Haber

“14’üncü yılımızda 3 yeni mağaza açmayı hedefliyoruz”

“14’üncü yılımızda 3 yeni mağaza açmayı hedefliyoruz”

Makdis Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Yahya Dede, markanın 14’üncü yılına özel yaptığı açıklamada “Yıl sonuna kadar 3 şube daha açarak, mağaza sayısımızı 6’ya çıkarmayı planlıyoruz.

Makdis Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Yahya Dede, markanın 14’üncü yılına özel yaptığı açıklamada “Yıl sonuna kadar 3 şube daha açarak, mağaza sayısımızı 6’ya çıkarmayı planlıyoruz. Öte yandan markamıza özgü modelleri dünya çapında tanıtmaya hazırlanırken, Avrupa Birliği ülkeleri ve Katar pazarına girmeyi hedefliyoruz” dedi.

2007 yılında bir atölyede başladığı serüvenine, bugün Türkiye’de 100’ü aşkın satış noktası ile devam eden Makdis Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Yahya Dede, markanın 14’ünci yılında açıklamalarda bulundu. Müşterilerine Türkiye’nin her yerindeki satış noktaları ile ulaşmayı hedeflediklerini söyleyen Dede, 2021 yılı sonuna kadar başta Trabzon olmak üzere 3 yeni şube daha açarak 6 şubeye ulaşmayı hedeflediklerini belirtti.

AVRUPA BİRLİĞİ VE KATAR HEDEFİ 

Perakende ağını genişletmeye devam ettiklerini aktaran Dede, hedefleri arasında dünyaya açılmak olduğunu da söyleyerek, “Türkiye’de birçok lokasyonda satış noktamız bulunuyor. Artık sadece Türkiye’de değil, dünyada da adımızdan söz ettirmek istiyoruz. Türkiye’nin 100’ü aşkın satış noktasında, çeşitli yerlerinde toptan sektöründe, ürün tedariği sağladığımız kuyumcularda ürünlerimize ulaşabiliyorlarken artık Makdis olarak şubeleşmeye başladık.

Bu bağlamda hedeflerimiz; Avrupa Birliği ülkeleri ve Katar. Yeni yıla yeni hedeflerle girmek istiyoruz. Hollandada bir kaç ay içerisinde şubemiz açılmış olacak . belçika ve katar pazarına girmeyi hedefliyor ve bunun için çalışmaları sürdürüyoruz.” diye konuştu.

“ÜRETİCİ OLMANIN AVANTAJINI TÜKETİCİYE YANSITMAK İSTİYORUZ”

Üretici olmanın avantajını tüketiciye yansıtarak yeni modellerle ve ulaşılabilir fiyat politikasıyla herkesi pırlanta ile buluşturmayı hedeflediklerini vurgulayan Dede, “Toptanda gösterdiğimiz başarıyı aynı şekilde parekende sektöründe de göstermek için emin adımlarla ilerliyoruz. Kapalı Çarşı’da Şerefefendi Sokak’ta merkez binamızı açtık ve buradaki konsept ile tüm Türkiye’ye ve dünyaya markamıza özgü modellerimizi sunmak için hazırlanıyoruz. Türkiye’de yılbaşına kadar 3 yeni mağaza daha açmış olacağız” dedi.

Dede, sözlerini şöyle sürdürdü:”Müşterilerimizin satın alacağı tüm pırlanta yüzük, kolye, küpe, bileklik ve gerdanlıklarda ilk 6 ay koşulsuz değişim fırsatı sunuyoruz. Tüm müşterilere satın aldıkları pırlanta ürün için kullanım ömrü boyunca ücretsiz bakım garantisi sağlıyoruz. Tüketiciler memnun kalmadığı takdirde, kullanmış olsalar dahi sebep belirtmeksizin ilk 6 ay içinde fiş ya da faturaları ile koşulsuz değişim yapabiliyor.”

Uncategorized

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Pırlanta, yeni konseptli 7. mağazasını da uzun yıllardır iş ortaklığı yaptığı Çoklar Kuyumculuk ile Sakarya’da açtı. Yeni mağazası ile Ariş, zengin koleksiyonlarını ve birbirinden şık ürünlerini Sakaryalılarla buluşturuyor. 

Ariş Pırlanta, dünya markası olma hedefine emin adımlarla ilerlerken, bayileriyle, satış noktalarıyla gücüne güç katıyor. 1906’dan bu yanan hizmet veren Ariş Pırlanta, sektörde uzun yıllara dayanan deneyimin verdiği güvenle, yenilikçi yapısıyla, kalite anlayışıyla, ürün çeşitliliğiyle tercih edilen bir marka olarak hedeflerine ilerliyor. Ariş Pırlanta’nın Sakarya’da bulunan bayii Çoklar Kuyumculuk’un sahibi Özkan Çoklar, Ariş Pırlanta ile nasıl çalışmaya başladığını, Ariş’i tercih etme sebeplerini ve markayla çalışmanın avantajlarını anlattı. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? 24 yıl önce Sakarya’da Çoklar Kuyumculuk firmasını kuran üç kardeşten en küçükleriyim. 1997 yılından bu yana Sakarya’da kuyumculuk faaliyetinde bulunan aile şirketimizde çalışıyorum. Çeyrek asır önce üç kişiyle çıktığımız yolda; bugün 3 şubesi olan yaklaşık 20 kişilik kadrosuyla kocaman bir aile olan Çoklar Kuyumculuk’ta yöneticilik serüvenime devam ediyorum. Uzun yıllardır sektörde faaliyet gösterdiğinizi biliyoruz. Başlangıcı nasıl oldu, Ariş ile yolculuğunuz nasıl başladı anlatır mısınız? Ariş ile tanışmamız, aslında Ariş’in gen kodlarıyla da çok alakalı olduğu için, bazen dostlarıma ve müşterilerime de anlattığım bir anekdottur. Şöyle ki; dönem 90’lı yılların sonu 2000’li yılların başı… Bizler genç kuyumcuyuz ama pırlanta henüz Türkiye’de ve Sakarya’da da çok az bilinen bir alan. Hem talebi pek yok hem de sektörde pırlantayı bilen kişi çok az. Pırlanta eğitimi falan daha duyan yok o yıllarda… Durum böyle iken 2002 yılında benim Ankara’da yaşayan modayı, trendleri çok iyi takip eden bir arkadaşım ve aynı zamanda müşterim, nişanlısına aldırmak istediği tektaşını bizden almak ve H color pırlanta istediğini söyledi. İnanın o güne kadar H rengini Adapazarı’nda bırakın görmeyi, duyan bile yoktu. Sonrasında H renkte pırlantayı aramak için İstanbul’da araştırdığımda sadece Ariş’te bulabileceğimi öğrendim. Ariş Pırlanta’yı tercih edilir bir marka yapan farkları sizce neler? Sizin tercihinizde bu farklardan hangileri etkili oldu? Aslında Ariş’i sektörde farklı kılan birçok özellik sayabiliriz. Beni en çok etkileyen özelliklerinden bir kaçını size anlatmam gerekirse;  ilk sırada müşterisini gerçek dost gören iş ortağı anlayışı gelir. Bunu laf olsun diye söylemiyorum; 1999 depreminde iş yerimiz yıkılmıştı ve o yıllarda ismini vermek istemediğim bazı firmalardan hiç beklenmeyen ve unutulmayacak olumsuz davranışlar görmüştük, hatta zarara uğratılmıştık. Bu tecrübelerin ardından, deprem sonrası çalışmaya başladığımız Ariş’ten bugüne kadar sadece destek ve gelişime destek gördüm. Asla bize olumsuz yansıyan bir tavırları olmaması, benim 20 yıl sonra da yanılmadığımı gösteriyor.   Yine çok önemli farklılıklardan biri de inovasyon. Ariş kelimenin tam anlamıyla inovasyon firmasıdır. Ailenin büyüğü, Ariş’in yolculuğunun başlangıç noktası, Abdülkerim dedenin çocuklarına, torunlarına “Kimsenin yapmadığını yapın, eğer başkaları sizi taklit etmeye başlarsa siz başka bir şey yapın” vasiyeti, Ariş’in karakteristik özelliği haline gelmiş. Gerçekten de Ariş hep ilklerin, yeniliklerin markası olarak farklı koleksiyonlara ve tasarımlara imza atıyor. Mesela Ariş Parmak İzi Koleksiyonu benim en çok hayran olduğum koleksiyonların başında gelir. Benzersiz tasarımlardandır. Teknoloji, tasarım ve sanatın buluştuğu inovatif bir eserdir bana göre…  Dişten, saçtan yapılan tasarımların yer aldığı koleksiyonlar, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu gibi benzersiz koleksiyonlar her biri çok anlamlı, farklı koleksiyonları ve daha fazlasını da sayabiliriz. Sizce bir marka ile çalışmak neden önemli? Dünyadaki değişim ve gelişim her alanda olduğu gibi sektörümüzde de markalaşmayı zorunlu kılıyor. Türkiye mücevher sektöründe altınla kuyumun ayrıştığı en önemli fark bence pırlanta deneyiminin çok az olması. Geleneksel kültürde altın takı çok köklü, yerleşmiş ve çok iyi bilinmesine rağmen pırlantada daha çok yeniyiz. İlk pırlanta satmaya başladığımızda birçok alanda çok yetersizdik. Ariş Pırlanta bizi ve personelimizi sürekli eğitimlerle destekledi. Bu eğitimler vitrin dizmekten taş bilgisine, görsel düzenlemeden satış eğitimlerine kadar çok kapsamlı eğitimlerden oluşuyor. Bugün bu seviyelere marka işbirliğiyle geldiğimizi hiç unutmuyoruz. Ayrıca genel kanının aksine, bir marka ile çalışmak daha pahalıya mal olmuyor. Gerçek kıyaslamada fayda açısından markanın üretim ve stok gücü çok büyük avantajlar sağlıyor. Bunun yanında bilinirlik ve güvenilirlik zaten tartışılmaz avantajlar tabii… Ariş Pırlanta koleksiyonlarından en beğendiğiniz ve en çok ilgi gördüğüne inandığınız ürünler hangileri? Geçmişten bugüne aklıma ilk gelen ilk koleksiyon Parmak İzi, Melekler Koleksiyonu, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu,  Miracle ve Baget koleksiyonları diyebilirim. Tüketicinin mücevher tercihleri konusunda neler söylersiniz? Tüketicinin mücevher tercihleri dünya trendlerini takip ediyor.  Son yıllarda baget pırlanta tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok büyük rağbet görüyor. Tektaş yüzük zaten artık tartışmasız, herkesin alıp severek taktığı bir klasik oldu. Tektaş ile birlikte diğer evlilik mücevherleri de her zaman ön planda olan ürünler arasında… Haziran ayı itibariyle Sakarya’da Cadde 54 AVM’de Ariş Çoklar mağazası olarak hizmet vermeye başladınız.  Mağazanın hayata geçiş öyküsünden biraz bahseder misiniz, nasıl karar verildi, nasıl hayata geçirildi? Uzun bir bekleme sürecinden sonra nihayet üçüncü mağazamız olan Cadde 54 AVM mağazamız tüketiciyle buluşuyor. Uzun bekleyişin en önemli sebebi yaşadığımız pandemi süreci oldu. Mağazamızı 2020 Kasım-Aralık aylarında açmaya hazır hale getirdik ancak pandemi koşulları dolayısıyla yaklaşık 7 aydır bu günü bekledik ve mutlu sona ulaştık. Haziran ayındaki normalleşme süreciyle beraber bizde startı vermiş olduk mağazanın oluşumu ve karar sürecinden de biraz bahsetmek isterim. Süreç aslında 2019 yılında Ariş’in yeni konsept mağazaları ortaya çıkmaya başlayınca başladı. Ariş mağazalarını yenilemeye başlayınca bizde de heyecan başladı. Ariş Pırlanta’nın yeni konsept mağazaları gerçekten çok etkileyici ve çarpıcı mağazalar olmuştu.  Sakarya’da da Cadde 54 AVM projesi aynı dönemde ortaya çıkmış ve biz mutlaka bunun içinde olmalıyız kararını vermiştik. Plan ve projeleri alınca hemen büyük üstad sayın Kerim Güzeliş’in yanına koştum. Proje kayıt üstünde bile hepimizi heyecanlandırmıştı. Kerim Güzeliş’in de bizleri motive eden yönlendirmeleriyle hemen harekete geçerek Cadde 54 AVM’nin stratejik bir noktasında mağazamızı kiraladık. Cadde 54 AVM Ariş Pırlanta mağazası pırlantalı ürünlerin ve altın ürünlerin dengeli bir şekilde buluştuğu Çoklar Kuyumculuk ile entegre bir konsept olacak. Ariş Cadde 54 AVM mağazasına gelen bir müşteri hem zengin pırlantalı seçeneklerimiz arasından beğendiğini alabilecek hem de beğendiği altın takısını veya bilekliğini seçebilecek.  Sakaryalı mücevherseverlere en iyi şekilde hizmet vererek, dönem dönem çeşitli sürprizlerle ve fırsatlarla fark yaratmaya devam edeceğiz. 

Sektörden

Elite Diamond’dan başarılı büyüme atağı

Elite Diamond’dan başarılı büyüme atağı

Kuyumculuk sektörü normalleşme sürecine girilmesiyle hareketli günler yaşamaya başladı. İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Mustafa Atayık, son günlerde merak edilen tüm soruları Voir Magazin’e yanıtladı…

Uzun yıllardır sektörde taş tedarikçisi kimliğiyle faaliyet gösteriyorsunuz. Artık bitmiş ürün grubunda da hizmet veriyorsunuz. Bitmiş ürün kategorisine giriş yapma nedeniniz nedir?
Müşterilerden gelen talepler doğrultusunda bitmiş ürün kategorisine girme kararı aldık. Kısa süre içerisinde bu sektörde de yakın çevremizin memnuniyetini kazandık. Bu kategoriye girmeden önce uzun zaman süren AR-GE çalışmalarımızı ve tasarım çalışmalarımızı gerçekleştirdik, hazır olduğumuz zaman ürünlerimizi iş ortaklarımızın hizmetine sunduk. 

Ürünlerimizi hazırlarken; talepleri, ekonomik koşulları ve en kaliteli materyalleri birleştirip en iyiyi ortaya koymayı amaçladık. Şimdiye kadar markamızı en iyi şekilde temsil etmeyi başardık. Bundan sonra aynı başarıyı bitmiş ürün kategorisinde de sürdürmeyi hedefliyoruz.

Ürün yelpazenizde hangi ürünler olacak? Ürünlerinize nasıl ulaşılacak?

Taş yelpazemiz çok geniş olduğu için tüm ürünlere girmeyi düşünüyoruz. Ancak şu an trend olan bagetli ürünlere daha çok yoğunlaşmayı planlıyoruz. Klasik olan tektaş ve alyans modellerimiz her zaman stoklarımızda olacak. Tüm kadınlar pırlantayı sever. Biz de mücevherseverlere geniş ürün yelpazemizle istediklerini bulacakları doğru adres olduğumuzu göstermek istiyoruz.

Yeni bir kategoride hizmet vermek aynı zamanda bir risk de taşıyor. Sizi rakiplerinizden ayıran özellikleriniz nedir? Nasıl ön plana çıkmayı hedefliyorsunuz?

Bizi ilk etapta rakiplerimizden ayıran en önemli özellik eski ve güvenilir bir firma olmamızdır. Sektördeki rekabetten ötürü işimizi daha hırslı ve severek yapmamızın bize kazandırdığı en önemli noktası da piyasadaki açığı bulup farklı yelpazelere yönelmemizdir. Şimdiye kadar çalıştığımız iş ortaklarımız ile kurduğumuz sinerji bizi yeni projelere girmeye sevk etti.

2020 yılı korona virüs gölgesi altında geçiyor. Bu zorlu süreci nasıl yaşıyorsunuz? İşlerinize nasıl yansıdı?

Dünya genelindeki covid19 hastalığı sebebiyle yeni bir planlama yaparak hedeflerimizi biraz daha realleştirip güncelleme kararı aldık. Kısa ve uzun vadeli planlamalarımızı yaptık, bu planlamalar doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu sebeple bu zorlu süreci başarıyla geçireceğimize inanıyorum.

Bu yıl yaptığınız yeniliklerden biri de yeni bir ofis oldu. Yeni yerinizden bahsedebilir misiniz? Hangi hizmetler verilecek?
Bizi ziyaret eden esnaf, zanaatkar, değerli eş, dost ve müşterilerimiz için daha rahat, ferah, konforlu, geniş ofisimizde sizlere hizmet vermekten mutluluk duyacağız. Amacımız her zaman en kaliteli ürün ve hizmeti sunmaktır. Firmamız başarılı bir şekilde büyüme hedeflerini gerçekleştiriyor. Bu noktada hem müşterilerimiz hem de firmamıza yakışır bir şekilde hizmetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Yeni ofisimizin dizaynında tüm detaylara dikkat ettik. 

Konforun ve kaliteli hizmetin en iyi şekilde sunulacağı bir ortam oluşturduk. Elite Diamond müşterileri artık ayrıcalıklarının farkını daha iyi anlayacaklar…

Haber

STORKS yeni şubeleriyle daha güçlü

STORKS yeni şubeleriyle daha güçlü

Türkiye’nin pırlantalı mücevher ihracatı şampiyonu STORKS Mücevherat, mağazalar zincirine Isparta ve Beyoğlu İstiklal Caddesinde ki mağazalarını da ekledi.
Haziran başında Isparta ve Beyoğlu İstiklal mağazalarının açılışını art arta gerçekleştiren mücevher markası STORKS; büyümeye devam ediyor. Türkiye’nin pırlantalı mücevher ihracatı şampiyonu STORKS Mücevherat yaptığı son açılışlarla Türkiye çapında ki mağaza, satış noktası ve dükkan içinde dükkan (S&S) sayısını toplamda 182’ye yükseltti.Yönetim Kurulu Başkanı Güner, halihazırda yurtiçi ve yurtdışında markalaşma ve şubeleşme çalışmalarını senkronize bir şekilde sürdürdüklerinin altını çizerek şunları söyledi: Dünya standartlarında ürün kalitesi, tasarım ve marka değeri yaratmaya çalışıyoruz.Türkiye’nin ilk mücevher markası olarak, gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla ve ürün kalitesiyle uluslararası pazarda olduğu gibi iç pazarda da emin adımlarla büyüyoruz.Önümüzdeki dönemde de yeni şubelerimizin açılışı için hazırlıkları tamamlıyoruz. Bunlardan en yakını Alanya mağazamız olacak.

Yaşam

“Bir daha dünyaya gelsem yine aynı mesleği yaparım”

“Bir daha dünyaya gelsem yine aynı mesleği yaparım”

Kapalıçarşı’da 50 yıldır aynı handa, aynı dükkanda geçen bir ömür Partam Derderyan’ın ki… Mesleğini adeta ilk günkü heyecanla yapıyor. Günümüz teknolojisini el işçiliğiyle birleştirince de ortaya harika eserler çıkarıyor. 50 yıllık meslek hayatını, usta-çırak ilişkilerini ve Kapalıçarşı’yı bir de Partam ustadan dinleyin…

Bu mesleğe nasıl başladınız? 1955 İstanbul doğumluyum. İlkokulu bitirdikten sonra maddi imkansızlıklardan dolayı okulu bırakıp 12 yaşında Kapalıçarşı’ya adımımı attım. 12 yaşımdan beri yani 55 yıldır bu dükkandayım. Şuan bulunduğum handa en eski usta benim. Bizim yaptığımız çıraklığı şuan hiçbir çocuk yapamaz. Ustamıza duyduğumuz saygı sonsuzdu. Şimdiki çıraklık dönemiyle bizim dönemimiz arasındaki fark, doğu ile batı arasındaki fark kadar. Bizler meslek öğrenmek için bu işe başladık. Çünkü bu mesleği öğrenip ileride usta olup, bu meslek sayesinde evimize ekmek götürmeyi amaçlardık. Günümüz jenerasyonu maalesef bu azimle çalışmıyorlar. Eskiden aileler çocuklarını ustalara emanet ederlerdi. Bu nedenle ustalarımıza duyduğumuz saygı, işimize duyduğumuz merak ve amaç bizi bu günlere getirdi. Ben bir daha bu dünyaya gelsem, yine aynı mesleği yapmak isterim. Sürekli yeni modeller ortaya çıkarıp her defasında yine aynı mutluluğu yaşıyorum. Ustam bana ustalıktan ziyade babalık yapmıştır. Bugün ben Partam Derderyan olduysam, onun sayesinde olmuşumdur. Benim gayretlerim, ustamın yol göstericiliği sayesinde mesleğimi bugünlere taşıdım. Ben de yetiştirdiğim kalfalarımla hala iletişim halindeyim. Çıraklarınızla samimi, içten bir iletişiminiz olması lazım. İnsanları sınıflarına göre değerlendirmemek lazım. İnsani değerlere önem vermek lazım.

“Teknolojiye ayak uyduramasaydık şu an çalışıyor olamazdık.”

Teknolojiyle aranız nasıl? Bugün bu mesleği devam ettirmemdeki en büyük nedenlerden biri de teknolojiye ayak uydurmam. Teknoloji değiştikçe talepler değişti, mıhlama türleri değişti. Ben, teknolojiyi kullanan genç ustalardan mesleğimizin teknolojiyle olan sentezini öğrendim. Teknolojiye ayak uyduramasaydık şu an çalışıyor olamazdık. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte tasarımlar da farklılaştı, daha şık oldu. Eskiden daha çok el yordamıyla, zamanın araçlarıyla mücevherler yapılırdı. Ancak günümüzde çok daha kusursuz ve farklı tasarımlar meydana çıkıyor. Günümüz tasarımlarını nasıl buluyorsunuz? Çok güzel. Dünya ile yarışacak güzellikte tasarımlarımız var. Ayrıca ülkemizin mücevherde tercih edilmesindeki en büyük nedenlerden bazıları; işçiliğin ucuz olması, tasarımların yüksek kalitede olması. Günümüzde eskiden olduğu gibi önemli ustalar var mı? Evet. Micro mıhlama yapan birçok usta, el işçiliğiyle teknolojiyi birleştiren birçok genç ustamız var. Bizim mesleğimizde hata yapma şansınız yok. Hiç hata yapmamanız lazım. Bu nedenle işimizi titizlikle yapıyoruz. Müşterileriniz arasında ünlü isimler var mı? Hayatımda en büyük taşı Vehbi Koç’un kızına mıhladım. Ajda Pekkan’dan Betina Hakko’ya, Hülya Avşar’a birçok ünlü isim dükkanıma gelmiştir. Mesleğinizin inceliklerini genç öğrencilere aktarabiliyor musunuz? Ünlü bir üniversitenin rektörü benden öğrencilere ders vermemi istedi. Ancak ben bu konuda yetkim olup olmadığını bilmediğim için yapmadım. Ancak çok sayıda stajyer yetiştirdim. Onların mesleklerinde başarılı olmaları beni çok mutlu ediyor. 50 yıldır Kapalıçarşı’dasınız… O günden bu güne Kapalıçarşı’yı sizden dinleyebilirmiyiz? Eski dönemdeki Kapalıçarşı’nın ruhu şu anda yok. Eski mağaza sahipleri, cilalı ayakkabı, kostüm, kravat ve fötr şapkasız mağazasına girmezdi. O zamanki müşteri kitlesi de öyleydi. Kürklü kadınlar, papyonlu erkekler… O günden bu güne gelinen süreçte insanların kıyafet tarzından, kalitelerine, davranış biçimlerine kadar birçok şey değişti. İşverenle usta arasındaki ilişki de günümüzde değişti. Artık standartlar parayla ölçülmeye başlandı.

Stil

Swarovski tropik ihtişamdan ilham alan yaz koleksiyonu ile işildiyor

Swarovski, sezonun yüksek enerjisi ve canlı ruhundan ilham alan yaz koleksiyonu ile sizi tropikal aşkınızı bulmaya davet ediyor
Yaz sezonu hislerinizi şımartmak için harika bir dönem ve Koleksiyonun egzotik tasarımları ise renk, ışıltı ve dokuyla oynayarak yoğun bir ihtişam sunuyor
Swarovski, Yaz Koleksiyonu ve Kampanyası aracılığıyla merak, çekim ve arzu yayıyor ve sizi tropik bölgelerdeki bir cenneti keşfetmeye davet ediyor

KOLEKSİYONDA ÖNE ÇIKANLAR
Yazın cesur ruhu, zahmetsiz tasarımlar ve cesur uygulamalarla tamamlanan Koleksiyona yansıtıldı. Canlı gökkuşağı renklerindeki tropikalden ilham alan takılar, verimli yağmur ormanları, parlak güneş, mavi denizler ve yaz rüzgarlarında salınan palmiye ağaçları imgelerini uyandırıyor. Moda silüetler, yaz sezonu doruk noktasına çıktığında tamamı tarzınıza yoğun bir ihtişam katan çeşitli bitki örtüsü, hayvan yaşamı ve tropikal kuşlarla birleşiyor. Parlak yeşiller ve pembeler, iri tasarımlarda, maksi uzun küpelerde ve çok renkli kolyelerde kullanılan zengin altın ve havalı gümüş tonlarıyla göz alıcı bir zıtlık yakalıyor. Sezonun görkemli bir amblemi olan ve tüm dikkatleri üzerine çekmeye hazır olan egzotik papağan Koleksiyonun öne çıkan parçası oluyor.

SPECTRUM SHINE
Gökkuşağından ilham alan Spectrum Shine, parıltılı parçalarının tamamında renk spektrumuna eksiksiz bir şekilde yer veriyor. Mutluluk ve iyimserliğin simgesi olan doğal fenomen, saygı, eşitlik ve çeşitliliğin temsilcisi olarak bu özel Koleksiyona anlam katıyor.
Tarz ipucu: Çok yönlü Spectrum Yüzük setini göz kamaştırıcı bir tarz için birlikte takın veya seçtiğiniz parçanın tarzınızı ifade etmesine izin vermek için tek başına takın.

Haber

Cemcem’den ilkbahar esintisi…

Cemcem’den ilkbahar esintisi…

Cemcem, 2020 ilkbahar/yaz sezonuna hakim olacak tasarımlarıyla mücevherseverlerin dikkatini çekecek. Renkli taşlarla altının ahengini yansıttığı yeni koleksiyon her kadının vazgeçilmez takısı olacak.
Piyasaya sunmuş olduğu göz kamaştıran koleksiyonlarıyla adından söz ettiren Cemcem, yine dikkat çeken bir koleksiyonla mücevherseverlerin karşısına çıkıyor. Çeşitli renk, taş ve dokulardan oluşan koleksiyon 21 ayar altın üzerinde şekil buluyor. Farklı form ve taşları koleksiyonlarında bir araya getiren Cemcem, tüm kadınların favorisi olacak tasarımlara imza atmaya devam ediyor.