Gündem

BU ARAÇLARLA 3600 ÇİFTİ EVLENDİRDİM “With These Means, I Married 3600 Couples”

Evlilik hayali kuranlar, nişanlı olanlar, düğününe az bir zaman kaldığı halde hangi araçla kuaföre, eve ve düğünün yapılacağı yere gideceğini kara kara düşünen çiftler… Aracınız şimdiden hazır.
Düğün Arabası Klasik Oto Kiralama Servisi sahibi Bilal Ahretlik ile yeni evlenecek çiftler için bir araya gelip, merak edilenleri sorduk.

Couples dreaming of marriage, those who are engaged, and those who are anxiously considering how they will get to the hairdresser, home, and wedding venue with only a little time left until the wedding… Your vehicle is already ready. We met with Bilal Ahretlik, the owner of Wedding Car Classic Car Rental Service, to ask the curious questions for soon-to-be-married couples.

Bilal Bey, düğün arabası kiralama
mesleği kimine göre enteresan bir meslek. Sizde bu fikir nasıl gelişti?

Önceleri özel bir bankada operasyon yönetmeniydim. Klasik arabalara tutkum çocukluğumdan beri vardı.
Küçükken her çocuğa sorulduğu gibi bana da soruyorlardı “büyüyünce ne olacaksın?” diye, ben de “çöp kamyonu şoförü” olmak istediğimi söylüyordum her defasında. (gülüyor) Çöp kamyonundan yola çıkarsak araçlara her zaman bir tutkum vardı. O tutkunun peşinden koşmaya başladım. Oto sanayide hep görüyordum ustalar devamlı bir onarma girişimindeydi ve bu benim hoşuma gidiyordu. Bende bu düşünceyle başka bir meslek yaparken bir anda kendimi dugunarabası.com’u açarken buldum. 2007’den bu yana da alnımızın akıyla bu işi yapıyoruz.

Bu fikir ortaya çıktıktan hemen sonra, bu işin hangi ucundan tutarak genişletmeye başladınız?
Şöyle ki; benim önceleri dolmuş çıkması klasik bir aracım vardı.
Bu işe ilk olarak; tanıdığım klasik araç sahiplerinin araçlarını, yıllık anlaşmalar yaparak başladık.

Bu süreçte de kendi filomuzu oluşturduk ve bununla da devam ediyoruz.
Şuan 27 aracımız var bünyemizde.
12 tanesi düğüne gidebilen araçlar,
diğerleri de dizi, film ve reklam
çekimleri için kullanılan araçlar.
Filomuzdaki araçları; üstü açık
convertible, klasik limuzin ve sedan
grubu olmak üzere 3 sınıfta topladık.

Bu araçları nerden, nasıl seçtiniz?

Araba sevdası için Türkiye’nin bir çok yerini dolaşıp, kullanılmayan eski araçları toplayıp burada kendi atölyemizde restore ettik. Bu araçların restorasyonunu
tamamladıktan sonra düğüne gidilebilecek hale getirdik. Güvenlik ve konfor çok önemli benim için. Kiralayan kişilerin “acaba yolda kalır mıyım?” korkusunu yenmeleri ve onlara güven vermemiz için bütün bakımlarını atölyemizde tamamladık. Böylece araç filomuz oluşturulmuş oldu.

Hayat verdiğiniz bu arabalarla kaç kişiyi evlendirdiniz? Hangi dizilere gönderdiniz? Bahseder misiniz?
Yaklaşık 3600 çifti evlendirdik bu araçlarla. Günde 18 düğün yaptığım oldu fakat son zamanlarda 5-6 düğünün üzerine çıkmıyoruz açıkçası. Çünkü, hizmetin kalitesini korumak bizim için çok önemli. Bir de araçlarımızın yedeklerini tutuyoruz. Kiraladığımız aracın herhangi bir kaza veya yaşanabilecek olumsuzluklara tedbir amaçlı yedek araçlarımızı da hazırda bekletiyoruz. Dizilere gelince; diziler bizim vazgeçilmezimiz. (gülüyor) Büyük bir filo var elimizde, öyle olunca da dizi
yapımcıları , reklam ve dizi çekenler, genelde bizden tedarik ediyorlar. Hanımın Çiftliği, Öyle Bir Geçer Zamanki, Ben Onu Çok sevdim, Türkan, Karadayı gibi dizilerle çalıştık. Hatta araçlarımızın dizilerden dolayı birer hikayeleri var. (gülüyor) Öyle Bir Geçer Zamanki dizisinin başrol karakterlerinden Caroline ve Ali Kaptan’ın düğün arabası, Keşanlı Ali’nin arabası, Hanımın Çiftliği’ndeki Hanım’ın arabası gibi isimler söz konusu. Yeni dizilerden oldukça talep var, onlara da cevap vermeye çalışıyoruz. Size Rent A Car muamelesi yapanlar mutlaka oluyordur… Evet diyorlar ve Rent A Car dedikleri zaman çok kızıyorum çünkü ben Rent A Car işi yapmıyorum. Biz çok özel bir iş yapıyoruz, tarifeli yolcu taşımıyoruz. Bu yakıştırmayı hiç bir zaman kabul
etmiyorum. Biz, Şoförlü Klasik Otomobil Kiralama Servisiyiz.

Bu araçlar eski model olduğu için arızalandığında ya da bir parça gerektiğinde size zorluk çıkarıyor mu?
Araçların parça konusunda bir sıkıntımız yok, Amerika’dan istediğimiz parçayı getirtebiliyoruz. Kendi bünyemizde atölyemiz olduğu için bu gibi sorunları rahatlıkla çözebiliyoruz. Bizim piyasada bu kadar önde olmamızın en büyük sebeplerinden biri de bu. Örnek vermem gerekirse; geçen yıl 793 düğün vardı ve hiç birinde en ufak bir aksilik
yaşanmadı. Bu sene de ilk 6 aylık dönemde yaklaşık 500 düğün yaptık, yine hiç bir olumsuzlukla karşılaşmadık. Bu da bizim bu konudaki hassasiyetimizi gösteriyor. 

Bu özel araçlarla ilgili sizden pek çok bilgi aldık. Sizin özellikle belirtmek istediğiniz bir konu var mı?
Bu klasik arabaları kiralarken çiftlerin dikkat etmesi gereken konulara değinmek istiyorum. Çiftlerin ya da kiralayacak olan kişilerin araç kiralanmadan mutlaka gidilip aracı yerinde görmelerini öneririm. Çünkü her an bir sürprizle
karşılaşabilirler. İnternette çok fazla sahte ilan var, bunlardan etkilenmesinler gidip mutlaka görsünler. Üstü açık araçların
üstünün kapanıyor olmasına dikkat etsinler, araçların bakımının yapıldığından emin olsunlar. Bunun dışında mutlaka kiralama sözleşmesi yapsınlar.
Şuan bizim dışımızda hiç bir firma sözleşme yapmıyor.
Klasik araba çok nazik bir sektör, bu yüzden de çok dikkat edilmesi gerekiyor.

50 Years in the Pursuit of Innovation and Trustworthiness

Gençoğlu Group’s journey in the business world began in 1974 with the opening of their first store in the Grand Bazaar by two brothers, İlyas and Naim Gençoğlu, who were passionate about jewelry and aimed to make a mark in the sector. Today, Gençoğlu Group celebrates its 50th anniversary in the pursuit of innovation and trustworthiness.

Mr. Bilal, renting wedding cars might seem like an interesting profession to some. How did this idea develop for you?
Initially, I was an operations manager at a private bank. I have had a passion for classic cars since childhood. Like every child, I was often asked, “What do you want to be when you grow up?” and I always answered that I wanted to be a “garbage truck driver.” (laughs) If we start with the garbage truck, I always had a passion for vehicles. I started to chase that passion. I often saw mechanics in auto repair shops always trying to fix something, and I liked that. With this idea in mind, while I was working in another profession, I suddenly found myself creating dugunarabası.com. Since 2007, we’ve been doing this job successfully.

After this idea emerged, how did you start expanding this business?
Initially, I had a classic car that I used for public transport. We started by making annual agreements with classic car owners that I knew.

During this process, we created our own fleet and continued with that. Currently, we have 27 vehicles in our fleet.
12 of them are cars that can be used for weddings,
and the others are used for TV series, movies, and commercials. We categorized the vehicles in our fleet into three classes: convertible, classic limousine, and sedan.

Where and how did you choose these cars?

For the love of cars, we traveled all over Turkey, collected unused old cars, and restored them in our workshop here. After completing the restorations, we made these cars ready for weddings. Safety and comfort are very important to me. To ensure that those renting the cars don’t worry about breakdowns and to give them confidence, we complete all the maintenance in our workshop. This is how our vehicle fleet was formed.

How many people have you married with these cars you’ve brought to life? Which TV series have you provided cars for? Can you tell us?
We have married about 3600 couples with these cars. There were times when I did 18 weddings a day, but recently, we don’t go over 5-6 weddings a day, to be honest. Because maintaining the quality of service is very important to us. We also keep backup cars ready. We always have spare cars available to prevent any issues in case of an accident or other problems with the rented car. As for TV series; they are indispensable for us. (laughs) We have a large fleet, so TV series producers and those making commercials generally source from us. We have worked with series such as “Hanımın Çiftliği,” “Öyle Bir Geçer Zamanki,” “Ben Onu Çok Sevdim,” “Türkan,” and “Karadayı.” In fact, our cars each have their own stories because of the series. (laughs) For example, Caroline and Captain Ali’s wedding car from “Öyle Bir Geçer Zamanki,” Keşanlı Ali’s car, and Hanım’s car from “Hanımın Çiftliği” have all become well-known. There is a high demand from new series, and we try to meet those demands as well. Surely, some people must treat you like a Rent-A-Car service… Yes, they do, and I get very upset when they call us a Rent-A-Car because we don’t operate like a Rent-A-Car business. We provide a very special service, we don’t transport scheduled passengers. I never accept this comparison. We are a Chauffeured Classic Car Rental Service.

Since these vehicles are old models, do they cause you trouble when they break down or need a part?
We don’t have any problems with parts; we can get any part we need from America. Since we have our own workshop, we can easily solve these issues. This is one of the main reasons we are so ahead in the market. For example, last year we did 793 weddings and there was not a single mishap. This year, in the first 6 months, we did about 500 weddings and again, we did not encounter any problems. This shows our dedication to this issue.

We received a lot of information about these special cars from you. Is there anything specific you would like to mention?
I would like to address the points that couples should pay attention to when renting these classic cars. I recommend that couples or individuals who are going to rent a car should go and see the car in person before renting it. Because they might encounter surprises otherwise. There are many fake ads on the internet, they should not be influenced by these and should definitely see the car. They should ensure that the convertible car roofs can be closed and that the cars have been maintained. Also, they should definitely sign a rental agreement.
Currently, no other company besides us signs agreements.
Classic cars are a very delicate sector, so a lot of attention is required.

Gündem

BU ÖDÜLÜ DOLU DOLUHAK ETTiM I Fully Deserved This Award

Düzgün fiziği ve güzelliğiyle son anda Best Model 2014 yarışmasına katılmaya karar veren ve yarışmadan birincilikle ayrılan Cansu Melis Karakuş, VOIR Magazin’e konuştu.

Cansu Melis Karakuş, who decided to participate in the Best Model 2014 competition at the last minute and won first place with her perfect physique and beauty, spoke to VOIR Magazine.

Öncelikle hangi isminizi kullanıyorsunuz? ‘Melis’i kullanıyorum. Erkekleri bile zor durumda bırakacak bir boyunuz (1.85) var. Best Model 2014 yarışmasına katılma fikri nasıl gelişti? Bahseder misiniz? Yarışmalar insanlara aslında çıkış fırsatları sağlar. Bende hali hazırda modellik yapmakta olduğum için aslında bu yıla kadar girsem mi girmesem mi diye çok gel git yaşadım. Şimdiki menajerlerimden Emrah Yıldız, o zaman arkadaşımdı. Yarışma başvuruları bittiği gece beni aradı; “sonuç olarak bu bir modellik yarışması ve sen iyi yaptığın mesleği temsil edeceksin üstelik bu konuda çok iyisin” dedi. Ve bu beni cesaretlendirdi. Bir röportajınızda “Ben model olmak için doğmuşum ” demişsiniz. Bu yarışmaya katılırken birinci olacağınıza inanıyor muydunuz? Bu süreçte yanınızda kimler vardı? Evet, bu benim arkadaşlarımla aramda boyumdan dolayı yıllardır var olan bir espriydi aslında. Tabi ki inanıyordum, istiyordum. Yarışmaya girerken en azından fiziğime ve podyumuma güvenerek girdim. Öncesinde de zaten modellik yapmakta olduğum için kendimi tanıyordum. Sonucu tabi ki bilemezdim ama elimden gelenin en iyisini yapmanın iyi şeyler getireceğine inanıyordum. Son anda verilen bir karar olduğu için uzun bir hazırlık süreci geçirmedim ama Emrah hep yanımdaydı. Tabi ki ailem ve arkadaşlarımda her zaman destek oldular. Best Model 2014 yarışmasına katılmadan önce nasıl bir hayatınız vardı? Birinci olduktan sonra neler değişti hayatınızda? Çok değişiklik yok aslında. Sadece okulumun yanı sıra sürdürdüğüm bir modellik kariyerim vardı öncesinde. Yarışmadan sonra her anlamda daha ciddiyetle ve profesyonel olarak devam ediyorum artık. Etrafımdaki insanlar da çok değişmedi. Sadece zaten tanımakta olduğum insanlarla, arkadaşlarımla artık birbirimize daha profesyonel bakıyoruz.

2014’ün Best Model’i Caner Tanrıverdi ile  cesur pozlar verdiniz.  Buna nasıl ikna oldunuz?

İyi isimlerle çalıştık ve aslında önce işin kalitesine ikna olduk. Caner de, ben de profesyonel modelleriz.  

Poz vermek işimiz ama işi kiminle yaptığımız, nasıl lanse edileceği ve her pozun kariyerimize nasıl yön vereceği önemli. Bu pozlar da sıradan pozlar değildi. Cristiano 

Ronaldo ve Irina Shayk’ tan ilham almıştık ve Styling’e kadar her şey özenliydi. Styling’i Hakan Akkaya’dan yaptık. Çekim sırasında ise Hakan Gence ile röportaj yaptık,çok keyif aldığım bir çekimdi. Fotoğrafları Emre Yunusoğlu 

çekti ve sonuç olarak bizi standart yarışma sonrası mayo veya bikiniye yapılan çekimlerin çok dışına çıkardı. ‘İşte modellik budur, bu insanlarda 2014’de Türkiye’nin en iyi modelleri’ dedirten harika bir çekim yaptık.

Bize Best Model gecesinden biraz 

bahseder misiniz? Nasıl hissediyordunuz kendinizi ?

Önce Caner’in birinciliği ilan edildi daha sonra ismim açıklanmadan önce başkanımız Erkan Özerman birincilerin oy farkıyla kazandığını söyledi ve izleyenlere ‘sizce kim olsun’ diye sordu. Bir çok insan 16 diye bağırıp beni gösterdi, numaram söylendiğinde de büyük bir alkışla, ıslıkla  ve sevgiyle karşılandım. O an beklemediğim bir şekilde gözlerim doldu çünkü kazanmanın yanı sıra bu ödülü hak ederek dolu dolu kazandığımı hissetmek çok gurur vericiydi. Sonrasında da ailemin, arkadaşlarımın ve sevdiklerimin o büyük sevinciyle mutluluğum kat kat arttı. Çoğu benden çok sevinmişti. Bir şeyi sevgiyle biriyle paylaşmak ona daha gerçek bir değer ve anlam katıyor. Hayatımın en özel anlarından biriydi ve sanırım hep öyle kalacak.

Birinci olduktan sonra nasıl teklifler gelmeye başladı? Bundan sonraki kariyerinizde nasıl bir yol izlemek istiyorsunuz? 

Öncelikle elde ettiğimiz başarının parlaklığı ve rüzgarı çok güzel. Bunu en iyi şekilde değerlendirmek ve yönetmek adına menajerlerim Ataberk Oral ve Emrah Yıldız’ın destekleri de çok güzel. Beni inanılmaz disipline ve motive ediyorlar. Benim bir oyunculuk geçmişim olmamasına rağmen bu konuda da kendimi geliştirmem ve eğitimim konusunda destek oluyorlar. Tabi ki elimizdeki oyunculuk tekliflerini çok iyi düşünüp değerlendirmeye çalışıyoruz. Şuan öncelikli hedefimiz Caner’le 6 Aralık’ta yapılacak olan Best Model of the World yarışmasından en iyi derecelerle dönmek. Fakat kişisel olarak benim dünya çapında başarılı bir Top Model olmak gibi çok inandığım, güzel bir hedefim ve hayalim var. 

 

What name do you go by?

I go by ‘Melis’.

 

You have a height (1.85) that would put even men in a difficult position. How did the idea of participating in the Best Model 2014 competition come about? Can you tell us about it?

Competitions actually provide people with opportunities to break through. Since I was already modeling, I had been going back and forth about whether to enter or not until this year. Emrah Yıldız, who was a friend at the time and is now my manager, called me the night the applications closed and said, “After all, this is a modeling competition, and you will represent the profession you do well. Plus, you are very good at it.” This encouraged me.

 

In an interview, you said, “I was born to be a model.” Did you believe you would win when you entered this competition? Who was by your side during this process?

Yes, this was actually a joke among my friends for years because of my height. Of course, I believed and wanted to win. When entering the competition, I at least trusted my physique and my runway skills. Since I was already modeling before, I knew myself. Of course, I couldn’t know the outcome, but I believed that doing my best would bring good results. Since it was a last-minute decision, I didn’t have a long preparation period, but Emrah was always by my side. Of course, my family and friends always supported me.

 

What was your life like before participating in the Best Model 2014 competition? What changed in your life after winning?

Not much has changed actually. Before, I had a modeling career alongside my studies. After the competition, I continue with more seriousness and professionalism in every aspect. The people around me haven’t changed much. I just look at the people I already knew and my friends more professionally now.