş ortaklarıyla kurduğu sinerjinin markalarının başarılı bir şekilde yol almasına katkıda bulunduğunu söyleyen Mustafa Kuşkaya; “Biz pandemiyi bahane ederek çalışmalarımızda hızımızı kesmedik. Yeni tasarımlara yer ayırmayı, işimize yatırım yapmayı ihmal etmedik. Yeni yıla güzel bir başlangıç yapıyoruz. Düşen altın ve döviz fiyatları, Covid 19 aşının bulunması, vaka sayılarının azalması yeni yılın çok daha iyi geçeceğini bize gösteriyor. Yılın ilk günlerine de güzel giriş yaptık. Yeni mağazamızda tüm sektör mensuplarımızı ağırlamaktan onur duyacağız” diye konuştu.

Uncategorized

Sina Pırlanta 14 ayar toptanda da iddialı

Sina Pırlanta 14 ayar toptanda da iddialı

Son yıllarda başarı grafiği her geçen gün yükselen Sina Pırlanta, 2020 yılının son aylarında 14 ayar altın toptan satışına başladı. Kısa sürede önemli bir pazar ağına ve ürün yelpazesine sahip olduklarını söyleyen Sina Pırlanta Firma Ortağı Hakan Çor, gelecek yıl hedeflerini ve yakaladıkları başarının ipuçlarını anlattı.

m dünya korona virüs etkisi altında bir yıl geçirdi. Bu durum tüm hayatımıza etki etti. Özellikle kuyumculuk sektörü zor bir yılı geride bıraktı. Geçtiğimiz yıl firmanız açısından nasıl geçti?
Sizin de belirttiğiniz gibi zor bir yılı geride bıraktık. Bu dönemde, her şeyden önce sağlığın geldiğini bir kez daha öğrenmiş olduk. Yalnızca Türkiye’de değil dünyada ticarette büyük bir yavaşlama yaşandı. Biz de bu dönemde rehavete kapılmadan, “markamız ve geleceğimiz adına neler yapabiliriz, ürün yelpazemize neler katabiliriz, daha fazla kişiye nasıl ulaşırız” sorularının yanıtları için çalıştık. 2020 yılı Sina Pırlanta için yatırım ve kurumsallaşma yılı oldu diyebiliriz. Mağaza sayımız artış gösterirken satış noktası listemize her geçen gün yeni iş ortakları eklenmeye devam etti. Ürün yelpazemize tüm kitleye hitap eden yeni ürünler eklendi. Ünlü oyuncu Emine Ün’ün yer aldığı reklam çalışmalarımız televizyon ekranlarında dönmeye başladı…
2020 yılında markamızda yaşanan en büyük gelişmelerden biri de 14 ayar altın toptan satışlarımızın başlaması oldu. Kısa sürede büyük bir ilgiyle karşılaştığımız 14 ayar ürünlerimiz yavaş yavaş Türkiye’nin birçok bölgesinde bulunan kuyumcu vitrinlerinde yerini almaya başladı. Ürün yelpazemiz arasında trend ürünler de, klasikleşmiş ürünler de yer almaktadır. Bu nedenle oldukça geniş bir skala ile iş ortaklarımıza hizmet etmeye devam ediyoruz.


Fuarların gerçekleştirilmemesi sektörü nasıl etkiledi? Bu dönemde kuyumculara başarılı bir şekilde faaliyet göstermeleri için nasıl bir strateji izlemelerini tavsiye edersiniz?
Kuyumculuk sektörü için fuarlar en hızlı ticaret bağlantılarının kurulduğu bir platform. Bu anlamda hem yurtiçi hem de yurtdışı bağlantılarının sağlanması açısından büyük önem taşıyor. 2020 yılında korona virüs dolayısıyla birçok fuar iptal oldu. Ancak Sina Pırlanta olarak biz yıl boyunca büyümemizi sürdürmeye devam ettik. Bu tür dönemlerde panik havasına kapılmadan, emin ve güçlü adımlarla ilerlenmeli. Doğru zamanda, doğru yerde, doğru stratejilerle hizmet verilmeli. Biz bu zor günleri aldığımız doğru kararlar ve iş ortaklarımızla kurduğumuz güçlü sinerji ile yükselen bir grafikle geçirmeyi başardık.

2021 yılı için bir yol haritası belirlediniz mi? Hangi konularda girişimlerde bulunacaksınız?
2021 yılında reklam çalışmalarımız devam ederken nihai tüketiciyle, bayi ve satış noktası ağımızı genişleterek iş ortaklarımızla sık sık bir araya gelmeye devam edeceğiz. 14 ayar toptan kategorisinde ürün yelpazemizi genişletmeye, daha fazla noktalara ulaşmayı sürdüreceğiz. Alanında profesyonel ekibimizle iş ortaklarımıza hızlı ve güvenilir şekilde ulaşmaya devam edeceğiz.