Haber

Gelinler için 14 bin liraya altın işlemeli maske üretildi

Gelinler için 14 bin liraya altın işlemeli maske üretildi

Kahramanmaraş’ta bir kuyumcu, Covid-19 tedbirleri kapsamında gelinliklerin bir parçası haline gelen maskeleri ortalama 30 gram altınla işleyerek yaklaşık 14 bin liradan satışa sundu.
Sektörün öncü kentlerinden Kahramanmaraş’ta, ağırlıklı olarak “22 ayar” altın işlemeciliği yapıp Türkiye’nin her yerinde vitrinleri süsleyen kuyumcu esnafı, Covid-19’dan korunmak için hayati önem taşıyan maskeye düğün hazırlığını sürdüren çiftler için yeni bir anlayış kazandırdı. Bir kuyumcu, normal yaşamda olduğu gibi düğün ve nikah töreni sırasında da takılması zorunlu olan maskeleri altınla kapladı. İşlemeli altını, cerrahi maskelerin üzerine süsleyerek farklı bir tarz oluşturan kuyumcu, hem maskeye farklı bir görünüm kazandırdı hem de takı olarak değerlendirilmesini sağladı. Kuyumcunun ortaklarından da olan Kahramanmaraş Kuyumcular Odası Başkanı Hacı Mustafa Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, oda yönetimi ve kuyumcu esnafıyla birlikte aldıkları kararla “altın süslemeli maske” dönemini başlattıklarını söyledi. “ALTIN MASKELİ GELİNLERİ SIKLIKLA GÖRECEĞİZ” Üretilen maskenin takı olarak da ilgi göreceğine inandıklarını belirten Öz, “Çok yakın zamanda düğünlerde altın maskeli gelinleri sıklıkla göreceğiz diye düşünüyorum. Düğünlerde gelinlerin maskeyle sahnede olmaları ve sade maskenin görsellik açısından pek uyuşmadığını gördük. Biz de bunun üzerine maskeyi bir altın takıyla süsleyerek görsellik kattık.” dedi. Genellikle 30 gram civarında altın kullanılan maskenin yaklaşık 14 bin liradan satıldığını aktaran Öz, maskede 100 grama kadar altın kullanılabildiğini ve fiyatın da buna bağlı olarak arttığını dile getirdi. Öz, Kahramanmaraş’ın altın takı üretiminde İstanbul’dan sonra en büyük üretici olduğuna dikkati çekerek, geleneksel tarzda üretim yapan ustaların becerilerinin sektöre çok ciddi katkı sağladığını sözlerine ekledi.

Sektörden

Elite Diamond’dan başarılı büyüme atağı

Elite Diamond’dan başarılı büyüme atağı

Kuyumculuk sektörü normalleşme sürecine girilmesiyle hareketli günler yaşamaya başladı. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, son günlerde merak edilen tüm soruları Voir Magazin’e yanıtladı…

Uzun yıllardır sektörde taş tedarikçisi kimliğiyle faaliyet gösteriyorsunuz. Artık bitmiş ürün grubunda da hizmet veriyorsunuz. Bitmiş ürün kategorisine giriş yapma nedeniniz nedir?
Müşterilerden gelen talepler doğrultusunda bitmiş ürün kategorisine girme kararı aldık. Kısa süre içerisinde bu sektörde de yakın çevremizin memnuniyetini kazandık. Bu kategoriye girmeden önce uzun zaman süren AR-GE çalışmalarımızı ve tasarım çalışmalarımızı gerçekleştirdik, hazır olduğumuz zaman ürünlerimizi iş ortaklarımızın hizmetine sunduk. 

Ürünlerimizi hazırlarken; talepleri, ekonomik koşulları ve en kaliteli materyalleri birleştirip en iyiyi ortaya koymayı amaçladık. Şimdiye kadar markamızı en iyi şekilde temsil etmeyi başardık. Bundan sonra aynı başarıyı bitmiş ürün kategorisinde de sürdürmeyi hedefliyoruz.

Ürün yelpazenizde hangi ürünler olacak? Ürünlerinize nasıl ulaşılacak?

Taş yelpazemiz çok geniş olduğu için tüm ürünlere girmeyi düşünüyoruz. Ancak şu an trend olan bagetli ürünlere daha çok yoğunlaşmayı planlıyoruz. Klasik olan tektaş ve alyans modellerimiz her zaman stoklarımızda olacak. Tüm kadınlar pırlantayı sever. Biz de mücevherseverlere geniş ürün yelpazemizle istediklerini bulacakları doğru adres olduğumuzu göstermek istiyoruz.

Yeni bir kategoride hizmet vermek aynı zamanda bir risk de taşıyor. Sizi rakiplerinizden ayıran özellikleriniz nedir? Nasıl ön plana çıkmayı hedefliyorsunuz?

Bizi ilk etapta rakiplerimizden ayıran en önemli özellik eski ve güvenilir bir firma olmamızdır. Sektördeki rekabetten ötürü işimizi daha hırslı ve severek yapmamızın bize kazandırdığı en önemli noktası da piyasadaki açığı bulup farklı yelpazelere yönelmemizdir. Şimdiye kadar çalıştığımız iş ortaklarımız ile kurduğumuz sinerji bizi yeni projelere girmeye sevk etti.

2020 yılı korona virüs gölgesi altında geçiyor. Bu zorlu süreci nasıl yaşıyorsunuz? İşlerinize nasıl yansıdı?

Dünya genelindeki covid19 hastalığı sebebiyle yeni bir planlama yaparak hedeflerimizi biraz daha realleştirip güncelleme kararı aldık. Kısa ve uzun vadeli planlamalarımızı yaptık, bu planlamalar doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu sebeple bu zorlu süreci başarıyla geçireceğimize inanıyorum.

Bu yıl yaptığınız yeniliklerden biri de yeni bir ofis oldu. Yeni yerinizden bahsedebilir misiniz? Hangi hizmetler verilecek?
Bizi ziyaret eden esnaf, zanaatkar, değerli eş, dost ve müşterilerimiz için daha rahat, ferah, konforlu, geniş ofisimizde sizlere hizmet vermekten mutluluk duyacağız. Amacımız her zaman en kaliteli ürün ve hizmeti sunmaktır. Firmamız başarılı bir şekilde büyüme hedeflerini gerçekleştiriyor. Bu noktada hem müşterilerimiz hem de firmamıza yakışır bir şekilde hizmetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Yeni ofisimizin dizaynında tüm detaylara dikkat ettik. 

Konforun ve kaliteli hizmetin en iyi şekilde sunulacağı bir ortam oluşturduk. Elite Diamond müşterileri artık ayrıcalıklarının farkını daha iyi anlayacaklar…

Koleksiyon

Kaliteli, şık, gösterişli…

Kaliteli, şık, gösterişli…

Kuyumculuk sektörü normalleşme sürecine girilmesiyle hareketli günler yaşamaya başladı. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, son günlerde merak edilen tüm soruları Voir Magazin’e yanıtladı…
Hiç kuşkusuz ki vazgeçilmez bir aksesuar olan, zamanı göstermesinin yanı sıra tarzınıza dair ipuçları veren saat, artık zengin model çeşitleriyle saatseverlerin dikkatini çekiyor. Şık, kaliteli, zarif ve tarz modellerle karşımıza çıkan lüks saat markalarından sizler için birkaç model listeledik…

Analiz

Kuyumculuk sektörü gümüşe de ağırlık vermeli…

Kuyumculuk sektörü gümüşe de ağırlık vermeli…

2009-2019 yılları arasında son 10 yılda altın, yüzde 426 değer kazanarak yatırımcısının yüzünü güldürmeye devam ediyor. Altın, 10 yıldır birinciliği elden bırakmayan en fazla kazandıran yatırım aracı. Son yıllarda tasarruf sahipleri, altın fiyatları yüksek olduğundan altın birikmekte zorlandıklarını ifade ediyor. Ancak değerli emtialardan gümüş, altına alternatif kazançlı bir yatırım aracı. Gümüş, Türkiye’de genelde takı ve süs eşyası olarak kullanılıyor ve böyle biliniyordu. Son 2 yıldır Türkiye’de gümüş farkındalığı oluşturmaya çalışıyorum. Tasarruf yapanlar, son 10 yıllık gümüşün performansına baktığında altın gibi kazançlı bir yatırım aracı olduğunu görecek. 2008 krizinin başlangıcı olan Ekim 2008’de gümüşün ons fiyatı 9.01 dolarken 10 Temmuz 2010’da 100’de 100 artarak 18.16 dolara yükseldi. Aynı dönemde altının ons fiyatı, 730 dolardan 1.212 dolara yükseldi. Böylece altındaki artış oranı yüzde 65’te kaldı. Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecindeki Mart ayında gümüşün ons fiyatı 12 dolara, gümüşün gram fiyatı 2,50 liraya geriledi. Virüs salgını vaka sayılarının artması, merkez bankalarının genişlemeci politikaları ve hükümetlerin aldığı kararlar sonrası emtia fiyatlarında yükseliş trendi başlamış oldu. Haziran ayının son haftasında gümüşün ons fiyatı 18,36 dolara gümüşün gram fiyatı 4,00 lira seviyesine yükseldiğini gördük. Pandemi sürecinde altın ve gümüş performansta kazanç anlamında şöyle bir kıyaslama yapabiliriz; 2020 Mart altın gram/TL: 299,00 Lira 2020 Mart gümüş gram/TL: 2,50 Lira 1 kg altın: 299.000 Lira 120 kg gümüş: 300.000 Lira  1 Temmuz 2020 altın gram/TL: 393,00 Lira 1 Temmuz 2020 gümüş gr/TL: 4,00 Lira 3,5 ayda  1 kg altın: 94.000 Lira 1 kg gümüş: 180.000 Lira Getirisi olduğunu gördük.Yani kriz dönemlerinde gümüşün performansı ve getirisinin altından daha fazla olduğunu gözlemliyoruz. Gümüş, orta ve uzun vadede altınla yarışabilir hatta zaman zaman altını geride bırakabilir. Gümüş, uzun vadeli bir yatırım aracı olarak görülmeli. Eğer uzun vadeli görülmez, kısa vade için al-sat yapmak için yatırım yapılırsa zarar ettirebilir. Bu kural, tüm yatırım araçları için geçerlidir. Gümüş, ucuz olduğundan dolayı fiziki alımlarda çok yer kaplıyor. Saklama koşullarının zor olması, talebi azaltan etkenlerden olduğunu söyleyebiliriz.Ancak yatırımcılara katılım bankalarından gümüş hesabı açmalarını tavsiye edebiliriz.Her ay düzenli olarak gümüş birikimi yapmaları, gelecek yıllar açısından kazançlı bir karar olabilir. Altın pahalı olduğu için tasarruf yapmayanlar, gümüş alabilir.Hem ucuz hem de yıllık bazda altına yakın getirisi olacağını söyleyebiliriz. Teknik olarak kısa vade için gümüşün ons fiyatında 14-18 dolar aralığını, gümüşün gram fiyatında 3,50-4,00 lira aralığını takip ediyorum. Uzun vade için bu seviyelerin kalıcı olmayacağını tahmin ediyorum.Gümüş, ucuz ve kazançlı bir emtia’dır.Küçük küçük döviz birikimi yapanlar, gümüşü alternatif olarak düşünmeli. Gümüşün de gram altın gibi paketli 5-10-20-50-100 gramları mevcuttur. Yüklü miktarda almak isteyenler için külçe ya da boncuk şeklinde granür gümüşler de mevcuttur. Gümüş, tıp sektöründe çok talep gören bir emtia’dır. Mikrop öldürücü özelliği gibi tıp sektöründe birçok özelliği bulunmaktadır. Salgın hastalıklar, doğal felaketler, savaşlar yani tüm kötü senaryolarda gümüşün talebi artar. Kuyumculuk sektörü gümüşe önem vermeli… Türkiye genelinde kuyumcu perakende mağazalar da gümüş satarak müşterilerine farklı imkanlar sunmalı. Özellikle bu yıl vatandaşlar gümüş bulamaktan şikayetçi. Anadolu’daki esnafların ise “Biz gümüş tavsiye etmiyoruz, kazandırmıyor, getiremeyiz” tarzında müşterilerine açıklama yaptıklarını duyuyoruz. Bu hem sektör hem de yatırımcılar açısından kötü bir durum. Çünkü mağazanıza bir müşteri geliyor ve farklı bir emtiaya yatırım yapmak istiyor. Siz nasıl altın sattığınızda para kazanıyorsanız gümüş sattığımızda da para kazanacaksınız. Nasıl altının yanında saat satıyorsunuz veya imitasyon takılar da satıyorsunuz gümüş de satmalısınız. Tercih müşteriye bırakılmalı, müşteri ne isterse ona yatırım yapmalı, bizlerin görevi hizmet sunmak ve para kazanmak. Kuyumculardan aradığını bulamayan vatandaş da bu sefer bankalara yöneliyor ve işlerini bankalardan hallediyor. Sonra da sektördeki esnaflar “Bankalar neden onu yapıyor, neden bunu yapıyor, bizim işimize el atmasın” tarzında açıklamalar yapıyorlar. Bana göre bu haykırış haksızdır.Rafineler, kesinlikle gümüş konusunda Anadolu’ya açılmalı. Sektöre bugün kazançsız gelen bu hizmetin çok yakında kazançlı bir hizmet olduğunu görecek. Şuan Türkiye’de bir gümüş talebi var ancak sektör ve temsilciler bu konuyu görmemezlikten geliyor. Katılım bankaları bu konuda çok başarılı ve güzel de kazanıyorlar. İsterdim ki kuyumcu esnafları da kazansın.

Koleksiyon

Bayramoğlu, tasarımlarıyla 2020 yazına damgasını vuracak

burak

Sektörde yarım asra yakındır başarılı bir şekilde faaliyet gösteren Bayramoğlu Kuyumculuk, geniş ürün yelpazesi, kaliteli ürün çeşidi ve modern tarzıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Toptan ve perakende satış alanında uzman kadrosuyla hizmetlerini sürdüren Bayramoğlu Kuyumculuk, tüm kadınların dikkatini çekecek ürün yelpazesiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Modern, klasik ve göz alıcı tasarımların yer aldığı ürün yelpazesinde 7’den 70’e her kadının zevkine hitap edecek takılar yer alıyor. “Yenilikleri takip ederek ilklere öncülük etme” anlayışıyla hizmetlerini sürdüren Bayramoğlu Kuyumculuk, her zevke ve bütçeye uygun ürünleriyle önemli bir kitleye hitap ediyor. Başarılı pazarlama ağı, profesyonel ekibi ve son teknoloji desteğiyle birlikte kusursuz hizmet anlayışını hayata sokan Bayramoğlu Kuyumculuk, sürdürülebilir büyümesini hız kesmeden sürdürüyor.

Kombin

O’nu mutlu etmenin yolu…

O’nu mutlu etmenin yolu…

Kuyumculuk sektörü normalleşme sürecine girilmesiyle hareketli günler yaşamaya başladı. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, son günlerde merak edilen tüm soruları Voir Magazin’e yanıtladı…

Sağlık

Son yılların trend medikal estetik uygulaması; botoks

Son yılların trend medikal estetik uygulaması; botoks

Uz. Dr. Yahya Yiğit, son zamanlarda tercih edilen botoks uygulamaları hakkında merak edilen soruları yanıtladı. Hem estetik hem de sağlık açısından yoğun talep gören botoks türlerini ve detaylarını sizler için sorduk.
Botoks nedir? Botoks hangi bölgelere uygulanır? Kalıcılığı ne kadar sürer? Botoks; “Clostridium botulinum” isimli bakteriden elde edilen tıbbi bir ilaçtır. Bu ilaç, aslında çok uzun zamandır birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Medikal estetik alanında ise yaklaşık 10 yıldır kullanılmaktadır. Uygulama alanları; kaş arası, alın, göz çevresindeki çizgiler, boyundaki ve üst dudaktaki çizgilerdir. Aynı zamanda koltuk altı, el-ayak terleme sorunlarının tedavisinde, burun ucu kaldırmada, diş sıkması gibi durumlarda da kullanılır. Çok ince uçlu iğneler de kas içine enjekte edilir. Uygulama alanına göre etkisi 3-7 günde başlar ve bu etki 3-6 ay arasında devam eder. Düzenli botoks uygulamalarında gelişmiş olan derin çizgiler zamanla ortadan kalkar. Aslında çizgiler yüze yerleşmeden önce yapılması daha uygundur. Terleme problemi yaşayanlar için ne tür bir uygulama önerirsiniz? Terleme botoksu; koltuk altı, el-ayak terlemesinin tedavisi için yapılır. Özellikle yaz aylarında birçok kişi için bu bölgelerin terlemesi ciddi şekilde sorun teşkil etmektedir. Sadece 15 dakikada uygulanan bu işlem ile yaklaşık 6 ay boyunca terleme sorunu ortadan kalkar. İşlem öncesinde anestezi kremi uygulanarak 15 beklenir. Sonrasında çok ufak iğneler ile botoks enjeksiyonu yapılır. Etkisi de 1 hafta 10 günde başlar. Diş sıkma botoksundan biraz bahseder misiniz?Diş sıkma problemi günümüzde ciddi bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Özellik gece uyurken, bir işe konsantre olurken, gergin anlarda kişiler farkında olmadan dişlerini sıkarlar. Bu durum diş ve çene sağlığına zarar verirken diğer taraftan baş ağrılarına sebebiyet veriyor. Estetik açıdan ise massater kasının çiğneme kasının genişlemesine, büyümesine neden olur. Bu da kişinin yüz şeklinin kareye dönmesine sebep olur. Sadece birkaç dakikada yapılan botoks enjeksiyonu ile bu sorun ortadan kalkar. 4-6 ay arasında tekrarlanması önerilir. Burun dolgusu nedir, nasıl yapılır? Ameliyatsız burun estetiği olarak da bilinen burun dolgusu, cerrahi müdahale yapılmadan gerçekleştirilen burun şekillendirme işlemidir. İşlem öncesi anestezi kremi uygulanır. İşlem yaklaşık 15-20 dakikada tamamlanır. Amaç burundaki kemerin düzeltilmesi, burun ucunun kaldırılması ile buruna dışarıdan estetik bir görüntü sağlamaktır. Avantajları nelerdir dersek; Ameliyat olmak istemeyen hastalar için alternatif bir tedavi yöntemidir. Ayrıca ekonomik olması, hastanın aynı gün sosyal hayatına dönebilmesi, beğenilmediği takdirde eritilebilinir olması son zamanlarda çok popüler olmasını sağlamıştır. Son zamanlarda gıdı tedavilerinde artış gözleniyor. Ameliyatsız gıdı tedavisi yapmak mümkün mü? Tabii ki. Ameliyatsız gıdı sorunundan kurtulmak mümkün. Bunun bir kaç yöntemi olsa da, ben en etkili yöntem olan iğneli lipoliz tekniğini tercih ediyorum. Bu yöntemde hastanın gıdı bölgesine ince iğneler ile yağ dokuyu eriten ilaç enjekte ediliyor. İşlem birkaç dakika sürüyor. Ağrısız bir işlem olması, yatak istirahatı gerektirmemesi, ekonomik olması, hastanın günlük yaşamını olumsuz etkilememesi açısından sıkça tercih edilen bir işlemdir. Gıdı bölgesindeki yağ miktarına güre 1-4 seans sürer. Seans aralıkları da 20-30 gün arasında değişir. Gıdı lipoliz işlemi sırasında dokunun toparlanmasını, sıkılaşmasını sağlayan ürünlerde kullandığımızdan ve erime süresi zamana yayıldığından sonraki süreçlerde herhangi bir sarkma durumu söz konusu değildir. Jawline da son dönemlerin ilgi gösterilen uygulamalarından biri. Jawline dolgusu nedir, nasıl yapılır? Son zamanlarda sık yaptığımız bir dolgu uygulamasıdır. Jawline aslında çene konturlarının ve çene yan taraflarındaki alanların belirginleştirilmesi ve daha keskin hale getirilmesidir. Bu profesyonellik gerektiren bir işlemdir. Açılara, simetriye, altın orana dikkat etmek gerekir. Genellikle kanül tekniğini tercih ediyoruz. Kanül; farklı uzunluklarda olan, ucu künt, iğnedir. Ucu künt olduğu için damara veya sinire herhangi bir zarar vermez. Dolaysıyla ciddi morarmalara neden olmaz.

Haber

Data24K’dan ticaretinizi kolaylaştıracak uygulamalar…

Data24K’dan ticaretinizi kolaylaştıracak uygulamalar…

Bilgi çağı olarak adlandırılan günümüzde bilişime yatırım yapan firmalar hiç kuşkusuz ki rakiplerinden kolayca ayrışıyor. Uzun yıllardır kuyumculuk sektörüne getirdikleri çözümlerle adını duyuran Data24K Kurucusu, IT Consultant Uğur Yılmaz, sektörün bu alandaki ihtiyaç ve projelerini Voir Magazin’e anlattı.
Uzun yıllardır kuyumculuk sektörüne yönelik hizmet veriyorsunuz. Sektöre sunmuş olduğunuz çalışmalardan kısaca bahsedebilir misiniz? Öncelikle hazır olan uygulamalarımız var: Bunlardan bir tanesi küçük ölçekli firmaların barkod, katalog ve sertifika ihtiyaçlarını uygun maliyetle gidermeye yönelik. Sektörde özellikle bu konuda bir ihtiyaç ve talep olduğunu gördüğümüz için çorbada bizim de katkımız olsun misali bu ölçekteki firmaların ve atölyelerin ihtiyaçlarını gidermeye öncelik verdik. Bir diğer uygulamamız ise daha çok  büyük ölçekli ve kurumsal firmalara hitap ediyor. Sektörün en yaygın kullanılan yazılımları ile entegre çalışan; model verimliliğini ve analizini hızlı ve efektif bir şekilde gerçekleştiren, “binlerle hatta yüz binlerle modele” sahip firmalar için geliştirdiğimiz “Model Takip Projesi”. Bu proje ile hızlıca siparişler oluşturabilir ve bir firmanın ihtiyaç duyacağı tüm özelliklerde raporlar alabilirsiniz. Yine bu entegrasyon içerisinde müşterilerin tahsilat ve ödeme verimliliğini içeren kapsamlı bir modül var. Bu pakette aynı zamanda ürün resimlerini de içeren resimli/resimsiz excel “proforma invoice” modülü ile ihracat yapan firmaların da işini oldukça hızlı ve hatasız yapması mümkün. Web uygulamaları ve mobil uygulamalar ise bir başka uzmanlığımız… Geleceğini web ve mobil üzerinde gören kurumlar için butik ve vizyoner çözümler üretiyoruz. Her ölçekteki firma için çok farklı içerik yelpazesinde birçok çözüm sunabiliyoruz.   Dijital dünyaya açılmanın anahtarı olan Dijital Pazarlama, Sosyal Medya, Analytics ve SEO konusunda ise ayrı bir uzman ekibimiz var. Web ve mobil dünyasında oluşturduğunuz içerik, altyapı ve arayüz ne kadar mükemmel olursa olsun “hatta en mükemmelini” dahi yapmış olsanız dahi, eğer internet ve mobil platformlarınızı net bir şekilde internet ekosistemine gösteremiyorsanız, doğru bir dijital pazarlama stratejisi ile yönetemiyorsanız, elde ettiğiniz sonuçların anahtar performans göstergelerini anlamlandıramıyorsanız; yaptığınız ya da yapmayı planladığınız tüm yatırımlar ne yazık ki heba olacaktır. Kuyumculuk sektörünün bilişim sektörüne karşı bilinci nasıl? Bilişime yapılan yatırımların firmalara katkısı nedir? Yaklaşık 25 yıla yakın bir sektör tecrübesi ile şunu söyleyebilirim ki; son yıllarda bilişim konusunda sektörün hemen her seviyesinde ve ölçeğinde “artan” bir bilinçlenme var. Aslında bilişime yönelik farkındalık hep vardı. Bu bilincin farkında olan firmalar mevcut dönemlerini en iyi şekilde değerlendirip başka bir kulvarda koşmaya başladılar. Bilişim ekosistemini önemsemeyen firmalar ise neredeyse ya yerlerinde saydılar ya da artık yoklar. Ancak sektörün bütününe baktığımızda ne yazık ki hala istenen seviyede bir bilişim bilinci yok diyebilirim. Elbette bu kendi görüşüm. Ancak Bigdatanın, Mikro Servislerin, Kuantum Bilgisayarların, Yapay Zekanın, Makine Öğrenmesinin, Sanal Gerçekliğin, Robotik İşlem Süreçlerinin, İş Zekasının ve başka bir çok teknolojinin konuşulduğu bir bilişim dünyası var. Dünya bilişim konusunda bambaşka bir yere gidiyor. Kuantum sistemler haricindeki diğer teknolojilerin tümünün sektöre kullanım alanları mevcut. Biz ise kuyumculuk sektörü olarak hala stok takibi, kar zarar analizleri, barkod-katolog işlemleri, basit ve standart raporlar ile uğraşıyoruz. Dünyada çok iyi bir seviyede olan sektörümüze, ilerleyen yıllarda çok büyük katma değerler sunmayı kendimize misyon edindik. Dilerim tüm sektör mensupları ile sektörün içerisinde olan tüm bilişim firmalarıyla birlikte el ele sektörümüzü çok daha iyi hatta öncü noktalara taşıyabiliriz. En nihayetinde bir arz/talep döngüsü içerisindeyiz. Eğer biz bilişim firmaları olarak sektörü yenilikçi teknolojilerin faydaları konusunda aydınlatabilirsek, bu teknolojileri sektöre kazandırabilirsek ve sektörü memnun edebilirsek fark yaratabiliriz. Bilişime yapılan yatırımların firmalara katkısı konusu ise üzerinde uzunca konuşulabilecek bir konu. Ancak şunu altını çizerek belirtmek isterim; bilişime yeterince yatırım yapmayan firmaların büyüme ivmeleri, karlılıkları ve başarı yüzdeleri; bilişime gerektiği ölçüde yatırım yapan firmaların çok altında olacaktır. Zaman içerisinde bilişim anlamında yenilikçi ve katma değerli çözüm üretemeyen firmalar ise ancak günü kurtarır görüşündeyim. Bu konuda hiç bir yatırım yapmayan firmalara değinmiyorum bile. Karantina döneminde özellikle e-ticaretin arttığını görüyoruz. Bu alan bilişim şirketleri için yeni bir fırsat oluşturuyor mu? Karantina dönemi bilişim şirketleri için özellikle hizmet ve yazılım şirketlerine yönelik talepleri artırdı ve elbette yeni fırsatlar oluşturuyor. Ancak bu konuda ben sektörün dikkatini özellikle bir konuya çekmek istiyorum. Dijital dünyaya açılmadan önce kendilerine tutarlı bir yol haritası çizsinler, işin uzmanı birçok kişiden-firmadan farklı görüşler alsınlar ve mantıklı hareket etsinler, sonrasında bir hareket planı uygulasınlar. Büyük heves ve hayallerle girdikleri dijital dünyada kimsenin kapısından içeri girmediği dijital bir mağazaya yatırım yapmak yerine yüzlerinin güleceği bir ekosistem yaratsınlar.

Haber

Erkan Özşen internet satışlarında büyük ivme yakaladı

Erkan Özşen internet satışlarında büyük ivme yakaladı

Özellikle kendi üretimleri olan şahmeranlarla nihai tüketicinin dikkatini çeken Erkan Özşen Kuyumculuk, dijital mecraya ağırlık verdi. “Günümüz şartlarına ayak uydurarak dijital mecra aracılığıyla tüm Türkiye’ye ulaşıyoruz” diyen Firma Sahibi Erkan Özşen, bu alanda yakaladıkları başarıyı Voir Magazin’e anlattı.
Erkan Özşen Gold Jewellery olarak son dönemlerde dijital platformlarda sıkça yer almaya başladınız. Markanıza ait ürünler nerelerde yer alıyor? Bu girişimde bulunma nedeniniz nedir? Ürünlerimiz uzun zamandır kendi internet sitemizde satışta bulunuyor. Bunun yanında Türkiye’nin en büyük alışveriş sitesi Trendyol üzerinden de nihai tüketiciye ulaşmayı ve markamızı daha bilinir bir hale getirmeyi amaçlıyoruz. Talebe göre daha farklı dijital platformlara da katılabiliriz. Kuyumculuk sektörü için internet üzerinden yapılan alışveriş nihai tüketici tarafından bakıldığında oldukça güven gerektiriyor. Bu konuda önemli bir ivme yakaladınız. Son dönemlerde gerçekleşen satışları nasıl buluyorsunuz? Ağırlıklı olarak hangi kitle tarafından tercih ediliyor? Günümüzde online satışlar oldukça ilerledi ve e-ticaret dünya ekonomisinde büyük bir yer tutuyor. İnternet üzerinden her şey alınıp satılabiliyor fakat bu kategorilerin içinde en zor olanlardan biri de altın satmak… Bunun için çok mesai harcadık, çok emek verdik. Çok şükür ki şu an için hedeflediğimiz noktaya her geçen gün bir adım daha yaklaşıyoruz. Biz; Erkan Özşen Gold Jewellery olarak her kitleye hitap edebilen bir ürün çeşidiyle hizmet vermeyi amaçlıyor ve bunu da genel olarak başarıyoruz. Ürünlerinizin üretimi kendinize ait…Bu yaz hangi ürünler revaçta olacak? Malum altın fiyatları zirveyi zorluyor… Biz de herkesin alabileceği ekonomik ve güncel modeller üretmeye çalışıyoruz. Vazgeçilmez aksesuarlarımız şahmeranlar, kolyeler ve bileklikler yine bu yaza heyecan getirecek. Korona virüsün ülkemiz üzerindeki yankıları etkisini yitirdikçe normal hayata dönüş başladı. Mağazanızda bu dönemde ne tür önlemler aldınız? Adım adım normalleşmeye doğru gittiğimiz bu günlerde Sağlık Bakanlığımızın tavsiyelerine ve uyarılarına mutlaka uymaya özen gösteriyoruz. Sektörümüz için hazırlanan çalışma rehberine bağlı kalarak mesailerimize devam ediyoruz. Dediğiniz gibi salgının etkisi azaldı ama henüz tam olarak geçmedi. Bu sebeple rehavet oluşmaması için ekstra dikkat etmemiz gerekiyor.

Haber

STORKS yeni şubeleriyle daha güçlü

STORKS yeni şubeleriyle daha güçlü

Türkiye’nin pırlantalı mücevher ihracatı şampiyonu STORKS Mücevherat, mağazalar zincirine Isparta ve Beyoğlu İstiklal Caddesinde ki mağazalarını da ekledi.
Haziran başında Isparta ve Beyoğlu İstiklal mağazalarının açılışını art arta gerçekleştiren mücevher markası STORKS; büyümeye devam ediyor. Türkiye’nin pırlantalı mücevher ihracatı şampiyonu STORKS Mücevherat yaptığı son açılışlarla Türkiye çapında ki mağaza, satış noktası ve dükkan içinde dükkan (S&S) sayısını toplamda 182’ye yükseltti.Yönetim Kurulu Başkanı Güner, halihazırda yurtiçi ve yurtdışında markalaşma ve şubeleşme çalışmalarını senkronize bir şekilde sürdürdüklerinin altını çizerek şunları söyledi: Dünya standartlarında ürün kalitesi, tasarım ve marka değeri yaratmaya çalışıyoruz.Türkiye’nin ilk mücevher markası olarak, gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla ve ürün kalitesiyle uluslararası pazarda olduğu gibi iç pazarda da emin adımlarla büyüyoruz.Önümüzdeki dönemde de yeni şubelerimizin açılışı için hazırlıkları tamamlıyoruz. Bunlardan en yakını Alanya mağazamız olacak.