Haber

Kuyumcu dükkanlarında yeni dönem başlıyor: Artık yasaklanıyor!

Kuyumcu dükkanlarında yeni dönem başlıyor: Artık yasaklanıyor!

Son dakika haberleri…Kuyumcu dükkanlarında yeni dönem başlıyor. Yıllardır rafları ve vitrinleri süsleyen ‘Sahte altın’ artık tezgahlardan kaldırılacak. Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Çavuşculu: “Kuyumcu dükkanlarının raflarını süsleyen sahte altınlar yasaklanıyor” diye konuştu.

Son dakika haberi…Kuyumcularda yeni dönem başlıyor. Buna göre artık ‘Sahte altın’ kuyumcu dükkanlarında sergilenemeyecek. Sahte altınların kuyumcu tezgahlarından kaldırılacağını belirten Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Hasan Hüseyin Çavuşculu, “Hırsızları yanıltmaya yönelik kuyumcu dükkanlarının raflarını süsleyen sahte altınlar yasaklanıyor” dedi.

 

SAHTE ALTIN KALDIRILACAK: YETKİ BELGESİ İSTENECEK

Değerli eşyalarını kuyumcuya emanet veren tüketicilerin tezgahlardaki sahte altınlara aldandıklarını belirtmesi üzerine kuyumcu dükkanlarına yapılan soygunlarda hırsızları yanıltmaya yönelik raflarda bulundurulan demo (sahte/imitasyon) altınlar artık kaldırılacak ve kuyumculardan yetki belgesi istenecek.

Kuyumculuğu isteyen herkesin yapabildiğini ve bu konu hakkında bir yönetmeliğin olmadığını aktaran Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Çavuşculu, “Hırsızları yanıltmaya yönelik kuyumcu dükkanlarının raflarını süsleyen sahte altınlar yasaklanıyor. Son zamanlarda bir kuyumcunun emanet bırakılan eşyalarla birlikte kaçması ile kuyumculardan hem yetki belgesi istenecek hem de sahte altınlar raflardan toplanacak” ifadelerini kullandı.

 

“KUYUMCULUĞU YOLDAN GEÇEN HERKES YAPABİLİYORDU”

Yetki belgesi istenmesi hakkında önceden bir tüzüğün olmadığını vurgulayan Çavuşculu, “Kuyumculuğu yoldan geçen herkes
yapabiliyordu. Biz bunun üzerine Türkiye‘deki diğer oda ve derneklerle toplanıp Ticaret Bakanlığını ziyaret ettik ve kuyumcular adına bir yasa teklif ettik. Cumhurbaşkanımıza da 2017’de kuyumcular olarak bir yasa teklif ettiğimizi ilettik. Kuyum ticareti hakkında bir yönetmelik hazırlandı fakat daha sonra birtakım eksiklikler ile karşılaştık” diye konuştu.

2022 YILIN YETKİ BELGESİZ KUYUMCU KALMAYACAK

 

Çavuşculu, “31 Aralık 2021 tarihinden itibaren kuyumculardan yetki belgesi istenecek. Yetki belgesi almak için de ustalık belgesinin alınması gerekiyor. Vergi borcu yoktur yazısı ve meslek odasından belge alması gerekiyor. 4 yıldır kuyumculuk yapanlar var ama 5 yılı doldurmadıkları için ustalık belgesi için sınava giremiyorlar. Biz yönetmeliğin çıkış tarihinin baz alınmasını istiyoruz” açıklamasında bulundu.

“DEMO (SAHTE) ALTIN ARTIK KUYUMCU İŞLETMELERİNDE BULUNMAYACAK”

Yeni hazırlanan yönetmelikle artık tezgahlardaki sahte altınların kalkması ile herkesin kendi sermayesi ile çalışacağını vurgulayan Çavuşculu, “İç Ticaret Genel Müdürlüğünün hazırlamış olduğu yönetmelikte olduğu gibi kuyumcuda kıymetli ve değerli taşlar, altın, platin, gümüş gibi kıymetli madenlerin dışında hiçbir şey bulundurulmayacak. Çünkü tüketici yanılabiliyor, yanıltılabiliyor. Bir kuyumcu mahallelinin değerli eşyalarını emanet almış. Mağdurlar da beni arıyorlar, ‘Dükkanında 20-30 kilo altını vardı, altın doluydu’ diyorlar” dedi.

Uncategorized

Ariş’in başarısının sırrı; Gerçek kalite, doğru fiyat

Ariş’in başarısının sırrı; Gerçek kalite, doğru fiyat

Gerçek kalite, doğru fiyat mottosuyla hizmet veren Ariş Pırlanta, her geçen gün genişleyen pazar ağı, yenilikçi bakış açısı ve benzersiz tasarımlarıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Ariş Pırlanta’nın büyüme stratejilerine Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş anlattı.
Ülkemiz yaklaşık iki yıldır korona virüs etkisi altında. Bu dönemde lüks tüketim sınıfına giren pırlanta alışverişi nasıl etkilendi? Korona virüsün ilk dönemlerinde önemli bir durgunluk yaşandı. Çünkü düğünler ve hediyeler ertelendi… Daha sonra kapanmalarla beraber inişli çıkışlı bir sürece girildi, tüketici de bundan etkilendi. Şu anda 2020’nin öncesine döndük. İnsanlarda yerleşmiş bir kanı var. Düğünlerde illaki duygularını ifade edebilmek ve teklifte bulunabilmek için muhakkak bir pırlantalı yüzük alıyor ve o şekilde teklif ediyorlar. Bugün en değerli, en nadir olan şey pırlantadır.Günümüzde iyi bir pırlanta aldığınızda işçiliği çok olmayacak. Varsayalım, bir karatlık bir tektaş aldığınızda hem uzun yıllar kullanırsınız hem de değiştirmek istediğinizde para kaybetmezsiniz, satmak istediğinizde bile para kazanmış olursunuz. Yani eğer TL’ye vurursanız bir 10 sene sonra bunu sattığınızda TL olarak iki üç misli paraya satarsınız, dolar olarak da çok fazla bir kaybınız olmaz. Dolayısıyla hem toplum için hem de bu işin ticaretini yapanlar için kazanç sağlanmaktadır. Ben bu anlamda iyi ki böyle bir örf ve âdet oluşmuş diyorum ve bu geleneğin devam etmesini tavsiye ediyorum. Bir tektaş pırlanta son haline ulaşana kadar birçok ustanın elinden geçiyor: Montürü, mıhlaması, cilası, rodajı, sadekârı, designerı… Dolayısıyla çok önemli birçok ustanın elinden geçiyor. Bu nedenle düşük karatlı ürün almaktansa yüksek değerli bir karatta tektaş pırlanta yüzük alındığı takdirde aynı zamanda yatırım da yapılmış olunuyor. Bu dönemde satışların artması, alım gücünü arttırmak adına ne tür çalışmalar gerçekleştirdiniz? Firmamız olarak daima her cebe göre, her bütçeye göre pırlanta üretiyoruz. “Ben B plus, A plusa pırlanta üreteyim gerisini boş vereyim” gibi bir düşüncemiz hiç olmadı. Müşterilerimizi kazançlarına göre ya da sınıflara ayırarak hiçbir zaman hizmet vermiyoruz. Her bütçeye uygun üretim yapmaktayız. Firmamızın en önemli yönlerinden biri de, kendimize has ürünlerimizin olması. Mesela günümüzde bagetli ürünler trenddir ve birçok kimse tarafından da talep görüyor. Biz bu ürün grubunu kendimize has, çok farklı şekilde diğer ürün gruplarımızda olduğu gibi üretiyoruz. Bizim bir “motto”muz var: “Gerçek kalite doğru fiyat.” Ariş Pırlanta olarak Öyleyse her bütçeye uygun üretim yapmanız farklı kesimlere ulaşmanızı sağlıyor? Evet, sağlıyor ve de bu noktada çok talep görüyoruz. Kredi kartına taksit sayısının 3’e indirilmesi alışveriş oranlarını nasıl etkiledi? Çok büyük bir oran değil ama belli bir oranda etkiledi. Taksit sayısı arttığında müşteriler bütçelerini ona göre ayarlayabiliyordu. Ancak şu anda yüksek miktardaki ürünleri en fazla 3 taksit imkanıyla alabiliyordu. Ancak Ariş Pırlanta olarak biz müşterilerimize kişisel kredi kullanma yolunu açtık. Eğer kişinin kredisi varsa bir telefonla hemen kredileniyor. 15 dakika içinde cevap geliyor ve hemen istediği ürünü alabiliyor. Özellikle kapanma dönemlerinde mağazaların kapanmasıyla online alışveriş oranlarında da artış yaşandı. Peki, lüks tüketimde de insanlar online alışverişe ilgi gösterdi mi? Tabii ki gösterdi. Tam kapanma olduğu dönemde insanlar bir şekilde temel ihtiyaçlarını online alışverişten karşıladılar. Hatta üretici olduğumuz dönemde var olan izin belgelerimiz sayesinde müşterilerimizin evlerine servis yaptık ve büyük memnuniyet sağladık. O dönemde online’ı tanımayan, alışveriş yapmaya korkan özellikle 40 üstü kişiler online alışverişe alıştı ve online’dan alışveriş yapıyorlar. Pandemi böyle şeylere de vesile oldu.Bir yandan gerçekten yüz yüze alışverişin ötesinde pandemi size online alışveriş hakkında bir şeyler kattı diyebiliriz…Tabii, diyebiliriz… Şunu eklemek istiyorum: bize gelen müşteri çok mutlu ayrılıyor. Çünkü müşterilerimizi kral ve kraliçe olarak addediyoruz. Bu nedenle çoğu zaman müşterilerimiz online’dan ziyade mağazaya gelip ortamı teneffüs etmek istiyor, yeni ürünleri görmek istiyorlar. Tüketici, pırlantalı ürünler konusunda bilinçlendi mi? Bilinçlenmek isteyen çok kolay bilinçlenebiliyor. Eskisi gibi değil. Artık online’da pırlanta nedir, vasıfları nedir, nasıl iyi bir pırlanta alabilirim diye aratıldığında önüne birçok bilgi çıkıyor. Online sitemizde de bu konuda akademi var. İnsanlar bu noktada internet ortamından ne almak istediğini tüm detaylarıyla öğrenebilir, hatta mukayese yapabilir. Oldukça zengin bir ürün ve koleksiyon çeşitliliğine sahipsiniz. Sizi en çok etkileyen koleksiyon ya da ürününüz hangisidir? Ben aşağı yukarı 42 senedir spiritüalizm ile ilgiliyim. Çok uzun zamandır o tür sembolleri, çakraları ve bu tür içerikli ürünleri üretmek istemiştim ama satış ekibim bunu uygun görmemişti. Ama ben 10 sene önce ekibime direttim, bu bilgiyi mücevher haline getirip herkese tanıtmak istediğimi belirttim. En çok sevdiğim ürünlerden birkaç tanesi bu tür sembolizmi anlatan ürünlerdir. Onları çok seviyorum, satıldığı zaman çok mutlu oluyorum. Hele ki kişi onlardan bir feyz alıyorsa, o bilgileri alıyorsa daha çok mutlu oluyorum. Ama diğer yandan da yeni bir ürün yapmayı, Ariş’e has ürünler üretmeyi seviyorum. Kullanmış olduğumuz taşlar da oldukça kaliteli sınıflardan oluşmaktadır. Mağaza açılışlarınız da devam ediyor. Şu anda Ariş Pırlanta hangi bölgelerde yer alıyor? Mağazalaşma stratejiniz nedir? Şu anda markamıza ait 21 tane mağazamız var. Bir tanesi Berlin, Almanya’da. 20 tanesi burada Türkiye’dedir. 6 tanesi İstanbul’da, 2 tane İzmir’de, 2 tane Antalya’da, 2 tane Bursa’da, 1 tane Antep’te, Kayseri ve Mersin’de mağazalarımız var. Biz büyükşehirlerin çoğunda konumlanmayı arzu ediyoruz. Pandemi gelmemiş olsaydı bütün büyükşehirlerimizin birçoğunda mağazamız olmuş olacaktı. Pandemiyle beraber biraz duraklama oldu. Ayrıca 5-6 tane bayiimiz var, 50 taneye yakın da satış noktamız var. Önümüzdeki yıllarda da kendimize ait 10 mağaza daha açmayı hedefliyoruz. AVM mağazacılığı ile cadde mağazacılığı arasında fark var mı? Ağırlıklı olarak hangi mağaza türünü tercih ediyorsunuz? Firmamıza ait her iki mağaza türü de var. Türkiye’de AVM mağazacılığı daha iyi, cadde mağazacılığı biraz zayıf gidiyor. Avrupa’da mesela Almanya’da bunun tam tersi. Biz de daha çok cadde mağazacılığına doğru yöneliyoruz ama dengeyi koruyoruz. Özellikle pırlanta sektöründe geniş bir rekabet ortamı mevcut. Bu rekabet ortamında yapılan indirimler, pırlanta ve ürün kalitesi, benzer ürün çeşitliliği rekabet ortamını nasıl etkiliyor? Bu noktada tüketici karlı çıkıyor. Daha az karla satın alma eğilimi oluyor. Günümüzde %50, %70 indirimler artı. Hediye, çek gibi alternatifler sunuluyor. Bu tür fırsatlar bana çok inandırıcı gelmiyor. Umuyoruz ki hükümetten bu duruma bir tepki, bir yaptırım gelir. Mücevherde bu tür uygulanmaların olmaması lazım, kaldı ki Avrupa’da bir indirim yapacağınız zaman belli yerlerden izin alıyorsun. Bizde böyle bir sistem olmuyor. Ama tüketici buradan olumsuz etkileniyor ve gözü kapalı alıyor. Bize bu konuda çok şikâyet, sitem geliyor. Dolayısıyla hem sektörümüz hem tüketici adına bu konuya bir çare bulunmasını istiyorum.

Uncategorized

Burak Özgehan Yalçın; “İstanbul dünya kuyumculuğunun model merkezidir”

Burak Özgehan Yalçın; “İstanbul dünya kuyumculuğunun model merkezidir”

Yirmi yıl önce kurduğu mütevazı tasarım firmasını, zamanla küresel ölçekte bilinen bir markaya dönüştürmeyi başaran Burak Özgehan Yalçın’la tasarım ve Noktamodel üzerine keyifli bir sohbet yaptık.

Kuyumcukent’te adım başı bir 3D tasarım firmasına rastlıyoruz artık. Bu durum sizi rahatsız ediyor mu?
Bilgiye ulaşmanın bir parmak hareketi kadar kolaylaştığı bir dünyada rekabetsiz alan aramak en naif tabirle “saflık” olarak nitelendirilebilir. O yüzden de talebin arttığı bir iş modeline olan ilginin de artacağını zaten öngörüyorduk. Nitekim son üç yılda ülkede bir “modelci” patlaması oldu. Bu iş eskiden ortalamanın bir tık üzerinde karlı gibi görünüyordu ama pahalı teknoloji yüzünden yatırım maliyetleri de çok yüksekti. Şimdi fiyatlar düşüyor ama teknolojiye ulaşmak da bir o kadar kolaylaşıyor. Doğal olarak girişler de hızlanıyor. Ben kişisel olarak bunda bir sorun görmüyorum, Noktamodel’in istatistikleri de olumsuz etkilenmediğimizi gösteriyor.

Dünyanın farklı ülkelerinde de bizde olduğu gibi mi gelişiyor her şey?
Türkiye kadar hızlı olmasa da 3D tasarım ve modelleme sunan firmalar dünyanın her yerinde çoğalıyor. Yalnızca kuyumculuk sektöründe değil, hemen her alanda.
Türkiye’de özellikle kuyumculuk sektöründeki bu hızlı değişimin bir nedeni de aslında Noktamodel’in uzun yıllardır yarattığı iş modelinde ısrar etmesi. Dünyanın çok farklı ülkelerinde yıllarca fuarlara katıldık. Biz her gittiğimiz ülkede bu özgün iş modelinin ve Türk tasarımcısının tek temsilcisiydik. Modellerimizle ilk karşılaştıklarında o kadar etkilendiler ki, birçoğu başka “Noktamodel’de vardır kesin” diye düşünüp İstanbul’a geldiler. Oysa yoktu, ama onlar ve daha fazlası model almak için bu İstanbul’a gelmeye devam ettiler. Bu kadar çok model arayan insanın her geçen yıl daha da artarak Kuyumcukent koridorlarında dolaşıyor olması cevval Türk girişimcisinin dikkatinden kaçmadı tabii. Artan “modelci” sayısı Türk modeline olan talepte çarpan etkisi yarattı ve kısa zamanda bu günlere geldik.

“İstanbul artık dünya kuyumculuğunun model merkezidir. Bu kelebek etkisinin ilk kanat çırpışları da NOKTAMODEL’e aittir.

Peki, Noktamodel yakın gelecekte ne yöne kanat çırpacak?
Teknoloji ve hayal gücümüzün bizi götürdüğü yere uçacağız tabi ki. Biz bu zor yolculuğu seviyoruz. Gücümüz yettiği ölçüde yeni şeyler denemeye, bazen yanılmaya ama tekrar tekrar denemeye devam edeceğiz. Çünkü Noktamodel’in varlık nedeni ve aslında doldurduğu boşluk tam da budur. Biz dünyanın öbür ucundaki 3D yazıcılara tükenebilen data göndermeyi önce hayal etmiş ve sonra da gerçekleştirmiş tek firmayız. Dünyada bir ikinci firma daha yok ama gelecekte mutlaka olacak. Bir gün bir bakacaksınız ki binlerce tasarımcı binlerce farklı yazıcıya modellerini korumalı olarak gönderip, yüzlerini bile görmediği müşterilerle uluslararası ölçekte iş yapıyor. 

Muhtemelen o gün kullandıkları altyapının kimler tarafından hayal edildiğini ve hangi aşamalardan geçerek kendilerine ulaştığını bilmeyecek ya da hatırlamayacaklar. Ve yine muhtemelen biz o gün de farklı bir “ilk” için çalışıyor olacağız.

Uncategorized

Gençoğlu Grup, Elmas Kule projesinde beklenen kararlara imzasını attı…

Gençoğlu Grup, Elmas Kule projesinde beklenen kararlara imzasını attı…

Geçtiğimiz aylarda; Kapalıçarşı, Kuyumcukent ve Vizyonpark’ta yer alan firmalarla bire bir şekilde ciddi görüşmeler gerçekleştiren Gençoğlu Grup, bu firmalardan aldığı geri bildirimlere dayanarak çok önemli bir kararın altına imza attı. Bu karar doğrultusunda; minimum 203 metrekareden başlayan atölye alanlarını, 110 metrekare, 136 metrekare ve 149 metrekare net alanların yer aldığı yeni kat planları ile güncelledi ve önceki planlamalarda yer almayan 17 adet yan hizmet mağazasını da bu yeni çalışmalarla birlikte devreye almış oldu.

Toplam bağımsız bölüm sayısını 115 olarak güncelleyen grup, yeni metrekareleri lanse ettikten hemen sonra, sadece iki haftalık bir süreç içerisinde projedeki satış seviyesinin %80’lere geldiğini, hatta bazı planların yok sattığını belirtiyor. Alınan kararın ne kadar doğru olduğunu satış seviyesindeki bu hızlı artışın kendilerine gösterdiğini belirten Naim Gençoğlu, “Görüştüğümüz firmalar ihtiyaç duydukları metrekareleri ve işleyişlerinin aksamaması için yapı içerisinde bulunması gerektiğine inandıkları yan hizmet alanlarını çok açık bir şekilde ifade ettiler. Biz de bu beklentiyi karşılıksız bırakmak istemedik, gerekli alt yapı çalışmasını en hızlı şekilde güncelledik ve bizden beklenileni vermeyi başardık” şeklinde konuştu. İnşaat hızı çok yüksek 29 Haziran 2021 tarihi itibariyle temel atma töreni gerçekleştirilen, sanayi imarına sahip atölye projesi Elmas Kule’de, bu gün itibariyle zemin altı beş katın üretimi neredeyse tamamlanmış ve su basman seviyesine gelinmiş. 30 Aralık 2022 olarak belirlenen teslim tarihine 15 ay süre olmasına karşın inşaatın ilerleme hızı bir hayli yüksek. Her detayın titizlikle planlandığı ve sektörün getirdiği hassasiyetler göz önüne alınarak her konunun şimdiden planlandığı projede, alanlarında üst düzeyde deneyime sahip özel firmalardan danışmanlık hizmetleri alınarak, yüksek prestije sahip bir proje oluşturmak için emin adımlarla ilerleniyor. Proje, Kuyumcukent’in hemen yanı başında yükseliyor. Basın Ekspres üzerindeki konumu sayesinde E5 ve Tem otoyollarına direkt bağlantı avantajı sunan Elmas Kule, Marmaray ve diğer metro hatlarıyla entegre çalışacak olan yeni metro hattına yakınlığı ile ulaşım kolaylığı sağlayacak şekilde konumlandırılmış. Mevcut bağlantıların haricinde, projenin bitimi ile eş zamanlı olarak kullanılmaya başlanacak olan, proje ile Vizyon Park ve Kuyumcukent arasındaki direkt bağlantı yolunun kullanıma açılması için yapılan hazırlıklar da devam ediyor. Her bağımsız bölüm için özel olarak tahsis edilmiş otopark alanları, misafir araçlar için ayrılmış özel alanlar, otopark alanları ile lobi alanları arasındaki geçişler için 3 adet, zemin kat ile üst katlar arasındaki dikey sirkülasyonun sağlanması için yüksek hızda 6 adet asansör ile rahatlık ve konfor en üst seviyeye çıkarılıyor. Gençoğlu Grup merkez binasında yer alan ve görüşmelerin randevulu şekilde yapıldığı satış ofisine ulaşmak ve proje hakkında detaylı bilgi almak için aşağıdaki iletişim bilgilerinden faydalanabilirsiniz. Tel: +90 212 652 20 20 E-Mail: iletisim@elmaskule.com Web: elmaskule.com İnstagram: instagram.com/elmaskule Facebook: facebook.com/elmaskule

Uncategorized

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Sakarya Bayii Özkan Çoklar:Pırlanta’yı Ariş’ten Öğrendik

Ariş Pırlanta, yeni konseptli 7. mağazasını da uzun yıllardır iş ortaklığı yaptığı Çoklar Kuyumculuk ile Sakarya’da açtı. Yeni mağazası ile Ariş, zengin koleksiyonlarını ve birbirinden şık ürünlerini Sakaryalılarla buluşturuyor. 

Ariş Pırlanta, dünya markası olma hedefine emin adımlarla ilerlerken, bayileriyle, satış noktalarıyla gücüne güç katıyor. 1906’dan bu yanan hizmet veren Ariş Pırlanta, sektörde uzun yıllara dayanan deneyimin verdiği güvenle, yenilikçi yapısıyla, kalite anlayışıyla, ürün çeşitliliğiyle tercih edilen bir marka olarak hedeflerine ilerliyor. Ariş Pırlanta’nın Sakarya’da bulunan bayii Çoklar Kuyumculuk’un sahibi Özkan Çoklar, Ariş Pırlanta ile nasıl çalışmaya başladığını, Ariş’i tercih etme sebeplerini ve markayla çalışmanın avantajlarını anlattı. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? 24 yıl önce Sakarya’da Çoklar Kuyumculuk firmasını kuran üç kardeşten en küçükleriyim. 1997 yılından bu yana Sakarya’da kuyumculuk faaliyetinde bulunan aile şirketimizde çalışıyorum. Çeyrek asır önce üç kişiyle çıktığımız yolda; bugün 3 şubesi olan yaklaşık 20 kişilik kadrosuyla kocaman bir aile olan Çoklar Kuyumculuk’ta yöneticilik serüvenime devam ediyorum. Uzun yıllardır sektörde faaliyet gösterdiğinizi biliyoruz. Başlangıcı nasıl oldu, Ariş ile yolculuğunuz nasıl başladı anlatır mısınız? Ariş ile tanışmamız, aslında Ariş’in gen kodlarıyla da çok alakalı olduğu için, bazen dostlarıma ve müşterilerime de anlattığım bir anekdottur. Şöyle ki; dönem 90’lı yılların sonu 2000’li yılların başı… Bizler genç kuyumcuyuz ama pırlanta henüz Türkiye’de ve Sakarya’da da çok az bilinen bir alan. Hem talebi pek yok hem de sektörde pırlantayı bilen kişi çok az. Pırlanta eğitimi falan daha duyan yok o yıllarda… Durum böyle iken 2002 yılında benim Ankara’da yaşayan modayı, trendleri çok iyi takip eden bir arkadaşım ve aynı zamanda müşterim, nişanlısına aldırmak istediği tektaşını bizden almak ve H color pırlanta istediğini söyledi. İnanın o güne kadar H rengini Adapazarı’nda bırakın görmeyi, duyan bile yoktu. Sonrasında H renkte pırlantayı aramak için İstanbul’da araştırdığımda sadece Ariş’te bulabileceğimi öğrendim. Ariş Pırlanta’yı tercih edilir bir marka yapan farkları sizce neler? Sizin tercihinizde bu farklardan hangileri etkili oldu? Aslında Ariş’i sektörde farklı kılan birçok özellik sayabiliriz. Beni en çok etkileyen özelliklerinden bir kaçını size anlatmam gerekirse;  ilk sırada müşterisini gerçek dost gören iş ortağı anlayışı gelir. Bunu laf olsun diye söylemiyorum; 1999 depreminde iş yerimiz yıkılmıştı ve o yıllarda ismini vermek istemediğim bazı firmalardan hiç beklenmeyen ve unutulmayacak olumsuz davranışlar görmüştük, hatta zarara uğratılmıştık. Bu tecrübelerin ardından, deprem sonrası çalışmaya başladığımız Ariş’ten bugüne kadar sadece destek ve gelişime destek gördüm. Asla bize olumsuz yansıyan bir tavırları olmaması, benim 20 yıl sonra da yanılmadığımı gösteriyor.   Yine çok önemli farklılıklardan biri de inovasyon. Ariş kelimenin tam anlamıyla inovasyon firmasıdır. Ailenin büyüğü, Ariş’in yolculuğunun başlangıç noktası, Abdülkerim dedenin çocuklarına, torunlarına “Kimsenin yapmadığını yapın, eğer başkaları sizi taklit etmeye başlarsa siz başka bir şey yapın” vasiyeti, Ariş’in karakteristik özelliği haline gelmiş. Gerçekten de Ariş hep ilklerin, yeniliklerin markası olarak farklı koleksiyonlara ve tasarımlara imza atıyor. Mesela Ariş Parmak İzi Koleksiyonu benim en çok hayran olduğum koleksiyonların başında gelir. Benzersiz tasarımlardandır. Teknoloji, tasarım ve sanatın buluştuğu inovatif bir eserdir bana göre…  Dişten, saçtan yapılan tasarımların yer aldığı koleksiyonlar, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu gibi benzersiz koleksiyonlar her biri çok anlamlı, farklı koleksiyonları ve daha fazlasını da sayabiliriz. Sizce bir marka ile çalışmak neden önemli? Dünyadaki değişim ve gelişim her alanda olduğu gibi sektörümüzde de markalaşmayı zorunlu kılıyor. Türkiye mücevher sektöründe altınla kuyumun ayrıştığı en önemli fark bence pırlanta deneyiminin çok az olması. Geleneksel kültürde altın takı çok köklü, yerleşmiş ve çok iyi bilinmesine rağmen pırlantada daha çok yeniyiz. İlk pırlanta satmaya başladığımızda birçok alanda çok yetersizdik. Ariş Pırlanta bizi ve personelimizi sürekli eğitimlerle destekledi. Bu eğitimler vitrin dizmekten taş bilgisine, görsel düzenlemeden satış eğitimlerine kadar çok kapsamlı eğitimlerden oluşuyor. Bugün bu seviyelere marka işbirliğiyle geldiğimizi hiç unutmuyoruz. Ayrıca genel kanının aksine, bir marka ile çalışmak daha pahalıya mal olmuyor. Gerçek kıyaslamada fayda açısından markanın üretim ve stok gücü çok büyük avantajlar sağlıyor. Bunun yanında bilinirlik ve güvenilirlik zaten tartışılmaz avantajlar tabii… Ariş Pırlanta koleksiyonlarından en beğendiğiniz ve en çok ilgi gördüğüne inandığınız ürünler hangileri? Geçmişten bugüne aklıma ilk gelen ilk koleksiyon Parmak İzi, Melekler Koleksiyonu, Semboller Koleksiyonu, Anne Çocuk Koleksiyonu,  Miracle ve Baget koleksiyonları diyebilirim. Tüketicinin mücevher tercihleri konusunda neler söylersiniz? Tüketicinin mücevher tercihleri dünya trendlerini takip ediyor.  Son yıllarda baget pırlanta tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok büyük rağbet görüyor. Tektaş yüzük zaten artık tartışmasız, herkesin alıp severek taktığı bir klasik oldu. Tektaş ile birlikte diğer evlilik mücevherleri de her zaman ön planda olan ürünler arasında… Haziran ayı itibariyle Sakarya’da Cadde 54 AVM’de Ariş Çoklar mağazası olarak hizmet vermeye başladınız.  Mağazanın hayata geçiş öyküsünden biraz bahseder misiniz, nasıl karar verildi, nasıl hayata geçirildi? Uzun bir bekleme sürecinden sonra nihayet üçüncü mağazamız olan Cadde 54 AVM mağazamız tüketiciyle buluşuyor. Uzun bekleyişin en önemli sebebi yaşadığımız pandemi süreci oldu. Mağazamızı 2020 Kasım-Aralık aylarında açmaya hazır hale getirdik ancak pandemi koşulları dolayısıyla yaklaşık 7 aydır bu günü bekledik ve mutlu sona ulaştık. Haziran ayındaki normalleşme süreciyle beraber bizde startı vermiş olduk mağazanın oluşumu ve karar sürecinden de biraz bahsetmek isterim. Süreç aslında 2019 yılında Ariş’in yeni konsept mağazaları ortaya çıkmaya başlayınca başladı. Ariş mağazalarını yenilemeye başlayınca bizde de heyecan başladı. Ariş Pırlanta’nın yeni konsept mağazaları gerçekten çok etkileyici ve çarpıcı mağazalar olmuştu.  Sakarya’da da Cadde 54 AVM projesi aynı dönemde ortaya çıkmış ve biz mutlaka bunun içinde olmalıyız kararını vermiştik. Plan ve projeleri alınca hemen büyük üstad sayın Kerim Güzeliş’in yanına koştum. Proje kayıt üstünde bile hepimizi heyecanlandırmıştı. Kerim Güzeliş’in de bizleri motive eden yönlendirmeleriyle hemen harekete geçerek Cadde 54 AVM’nin stratejik bir noktasında mağazamızı kiraladık. Cadde 54 AVM Ariş Pırlanta mağazası pırlantalı ürünlerin ve altın ürünlerin dengeli bir şekilde buluştuğu Çoklar Kuyumculuk ile entegre bir konsept olacak. Ariş Cadde 54 AVM mağazasına gelen bir müşteri hem zengin pırlantalı seçeneklerimiz arasından beğendiğini alabilecek hem de beğendiği altın takısını veya bilekliğini seçebilecek.  Sakaryalı mücevherseverlere en iyi şekilde hizmet vererek, dönem dönem çeşitli sürprizlerle ve fırsatlarla fark yaratmaya devam edeceğiz. 

Uncategorized

Pırlanta Deyince akla ilk gelen firma; Elite Diamond

Pırlanta Deyince akla ilk gelen firma; Elite Diamond

Pırlantanın A’dan Z’ye tüm detaylarını bilen, hem sektörün hem de markalarının gelişimi için oldukça yoğun mesai harcayan Elit Diamond, 20 yıldır yaptığı bu yatırımların geri dönüşünü başarıyla alıyor…

20 yıldır sektörde ara vermeden faaliyet gösteren Elit Diamond, geniş ürün yelpazesi ve başarılı pazarlama ağıyla iş ortaklarına kusursuzca hizmet vermeye devam ediyor. İstikrarlı büyümesini kurulduğu yıldan itibaren sürdüren, yeniliğe açık vizyonuyla sürekli kendini geliştiren Elit Diamond, tüm taleplere yanıt verebilecek ürün gamına sahip. Son yıllarda artan altın fiyatları nedeniyle mücevhere olan ilginin yoğunluğu sonucunda pazarda oluşan taleplere başarıyla yanıt verebilen Elit Diamond, en kaliteli ve her bütçeye uygun ürünleriyle hizmet vermeye devam ediyor. Taş kalitesi yanı sıra hizmet kalitesini de ön planda tutan Elit Diamond, başarı grafiğini her geçen gün üst seviyelere taşıyor.
Elit Diamond, hem markalarının gelişimi hem de ülkemizde pırlanta sektörünün gelişimi için bilinçlendirmeye ve yatırım yapmaya hız kesmeden devam ediyor.

 

Elitediamond

Koleksiyon

Ariş Pırlanta’dan gelin adaylarına ışıltılı seçenekler…

Ariş Pırlanta’dan gelin adaylarına ışıltılı seçenekler…

Mücevherin öncü markası Ariş Pırlanta, hayatınızın en mutlu gününü pırlantanın eşsiz ışıltısıyla taçlandırıyor. Mutlu birlikteliğinizin o en özel gününde, size benzersiz seçenekleri ile eşlik eden Ariş Pırlanta ile çok daha büyüleyici olacaksınız.

Mücevherin öncü markası Ariş Pırlanta, hayatınızın en mutlu gününü pırlantanın eşsiz ışıltısıyla taçlandırıyor. Mutlu birlikteliğinizin o en özel gününde, size benzersiz seçenekleri ile eşlik eden Ariş Pırlanta ile çok daha büyüleyici olacaksınız. Işıltınızı yıldızlar bile kıskanacak Bir ömür mutluluğa adım attığınız düğün gününüzde pırlantanın sonsuz ışığıyla göz kamaştıracaksınız. Ariş’in olağanüstü işçiliği ve tasarımlarıyla herkesi kendine hayran bırakan pırlantalı bileklik, küpe, kolye ve yüzükler ile hayatınızın en özel “evet”ini derken ışıltınızı yıldızlar bile kıskanacak. Klasik modellerden en son trendlere kadar her zevke hitap eden zengin seçenekleri ile Ariş Pırlanta bu düğün sezonuna da damgasını vuracak. Ariş, göz alıcı evlilik koleksiyonunda tektaşlardan beştaşlara, setlerden alyanslara gelinlerin güzelliğini süsleyecek sayısız seçenek sunuyor. Ariş Pırlanta’nın “Gerçek kalite doğru fiyat” anlayışıyla, onlarca şık tasarımdan oluşan Ariş Evlilik Koleksiyonu ve tüm ürünleri, www.arispirlanta.com ile Ariş mağazalarında sizleri bekliyor. Ariş’in tüm koleksiyonlarını ve sürprizlerini facebook (Ariş Pırlanta Sanatı) ve twitter (ArisPirlanta) sayfalarından da takip edebilirsiniz.

Haber

Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı; Kerim Güzeliş:

Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı; Kerim Güzeliş:

Altında dalgalanmaların süreceğini düşünüyoruz

Türkiye’nin en köklü mücevher markalarından Ariş Pırlanta’nın Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, “Altın fiyatlarında belirleyici olan pandeminin seyri olacaktır. Geçmiş dönemlerde 15 – 20 yılda bir olduğu gibi, zirve görüp dalgalanan ve sonra düşme eğilimi gösteren bir seyir de gerçekleşebilir. Yatırımcı bu anlamda dikkatli olmalı” dedi. Güzeliş, altın fiyatlarına yönelik değerlendirmelerde bulunurken 2021 yılında dalgalanmaların süreceğini düşündüğünü söyledi.

114 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en köklü mücevher markalarından Ariş Pırlanta’nın Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, “altın fiyatlarında belirleyici olan pandeminin seyri olacaktır. Geçmiş dönemlerde, 15-20 yılda bir olduğu gibi zirve görüp dalgalanan ve sonra düşme eğilimi gösteren bir seyir de gerçekleşebilir. Yatırımcı bu anlamda dikkatli olmalı” dedi. Güzeliş, altın fiyatlarına yönelik değerlendirmelerde bulunurken 2021 yılında dalgalanmaların süreceğini düşündüğünü söyledi. Güzeliş, altın fiyatlarındaki dalgalanmalara yönelik şunları aktardı:

2021 yılında ortalama altın fiyatının 2.275 dolar/ons olması bekleniyor

“Geçmişe baktığımızda altın fiyatlarının belirli dönemlerde yükselerek o noktada dalgalanmalar gerçekleştirdiğini görüyoruz. Son 50 yıl içinde de 3 – 4 kez bu yaşandı ve altın en üst seviyeleri görüp zig zag çizerek tekrar düşme eğilimi gösterdi. Kritik eşik altın onsunda 1.900 dolar civarlarındadır. 2.000 dolar psikolojik sınırdır. Pandemi süreci ile birlikte 2020 sonuna kadar altın yüzde 30’luk bir yükseliş gösterdi. Normal şartlarda 2020 sonu için beklenti seviyesinin de üzerine çıktı. 

Neredeyse tarihi rekor seviyeleri gördü. 2021 yılı içinde de dalgalanmaların süreceğini öngörüyoruz. Uzmanlar 2021 yılı için ortalama altın fiyatının 2.275 dolar/ons olacağını tahmin ettiklerini belirtiyorlar. Burada belirleyici olan dünyanın gidişatı olacak. Siyasi, sosyolojik olayların gelişimine bağlı olarak, pandeminin seyri ve Ortadoğu’da barış ortamının oluşmasıyla ilgili gelişmeler belirleyici olacak.”

Likiditenin artması altın fiyatlarını yükseltiyor

Ekonomilerde likiditenin artmasının altın fiyatlarını yükselişe geçiren etkenlerden biri olduğunu söyleyen Güzeliş, pandemi süreci ile birlikte birçok ülkenin salgının ekonomideki etkilerini bertaraf etmek için merkez banklarını harekete geçirdiğini, bir çok merkez bankasının faiz oranını sıfıra çekerken art arda büyük yardım paketleri açıkladığını hatırlatarak şunları söyledi:

”Altının bu seviyelere kadar yükselmesinin bir sebebi de; her durumda güvenli liman olarak görülmesidir. Pandemi süreci ve bu sebeple dünya ekonomilerinin zayıflaması yatırımcıyı altına yönlendiriyor. Belirsizlikler söz konusu olduğunda insanların sığınacağı liman altın oluyor. Kısa ve uzun vadede kazanç elde etmek isteyen yatırımcılar arka arkaya gelen artışlarla birlikte altına yöneldi.”


Köşe, Yorum

CHANEL ESCALEÀVENISE by Handan D.

CHANEL ESCALEÀVENISE by Handan D.

CHANEL 70 parçadan oluşan yeni HighJewelry koleksiyonu Escale à Venise’nin koleksiyonunu mücevher severlere sunuyor.

Mücevher tasarım stüdyosunun yöneticisi Patrice Leguéreau, Escale à Venise, Gabrielle Chanel’in en sevdiği şehre bir övgü olan Venedik’teki bu Mola, CHANEL’in simgelerini bugünün Serenissima prizmasından alır.


Olağanüstü taşların taşıdığı heykelsi çizgi, bu sete güçlü olduğu kadar değerli bir estetik kazandırıyor.

CHANEL’in imzasını taşıyan koleksiyon, çok sayıda desen, renk ve ayrıntıyla dolu… Venedik şehrinin eşsiz kültürel mirasından ilham alıyor. CHANEL mücevherde ilk kez bu kadar çeşitli bir renk paleti içinde bu kadar çok sembolü sundu. Her bir mücevher parçası somutlaştırılmış ve CHANEL’in ikonları ile harmanlanmış Venedik tarihinin bir bölümünü anlatıyor. 

Bizans Venedik’iyle bağlantılı bu koleksiyon süslü taşlar, lapis lazuli, carnelian, ateş opal, nefrit yeşim, yakut, safir, zümrüt ve spinel gibi değerli taşlar kullanarak malzeme ve renk çeşitliliğinin ahengi Madagaskar’dan bir yüzüğe monte edilmiş 30’dan fazla karatlık bu etkileyici safir veya turuncu parlaklığı muhteşem olan bu 15 karatlık sarı elmas gibi bazı olağanüstü kalitede taşlar ile bütünleşmiş.

Röportaj

BMA Rings ile alyansta yeni dönem: 3D Alyans Yapılandırıcı sistemi

BMA Rings ile alyansta yeni dönem: 3D Alyans Yapılandırıcı sistemi

İnovatif bakış açısıyla her zaman alyans sektöründe farklılığını ortaya koyan BMA Rings, 3D Alyans Yapılandırıcı sistemi ile artık dijital ortamda kişilerin kendi alyanslarını tasarlamalarını sağlıyor. Özellikle pandemi döneminde çiftler için büyük kolaylık sağlayan bu sistemi Satış ve Pazarlama Yöneticisi Miray Saraç anlattı.
Mert Alyans’ın 2. Jenerasyon temsilcisi olarak firmada yerinizi aldınız. Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Bu mesleği tercih etme nedeniniz neydi?   Seattle Central College’da İşletme bölümünde eğitimimi tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndüm. Çocukluğumda en büyük hayalim tasarımcı olmaktı. Annem Ferah Saraç ve babam Hakan Saraç’ın azmi, başarıları ve idealleri; aile şirketimizi gelişen teknoloji ile birlikte daha üst seviyelere taşıma konusunda beni daima heveslendiriyordu. Yurt dışında aldığım eğitim sonrasında ben de vakit kaybetmeden öğrendiklerimi markamıza en iyi şekilde yansıtmak istiyordum, bu sebeple BMA Rings çatısı altında Satış ve Pazarlama bölümünde görevime başladım. İlk iş tecrübesi olarak aile şirketimizde görev almanın ayrıcalığını, her geçen gün farklı tecrübeler edinerek ve geliştirerek hissediyorum ve son iki senedir görevime her gün bir farklılık yaratmayı amaçlayarak devam ediyorum.   Uzun yıllar kuyumculuk sektörü geleneksel yöntemlerle yönetilme şeklini sürdürdü. Genç jenerasyonla birlikte bu algı şekil değiştirmeye başladı. Kuyumculuk sektörü günümüz gerekliliği olan yeniliklere açık mı?    Hem tüketici davranışlarında, hem de dünyada teknolojik anlamda ortaya çıkan değişiklikler ve yenilikler sürmektedir. Her ne kadar kuyumculuk sektörü büyük olsa da günümüzde daha dinamik olması gerektiğine inanıyorum. Yenilikçi firmalar olarak her zamanki gibi eski geleneksel yöntemleri devam ettiremeyiz ve bu sebeple gelişmeye ayak uydurabilmeliyiz. Ürün geliştirme döngüsü sürelerini ve daha yenilikçi rakipler tarafından geride bırakılma riskini azaltmak için önemli gelişmelere karşı atik ve duyarlı olmamız gerektiğine inanıyorum.   Sizin firmanız ve sektör adına yapmak istediğiniz bir proje var mıdır?   Günümüzde artık her sektörde kişiselleştirme söz konusudur. Yiyecek içecek sektöründen tekstil sektörüne kadar artık firmalar rakiplerinden sıyrılmak ve kendi markalarını ön plana çıkarabilmek için müşterine satın alacakları ürünleri kişiselleştirme fırsatı sunmaktadır. Kişiselleştirme, verimliliği artırmak için şirketlerin planladığı en yeni marka stratejisidir.  Biz de, BMA Rings ailesi olarak, muazzam bir etki yaratmak için kişiselleştirme opsiyonunu sektörümüze uyarlayarak, Türkiye’de ilk defa kullanılmakta olan yeni nesil alyans uygulaması “3D Alyans Yapılandırıcı” sistemini müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz.  3D Alyans Yapılandırıcı sisteminde müşterilerimiz, mağazaları gezmeden evlerinden PC, laptop, tablet veya telefonlarını kullanarak rahatça ulaşabilecekleri ve bir ömür boyu sürecek evliliklerinde taşıyacakları en özel anıyı; alyanslarını, kendi zevklerine veya bütçelerine göre tasarlayabiliyorlar. Profillerden ölçülere, metal seçiminden taş tipleri ve mıhlamalarına, kanal ayrımlarından iç yazılarına kadar hayallerindeki alyansa BMA Rings Yapılandırıcı ile artık çok daha rahat ulaşabiliyorlar.   Düğün sezonu yaklaşıyor. Ancak pandemi nedeniyle 1 yıldır düğünler iptal olurken evlilikler de ertelenmeye başladı. Bu durum alyans sektörünü nasıl etkiledi?   Düğünler, pandemi nedeniyle durdurulan ilk etkinliklerden biri oldu. Düğünlerin yasaklanmasıyla hem firmalar hem de çiftler tarafında bir belirsizlik yaşansa da çiftler, düğünleri iptal etmek yerine ertelemeyi tercih etti.  Hepimizin bildiği gibi bugünün tüketicisi her şeyi evinden ya da ofisinden çıkmadan bütün mobil cihazlarını kullanarak halletmeye devam etmek istiyor. Düğünlerini iptal etmek yerine yeniden daha kısıtlı koşullarda gerçekleştirme planları yapıyorlar.  Pandemi dönemi öncesinde başlayan ve hali hazırda devam eden Alyans Yapılandırıcımız ile aslında biz de ne kadar doğru bir adım atmış olduğumuzu görmüş olduk. Dünya genelinde yaşanılan normalleşme adımlarının atılması ile yeni evlenecek çiftlerimizin, evlerinden çıkmadan online olarak alyans satın alma isteklerinin daha da artacağına inanıyoruz.    Bu yıl alyansta trend nedir? Hangi modeller ön planda olacak?   Günümüzde tüketiciler, özellikle alyans seçimlerinde kendilerini ön planda tutabilecekleri ve özel hissedebilecekleri bir trend arıyorlar. Özellikle “Millenials” adı verilen ve benim de içinde olduğum Z kuşağı, havalı ve gösterişli alyanslar yerine, artık beklenmedik, özel ve benzersiz alyansları tercih ediyor. Bu sebeple sabit bir trend yerine, her tüketici kendi beğenisine göre ömürlerinin sonuna kadar takmak isteyecekleri alyanslara sahip olmak istiyor. Yeni evlenecek her çiftimizi, 3D Alyans Yapılandırıcısında yer alan sınırsız tasarım seçeneklerine göz atmaya davet ediyoruz.