Haber

Erkan Özşen internet satışlarında büyük ivme yakaladı

Erkan Özşen internet satışlarında büyük ivme yakaladı

Özellikle kendi üretimleri olan şahmeranlarla nihai tüketicinin dikkatini çeken Erkan Özşen Kuyumculuk, dijital mecraya ağırlık verdi. “Günümüz şartlarına ayak uydurarak dijital mecra aracılığıyla tüm Türkiye’ye ulaşıyoruz” diyen Firma Sahibi Erkan Özşen, bu alanda yakaladıkları başarıyı Voir Magazin’e anlattı.
Erkan Özşen Gold Jewellery olarak son dönemlerde dijital platformlarda sıkça yer almaya başladınız. Markanıza ait ürünler nerelerde yer alıyor? Bu girişimde bulunma nedeniniz nedir? Ürünlerimiz uzun zamandır kendi internet sitemizde satışta bulunuyor. Bunun yanında Türkiye’nin en büyük alışveriş sitesi Trendyol üzerinden de nihai tüketiciye ulaşmayı ve markamızı daha bilinir bir hale getirmeyi amaçlıyoruz. Talebe göre daha farklı dijital platformlara da katılabiliriz. Kuyumculuk sektörü için internet üzerinden yapılan alışveriş nihai tüketici tarafından bakıldığında oldukça güven gerektiriyor. Bu konuda önemli bir ivme yakaladınız. Son dönemlerde gerçekleşen satışları nasıl buluyorsunuz? Ağırlıklı olarak hangi kitle tarafından tercih ediliyor? Günümüzde online satışlar oldukça ilerledi ve e-ticaret dünya ekonomisinde büyük bir yer tutuyor. İnternet üzerinden her şey alınıp satılabiliyor fakat bu kategorilerin içinde en zor olanlardan biri de altın satmak… Bunun için çok mesai harcadık, çok emek verdik. Çok şükür ki şu an için hedeflediğimiz noktaya her geçen gün bir adım daha yaklaşıyoruz. Biz; Erkan Özşen Gold Jewellery olarak her kitleye hitap edebilen bir ürün çeşidiyle hizmet vermeyi amaçlıyor ve bunu da genel olarak başarıyoruz. Ürünlerinizin üretimi kendinize ait…Bu yaz hangi ürünler revaçta olacak? Malum altın fiyatları zirveyi zorluyor… Biz de herkesin alabileceği ekonomik ve güncel modeller üretmeye çalışıyoruz. Vazgeçilmez aksesuarlarımız şahmeranlar, kolyeler ve bileklikler yine bu yaza heyecan getirecek. Korona virüsün ülkemiz üzerindeki yankıları etkisini yitirdikçe normal hayata dönüş başladı. Mağazanızda bu dönemde ne tür önlemler aldınız? Adım adım normalleşmeye doğru gittiğimiz bu günlerde Sağlık Bakanlığımızın tavsiyelerine ve uyarılarına mutlaka uymaya özen gösteriyoruz. Sektörümüz için hazırlanan çalışma rehberine bağlı kalarak mesailerimize devam ediyoruz. Dediğiniz gibi salgının etkisi azaldı ama henüz tam olarak geçmedi. Bu sebeple rehavet oluşmaması için ekstra dikkat etmemiz gerekiyor.

Yaşam

“Bir daha dünyaya gelsem yine aynı mesleği yaparım”

“Bir daha dünyaya gelsem yine aynı mesleği yaparım”

Kapalıçarşı’da 50 yıldır aynı handa, aynı dükkanda geçen bir ömür Partam Derderyan’ın ki… Mesleğini adeta ilk günkü heyecanla yapıyor. Günümüz teknolojisini el işçiliğiyle birleştirince de ortaya harika eserler çıkarıyor. 50 yıllık meslek hayatını, usta-çırak ilişkilerini ve Kapalıçarşı’yı bir de Partam ustadan dinleyin…

Bu mesleğe nasıl başladınız? 1955 İstanbul doğumluyum. İlkokulu bitirdikten sonra maddi imkansızlıklardan dolayı okulu bırakıp 12 yaşında Kapalıçarşı’ya adımımı attım. 12 yaşımdan beri yani 55 yıldır bu dükkandayım. Şuan bulunduğum handa en eski usta benim. Bizim yaptığımız çıraklığı şuan hiçbir çocuk yapamaz. Ustamıza duyduğumuz saygı sonsuzdu. Şimdiki çıraklık dönemiyle bizim dönemimiz arasındaki fark, doğu ile batı arasındaki fark kadar. Bizler meslek öğrenmek için bu işe başladık. Çünkü bu mesleği öğrenip ileride usta olup, bu meslek sayesinde evimize ekmek götürmeyi amaçlardık. Günümüz jenerasyonu maalesef bu azimle çalışmıyorlar. Eskiden aileler çocuklarını ustalara emanet ederlerdi. Bu nedenle ustalarımıza duyduğumuz saygı, işimize duyduğumuz merak ve amaç bizi bu günlere getirdi. Ben bir daha bu dünyaya gelsem, yine aynı mesleği yapmak isterim. Sürekli yeni modeller ortaya çıkarıp her defasında yine aynı mutluluğu yaşıyorum. Ustam bana ustalıktan ziyade babalık yapmıştır. Bugün ben Partam Derderyan olduysam, onun sayesinde olmuşumdur. Benim gayretlerim, ustamın yol göstericiliği sayesinde mesleğimi bugünlere taşıdım. Ben de yetiştirdiğim kalfalarımla hala iletişim halindeyim. Çıraklarınızla samimi, içten bir iletişiminiz olması lazım. İnsanları sınıflarına göre değerlendirmemek lazım. İnsani değerlere önem vermek lazım.

“Teknolojiye ayak uyduramasaydık şu an çalışıyor olamazdık.”

Teknolojiyle aranız nasıl? Bugün bu mesleği devam ettirmemdeki en büyük nedenlerden biri de teknolojiye ayak uydurmam. Teknoloji değiştikçe talepler değişti, mıhlama türleri değişti. Ben, teknolojiyi kullanan genç ustalardan mesleğimizin teknolojiyle olan sentezini öğrendim. Teknolojiye ayak uyduramasaydık şu an çalışıyor olamazdık. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tasarımlar da farklılaştı, daha şık oldu. Eskiden daha çok el yordamıyla, zamanın araçlarıyla mücevherler yapılırdı. Ancak günümüzde çok daha kusursuz ve farklı tasarımlar meydana çıkıyor. Günümüz tasarımlarını nasıl buluyorsunuz? Çok güzel. Dünya ile yarışacak güzellikte tasarımlarımız var. Ayrıca ülkemizin mücevherde tercih edilmesindeki en büyük nedenlerden bazıları; işçiliğin ucuz olması, tasarımların yüksek kalitede olması. Günümüzde eskiden olduğu gibi önemli ustalar var mı? Evet. Micro mıhlama yapan birçok usta, el işçiliğiyle teknolojiyi birleştiren birçok genç ustamız var. Bizim mesleğimizde hata yapma şansınız yok. Hiç hata yapmamanız lazım. Bu nedenle işimizi titizlikle yapıyoruz. Müşterileriniz arasında ünlü isimler var mı? Hayatımda en büyük taşı Vehbi Koç’un kızına mıhladım. Ajda Pekkan’dan Betina Hakko’ya, Hülya Avşar’a birçok ünlü isim dükkanıma gelmiştir. Mesleğinizin inceliklerini genç öğrencilere aktarabiliyor musunuz? Ünlü bir üniversitenin rektörü benden öğrencilere ders vermemi istedi. Ancak ben bu konuda yetkim olup olmadığını bilmediğim için yapmadım. Ancak çok sayıda stajyer yetiştirdim. Onların mesleklerinde başarılı olmaları beni çok mutlu ediyor. 50 yıldır Kapalıçarşı’dasınız… O günden bu güne Kapalıçarşı’yı sizden dinleyebilirmiyiz? Eski dönemdeki Kapalıçarşı’nın ruhu şu anda yok. Eski mağaza sahipleri, cilalı ayakkabı, kostüm, kravat ve fötr şapkasız mağazasına girmezdi. O zamanki müşteri kitlesi de öyleydi. Kürklü kadınlar, papyonlu erkekler… O günden bu güne gelinen süreçte insanların kıyafet tarzından, kalitelerine, davranış biçimlerine kadar birçok şey değişti. İşverenle usta arasındaki ilişki de günümüzde değişti. Artık standartlar parayla ölçülmeye başlandı.